Eski Matbaalarımız



Eski Matbaalarımız



A Keleti Kereskadelmi Akademia Kısdasa
A. A. Malûmat Matbaası
A. A. Şirket-i Mürettibiye Matbaası
A. Angelidi
A. Asaduryan
A. Canib Emin Matbaası
A. Costagliola Matbaası
A. Damianû kai Sunt.
A. E. ve Mahdumları Matbaası
A. F. Lunaçarski Matbaacılık Mektebi
A. Frisch Matbaası
A. G. L'Hoir Matbaası
A. H. M. K. Azerneşr Matbaası
A. H. T. S. K. Poligraf Trüstü'nün Birinci Matbaası
A. H. T. ve K. Poligraf Trüstün Birinci Hükümet Matbaası
A. Hartleben's Verlag
A. Hrîstidû
A. Î. Garofalidû
A. İhsan Matbaası
A. K. T. İdare-i Şirket-i Mürettibiye
A. K. Tozliyan
A. Kerimof ve Hüseynof ve Şürekâsının Paravay Matbaası
A. Kh. Arkhitektonidû
A. Koromîla
A. Koromilas Matbaası
A. Korou Matbaası
A. M. Setyan Matbaası
A. M. Şirket-i Mürettibiye Matbaası
A. Maksûrî
A. Maksurî kai V. Filippidû
A. Maviyan Şirket-i Mürettebiye Matbaası
A. Popoviç Kumpanya Basmahanesi
A. S. G. Matbaası
A. Serviçen Matbaası
A. V. Lunaçarski Matbaası
A. Zelliç Mahdumları Matbaası
Abajoli Matbaası
Abdullah Efendi Matbaası
Abdullah Kırımi Matbası
Abdullah Şükrü Efendi Matbaası
Abdurrahman Rüşdî Matbaası
Abdülkerim Efendi Matbaası
Abdüllatif Efendi Matbaası
Abdülvehhab Efendi Litoğrafya Destgâhı
Abdürreşid b. Ömer İbrahimef Matbaası
Abrürreşid İbramimof
Açık Söz İliktirik Matbaası
Açık Söz Matbaası
Âdâb Matbaası
Adana Vilâyet Matbaası
Adana Vilâyet Matbaası
Adelfi Gerardi Matbaası
Adelfi Misailide Matbaası
Adelfôn Gerardôn
Adliye Meslek Mektebi Matbaası
Adliye Vekâleti Matbaası
Adolf Holshausen Matbaası
Afif Efendi Matbaası
Agati Elpis Basmahanesi
Agob Matyosyan Matbaası
Ahali Matbaası
Ahder Matbaası
Ahenk Matbaası
Ahmed Celâdet ve Şürekâsı Matbaası
Ahmed Efendi
Ahmed Faik Matbaası
Ahmed Hami Matbaası
Ahmed İhsan Matbaası
Ahmed Kâmil
Ahmed Kemal Matbaası
Ahmed Midhat
Ahmed Said Matbaası
Ahmed Saki
Ahmediye Matbaası
Ahter
Ahund Molla Abdullah Matbaası
Ahund Molla Matbaası
Akhisar Gökbayrak Matbaası
Aklâm-ı Bahriye Matbaası
Akmescid Kırım Ocağı
Akrovani Matbaası
Aksaray Vilâyet Matbaası
Aks-i Sada Matbaası
Akşam Matbaası
Aktaryan Basımevi
Aktinos
Aktis Matbaası
Alaaddin
Alaiyeli Ali Efendi Matbaası
Alaiyevî Ali Rıza Efendi'nin Matbaası
Albayrak Matbaası
Aleksandros Nomismatidis
Âlem Matbaası
Alemdar Matbaası
Ali Ârif Matbaası
Ali Bey
Ali Efendi Taş Destgâhı
Ali Raif
Ali Raif Efendi'nin 81-83 Numaralı Matbaası
Ali Rıza
Ali Şevki Efendi
Ali Şükrü Matbaası
Almanya Hükümet Matbaası
Amaltheias
Amaltia
Amedî Matbaası
Ameltiya Matbaası
Amerikalı İ. İ. Robertson'un Basması
Amerikan Matbaası
Amerikanî
Amid Vilâyet Matbaası
Âmire Matbaası
Anadoli
Anadolu Gazetesi Matbaası
Anadolu İrfan Kitabhanesi
Anadolu Matbaası
Anderya Gostagliola Matbaası
Andon İzmiryan Matbaası
Anestî S. Eutukhidû
Anesti S. Evtohidu Matbaası
Anıl Basımevi
Ankara İktisad ve Kağıtçılık ve Matbaacılık Şirketi
Ankara Matbaa-i Vilâyet
Ankara Matbaası
Ankara Vilâyet Matbaası
Ant. Maksuris ve Vlasios Filipidis Matbaası
Antalya Matbaası
Antonaki Zeliç Tab'hanesi
Antonie Noble de Schmit Matbaası
Antonie Schmit Matbaası
Antonio Vortoli
Antonios Maksuris Matbaası
Antonios Vortoli
Antôniû St. Geôrgiû
Apollon Matbaası
Arakel Matbaası
Araks Matbaası
Aramyan
Arda Matbaası
Ârif Efendi
Ârif Efendi'nin 87 Numaralı Matbaası
Aristovulo Matbaası
Aristovulos ve Anastasiadis Matbaası
Aristovulos ve Anastasyadis Matbaası
Aristovulos ve Anastasyadis Matbaası
Aristovûlû kai Anastasiadû
Aristovûlû kai Anastasiadû
Aristovûlû kai Anastasiadû
Aristovûlû kai Sas
Aristovûlû, Anastasiadû kai Sas
Arrault Basımevi
Arşak Garoyan
Artin
Artin Andonyan Matbaası
Artin Manasyan
Artin Papazyan Matbaası
Artistik Matbaa
Arvlek Matbaası
Âsâr-ı Müfide Kütübhanesi
Asır
Asias
Askerî - Büyük Erkân-i Harbiye Reisliği Ankara Matbaaları
Askerî Akademiler Kumandanlığı Matbaası
Askeri Litoğrafya Matbaası
Askerî Matbaa
Askerî Tıbbiye Mektebi Matbaası
Askeriye Matbaası
Asya Matbaası
Aşçiyan Matbaası
Aşgabad Türkmenistan Devlet Neşriyatı
Aşir Efendi
Âti Matbaası
Atik Sokak 63 No.lu Matbaa
Atik Zabtiye Sokağ'ında 63 No'lu Matbaa
Atik Zabtiye Sokağı'nda 63 Numaralı Matbaa
Aton Yusuf Oğlu Kirik Tab'hanesi
Autokratorikos Tupografeion
Avidaranyan
Ay Matbaası
Ayaydın
Aydın Matbaası
Aydın Vilâyet Matbaası
Ayyıldız Matbaası
Azerbaycan Devlet Neşriyatı
Azerbaycan İstihlâk Kooperatifleri İttifakı <
> ın Neşriyatı
Azerbaycan Matbaası
Azerbaycan Neşriyatı
Azerneşr Matbaası
Azim Matbaası
Aziziye Matbaası
Azmi Matbaası
Babalık Matbaası
Babayan Matbaası
Bab-ı Askerî Matbaası
Bab-ı Seraskerî Matbaası
Bab-ı Vâlâ-yı Hazret-i Seraskerî Tab'hanesi
Bab-ı Vâlâ-yı Seraskerî Matbaası
Bab-ı Vâlâ-yı Seraskerî Tab'hanesi
Bâbıâli Basımevi
Bâbıâli Caddesi 13 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 20 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 22 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 24 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 25 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 33 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 38 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi 52 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 23 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 27 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 3 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 34 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 48 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 5 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 57 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 66 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 7 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Caddesi'nde 73 numaralı Matbaa
Bâbıâli Civarında 56. Numaralı Matbaa
Bâbıâli Ebussuud Caddesi 24 Nolu Matbaa
Bâbıâli Karşısında 57 Numaralı Matbaa
Bâbıâli Litoğrafya Memur Es-Seyyid Mustafa Efendi Destgâhı
Bâbıâli Matbaası
Babikyan Matbaası
Babok
Badkübe Füyüzat Matbaası
Bağdadliyan
Bağdadliyan
Bağdat Matbaası
Bağdat Vilâyet Matbaası
Bahar Matbaası
Bahariye Cemal Basımevi
Bahariye Matbaası
Bahçesaray Tercüman Gazetesi Basmahanesi
Bahçesaray Tercüman Taş ve Hurufat Basmahanesi
Bahr-i Sefid Matbaası
Bahriye Erkân-ı Bahriye Matbaası
Bahriye Erkân-ı Harbiye Litoğrafya Destgâhı
Bahriye Erkân-ı Harbiye Matbaası
Bahriye Matbaası
Bahriye-i Erkân-ı Harbiye Matbaası
Bahrîzâde El-Hac Salih Efendi Matbaası
Bakırcı Başı Mehmed Efendizâde Süleyman Efendi'nin Matbaası
Bakırcılarda 47 Numaralı Matbaa
Bakû Amelesi Kooperatif Neşriyatı Matbaası
Bakû Faalesi Kooperatif Neşriyatı Matbaası
Bakû Hayat ve Kaspi Gazetelerinin Buhariye Matbaası
Bakû Hükümet Matbaası
Bakû İşçisi Kooperatif Neşriyatı Matbaası
Bakü İliktirik Turan Matbaası
Bakü İşcisi Kooperatif Neşriyatı
Balıkcıyan Matbaası
Balıkesir Liva Matbaası
Balıkesir Vilâyet Matbaası
Balkan Matbaası
Basın Ofset
Basiret Matbaası
Basmacı Mustafa Efendi'nin Taş Destgâhı
Basmacıdan Mihail Gliki
Basmacıdan Nikolaos Gliki
Basmacıdan Yanyalı Teodosios Oğlu Dimitrios
Basmahaneci Muhyiddin Efendi Matbaası
Basmahane-i Âmire
Basmahane-i El-Hac Ali Rıza El-Karahisarî
Basmahane-i Emil Mandos
Basmahane-i İngiliz
Basmahane-i İslâmiye
Basra Matbaası
Basra Vilâyet Matbaası
Başak Matbaası
Başgurtistan MaÂrif Halk Komiserliği Matbaası
Başkım-i Kombit Matbaası
Başnur Matbaası
Batum Orlovski Matbaası
Baytar Mektebi Matbaası
Becidyan Biraderler Matbaası
Becidyan Matbaası
Bedrosyan Matbaası
Bekir Efendi
Belagat Matbaası
Belediye Basımevi
Belediye Matbaası
Beniye-i Vehbiye Matbaası
Berberyan Matbaası
Berri-i Hümayun Matbaası
Berri-i Hüsnü Matbaası
Bertleri Vanzetti Matbaası
Beşeriye Matbaası
Beyanü'l-hak Matbaası
Beyazıd Kütübhanesi Tahtında 87 Numaralı Matbaa
Beyazıd'da Kütübhane Altında 87 Numaralı Matbaa
Beynelmilel Ticaret Matbaası
Beyoğlu Hacopulo Çarşısı'nda 13 Numaralı Ahmed Midhat'ın Matbaası
Beyoğlu İstihkâm Alayları Kışlağı Matbaası
Beyoğlu Kışlak-ı Hümayunu Tab'hanesi
Beyoğlu Kışlak-ı Hümayununda İstihkâm Alayları Litoğrafya Destgâhları
Beyoğlu Kışlak-ı Hümayunu'nda Kâin İstihkâm Alayları Litoğrafyahanesi
Beyoğlu Kışlası Matbaası
Beyoğlu'nda 13 Nolu Şark Matbaası
Beyoğlu'nda Hacopulo Çarşısı'nda 13 Numaralı Matbaa
Beyrut Ceride-i Gayr-i Resmiye Matbaası
Beyrut Ceridesi Matbaası
Beyrut Matbaa-i Vilâyet
Beyrut Vilâyet Matbaası
Beytdin Mutasarrıfiyet Matbaası
Bezm-i Alem Valide Sultan Mektebi Matbaası
Bilgi Matbaacılık Anonim Şirketi
Bilgi Matbaası
Biraderan-ı Orucof
Biraderler Matbaası
Birinci Hükümet Matbaası
Birinci Kolordu Matbaası
Birinci Sırb Vardar Matbaası
Birlik Matbaası
Bitlis Vilâyet Matbaası
Bizantinos Odigos
Bodosaki Lagopulos Matbaası
Bodosaki Matbaası
Bolu Hükümet Matbaası
Bolu Matbaası
Bolu Vilâyet Matbaası
Bolulu İbrahim Efendi Matbaası
Boluvî İbrahim Efendi Taş Destgâhı
Bosna Matbaası
Bosna Postası Matbaası
Bosna Vilâyet Destgâhı
Bosna Vilâyet Litoğrafya Destgâhı
Bosna Vilâyet Litoğrafyası
Bosna Vilâyet Matbaası
Bosnalı Hacı Muharrem Efendi Matbaası
Bosnalı Hacı Muharrem Matbaası
Bosnalı Muharrem Efendi Matbaası
Bosna'lı Muharrem Efendi Matbaası
Bosnavî El-Hac Ali Efendi
Bosnavî El-Hac Muharrem Efendi
Bosnavî Hacı Muharrem
Boyacıyan
Brill
Buhariye Matbaası
Buharizâde El-Hac Salih Efendi
Buharizâde Mehmed Salih Efendi
Bulak
Buragansnago Hurûfat ve Taş Matbaası
Burhan Cahid ve Şürekâsı Matbaası
Burhan Matbaası
Burhaneddin Erenler Matbaası
Burhaneddin Matbaası
Burhan-ı Terakki Matbaası
Bursa Matbaa-i Vilâyet
Bursa Vilâyet Matbaası
Büyük Erkân-ı Harbiye Matbaası
Büyük Erkân-ı Harbiye Reisliği Ankara Matbaası
Büyük Erkân-ı Harbiye Reisliği Matbaası
Büyük Millet Meclisi Matbaası
C. F. Winterfehe Matbaası
Cabay Matbaası
Cağaloğlu Yokuşu'nda Kafesci Sokağındaki Matbaa
Camlı Han
Caphace-i Merivani
Cemal Efendi Matbaası
Cem-i İstikbâl Matbaası
Cemil Efendi Matbaası
Cemiyet Kütübhanesi
Cemiyet Matbaası
Cemiyet-i Hayriye Matbaası
Cemiyet-i İlmiye Matbaası
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye Matbaası
Cemiyet-i Osmaniye Matbaası
Central - La Turquie Matbaaları
Cercel'in Basmahanesi
Ceride Han Matbaası
Ceride Matbaası
Ceridehane Matbaası
Ceride-i Askerî Matbaası
Ceride-i Askeriye Matbaası
Ceride-i Askeriyye Matbaası
Ceride-i Havadir Matbaası
Ceride-i Havadis Matbaası
Ceride-i Havâdis Matbaası
Ceride-i Sofiye Matbaası
Ceride-i Şarkiye
Ceride-i Tercüman
Cevâib Matbaası
Ceyhan Matbaası
Cezair-i Bahr-i Sefid Vilâyet Matbaası
Ch. Reisser und M. Werthner Matbaası
Christidis Matbaası
Cihan
Civelekyan Matbaası
Corc Filip ve Mahdumu Limited Matbaası
Corci Habib Hananya Matbaası
Cumhuriyet Basımevi
Cumhuriyet Matbaası
Çaphane ve Cildhane ve Magazin-i Kağıdfuruş-ı Biraderan Orucof
Çaphane-i Encümen Tarih-i Türk
Çaphane-i İlmiye
Çaphane-i İranşerh
Çaphane-i Muhammedi İlmiye
Çaphane-i Necm-i İstikbal
Çaphane-i Şems
Çaphane-i Şirket-i Kâvyani
Çap-ı İlmiye
Çap-ı İraniye
Çap-i Bastan
Çavuşî Matbaası
Çavuşoğlu Matbaası
Çemberlitaş Civarında 52 Numaralı Matbaa
Çıngıraklı Tatar Matbaası
Çiftçi Bilgisi Matbaası
Çiftçi Kütübhanesi
Çirkof Hatun Vereselerinin Tab'hanesi
Çirkof Vereselerinin Tab'hanesi
Çirvudi Matbaası
Çituris Biraderler Matbaası
Çorum Vilâyet Matbaası
D. A. Feksî kai huiôn
D. D. Y. Matbaası
D. Kh. Trempela
D. Thômaïdû
D. Tomaidis Matbaası
Daire-i Askeriye Matbaası
Daire-i Harbiye Matbaası
Damga Matbaası
Damga Müdiriyeti Matbaası
Damga Nezareti Matbaası
Dâr Matbaası
Darbhane-i Âmire
Darü'l-ahdâsü'l-litoğrafiye
Darülfünûn Litoğraf Destgâhı
Darülfünûn Matbaası
Darü'l-hayr Mürettibhanesi
Darü'l-hilâfetü'l-aliyye Matbaası
Darü'l-hürriye Basımevi
Darü'l-hürriyet'i-t-tıbaa
Darü'l-maÂrif Mektebi Destgâhı
Darü'l-maÂrife Matbaası
Darü'l-matbaati'l-Osmaniyye
Darü'l-ulûmü'l-hikemiye Matbaası
Darü'n-Nil li't-Tıba'a
Darüsselâm Matbaası
Darüşşafaka Kitabevi
Darü't-tıbaa El-Kâin fî dar-ı İlçi-i Françai fî Konstantaniye
Darü't-tıbaat fi Medreseti'l-harbiye
Darü't-tıbaatıü'l-cedidetü'l-ma'mure
Darü't-tıbaati'l-Bahire fî Bulak
Darü't-tıbaati'l-cedideti'l-ma'mure
Darü't-tıbaati'l-kâine fî Beyt-i İlçi-i Devleti'l-Franseviyye
Darü't-tıbaati'l-ma'mure
Darü't-tıbaati'l-melikiyyeti'l-ma'mure
Darü't-tıbaati'l-Mısriyye
Darü't-tıbaati's-sultaniye
Darü't-tıbaat-ü Darüsselâm Bağdat
Darü't-tıbaat-ü Zatü'l-imran
Darü't-tıbaatü'd-devlet-i İmparatoriye
Darü't-tıbaatü'd-devleti'l-imparatoriyati'l-Avusturyaviyye
Darü't-tıbaatü'd-devleti'l-İmparatoriye
Darü't-tıbaatü'd-devleti'l-Osmaniye
Darü't-tıbaatü'l-akademiya il-İmparatoriye
Darü't-tıbaatü'l-âliye
Darü't-tıbaatü'l-âmire
Darü't-tıbaatü'l-âmire bi'l-Mektebi'l-Harbiye li'd-devleti'l-âliyyeti'l-Osmaniye
Darü't-tıbaatü'l-âmire Taşdestgâhı
Darüt-tıbaatü'l-âmiretü'l-Mısriye
Darü't-tıbaatü'l-hakanî
Darü't-tıbaatü'l-imparatoriye
Dârüt-tıbaât'ül-ma'mure
Darü't-tıbaatü'l-ma'muretü's-sultaniye
Darü't-tıbaatü'l-mektebü'l-harbiye
Darü't-tıbaatü'l-melikiyetü'l-âmire
Darü't-tıbaatü'l-mülkiyetü'l-ma'mure
Darü't-tıbaatü's-sultaniye
Darü't-tıbaatü'ş-şems Matbaası
Darü't-tıbban-i Mısriyye-i Miriyye
Daveroni ve Sougiolli Matbaası
Daveroni ve Sugyoli Matbaası
Dbakrouthiun N. G. Berberyan
Değirmenciyan Edeb Matbaası
Deken Matbaa-i Âmire
Dellalyan Matbaası
Demiryollar Matbaası
Deniz Matbaası
Denkur Matbaası
Der Minasian Matbaası
Der Nersisyan Matbaası
Dersaadet Matbaası
Dersaadet Mekteb-i Sanayi Matbaası
Dersaadet Ticaret Odası
Dersaadet Ticaret ve Sanayi Odası
Devlet Basımevi
Devlet Matbaası
Devlet Neşriyatı
Devlet-i İmparatoriye Matbaası
Deyri'l-Abâi'l-Fransiskâniyyin
Deyrü'l-hayr Mürettibhanesi
Dicle Matbaası
Diethnûs Tupografeiû
Diken - İnci Matbaası
Dikran Doğramacıyan Matbaası
Dikran Karabetyan Matbaası
Dikran Mıhlayıcıyan Matbaası
Dilek Matbaası
Dîm. Kalavakidû
Dîm. Karasavva
Dim. ve At. Nikolaidi Matbaası
Dimitrios Tomaidis
Dîmîtriû Thômaidû
Din ve Maişet Matbaası
Diran Papazyan Matbaası
Divitciyan Matbaası
Diyarbakır Litoğrafya Matbaası
Diyarbakır Matbaa-i Vilâyet
Diyarbakır Matbaası
Diyarbakır Vilâyet Matbaası
Doğu Edebiyatı Basımevi
Dominiken Rahiplerinin Matbaası
Donanma-yı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti
Dondey-Dupré Matbaası
Dördüncü Kolordu Matbaası
Dördüncü Litoğrafya Destgâhı
Dördüncü Orduy-u Hümayun Litoğrafya Destgâhı
Drmştad H. F. Vinter Matbaası
Druch Von W. Drugulin
Druck Von Christoph Reisser's Söhne
Drugulin Matbaası
Dumbravski
Düyûn-u Umûmiye
E. Kayol Tab'hanesi
E. Khrusogelû
E. Kresin Matbaası
E. Tuzliyan Matbaası
E. Vasileiadû
E. Vasiliadis ve G. Yorgopulos Matbaası
Ebussuud Caddesi 11/13 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi 11-13 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi 12 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi 15 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi 24 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi 35 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi'nde 54 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi'nde 56 Numaralı Matbaa
Ebussuud Caddesi'nde 58 Numaralı
Ebuzer Orucof Matbaası
Ebuzer Orucof'un Elektrik Matbaası
Ebuzer Orucof'un İliktirik Çaphanesi
Ebuzer Oruçoğlu'nun Elektrik Matbaası
Ebüzziya Basımevi
Ebüzziya Matbaası
Edeb Matbaası
Edebiyat Fakültesi Basımevi
Edebiyat Fakültesi Matbaası
Edirne Askerî Matbaası
Edirne Matbaa-i Askerisi
Edirne Matbaa-i Askerisî
Edirne Vilâyet Matbaası
Edouard Biot Matbaası
Efkâr Matbaası
El- Hac İzzet Efendi Matbaası
El-Adl Matbaası
Elazığ Matbaa-i Vilâyet
Elazığ Vilâyet Matbaası
El-Baha Matbaası
El-Basîr Matbaası
El-Câhiz Basımevi
Elekrik Basmahanesi
Elekrik Matbaası
Elektro-Tipografiya Ümid
El-Felâh Ceridesi Matbaası
El-Feyhâ Matbaası
El-Hac Abbas Efendi
El-Hac Ali Efendi
El-Hac Ali Rıza Efendi
El-Hac Aliü'r-Rıza el-Karahisarî
El-Hac Bosnavî Muharrem Efendi Taş Destgâhı
El-Hac Halil
El-Hac Hüseyin Efendi
El-Hac İbrahim Efendi Matbaası
El-Hac İzzet Efendi Matbaası
El-Hac Mehmed Salih Efendi
El-Hac Muharrem Efendi
El-Hac Mustafa Efendi
El-Hac Osman Efendi
El-Hac Osman Zeki Ma'rifetiyle
El-Hazare Matbaası
El-Hurre Matbaası
El-İtidal Mekteb-i Sanayi ve Bahariye Matbaası
El-Mahruse Matbaası
El-Mâmûre Matbaası
El-Matbaatü'l-Arabiyye
El-Matbaat'ül-camia
El-Matbaatü'l-ilmiye
El-Matbaatü'l-Katolikiyye
El-Matbaatü'ş-şarkiyye
El-Müeyyed Matbaası
Elpis Tab'hanesi
El-Sadun Basımevi
El-Telgrafo Matbaası
El-Terakki Matbaası
El-Tezâmun Basımevi
El-Ümme Basımevi
El-Ünsiye Matbaası
El-Vahbiya Matbaası
El-Vakt Matbaası
El-Zeman Basımevi
El-Zeria İlâ Mahasin il-Şeria Matbaası
Emel Matbaası
Emerikon Matbaası Aristovulo ve Ş.
Emin Hindiyye Matbaası
Emin Necmeddin Matbaası
Emirî Efendi Matbaası
Emirî Matbaası
Emniyet Kitabhanesi
Emniyet Matbaası
Emporikon Tupolithografeion
Energiye Matbaası
Enserciyan Matbaası
Envar-ı Şarkiye
Enver Efendi
Erciyes Matbaası
Erkân-ı Harbiye Matbaası
Erkân-ı Harbiye Mektebi Askerî Akademiler Kumandanlığı Matbaaları
Erkân-ı Harbiye Mektebi Matbaası
Erkân-ı Harbiye Mektebi Matbaası
Erkân-ı Harbiye-i Bahriye Matbaası
Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Harita Şubesi Matbaası
Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Matbaası
Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Mektebi Matbaası
Erzincanlıoğlu Artin Minasyan Matbaası
Erzurum İttihad Matbaası
Erzurum Matbaası
Erzurum Vilâyet Matbaası
Esad b. Ali Rıza Taş Destgâhı
Esad b. El-Hac Ali Efendiyyü'l-Karahisarî Matbaası
Esad Efendi
Esad Efendi'nin 20 Numaralı Matbaası
Esaret Matbaası
Eser-i Matbuat-ı Maarif
Eser-i Terakki Matbaası
Eski Zabtiye Cadddesi'nde 61 Numaralı Matbaa
Eskişehir Liva Matbaası
Es-Seyid El-Hac Ali Karahisarî Matbaası
Es-Seyid Mehmed Salih
Es-Seyid Mustafa Efendi
Etabl. Fratelli. Haim.
Et-Tazammun Matbaası
Et-Terakki Matbaası
Eu. Vasileiadû kai G. Geôrgopûlû
Evang. Vasiliadis Matbaası
Evkâf Matbaası
Evkâf Nezareti Hukuk Müşavirliği
Evkâf-ı Hümayun Litoğrafya Destgâhı
Evkâf-ı Hümayun Litoğrafyası
Evkâf-ı İslâmiye Matbaası
Evkâf-ı İslâmiye Matbaası
Evvelinci Şirketi Matbaası
Ezheriye
F. Lefter Matbaası
F. Leoffler Matbaası
F. Nekler Matbaası
F. Ulmann G.M.B.H. (Matbaası)
Far dö Bosfor Matbaası
Fatih Gençlik Vakfı Matbaa İşletmesi
Fazilet Matbaası
Fazilet ve Neşriyat ve Matbaacılık A.Ş.
Fehmi Efendi Matbaası
Feniks Matbaası
Feraizcizâde Matbaası
Feraz Ticarethanesi
Feridiye Matbaası
Feyhâ Matbaası
Fidel Lefter
Filadelfeôs
Filolaû
Firmin Didot Biraderler Matbaası
Flamaron - Graft Matbaası
Foiniks
Foni dis Kipru Matbaası
Françiskân Basmahanesi
Frankolar Matbaası
Fransız Elçiliği Matbaası
Fransız Matbaası
Fransız Matbaası L. Murkides
Fransiskân Matbaası
Fratelli Haym Kâğıtçılık ve Matbaacılık Anonim Şirketi
Fratelli Haym Matbaası
Fritz Schneller ve Şürekâsı Matbaası
Fünûn Akademi-i İmparatorisi Matbaası
Füyuzat Matbaası
G. Ath. Mikhalakea kai Adelfû
G. B. Pagano Matbaası
G. Khatzîplûsiû
G. Protopapa ve Şürekâsı Matbaası
G. S. Keşişyan Matbaası
G. Samarciyef ve Kumpanyası Matbaası
Galata Risto Matbaası
Galata Skayan Matbaası
Gambart Matbaası
Garb Cebhesi Matbaası
Gayret Kitabhanesi
Gayret Kütübhanesi
Gayret Matbaası
Gazete Matbaası
Gazeti Matbaası
Genrucht in der Reichsdruckerei
Genûs Patriarkhikîs
Geogis Polyglott Verlag
Gilbert and Rivington Matbaası
Gilbert ve Rivington Basmahanesi
Giresun Matbaası
Girit Matbaası
Girit Vilâyet Matbaası
Gori Tiflisskoi Gevernin
Grafikos Kosmos Matbaası
Gron Matbaası
Gubernski Basmahanesi
Gubernski Pravlinya
Gulami El-Hasanî
Gulielmos Grifit'in Tab'hanesi
Gutenberg Matbaası
Gümüş Matbaası
Gündoğdu Matbaa ve Kitabhanesi
Gündoğdu Matbaası
Güneş Matbaası
Gürciyan Matbaası
Gürcü Neşriyatının Şirket Matbaası
Gürcü Şirketi
H. Araks Matbaası
H. F. Winter Matbaası
H. Huvagimyan Matbaası
H. İbrahim Müteferrika
H. M. Nino Matbaası
H. Mahmud Matbaası
H. Matbaa-i İçtihat
H. Mateosyan Matbaası
H. Mekteb-i Harbiye Matbaası
H. Mühendisyan Matbaası
H. Nikolaidi
H. T. ve S. K. Poligraf Tröstün 1. Matbaası
H. Vinikof Matbaası
H.T.S.K. Poligraf Tröstün Birinci Matbaası
Haber Matbaası
Hacı Halil Matbaası
Hacı Halil Taş Destgâhı
Hacı Hüseyin Efendi
Hacı Hüseyin Matbaası
Hacı İzzet Efendi Matbaası
Hacı İzzet Matbaası
Hacı Kiryako'nun Oğlu Basmacı Panayot
Hacı Molla Abbas' Ali Matbaası
Hacı Muharrem Efendi Matbaası
Hacı Mustafa Efendi Matbaası
Hacı Necib Efendi
Hacı Osman Efendi Matbaası
Hacı Salih Efendi Matbaası
Hacivad Matbaası
Hacopulo Çarşısı 13 Numaralı Matbaa
Hacopulo Çarşısı'nda 13 Numaralı Matbaa
Hacopulo Çarşısı'nda 13 Numaralı Şark Matbaası
Hacopulo'da 33 Numaralı Matbaa
Hadika Matbaası
Hadikatü'l-Ahbar Matbaası
Hafız Ahmed Matbaası
Hafız Ali Efendi Matbaası
Hafız Ali Matbaası
Hafız Burhan Efendi Matbaası
Hafız Efendi Matbaası
Hafız Mehmed ve Burhaneddin
Hafız Naili'nin Matbahanesi
Hafız Nuri Efendi
Hafız Paşa Sanayi Mektebi Matbaası
Haim Mahdumu ve Şeriki Matbaası
Hakayik Matbaası
Hakayiku'l-Vakayi Matbaası
Hakikat Matbaası
Hâkimiyet-i Milliye Matbaası
Hakkâk Aznavur Ütüciyan Matbaası
Hakkâk Nişan Berberyan Matbaası
Hakkâk Ömer Kâni ve Mahdumu Matbaası
Hakkâk Serviçen
Hakkâk Serviçen Efendi'nin Taşbaskı ve Hurûfat Matbaası
Hakkâk Ütüciyan Matbaası
Hakkâklar Çarşısı 19 Numaralı Matbaa
Hakkâklar Çarşısı'nda 6 Numara
Hakkâklarda İbrahim Efendi
Halep Lüks Matbaası
Halep Matbaa-i Vilâyet
Halep Vilâyet Litoğrafya Destgâhı
Halep Vilâyet Litoğrafya Matbaası
Halep Vilâyet Matbaası
Halıcıoğlu Matbaası Litoğrafya Destgâhı
Halil Efendi Destgâhı
Halil Efendi Litoğrafya Destgâhı
Halil Efendi Matbaası
Halil Kâzım Matbaası
Halk Kütübhanesi
Halk MaÂrif Komiserliği
Halk Matbaası
Halk Osmanlı Matbaası
Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi
Halkalı Ziraat Mektebi-i Alisi
Hamid Bey Matbaası
Hamid Matbaası
Hamid Naci Matbaası
Hamid ve Mahdumları Matbaası
Hamidiye Mekteb-i Sanayi Matbaası
Hanımlara Mahsus Gazeta
Hanımlara Mahsûs Gazete Matbaaası
Hanoude Matbaası
Hanya Vilâyet Matbaası
Harb Akademileri Matbaası
Harb Akademisi Kumandanlığı Matbaası
Harb Akademisi Kumandanlığı Matbaası
Harb Akademisi Matbaası
Harb Akademisi Matbaası
Harbiye Matbaası
Harbiye Mekteb-i Matbaası
Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Hariciye Nezareti Matbaası
Hariciye Vekâleti Matbaası
Harita Matbaası
Harita Şubesi Matbaası
Hariton Manasyan Matbaası
Hariton Matbaası
Haritonef Matbaası
Harrassowitz
Harutyon Papazyan Matbaası
Harvard Üniversitesi Basımevi
Hasan Efendi Matbaası
Hasan Ferid Matbaası
Hasan Hilmi Efendi Matbaası
Hasköy Mühendishane Matbaası
Hassa-i Cedide Matbaası
Haşim Bey Vezirof'un Sada Matbaası
Haşim Efendi Matbaası
Haşim Matbaası
Haşim Ofset
Hattat Serviçen Matbaası
Hattat Tevfik
Havadis Matbaası
Hayal Matbaası
Hayalzâde Yahya Hariri Litoğrafya Matbaası
Hayat Kütübhanesi
Hayat Matbaası
Haydar Efendi Matbaası
Haydarpaşa Demiryollar Matbaası
Haydarpaşa Demiryolları Matbaası
Haydarpaşa Hastanesi Matbaası
Hayim Biraderler Matbaası
Hayreddin Matbaası
Hayriye Matbaası
Hayriye Mektebi Matbaası
Hayriye ve Şürekâsı Matbaası
Haysal Matbaası
Hayyam Matbaası
Hazinedar Matbaası
Hellînikî tû Foinikos
Hellînikî Frankiskû Andreôla
Hellînikî Nikolaû Glukî
Henri Zelliç ve Mahdumu Matbaası
Henri Zelliç ve Şürekâsı Matbaası
Hessische Druckerei G.M.B.H.
Hırant Hıdişyan Matbaası
Hıristidi Matbaası
Hicaz Matbaası
Hicaz Vilâyet Matbaası
Hidayet Matbaası
Hidemat-ı Askeriye Esnasında İstimale Mahsus
Hikmet Matbaa-i İslâmiye
Hikmet Matbaası
Hilâl Haydarizâde Matbaası
Hilâl Matbaası
Hilmi Kitabevi
Hilmi Kitabhanesi
Hindiyye Matbaası
Hipp. Margaritis Matbaası
Hizmet Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti.
Hizmet Matbaası
ho Helios
Ho Kadmos V. Sekopûlû
ho Parnassos
Hocapaşa'da 33 Numaralı Matbaa
Hocazâde Merhum Mehmed Rıza Efendi'nin Biraderi Ârif Efendi Vasıtasıyla
Hocazâde Merhum Rıza Efendi'nin Matbaası
Hocazâde Rıza Taş Destgâhı
Hukuk Matbaası
Hulûsi Basımevi
Hulûsi Efendi
Hulûsi Efendi Matbaası
Hulûsi Matbaası
Hurşid Efendi Litoğrafya Destgâhı
Hurşid Matbaası
Hüdavendigâr Matbaası
Hüdavendigâr Vilâyet Matbaası
Hüdavendigâr Vilâyet-i Celilesi Matbaası
Hükümet İliktirik Matbaası
Hükümet Matbaası
Hüner ve Sanayi-i Nefise Mektebi Matbaası
Hürriyet Matbaası
Hüseyin Ağa Matbaası
Hüseyin Ağa'nın Destgâhı
Hüseyin Bey Matbaası
Hüseyin Efendi Litoğrafya-Destgâhı
Hüseyin Efendi Matbaası
Hüseyin Matbaası
Hüseyin Remzi Matbaası
Hüseyniye Matbaası
Hüseynof ve Şürekâsının Matbaası
Hüsn-i Hat Matbaası
Hüsn-i Tabiat Matbaası
I. V. Yrmalayova Matbaası
Imprimerie A. G. Hoir
Imprimerie Aramian
Imprimerie Artistique
Imprimerie d'A. Everat et Cie
Imprimerie Daveroni et Sougiolli
Imprimerie de la Cour Imperiale, Royale et d'Etat
Imprimerie de la Patrie
Imprimerie de l'Academie Impriale des Sciences
Imprimerie de l'Est-Quest
Imprimerie de Nicolas
Imprimerie de Prosper Dondey-Dupre
Imprimerie de Saint-Lazar
Imprimerie de Victor Goupy
Imprimerie des Méchitaristes
Imprimerie des PP. Franciscains
Imprimerie Dondey-Dupre
Imprimerie du Journal de La Chambre de Commerce
Imprimerie du Levant Herald
Imprimerie et Lithographie Centrales
Imprimerie International
Imprimerie İmperiale
Imprimerie İnternationale
Imprimerie Journal de Beyrouth
Imprimerie Litographique de C. Motte
Imprimerie M. Hovaghimian
Imprimerie Matteosian
Imprimerie Osmanie
Imprimerie Royale
Instituo Universitario Orientale
Irak Edibler Birliği Basımevi
Iskon Papazyan Matbaası
Isparta Matbaası
Ispartalı Hafız Ali Matbaası
Işık Matbaası
î Pamprosfugikî
İ. A. Vretû
İ. A. Vretû
İ. G. Margaritis Matbaası
İ. Lazaridis'in Basmahanesi
İ. Lazaridû
İ. Margaritû
İ. N. Hariton Taş ve Hurûfat Matbaası
İ. N. Haritonava Taş ve Hurûfat Matbaası
İ. N. Haritonef Matbaası
İakôvû Kiûlapoglû
İbrahim Efendi
İbrahim Efendizâde Ali Raif Matbaası
İbrahim Hakkı Litoğrafya Destgâhı
İbrahim Halil Efendi
İbrahim Hilmi Matbaası
İbrahim Müteferrika Matbaası
İbret Matbaası
İctihad Matbaası
İdare-i Hususiye Matbaası
İdare-i Merkeziyye Matbaası
İfham Matbaası
İgnatyadis'lerin Basmahanesi
İhlâs Matbaacılık ve Dağıtım A.Ş.
İkaz Matbaası
İkbâl Kitabhanesi
İkbâl Kütübhanesi
İkbâl Matbaası
İkbâl-i Millet
İkdam
İkinci Kolordu Matbaası
İkinci Ordu-yu Hümayun Matbaası
İkramiyeli Matbaa
İktisad Matbaası
İleri Gazetesi
İlhami - Fevzi Matbaası
İlhami ve Fevzi Matbaası
İliktirik Nevruz Matbaası
İlim Neşriyatı
İliyin Matbaası
İlmî Matbaa
İlmiye Çaphanesi
İlmiye Matbaası
İlmiye-i Osmaniye Matbaası
İlyas Mirza Boraganski ve Kumpanyası Matbaası
İmâlât-ı Harbiye Matbaası
İmalât-ı Harbiye Sanayi Mektebi Matbaası
İmalât-ı Harbiye Zeytinburnu Fabrikaları Matbaası
İmamecizâde Mehmed Emin Bey Matbaası
İmayer-Ketson Matbaası
İmperatiska Üniversitea Matbaası
İmperator Matbaası
İmprimerie L. Lefevre
İmprimerie Orientale de M. me Ve Dondey-Dupré
İn Commision Bey C.A. Hartleben.
İnci ve Diken Matbaası
İnkılâb Gazetesi Matbaası
İnkılâb Matbaası
İntibah Matbaası
İntikam Matbaası
İôan. Varth. Tzvekiû, Prôîn Vendôtû
İôannû Nikolaidû
İôannû Nikolaidû
İran Şirketi Matbaası
İraniye Matbaası
İranşehr Matbaası
İrfan Matbaası
İrfan Yayınları
İsa Bey Aşurbeğli ve Kaspi Matbaası
İsak Gabey
İsak Gabey Matbaası
İslah Matbaası
İslâm Matbaası
İslâmiye Matbaası
İsmail Efendi Matbaası
İsmail Efendi'nin Matbaası
İsmail Hakkı Litoğrafya Destgâhı
İsmail Hakkı Matbaası
İsmail Hamdi Şirketi Matbaası
İsmail Ragıp ve Hamdi Matbaası
İsmail ve Hamdi Efendiler Matbaası
İsmet Matbaası
İspirto ve Meşrubât-ı Küûliye İnhisarı Matbaası
İstanbul 1928 Cumhuriyet Matbaası
İstanbul 1928 Resimli Ay Matbaası
İstanbul Düyûn-ı Umûmiye-i Osmaniye Varidât-ı Muhassasa İdare-i Merkeziyesi Matbaası
İstanbul Edebiyat Fakültesi Basımevi
İstanbul Edebiyat Fakültesi Matbaası
İstanbul Güzel İş Matbaası
İstanbul Matbaası
İstanbul Mekteb-i Fünun-i Harbiye Matbaası
İstanbul Mekteb-i Sanayi Matbaası
İstanbul Şems Matbaası
İstanbul Türk Dünyası Matbaası
İstanbul Vilâyet Matbaası
İstanbul Yeni Matbaa
İstepan Matbaası
İstihbarat Matbaası
İstihkâm Alayı Litoğrafya Destgâhı
İstihkâm Alayları Litoğrafya Destgâhı
İstihkâm Alayları Litoğrafya Destgâhları
İstihkâm Alayları Litoğrafyahanesi
İstihkâm Alayları Litoğrafyası
İstihkâm Alayları Taş Destgâhı
İstikamet Matbaası
İstikbâl Matbaası
İstiklâl Matbaası
İş Ocağı Matbaası
İşkodra Vilâyet Matbaası
İtalya Matbaacılık
İtidâl Matbaası
İtimad Kütübhanesi
İtimad Matbaası
İttihad Matbaası
İttihad ve Terakki Matbaası
İzmir 1327 Ahenk Matbaası
İzmir Anadolu Matbaası
İzmir Bilgi Matbaası
İzmir Matbaa-i Vilâyet
İzmir Matbaası
İzmir Vilâyet Matbaası
İzmirliyan Matbaası
İzmit Mavyan Matbaası
İzmit Vilâyet Matbaası
İzzet Bey Matbaası
İzzet Efendi Matbaası
İzzet Efendi Taş Tezgâhı
İzzet Efendi'nin Matbaası
İzzet ve Ali Efendi Matbaası
J. Kavafyan Matbaası
J. M. Minasse Matbaası
J. ve A. Fratelli Haym Matbaası
Jak Kayol - Henri Kayol Litoğrafya Matbaası
Jak Kayol ve Henri Kayol Litoğrafya Matbaası (Lith de Jaques Caillol et Henri Cayol)
Jandarma Matbaası
Jirayir Keteon Matbaası
Jirayir Matbaası
John Clay Matbaası
Julius Gross
K. 9 Matbaası
K. Bağdadliyan Matbaası
K. Biberyan Matbaası
K. G. Samarciyef ve Kumpanyası Matbaa ve Kütübhanesi
K. M. Ş. ve Fratelli Haym Matbaası
K. R. Matbaası
K. Ütüciyan Matbaası
K. Zividis ve N. Deodatis Matbaası
K. Zividû
Kader Basımevi
Kader Matbaası
Kadınlar Dünyası Matbası
Kafafyan Matbaası
Kafesci Sokağı'nda Müceddeden İnşa Olunan Matbaahane
Kafesçi Sokağı Matbaası
Kâğıtçılık ve Matbaacılık Anonim Şirketi
Kâğıtçılık ve Matbaacılık Osmanlı Anonim Şirketi
Kainat Kütübhanesi
Kalço İstoyanof Bulgar Matbaası
Kale-i Sultaniye Matbaası
Kale-i Sultaniye Vilâyet Matbaası
Kalitehnia Matbaası
Kalpakçıyan Matbaası
Kâmil Bey Matbaası
Kâmil Yakub Matbaası
Kanaat Kitabhanesi
Kanaat Kütübhane ve Matbaası
Kanaat Kütübhanesi
Kanaat Matbaası
Kandiye Matbaa-ı Maarif
Kangırı Matbaası
Kantar Biraderler
Kanun-i Esasi Matbaası
Kapsi Matbaası
Kapu Çuhadarı Elhac Osman Efendinin Matbaası
Kara Çelebizade Hüsameddin Efendi Matbaası
Karabet Matbaası
Karabetyan Matbaası
Karaca Matbaası
Karacaoğlu Matbaası
Karacaoğlu Matbaası
Karagöz Matbaası
Karagöz Matbaası
Karahisar Haber Matbaası
Karahisar-ı Sahib Liva Matbaası
Karahisarî El-Hac Ali Rıza Efendi Taş Destgâhı
Karahisarî Esad Efendi'nin Litoğrafya Destgâhı
Karahisarî Hacı Ali Matbaası
Karahisarî Sahaf El-Hac Ali Rıza Efendi'nin Taş Destgâhı
Karakin Bağdadliyan Matbaası
Kardeş Matbaası
Karesi Liva Matbaası
Karesi Vilâyet Matbaası
Kârhane-i Aka Mirza Mehmed
Kârhane-i Alicenab Ahund Molla Abdullah Kitabfüruş
Kârhane-i Cenab-ı Kıblegâh-ı Meşhedî Abdülhamid
Kârhane-i Mahdum-ı Mihriban Kerbelâyî Akacan
Kârhane-i Meşhedî Mehdi
Kârhane-i Meşhedî Mehmed Ali
Karl Georgies Matbaası
Karl Tavhinter'in Basmahanesi
Karnik Matbaası
Kasbar Basımevi
Kasbar Kütübhanesi
Kasbar Matbaası
Kaspi Gazitisi Matbaası
Kaspi Gazitisinin Bahariye Matbaası
Kaspi Matbaası
Kaspi ve Füyûzat Matbaası
Kastamonu Basmalığı
Kastamonu Matbaası
Kastamonu Vilâyet Matbaası
Kastoros
Kastrû
Katastîmatôn Anestî Kônstantinidû
Katastîmatôn Mikhaîl İ. Saliverû
katastîmatôn Spuridônos Kûsûlinû
Katayus Matbaası
Katolik Rahibler Tabhanesi
Kavafyan Matbaası
Kâviyani Matbaası
Kayolzâde Abdullah Matbaası
Kayolzâde Matbaası
Kayolzâde Yahya Hariri Bendelerinin Litoğrafya Destgâhı
Kayolzâde Yahya Harirî Matbaası
Kayseri Livası Matbaası
Kayseri Matbaası
Kazan Matbaası
Kazan Matbaatü'l-Medresetü'l-uzma Sultaniye (Kazan Ünivirsititinin Tabıhanesi)
Kazan Şehrinin Ünivirsititi Nam Tab'hanesi
Kazan Ünivirsititi Matbaaası
Kazan Ünivirsititi Tab'hanesi
Kelimetü'l-hak Matbaası
Keminski Tab'hanesi
Kerbelayî Mehmed Aka Kârhanesi
Kerimof - Hüseyinof ve Şirketinin Paravay Matbaası
Kerimof - Hüseynof ve Şürekâsı Matbaası
Kerkük Cumhuriyet Basımevi
Kerkük Sanayi Mektebi Matbaası
Kerninski Tab'hanesi
Kesser Matbaası
Keşişyan Matbaası
Keşkül Matbaası
Keteon Bedrosyan Matbaası
Keteon Matbaası
Kevkebinin Tab'hanesi
Kh. Mateôsian
Kh. N. Filadelfeôs
Kıbrıs Matbaası
Kırım Hükümet Neşriyatı
Kırım Neşr
Kırımî Yusuf Ziya Matbaası
Kırımî Ziya Efendi Matbaası
Kırımlı Ziya Efendi Matbaası
Kırımof
Kırk Anbar Matbaası
Kırklareli Vilâyet Matbaası
Kısm-i Evvel Kazan Dumbrovski Matbaası
Kısm-i Sani Kazan ünivirsititinin Matbaası
Kıtaat-ı Hams Matbaası
Kızıl Şark Matbaası
Kıztaşı Civarında 8 Numaralı Matbaa
Kineyder ve Lâvend
Kiplin Matbaası
Kirişciyan Bogos Matbaası
Kişa-i Hümayun Matbaası
Kitabcı Arakel Matbaası
Kitabcı Kasbar
Kitabcı M. Hilmi (İstepan Matbaası)
Kitabcı Ohannes
Kitabcı P. Angelidi ve Şürekası
Kitabcı Yorgi Kopanari
Kitabhane-i Askerî
Kitabhane-i Emirî
Kitabhane-i Hamdi
Kitabhane-i Hilmi
Kitabhane-i İslâm
Kitabhane-i İslâm ve Askerî
Kitabhane-i Nefise Matbaası
Kitabhane-i Nusret
Kitâbü't-Takâre
Kocaeli Vilâyet Matbaası
Komünist Neşriyatı Matbaası
Konstandinos'un Oğlu Yanyalı Yorgos (Ortodoksos Milletin Yeni Basmahanesi)
Kontor Bord Matbaası
Konya Litoğrafya Destgâhı
Konya Matbaa-i Vilâyet
Konya Vilâyet Matbaası
Kooperatif Neşriyatı Matbaası
Koromila Matbaası
Kosova Matbaası
Kosova Vilâyet Matbaası
Kovaçof Matbaası
Koyaş Matbaası
Köylü Matbaası
Krasni Vostok Matbaası
Krasnil Peçatnik Matbaası
Kriyapanio-op. Suna
Krup Matbaası
Ks. Nomismatidû kai Sas
Ksen. E. Sergiadû
Kuçerif Basmahanesi
Kudüs ül-Şerif Basmahanesi
Kukubin Tab'hanesi
Kültüra Matbaası
Kürdistan-ı İlmiye Matbaası
Kütahya Sancağı MaÂrif Matbaası
Kütahya Vilâyet Matbaası
Kütübhane-i Askerî
Kütübhane-i Hilmi
Kütübhane-i Hukuk
Kütübhane-i İslâm ve Askerî
Kütübhane-i İslâm ve Askerî Matbaa-i Hayriye ve Şürekası
Kütübhane-i Sûdî
Kütübü'l-Müznib
L. Babok ve Mahdumu Matbaası
L. Murkides Matbaası
L. Niçe Tab'hanesi
L. P. Antonef Matbaası
L. Papadopulos Basmahanesi
L. Papadopûlû
La Turquie ve Şark Matbaası
La Türki (La Turquie) Matbaası
La Türki Matbaası
La Türki ve Şark Matbaası
Lapros Matba'sı - kai Lithografeion ho Tupos
Le Mercier Matbaası
Le Patri Matbaası
Leonidis Papadopulo'nun Basmahanesi
Leonidis Papadopulos'un Basmahanesi
Leonidis Papazoğlu ve Yoanis <...>u'nun Basmahanesi
Letafet Matbaası
Levant Herald Matbaası
Librairie A. Franck
Librairie Orientale de Prosper Dondey-Dupre
Lira Matbaası
Lit. De Caillol et Cayol
Lithographie Masson
Litoğraf Baskı
Litoğrafiya İmparatorskago Universitata
Lito-Tipografi M.F.G. Kerimova
Litotipografya Hritonova
Logios Hermis Nam Tab'hanesi
London Matbaası
Londra Cemiyet-i Merkeziye-i İslâmiyesi
Loussine Matbaası
Lowe Brydone -Printers- Ltd.
Ludvig Şiyus Basmahanesi
Ludvig Şiyus Matbaası
Lusyen Matbaası
Lüks Matbaası
M. A. Çirkovo Matbaası
M. A. Maksudof Matbaası
M. A. Maksudova Matbaası
M. C. Sarkar and Sons
M. Cemal Matbaası
M. de Kastro
M. Der Sahakyan Matbaası
M. Fikri Matbaası
M. Hovagimyan Matbaası
M. Nikolayidi Matbaası
M. Th. Houstma
M. Triantafullû kai Sias
Maârif Hastanesi Basımevi
Maârif Kitabhanesi
Maârif Komisarlığının Matbaası
Maârif Kütübhanesi
Maârif Matbaası
Maârif Meclis Matbaası
Maârif Nezareti Celiliyesi Matbaası
Maârif Nezâreti Matbaası
Maârif Vekâleti Matbaası
Maârifet Matbaası
Mabaa-i Askeriye
Mahmud Bey Matbaası
Mahmud Alim Maksudef Matbaası
Mahmud Cemal Efendi Matbaası
Mahmud Paşa'da 6 Numaralı Matbaa
Maisonneuve et Cie
Makedonya Matbaası
Makosyan Matbaası
Maksurî kai Filippidû
Maltepe Hastanesi Matbaası
Malûmat Matbaası
Malyaka ve Şürekâsı Matbaası
Mamuretü'l-Aziz Matbaası
Mamuretü'l-Aziz Vilâyet Matbaası
Manastır Matbaası
Manastır Vilâyet Matbaası
Manuk H. Koçunyan Matbaası
Manukyan Matbaası
Manzume Matbaası
Manzume-i Efkar Matbaası
Manzume-i Efkâr Matbaası
Marbaa-i Âmire
Marbaa-i Hayriye ve Şürekası
Mardiros Mavyan Matbaası
Mârifet
Masal Matbaası
Maşrık-ı İrfan Matbaası
Matbaa ve Kitabhane-i Esad
Matbaa ve Kitabhane-i Mehmed Esad
Matbaacılık Osmanlı Şirketi
Matbaa-ı Âmire Taş Destgâhı
Matbaa-ı Burhaneddin
Matbaa-ı Ezheriye
Matbaa-ı Medârisü'l-mülkiye
Matbaa-ı Millî
Matbaa-ı Sarıyan
Matbaa-i Abdullah
Matbaa-i Ahmed Rüşdü
Matbaa-i Amedî
Matbaa-i Amerikaniye
Matbaa-i Âmire
Matbaa-i Ämire
Matbaa-i Âmire Safer
Matbaa-i Âmire-i Mısriyye
Matbaa-i Âmire-i Miriye
Matbaa-i Ârif
Matbaa-i Aristovulos
Matbaa-i Aristovulos ve Anastasyadis
Matbaa-i Aristovulos ve Anastasyadis
Matbaa-i Arşak Garoyan
Matbaa-i Askerî
Matbaa-i Avnizâde Cemil
Matbaa-i Bab-ı Hazret-i Seraskerî
Matbaa-i Bab-ı Hazret-i Seraskeriye
Matbaa-i Bab-ı Seraskerî
Matbaa-i Bab-ı Seraskeriye
Matbaa-i Bab-ı Vâlâ-yı Seraskerî
Matbaa-i Bahriye
Matbaa-i Balıkcıyan
Matbaa-i Behiyye-i Vehbiyye
Matbaa-i Belediye
Matbaa-i Cedide Protopapa
Matbaa-i Ceride
Matbaa-i Ceride-i Askerî
Matbaa-i Ceride-i Askeriye
Matbaa-i Ceride-i Beyrut
Matbaa-i Ceridetü'l-Havadis
Matbaa-i Corci Garzuri
Matbaa-i Çituris Biraderler
Matbaa-i Daire-i Askeriye
Matbaa-i Darüleytam-ı Surye
Matbaa-i Darü'l-hilâfetü'l-âliyye
Matbaa-i Darü'l-İslâm
Matbaa-i Darü's-saltanatü's-seniye
Matbaa-i Divân-ü'l-Cihadiye
Matbaa-i Dumbravski
Matbaa-i El-Carmel
Matbaa-i El-Hac Ali Rıza
Matbaa-i El-Hac Aliyü'l-Rıza
Matbaa-i El-Hac Efendi Urfavî
Matbaa-i El-Hac Halil Efendi Urfavî
Matbaa-i El-Hac Hüseyin
Matbaa-i Emin Hindiye
Matbaa-i Emirî
Matbaa-i Esad
Matbaa-i Esad İzzet
Matbaa-i es-Suriye
Matbaa-i Faruz
Matbaa-i Fazilet
Matbaa-i Fazilet Taso Vakalopulo
Matbaa-i Fevaid
Matbaa-i Galvanist Mikael
Matbaa-i Gulami Bibas
Matbaa-i H. Mateosyan
Matbaa-i Hakkâk Serviçen
Matbaa-i Harbiye
Matbaa-i Harbiye ve Şürekâsı
Matbaa-i Harbiye-i Şâhâne
Matbaa-i Hasaneyn
Matbaa-i Hassa-i Devletiye
Matbaa-i Hastahane-i Maltepe
Matbaa-i Haşim Efendi
Matbaa-i Hayriye
Matbaa-i Hayriyye
Matbaa-i Hazret-i Seraskeriye
Matbaa-i Hazretü'l-Hac Mansur Mehmed Efendi
Matbaa-i Hıristidis
Matbaa-i Hidâye
Matbaa-i Hikmet
Matbaa-i Hindiyye
Matbaa-i Hovasyan ve Yardımyan
Matbaa-i Hukukiye
Matbaa-i Hulûsî
Matbaa-i Hurşid
Matbaai- Hüseyin Enver
Matbaa-i Hüseyin Remzi
Matbaa-i İbrahim Efendi
Matbaa-i İbrahim Efendizâde Ali Raif
Matbaa-i İbraniye
Matbaa-i İctihad
Matbaa-i İdare-i Şirket-i Mürettibiye
Matbaa-i İhsan
Matbaa-i İkbâl
Matbaa-i İkbâl-i Millet
Matbaa-i İkdam
Matbaa-i İliktirik-i Biraderan-ı Orucof
Matbaa-i İlmiye
Matbaa-i İlmiye-i Osmaniye
Matbaa-i İlyas
Matbaa-i İlyin
Matbaa-i İslâmiye-i Hikmet
Matbaa-i İsmet İzzet
Matbaa-i İzzet Esad
Matbaa-i K. Y. Teohari
Matbaa-i Kadastro
Matbaa-i Kader
Matbaa-i Kâkân
Matbaa-i Kayvanî
Matbaa-i Kemin Eski Bvryvz
Matbaa-i Kerem
Matbaa-i Kerime
Matbaa-i Kerimiye
Matbaa-i Keşişyan
Matbaa-i Keteon Bedrosyan
Matbaa-i Kırımî Yusuf Ziya
Matbaa-i Kırımî Ziya
Matbaa-i Kibâre
Matbaa-i Ksenofon
Matbaa-i Kübra
Matbaa-i Kürdistan
Matbaa-i Kürdistani'l-İlm
Matbaa-i Kürdistani'l-ilmiyye
Matbaa-i Kürsiyü'l-hilafeti'l-hakaniye (Matbaa-i Âmire)
Matbaa-i Levant Herald
Matbaa-i Lüks
Matbaa-i M. Karvana ve Şeriki
Matbaa-i M. Saryan
Matbaa-i Mahsûsa-i İraniye
Matbaa-i Mansure
Matbaa-i Manukyan
Matbaa-i Meclis
Matbaa-i Mehmed Esad
Matbaa-i Mekteb-i Bahriye-i Şâhâne
Matbaa-i Mekteb-i fünûnü'l-harbiyeti's-sultaniye
Matbaa-i Mekteb-i Sanayi
Matbaa-i Mekteb-i Sanayi-i Osmanî
Matbaa-i Mekteb-i Sanayi-i Şâhâne
Matbaa-i Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne
Matbaa-i Menar
Matbaa-i Mevsûat
Matbaa-i Meymeniye
Matbaa-i Mısriyye
Matbaa-i Mikael
Matbaa-i Mikael Kalpakciyan
Matbaa-i Milliye
Matbaa-i Miriye
Matbaa-i Mokosyan
Matbaa-i Muhammed Efendi Mustafa
Matbaa-i Muhammedî
Matbaa-i Mukosyan
Matbaa-i Mustafa Emirî
Matbaa-i Müeyyed
Matbaa-i Nami
Matbaa-i Necmiye
Matbaa-i Nefaset
Matbaa-i Neologos
Matbaa-i Nersu ve Serapyan
Matbaa-i Nikola
Matbaa-i Nişan Berberyan
Matbaa-i Nizam
Matbaa-i Nusretiye
Matbaa-i Nusretü'l-Metabi
Matbaa-i Onnik Halepilyan
Matbaa-i Onnik Parsehyan ve Mahdumu
Matbaa-i Orhaniye
Matbaa-i Osman El-Zeki
Matbaa-i Osmanî
Matbaa-i Osmaniye
Matbaa-i Osmaniye - La Turquie
Matbaa-i Reşâdiye
Matbaa-i Ruhban
Matbaa-i Saadet
Matbaa-i Safa ve Enver
Matbaa-i Sahibü's-saade
Matbaa-i Samoil K. Harutunyan
Matbaa-i Sanayi-i Şâhâne
Matbaa-i Saryan
Matbaa-i Seraskerî
Matbaa-i Süleyman Sakıb
Matbaa-i Süryaniye
Matbaa-i Takvimü'l-vekayiü's-seniye
Matbaa-i Takvor
Matbaa-i Taso Vakalopulo
Matbaa-i Tekaddüm
Matbaa-i Tekâmül
Matbaa-i Tekfur
Matbaa-i Teodorodis Biraderler
Matbaa-i Tersane-i Âmire
Matbaa-i Tıbbiye-i Askeriye
Matbaa-i Ticaret
Matbaa-i Timurof
Matbaa-i Tophane-i Âmire
Matbaa-i Uhuvvet-i Marunî
Matbaa-i Umûmiye
Matbaa-i Vasil ve Şürekâsı
Matbaa-i Vehbiye
Matbaa-i Viçisiaf
Matbaa-i Vilâyet
Matbaa-i Vilâyet-i Hüdavendigâr
Matbaa-i Vilâyet-i Manastır
Matbaa-i Vilâyet-i Tuna
Matbaa-i Yesuiyyin
Matbaa-i Yusuf Ziya ve Mahdumu Ahmed Fahreddin
Matbaa-i Yusuf Ziya ve Mahdumu Fahreddin
Matbaa-i Yusufiye
Matbaa-i Yusûfiyye
Matbaa-i Zelliç
Matbaa-i Zelliç Biraderler
Matbaa-i Zelliç ve Şürekâsı
Matbaa-Şirket-i Mürettibiye
Matbaat El- Hac Muharrem Efendi el-Bosnavî
Matbaat El-Hac Hüseyin Efendi
Matbaat El-Mikdad
Matbaat-ı Ceride-i Havadis
Matbaatu'l-Tazammun
Matbaat-ü Cerideti'l-Beyrut
Matbaat-ü Cerideti'l-ikbâl
Matbaat-ü Darü'l-Basrî
Matbaat-ü Darü'l-Eytâmü's-Suriye
Matbaat-ü Darü'l-Hılafetü'l-âliyye (Matbaa-i Âmire)
Matbaatü Darü's-saltanati's-seniyye
Matbaat-ü Darü't-terakkî
Matbaat-ü Kürdistani'l-ilmiyye
Matbaat-ü Mısrü'l-mahrusa
Matbaat-ü Mikdad
Matbaatü Sahibü's-seâdet İl-Bâhire Bi-İskelet-i Mısrü'l-Kahire
Matbaat-ü Vadiyü'n-Nil
Matbaat-ü Vadiyü'n-Nilü'l-Mısriyye
Matbaatü'd-darü'l-saltanatı's-seniyye
Matbaatü'l-âbâü'l-yesuiyyîn
Matbaatü'l-âdâb
Matbaatü'l-âdâd
Matbaatü'l-ahbar
Matbaat'ül-Aziziye
Matbaatü'l-bahire
Matbaatü'l-Basra
Matbaatü'l-edebiye
Matbaat'ül-fütûh
Matbaatü'l-Hâc Karahisarî Ali Rıza Efendi
Matbaatü'l-hacerü'l-fâhire
Matbaatü'l-Hidaye
Matbaat'ül-hizane
Matbaatü'l-İlmiye
Matbaatü'l-İskenderiye
Matbaatü'l-itidâl
Matbaatü'l-itimad
Matbaatü'l-Kadir Cavarciyos
Matbaatü'l-Katolikıyye
Matbaatü'l-kıdis Cavarciyos
Matbaatü'l-kibare
Matbaatü'l-liva
Matbaatü'l-maÂrif
Matbaatü'l-mahruse
Matbaatü'l-malûmat
Matbaatü'l-Medârisi'l-Mülkiye
Matbaatü'l-medarisü'l-mülkiye
Matbaatü'l-medârisü'l-mülkiye
Matbaatü'l-Medresetü'l-Uzma Sultaniye [Kazan Ünivirsititi'nin Tab'hanesi]
Matbaatü'l-mektebetü't-ticariye
Matbaatü'l-mektebi'l-harbiye
Matbaatü'l-Mısrî'1-mahruse
Matbaat'üş-şebab
Matbaaü'l-maÂrif
Matbaaü'l-müeyyed
Matbaaü's-saâde
Matbaaü't-Tevfik
Matbaa-yı Ceride-yi Askeriye
Matbuat ve İstihbarat
Matmaa-i Askeriye
Matte Usian Matbaası
Matyosyan Agob Matbaası
Matyosyan Matbaası
Mebusan Matbaası
Meclis-i Âyân Matbaası
Meclis-i MaÂrif Matbaası
Meclis-i Mebusan Matbaası
Mecmua-i Ahbar Matbaası
Mecmua-i Havadis
Medâris Matbaası
Medâris-i Mısriyye Matbaası
Medâris-i Mülkiye Matbaası
Medeniyet Matbaası
Mehdi Efendi'nin Matbaası
Mehitaryanların Basımevi
Mehmed Ali Efendi
Mehmed Atâ ve Şürekâsı Sahafiye-i Osmaniye Şirketi
Mehmed Atâ ve Şürekâsı Şirketinin 52 Numaralı Matbaası
Mehmed Atâ ve Şürekâsının 52 Numaralı Matbaası
Mehmed b. Gılman Kerimof Matbaası
Mehmed Basımevi
Mehmed Bey Matbaası
Mehmed Cemal Matbaası
Mehmed Efendi Matbaası
Mehmed Esad Efendi Matbaası
Mehmed Fatih b. Gılman Kerimof Matbaası
Mehmed Fatih Kerimof Matbaası
Mehmed Hilmi ve Şürekâsı Osmanlı Tevsi-i Tıbaat Kollektif Şirketi
Mehmed Hulûsi Matbaası
Mehmed Kâmil Matbaası
Mehmed Nuri El-Kadirî Şemi'danî
Mehmed Rıza Efendi Taş Destgâhı
Mehmed Sâkî Bey Matbaası
Mehmed Salih Matbaası
Mehmed Şükrü Matbaası
Mehr Matbaası
Mekâtib-i Harbiye Matbaası
Mekâtib-i İslâmiye Matbaası
Mekâtib-i Mülkiye-i Şâhâne Litoğrafya Tezgahı
Mekâtib-i Sanayi Matbaası
Mekke Matbaa-i Vilâyet
Mekke Vilâyet Matbaası
Mektebetü'ş-Şirke
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye Matbaası
Mekteb-i Bahriye Matbaası
Mekteb-i Bahriye-i Hazret-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Bahriye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Bahriye-i Şâhâne Tab'hanesi
Mekteb-i Fünûn-u Bahriye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Hazret-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Mülûkane Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Osmanî Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Şâhâne Hurufat Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Şâhâne Litoğrafya Destgâhı
Mekteb-i Fünûn-u Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Tıbbiye-i Askeriye Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Tıbbiye-i Osmaniye Matbaası
Mekteb-i Fünûn-u Tıbbiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye Litoğrafyası
Mekteb-i Harbiye Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Cenâb-ı Mülûkâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Cenab-ı Mülûkâne Tabhanesi
Mekteb-i Harbiye-i Cenab-ı Mülükâne Basmahanesi
Mekteb-i Harbiye-i Cenab-ı Mülükâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Cenab-ı Padişahî Tabhanesi
Mekteb-i Harbiye-i Feyz İntisab-ı Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Hazret-i Mülûkâne Litoğrafya Destgâhı
Mekteb-i Harbiye-i Hazret-i Mülükâne Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Osmaniye Matbaası
Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Hayriye Litoğrafya Destigâhı
Mekteb-i Hayriye Matbaası
Mekteb-i Hayriye-i Hazret-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Hayriye-i Osmaniye Matbaası
Mekteb-i Hayriye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Hümayun Litoğrafya Destegahı
Mekteb-i İliktirik Matbaası
Mekteb-i Mülkiye Litoğrafya Destgâhı
Mekteb-i Mülkiye Matbaası
Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne Destgâhı
Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne Litoğrafya Destgâhı
Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne Litoğrafyası
Mekteb-i Mülkiye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Sanayi Matbaaası
Mekteb-i Sanayi-i Osmanî Matbaası
Mekteb-i Tıbbi-i Askerî Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye Basmahanesi
Mekteb-i Tıbbiye Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye Tab'hanesi
Mekteb-i Tıbbiye-i Adliyye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Osmaniye Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Bahriye-i Şâhâne Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye Matbaası
Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne Matbaası
Memleket Matbaası
Merhum Rıza Efendi Matbaası
Merkez Heyeti Matbaası
Merkez Matbaası
Merkezî Matbuat Neşriyatı
Merkezî Şark Neşriyatı
Merkische Buch und Kunst Druckerel
Mersin Matbaası
Mesai Matbaası
Meşrik-i İrfan Matbaası
Meşrutiyet Matbaası
Meşveret Matbaası
Metanet Matbaası
Metin Matbaası
Meziyet-i İktisadiye Kütübhanesi
Meziyet-i İktisadiye Matbaası
Mısırlı El-Hac Mustafa Efendi'nin Marifetiyle
Mısırü'l-mahruse Matbaası
Mihailidis Matbaası
Mihran
Mihran Matbaası
Mihran Matbaası - Vûtûra
Mihriban Matbaası
Mikail Matbaası
Mikrasiatikû E. S. Svorônû
Millet Basmahanesi
Millet Kütübhanesi
Millet Matbaası
Millî Eğitim Basımevi
Millî Matbaa
Millî Türkistan Neşriyatı
Millî Yol Matbaası
Milliyet Kütübhanesi
Milliyet Matbaası
Minasyan
Minasyan Matbaası
Minber Matbaası
Mir'at-ı Zeman Matbaası
Mirkoviç Matbaası
Misailidi Biraderler Matbaası
Mişel Zelliç Mahdumları Matbaası
Mişel Zelliç Matbaası
Mizan Matbaası
Mizâne Matbaası
Mizanü'l-hukuk Matbaası
Modern Röprodüksiyon Ofset Basımevi
Mokosyan Matbaası
Mor İpek Matbaası
Moratory Matbaası
Moris Matbaası
Moskova Imprimerie de l'Université Imperlale
Muallim Ahmed Halid Kütübhnesi
Muğla Vilâyet Matbaası
Muhabbet Matbaası
Muhammed Cemal Matbaası
Muhammed Sadık Matbaası
Muharebe Tabiyesi
Muharrem Matbaası
Muharrem Matbaası
Muhbir Matbaası
Muhib Matbaası
Muhid Matbaası
Muhiddin Efendi
Muhip Matbaası
Muhtar Halid Kitabhanesi
Muhtar Halid Kütübhanesi
Muhyiddin Efendi Destgâhı
Muhyiddin Efendi Matbaası
Muin-i Hilâl Matnaası
Mukaddes
Mukosyan Matbaası
Mulhakat-i Tab'hane-i Âmire
Murkides Matbaası
Musika-i Hümayun Litoğrafya Destgâhı
Mustafa Ağa Taş Destgâhı
Mustafa Efendi
Mustafa Şükrü Matbaası
Musul Matbaa-i Vilâyet
Musul Vilâyet Matbaası
Mutasarrıfiyet Matbaası
Muvazene Matbaası
Muzika-yı Hümayun-i Hazret-i Mülûkâne Litoğrafya Destgâhı
Mücellid İsmail Hakkı Matbaası
Müdafaa Matbaası
Müdevvenat Matbaası
Mühendis Mektebi Matbaası
Mühendis Oğlu Ohannes Matbaası
Mühendishane Basımevi
Mühendishane Matbaası
Mühendishane-i Berri-i Hümayun Matbaası
Mühendishane-i Berri-i Hümayûn Taş Destgâhı
Mühendishane-i Berri-i Osmanî Matbaası
Mühendisoğlu Basımevi
Mühendisoğlu Matbaası
Mühendisoğlu Ohannes Matbaası
Mühendisoğlu Tab'hanesi
Mühendisyan Matbaası
Mühendisyan Ohannes Matbaası
Mülhakat-ı Tab'hane-i Âmire
Mülki Matbaa
Mülkiye Baytar Matbaası
Mülkiye Matbaası
Mülkiye Mektebi Matbaası
Mülkiye-i Şâhâne Litoğrafya Destgâhı
Mürettibîn-i Osmaniye Matbaası
Mürüvvet Matbaası
Müşterekü'l-menfaa Osmanlı Şirketi Matbaası
Müteferrika Matbaası
Mütercim Hususi Destgâhı
Müvazene Matbaası
Müzellefzâde Rıza Efendi Matbaası
N. A. Damianû
N. Angelidû
N. G. Kefalidis Matbaası
N. Kefalidis Matbaası
N. M. Çijuvi Hurufat ve Taş Matbaası
N. Smurnîs
N. Stamenî
N.H. Xaphtohoba Matbaası
Nafiz Mustafa Matbaası
Naim Nuri Matbaası
Nakşidil Valide Sultan
Nâmi Matbaası
Namimatides Matbaası
Nazir Akbasan Matbaası
Nazir Matbaası
Nebioğlu Matbaası
Necah Matbaası
Necati Galib
Necati Memduh Biraderler Matbaası
Necib Baba Matbaası
Necib Efendi Taşbaskı Destgâhı
Necm-i Âti Matbaası
Necm-i Terakki Matbaası
Necmi-i İstikbâl Matbaası
Nedve Yayınları
Nefaset Matbaası
Nefiz Mustafa
Neologos Matbaası
Neologû
Nersisyan Matbaası
Nesafet Matbaası
Nesefü'l-Eşref Matbaatü'l-Âdâb
Neşriyat Matbaası
Neşriyat-ı Mirzazâde
Neyyir-i Hakikat Matbaası
Nikolaidi Matbaası
Nikolaki Daveroni Matbaası
Nikolaki Daveroni Matbaası - Diethenes
Nikolaô Glukei tô eks İôanninôn
Nikolayidi Matbaası
Nişan Babikyan Matbaası
Nişan Berberyan Matbaası
Nuri Efendi Matbaası
Nuriyye Matbaası
Nümune Matbaası
Nümune Matbaası Tıbaat Matbaası
Nümune-i Tıbaat Matbaası
O. Arzouman Matbaası
O. Halepliyan Matbaası
Oğuz Matbaası
Ohanes Deroyenc Tab'hanesi
Ohanes Deruanc Basmahanesi
Ohanes Mihendisyan'ın Tab'hanesi
Ohanes Mûkhentisian
Ohannes Mühendisyan Matbaası
Oktiyabrskiy Notisk
Onbeş Numaralı Matbaa
Onbeşinci Kolordu Matbaası
Onnik Halepliyan
Onnik Makosyan Matbaası
Orenburg Vakit Matbaası
Orhaniye Matbaası
Orient Druck Süleyman Nesbib Steglitz
Orlovski Matbaası
Orucof Biraderler Matbaası
Orucof Biraderlerin Matbaası
Orucof Kardaşlar Matbaası
Orucof Kardaşların İliktirik Matbaası
Orucof Kardaşların Matbaası
Orucof Kardaşlarının İliktirik Matbaası
Oskanoğlu Basımevi
Osman Abdürrezzâk Matbaası
Osman Bey Matbaası
Osman Efendi Matbaası
Osman Yalçın Matbaası
Osman Zeki Matbaası
Osmanischer Verlag
Osmaniye Basımevi
Osmaniye Matbaası
Osmaniye Şirketi Matbaası
Osmanlı - Asır Matbaası
Osmanlı Bankası Matbaası
Osmanlı İktisad Kütübhanesi
Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyet Matbaası
Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti Matbaası
Osmanlı Kütübhanesi
Osmanlı Matbaa ve Kütübhanesi
Osmanlı Matbaası
Osmanlı Matbaası Aziz Midhat ve Şürekâsı
Osmanlı Meziyet-i İktisadiye Matbaası
Osmanlı Meziyet-i Osmaniye Matbaası
Osmanlı Şirketi Matbaası
Osmanlı Terakki ve İttihad Cemiyeti Mârifetiyle
Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi Matbaası
Otakayl Kütübhanesi
Otomobil Taburu Matbaası
Otto Holtze's Nachfolger
Oxford Matbaası
Öğüd Matbaası
Ömerof Matbaası
Örnek İliktirik Matbaası
Örnek Matbaası
Österreichs Verlag Gesellschaft
Özbekistan Matbaa İşleri Tröstünün 1. Matbaası
Özbigistan Devlet Neşriyatı
Özbigistan Devlet Neşriyatının Birinci Matbaası
Özbigistan Metbea İşleri Trustu'nun Birinci Matbaası
Özenen Basımevi
Özyılmaz Matbaası
P. Antonova Matbaası
P. D. Sakellariû
P. Elliot Matbaası
P. İ. Lagopûlû
P. İ. Lagopûlû
P. Sotiryadis Matbaası
P. T. Lagopulos Matbaası
P. V. Môraïtinî
Palamari Matbaası
Panayotidis B.
Panayotis Sotiryadis Matbaası
Papazyan Artin
Para İôannî Gottlop Emmanûîl Preïtkopf
Para İôannî Gottlop Emmanûîl Vreïtkopf
Para Mikhaîl Glukei tô eks İôanninôn
Para Nikolaô Glukei tô eks İôaninôn
Para Nikolaô Glukei tô eks İôanninôn
Para tô Ekdotî Vasileiô Telamôni
Para tô Frantz Antôniô Skhrembl.
Paravay Matbaası
Paris Imp. Lith. De V. Janson Matbaası
Parsegyan Matbaası
Paşaeli Matbaası
Patriarhikes Typographeios
Patriarkheiû tîs Kônstantinûpoleôs
Patriarkhikon tû Genûs Tupografeion
Patriarkhikû Tupografeion
Patrikhane Basmahanesi
Patrikhane Matbaası
Patrikhane Matbaası
Patrikhanede A. Argiramon'un Basmahanesi
Patrikhanede A. ve T. Argiramonos
Patrikhanede Argiramon'un Basmahanesi
Patrikhanede S. D. ve T. Argiramonos Basmahanesi
Peyam Matbaası
Phone Tes Kypron Matbaası
Piperiani
Piriştine Kosova Vilayeti Matbaası
Pirof Taşbasmahanesi
Plattendtuck August Pries
Pol Vidori Hurûfat ve Litoğraf Matbaası
Poligraf Trastinin 1. Matbaası
Polismistir Şurasının İliktirik Matbaası
Pres Doryan (Presse D'orient) Matbaası
Pres Dö Suvar Matbaası
Press of A. Ch. Boyajian
Press of A. H. Boyajian
Privately Printed
Prizren Vilâyet Matbaası
Proodos
Proodos Matbuası
Protat Freres Matbaası
R. Halklarının Merkez Neşriyatı
R. Sakagian
R. Sakayan Matbaası
R. Tvliki Matbaası
Rabıta Matbaası
Rahmi Bey Veresesi
Raif Efendi Matbaası
Raşid Efendi Hanı'nda 38 Numaralı Matbaa
Raşid Efendi Kütübhanesi
Raşid Efendi Matbaası
Raşid ve Vasıf Efendiler Matbaası
Raşid ve Vasıf Efendilerin Matbaası
Ravzatü'ş-Şam Matbaası
Recep Zühtü Matbaası
Reichs Druckerei
Resimli Ay Matbaası
Resimli Gazete Matbaası
Resimli Kitab Matbaası
Resimli Kitap Matbaası
Resmî Matbaa
Ressam Necib Efendi'nin Litoğrafya Destgâhı
Reşadiye Matbaası
Reşid Efendi Hanı'nda 38 Numaralı Matbaa
Rıdvan Bey Matbaası
Rıza Efendi
Rızk Matbaası
Rical Matbaası
Riçard Wats Matbaası
Rifat Bey Basımevi
Rifat Efendi Matbaası
Rifat Efendi'nin Taş Destgâhı
Ritso Matbaası
Ritso ve Mahdumu
Rodos Cezair-i Bahr-i Sefid Vilâyet Matbaası
Rodos Matbaa-i Vilâyet
Rodos Vilâyet Matbaası
Royal Matbaası
Rum Partikhanesi Matbaası
Rumeli Matbaası
Rupen Agobyan Matbaası
Ruscuk Matbaa-i Vilâyet
Ruscuk Tuna Vilâyet Matbaası
Ruscuk Vilâyet Matbaası
Rûşen Matbaası
Rûşen Müşterekü'l-menfaa Osmanlı Matbaası
Ruznâme-i Ceride-i Havadis Matbaası
Rüsumat Matbaası
Rüsum-ı Damga İdaresinin Bahçekapısındaki Vaki Matbaa Şubesi
S. İ. Vûtura
S. İgnatiadû
S. İgnatiadû
S. İgnatyadis Matbaası
S. Nikogosian
Saadet Matbaası
Saadet-i Ebediye Matbaası
Sabah Matbaası
Sabra Matbaası
Sadakat Kütübhanesi
Sada-yı Hak Matbaası
Sada-yı Millet Matbaası
Sada-yı Şehba Matbaası
Safa Matbaası
Safa ve Enver Efendi Matbaası
Safa ve Enver Matbaası
Sahaf El-Hac Ali Rıza Efendi Litoğrafya Matbaası
Sahaf Esad Efendi
Sahaf Hafız Nuri Efendi Matbaası
Sahaf Halil Efendi Litoğrafya Destgâhı
Sahaf İbrahim Efendi Matbaası
Sahaf İbrahim Efendi Taş Destgâhı
Sahaf Kırımî Yusuf Ziya Efendi Matbaası
Sahaf Mehmed Şükrü Mârifetiyle
Sahafiye Osmanlı Şirketi 52 Numaralı Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye
Sahafiye-i Osmaniye Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye Şirketi
Sahafiye-i Osmaniye Şirketi 87 Numaralı Matbaa
Sahafiye-i Osmaniye Şirketi Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye Şirketinin 52 Numaralı Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye Şirketinin 87 Numaralı Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye Şirketinin Vezir Hanında 52 Numaralı Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye Şirketi'nin Vezir Hanı'nda Kâin 25 Numaralı Matbaası
Sahafiye-i Osmaniye'nin 87 Numaralı Matbaa-i Mahsusasında
Sahafiye-i Osmaniyenin 87 Numaralı Matbaası
Sahib İykaz Matbaası
Sahibinin Matbaası
Saika Matbaası
Sakayan Matbaası
Saki Bey Matbaası
Salih Efendi Matbaası
Salvator Maratori Matbaası
Samatyalı Hafız Ahmed Destgâhı
Samoil Harutyonyan Matbaası
San'a Matbaası
San'a Vilâyet Matbaası
Sanayi Matbaası
Sanayi Mektebi Matbaası
Sanayi-i Nefise Matbaası
Sanayi-i Nefise ve Hüner Tehnikümü Matbaası
Sancak Matbaası
Sancakcıyan Matbası
Sancakyan Matbaası
Saray Hükkam'ül Şerh Mektebi Matbaası
Saray Hükümet Matbaası
Saray Matbaası
Saraybosna Matbaa-i Vilâyet
Saraybosna Postası Matbaası
Saraybosna Vilâyet Matbaası
Sarıgez'de Taş Destgâhı
Sarıkamış Matbaası
Sarınizâde Taş Destgâhı
Sarıyan Matbaası
Saruhan Matbaası
Saruhan Sancağı Matbaası
Sebat Matbaası
Sebilü'r-reşad Ceride-i İslâmiyesi
Sebilü'r-reşad Kütübhanesi
Sebilü'r-reşad Matbaası
Sedat Matbaası
Selâfiyye Matbaası
Selâmet Matbaası
Selâmet Press
Selânik Kütübhanesi
Selânik Matbaası
Selânik Sanayi Mektebi Matbaası
Selânik Vilâyet Matbaası
Selim Can Saidoğlu Matbaası
Selim Efendi Matbaası
Serasi Matbaası
Serbestî Matbaası
Serkâr-ı Eşref Emced Canişin-i Kafkazın Basmahanesi
Sersem Matbaası
Servet Gazetesi Matbaası
Servet Matbaası
Servet ve Konstantinopolis Matbaası
Servet-i Fünûn Matbaası
Serviçen Matbaası
Sevimli Ay Matbaası
Seyf Matbaası
Seyfi Matbaası
Seyhan Basımevi
Seyr-i Sefâin Matbaası
Seyyid Beşer Üsera Karargâhı
Seyyid Mehmed Naim Efendi Taşdestgâhı
Sıhhat Matbaası
Sıhhıye ve İctimaiye Vekâleti Matbaası
Sıhhıye ve Muavenet-i İctimaiye Vekâleti Matbaası
Sırat-i Mustakim Matbaası
Sırr-i Sim Matbaası
Simon Ohanyan Matbaası
Sinop Matbaası
Sinop Vilâyet Matbaası
Sivas Matbaası
Sivas Vilâyet Matbaası
Skayan Matbaası
Societe de Publications Egyptiennes
Sonne Matbaası
Sonnen Druckerei
Spotisvud Basmahanesi
Stavrianos Matbaası
Suavi Matbaası
Subra Matbaası
Sûdî Kitabhanesi
Sultan Beyazıd Saadet Kütübhanesi
Sultanhamam Caddesi'nde 14 Numaralı Matbaa
Sultaniye Matbaası
Suma Matbaası
Suma ve Yonis ve Şürekâsı Matbaası
Suriye Litoğrafya Matbaası
Suriye Matbaası
Suriye Vilâyet Maarif Meclisi Matbaası
Suriye Vilâyet Matbaası
Süha Matbaası
Sühûlet Kitabhanesi
Sühûlet Kütübhanesi
Sühûlet Matbaası
Süleyman Efendi Basımevi
Süleyman Efendi Matbaası
Süleyman Efendi Matbaası
Süleyman Efendi'nin Matbaası
Süleyman Sakıb
Şabender Matbaası
Şam Belagat Matbaası
Şam Matbaa-i Vilâyet
Şam Matbaası El-Belaga
Şam Vilâyet Matbaası
Şam-ı Şerif Cemiyet-i Hayriyesi Matbaası
Şant Matbaası
Şark Basmahanesi
Şark Cebhesi Karargâh Matbaası
Şark Cebhesi Karargâhı Matbaası
Şark Kütübhanesi
Şark Matbaası
Şark ve Garb Matbaası
Şark ve MaÂrif Kütübhaneleri
Şavof Matbaası
Şefik Kütübhanesi
Şefkat Matbaası
Şehremaneti Matbaası
Şehreminliği Basımevi
Şems Matbaası
Şeref Elektrik Matbaası
Şeref Matbaası
Şevket Matbaası
Şevki Bey Matbaası
Şevki Efendi
Şeyh Mehmed Sadık Buhari Matbaası
Şeyh Yahya Efendi
Şeyh Yahya Matbaası
Şeyhi Bey Matbaası
Şeyhzâde Efendi Matbaası
Şeyhzâde Es-Seyyid Mehmed Esad Matbaası
Şeyhzâde Fehmi
Şimâl Basımevi
Şinasi Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Cedid-i Sahafiye
Şirket-i Çap-ı Kitab-ı Azerbaycan
Şirket-i Hayriye-i Sahafiye
Şirket-i Hayriye-i Sahafiye Matbaası
Şirket-i İhsaniye Matbaası
Şirket-i İradiye Matbaası
Şirket-i İraniye Matbaası
Şirket-i İraniye Matbaası
Şirket-i Mürettibiye
Şirket-i Mürettibiye Matbaası
Şirket-i Mürettibiye Matbaası
Şirket-i Mürettibiye-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Mürettibiye-i Sahafiye Matbaası
Şirket-i Osmani'nin 52 Numaralı Matbaası
Şirket-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Safahiye-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Sahaf-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Sahafiye El-Hac Hüseyin Efendi Mârifetiyle
Şirket-i Sahafiye Matbaası
Şirket-i Sahafiye Osmanlı Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Cedide Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Hayriye Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye 52 Nolu Matbaa
Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye'nin 87 Numaralı Matbaası
Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye'nin Sultan Beyazıdda 87 Numaralı Matbaası
Şirket-i Tab'iye Matbaası
Şirketi-i Mürettibiye Matbaası
Şirketi-i Mürettibiye-i Osmaniye Matbaası
Şirketü's-sahafiyetü'l-Osmaniye Matbaası
Şişmanyan Matbaası
Şlosmayer Matbaası
Şumnu Terakki Matbaa ve Kütübhanesi
Şumnu Terakki Matbaası
Şura-yı Ümmet Matbaası
T. B. M. M. L. D.
T. B. M. M. Matbaası
Tab'hane-i Âmire
Tab'hane-i Âmire Litoğrafya Destgâhı
Tab'hane-i Âmire Matbaası
Tab'hane-i Âmire Taş Destgâhı
Tab'hane-i ÂmireLitoğrafya Destgâhı
Tab'hane-i Amiri
Tab'hane-i Bab-ı Hazret-i Seraskerî
Tab'hane-i Hümayun
Tab'hane-i İlmî
Tab'hane-i Medrese-i Ulûm [Kazan Ünivirirstiti'nin Tab'hanesi]
Tab'hane-i Vuslat
Tahir Bey Matbaası
Tahir Bey'in 40 Numaralı Matbaası
Tahir Efendi Matbaası
Tahsil-i Tıbaat Matbaası
Tahtakale Caddesi'nde 41 Numaralı Matbaa
Taizdat
Takvimhane-i Âmire
Takvimhane-i Âmire Litoğrafya Destgâhı
Takvimhane-i Âmire Matbaası
Takvimhane-i Âmire Matbaası
Takvimhane-i Âmire Taş Destgâhı
Takvim-i Vekayi Matbaası
Takvor Matbaası
Talib Matbaası
Tamga Matbaası
Tan Basımevi
Tan Gazetesi ve Matbaası
Tanı ve Vasilyadi Makedonya
Tanin Matbaası
Tarik Gazetesi Matbaası
Tarik Matbaası
Tarsus Matbaası
Taso Vakalopulo Matbaası
Tasvîr-i Efkâr Gazetehanesi
Tasvir-i Efkâr Matbaası
Tatar S. S. Cumhuriyeti'nin Devlet Neşri
Tataristan Cir İşleri Halk Kâmisaryatı Neşri
Tataristan Devlet Neşriyatı Basması
Tataristan Devlet Neşriyatı Matbaası
Tataristan Devlet Neşriyatı Taizdat Basması
Tataristan Devlet Neşriyatı Yazması
Tataristan Halk MaÂrif Komisariyatı Basımevi
Tataristan Matbuat Hem Neşriyat Kâmbinatı
Tataristan Matbuat Hem Neşriyat Kâmbinatı Basması
Tataristan Matbuat ve Neşriyat Kombinası
Tataristan Neşriyatı Basması
Tatikian
Tatikyan Matbaası
Tatyos Divitciyan Matbaası
Tatyos Matbaası
Tavşantaşı'nda Süleyman Efendi'nin Matbaası
Tecelli Matbaası
Tefeyyüz Kütübhanesi
Tefeyyüz Matbaası
Tekirdağ Matbaası
Tekirdağ Vilâyet Matbaası
Tekyeci Camii İzzet Bey Matbaası
Temirhan Sora Matbaası
Teodor Kasab Matbaası
Teohari Matbaası
Terakki Matbaası
Tercüman
Tercüman-ı Ahvâl Matbaası
Tercüman-ı Efkâr Matbaası
Tercüman-ı Hakikat Matbaası
Tersane-i Âmire Matbaası
Teshil-i Tıbaat Matbaası
Teşebbüs Matbaası
Teşhilat Matbaası
Tevfik Efendi
Tevhid-i Anâsır Matbaası
Tevsi-i Tıbaat
Tevsi-i Tıbaat Mehmed Hilmi ve Şürekâsı
Th. Dîvîtzian
Thaddaiû Tividosian
Themidos İô. Sklepa
Tıbaathane-i Âmire Litoğrafya Destgâhı
Tıbaatü'l-Âmire
Tıb'ahane-i Mösyö Kasteli
Tıb'ahane-i Vadiyü'n-Nil
Tıbbiye Basımevi
Tıbbiye Matbaası
Tıbbiye Mektebi Matbaası
Tıbbiye-i Askeriye Matbaası
Tıbbiye-i Şâhâne Matbaası
Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti
Ticaret Matbaası
Ticaret Odası Gazetesi Matbaası
Ticaret Odası Matbaası
Ticariye Basımevi
Ticariye Matbaası
Tipografi Servisin Asaduryan
Tipografiya B. L. Dumbravskago
Tipografya M.G.S.N.H.
Tipo-Litoğrafya İmparatoskaya Üniversiteta
Tokyo Mütevelliler Heyeti
Topcu Asâkir-i Şâhâne İstihkâm Alayları Litoğrafya Destgâhları
Topcu Mekteb-i Hümayunu Litoğrafya Destgâhı
Topcu Mektebi Matbaası
Tophane-i Âmire
Tophane-i Âmire İstihkâm Alayları
Tophane-i Âmire İstihkâm Matbaası
Tophane-i Âmire Litoğrafya Destgâhı
Tophane-i Âmire-Mühendishane-i Berri-i Hümayun Matbaaları
Topoğrafya Destgâhı
Topoğrafya XI K. Perperyan
Trablusgarb Litoğrafya Destgâhı
Trablusgarb Matbaa-i Vilâyet
Trablusgarb Vilâyet Matbaası
Trablusgarb Vilâyet-i Celilesi Matbaası
Trabzon Matbaası
Trabzon Uzun Sokak Caddesi'nde 3 Numaralı Matbaa
Trabzon Vilâyet Matbaası
Trabzonlu Bakırcıbaşı Mehmed Efendizâde Süleyman Efendi'nin Matbaası
Trud Matbaası
Tulu Matbaası
Tuna Boyu
Tuna Matbaası
Tuna Vilâyet Matbaası
Tuna Vilâyet Tab'hanesi
Tuna Vilâyet-i Celilesi Matbaası
Tunca Matbaası
Tupografika Katastîmata G. D. Prôtopapa kai Sas
Tupolithografeion E. Kagiol.
Turan Matbaası
Tüfenk Fabrikası Matbaası
Türk Dünyası Matbaası
Türk Matbaası
Türk Neşriyat Evi Matbaası
Türk Ocağı Matbaası
Türk Ocakları Heyet-i Merkeziyesi Matbaası
Türk Ocakları Matbaası
Türk Ocakları Merkez Heyeti Matbaası
Türk Sözü Matbaası
Türk Tarih Kurumu Basımevi
Türkçe Romanya Gazetesinin Komerçiyala Matbaası
Türk-Halid Matbaası
Türkistan Devlet Kitablar Basdırban Divanhanesi
Türkistan Şuralar Cumhuriyeti Devlet Neşriyatı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Matbaası
Türkiye Büyük Millit Meclisi Kütübhanesi
Türkiye İştirakyun Komünist Teşkilatı
Türüd Matbaası
Typographie De Firmin Didot Fréres
Typographie de Mme ve Dondey-Dupré
Typographie de Terre Sainte
Typographie et Lithographie Centrales
Uhuvvet Matbaası
University Press
Urfalı El-Hac Halil Efendi Matbaası
Urfalı Halil Efendi Matbaası
Urfavî El-Hac Halil Efendi
Urfavî El-Hac Halil Efendi'nin Litoğrafya Destgâhı
Urfavî Hacı Halil Efendi
Urfavî Hacı Halil Zari Taş Destgâhı
Uycan Matbaası
Üçüncü Beynelmilel Matbaası
Üçüncü Enternasyonal Matbaası
Ümid
Ümran Matbaası
Üniversite Matbaası
Üniversitit Tab'hanesi
Ünsiyye Matbaası
Üsküb Kosova Vilâyet Matbaası
Üsküdar Balaban Caddesi 47 Numaralı Matbaa
Üsküdar Darü't-tıbaatü'l-ma'mure
Üsküdar Matbaası
Üsküdar Tab'hane-i Hümayunu
Üskünar Matbaası
Ütira Şürekâsı Matbaası
V. J. Yrimiyef Hem A. Şaşabrinler Matbaası
V. Janson Matbaası
Vadiü'n-Nil Matbaası
Vagner ve Debs Matbaası
Vakit Matbaası
Valide Hanı'nda Şirket-i İraniye Destgâhı
Valide Hanı'nda Şirket-i İraniye Matbaası
Valide Mektebi Matbaası
Valide Sultan aliyetü'ş-şan Hazretleri'nin Mekteb-i Vâlâları
Van Matbaa-i Vilâyet
Van Matbaası
Varlık Matbaası
Vasili Simiruof
Vatan
Vataniye Basımevi
Vatis Tab'hanesi
Vayman Matbaası
Vefada Kürt Hüseyin Efendi Matbaası
Vehbiye Matbaası
Velayit Matbaası
Venüs Matbaası
Venüs Naci
Verlag von B. C. Teubner
Verlag von Friedrich Brandsletter
Vezir Hanı altında 52 Numaralı Matbaa (Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye)
Vezir Hanı Matbaası
Vezir Hanı'nda 20 Numaralı Matbaa
Vezir Han'ında 38 Numaralı Matbaa
Vezir Hanı'nda 48 Numaralı Matbaa
Vezir Han'ında 48 Numaralı Matbaa
Vezir Hanı'nda 48 Numerolu Matbaa
Vezir Hanı'nda İbrahim Efendi'nin Matbaası
Vezir Hanı'nda Mustafa Efendi Matbaası
Vezir Hanı'nda Mücellid Ali Bey Matbaası
Vezir Hanı'nda Şirket-i Sahafiye-i Osmaniye Matbaası
Vezir Hanı'nda Tatyos Divitciyan Basımhanesi
Vezir Hanı'nda Tatyos Matbaası
Vezirhan Matbaası
Vezirhan'ında 38 Numaralı Matbaa
Vezirhanı'nda 48 Numaralı Matbaa
Vicdan Matbaası
Victor Goupy
Viçinslaf
Vilâyet Matbaası
Vlasios Filipidis Matbaası
Votira ve Şürekâsı Matbaası
Vûtura kai S/AS
Vûtûra kai S/as
W. Drugulin Matbaası
W. H. Allen
W. M. Watts Matbaası
W. Renquet Matbaası
William Watts
Williams and Norgate
X. Nomismatides ve Şürekâsı
Y. Tolayan Matbaası
Yahya Efendi Matbaası
Yahya Efendi ve Ali Efendi Matbaası
Yahya Harirî Matbaası
Yako Levi Matbaası
Yanı Vakit Maatbaası
Yani Palamastra Matbaası
Yanko Kovaçef
Yanya Vilâyet Litoğrafya Destgâhı
Yanya Vilâyet Matbaası
Yarmalayova Matbaası
Yedigün
Yemen Vilâyet Matbaası
Yeni Adana Matbaası
Yeni Arabiye Matbaası
Yeni Asır Matbaası
Yeni Gazete Matbaası
Yeni Kitab Matbaası
Yeni Kütübhane
Yeni Matbaa
Yeni Osmanlı A. Aznavur Matbaası
Yeni Osmanlı Matbaa ve Kütübhanesi
Yeni Osmanlı Matbaası
Yeni Ses Matbaası
Yeni Şark Kütübhanesi
Yeni Şark Matbaası
Yeni Tab' İstanbul Mârifet Matbaası
Yeni Turan
Yeni Türkiye Matbaası
Yeni Yol Matbaası
Yenigün Matbaası
Yerardo Biraderler
Yerardo Biraderler
Yervant Acemyan
Yeşil Yurd
Yıldız Matbaası
Yoanis Lazaridis
Yoanis Prodromos Manastırı Basmahanesi
Yonani Basmahanesi
Yorgaki K.
Yorgi Polimeri
Yovanaki Panayoditis Matbaası
Yozgat Matbaası
Yuda Razon Matbaası
Yuradurlar Matbaası
Yurd Duyurusu Matbaası
Yusuf Kenan Matbaası
Yusuf Ziya
Yusufyan Han
Zafer Matbaası
Zaman
Zarafet Matbaası
Zareh Matbaası
Zareh N. Berberyan Matbaası
Zarh Matbaası
Zartanyan
Zartaryan
Zelliç Biraderler Matbaası
Zelliç Matbaası
Zemaliska Matbaası
Zeytinburnu İmalât-ı Harbiye Matbaası
Zeytinburnu Matbaası
Ziraat Matbaası
Ziya Matbaası
Ziya-yı Kafkasya Matbaası
13 Numaralı Matbaa
20 Numaralı Matbaa
25 Numaralı Matbaa
25 Numaralı Matbaası
28 Numaralı Matbaa
2inci Numaralı Devlet Matbaası
3 Numaralı Matbaa
3. Enternasyonal Matbaası
35 Numaralı Matbaa
37 Numaralı Matbaa
38 Numaralı Matbaa
3üncü Beynelmilel Namına Devlet Matbaası
41 Numaralı Matbaa
46 Numaralı Matbaa
52 Numaralı Matbaa
61 Nolu Matbaa
63 Nolu Matbaa
72 Numaralı Matbaa
9. Matbaa

Darbe Günlükleri



Darbe Günlükleri
Nokta dergisinde 2007 yılında 29 Mart-4 Nisan arasında yayınlanan sayıda kamuoyuyla paylaşılan "Darbe Günlükleri" sayesinde, 2004 yılı içinde "Sarıkız" ve "Ayışığı" kod adı dışında bir de isimsiz üç darbe girişiminin atlatıldığı ortaya çıkmıştı.

Günlüklerde hem darbe planları, hem de "darbe için gerekli toplumsal ve sosyal karışıklıkların meydana getirilmesinde medya ve akademik çevrelerin harekete geçirilmesi" amacıyla düşünülen eylem planları yer alıyor.

Günlüklerde ayrıca, Ergenekon Operasyonu kapsamındaki son büyük gözaltı dalgasında polis tarafından gözaltına alınanlardan bazılarının adlarına da rastlanıyor.

İşte kamuoyunda büyük etki yaratan o Darbe Günlükleri...




4 Eylül 2003

Günümüz ziyaret ve brifingle geçti. Önemli ziyaretçim Kara Kuvvetleri
Komutanı Org. Aytaç Yalman’dı. Denk ve kafadar. Kendisini 1993 yılından beri
tanıyorum. Ülkenin durumu ve ne yapabileceğimiz konusunda konuştuk. Düşünce
farklılığımız yok. Hayret ettiğim, bu adamın komuta kademesinde sanki bölücü
olarak tanıtılmasıydı. Gayet uzlaşıcı ve mantıklı düşünen ve medeni bir insan.

14:30′da Genelkurmay Başkanı tarafından Hava Kuvvetleri K. Ve MGK Genel Sekreteri
ile beraber Cumhurbaşkanı’na takdim edildik. Cumhurbaşkanı, bizlere çok
güvenen, bizlerden destek bekleyen bir insan. AKP’nin yaptığı eylemlere karşı
bizden destek arıyor. Biz bu desteği ona vermek mecburiyetindeyiz. Aksi halde
devletin üst kısmında bölünme görüntüsü, bu adamlara teşvik olabilir.



5. Eylül 2003

Jandarma Genel Komutanı ziyaretime geldi ve malum meseleden konuştuk.



12 Eylül 2003

Sabahleyin Genelkurmay Başkanı bana hayırlı olsun ziyaretine geldi. Kendisiyle
açık olarak sohbet ettik. İlhami Paşa’nın olayı ile beraber MGK, Tersane, 28
Şubat gibi olayların da aynı zamanda yayına geçirildiği ve bunun bir yıpratma
kampanyası olduğunu kendisine anlattım ve “28 Şubat için bir işlem yapacak
mısınız” diye sordum. (Nokta’nın notu: Metinde kısaca “28 Şubat” diye söz
edilen şey, Vatan gazetesinde 9 Eylül 2003′te başlayan 28 Şubat konulu yazı
dizisi… Dizide, Çevik Bir’in, harekete geçmeyi savsakladığını düşündüğü zamanın
Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın yakasına yapışıp hesap sorduğu anlatılıyordu.)
“Hiçbir şey düşünmüyorum, bizimle değil yani kurumla bir ilişkisi yok ama
şahıslar ile ilgisi doğru. Esasında birçok çirkin olay da oldu. Ben şahidim.
YAŞ toplantısında Çevik Bir Genelkurmay Başkanı’nın üzerine yürüdü ve bazı
kişiler salondan çıkmaya davet etti” dedi. “Yine de kurumumuzu zayıflatan bir
yayın tarzı, bence bir açıklamaya değer” dedim.



22 Eylül 2003



(…) 14:00′te Genkur (Genelkurmay -Nokta) karargahına gittim. (…) Bu takdimin
bitiminden sonra 1 Ekim meclis açılışına eğer TBMM Başkanı kapıda bizleri
türbanlı ve eşli olarak karşılarsa gitmeme kararı aldık. Sonra bizler
(komutanlar Jandarma Genel Komutanlığı’na geçip çok özel olarak konuştuk. Şu
kararı aldık:

* AKP hükümetini vazgeçirmek için neler yapılması konusunda yapılan hazırlıklar
bu hafta Genelkurmay Başkanı’na takdim edilecek.

* İncelemesi için kendisine fırsat verilecek ve sonra onun niyetleri ve görüşü
sorulacak.

* Eğer bizle aynı fikirde veya yakın ise yolumuza devam edeceğiz.

* Eğer bir işlem yapılmasını kabul etmezse kendisine “Ya sen çekil yahut da biz
çekiliyoruz” diyeceğiz.

Kısaca planımız bu. Bu konuyu ve planı tartıştık. Kara Kuvvetleri Komutanı
ikide bir ne kadar rahatsız olduğunu belirtip, bir şeyler yapılmalı diyor.
Kendisinin YÖK konusunda attığı adımları bayağı benimsemiş. Belki de hükümetin
attığı bazı adımların reaksiyon göreceğini belirtmek bakımından iyi oldu ama,
imam yine de bildiğini okuyacağı için yetki olmadığı sürece veya hükümet
korkutulmadıkça yapılacak hiçbir eylem hükümeti kararından vazgeçirmeyecektir.
Neyse bu arada Fırtına (Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına-Nokta) ayağa
kalktı ve haydi hep beraber el sıkışalım dedi ve dördümüz ellerimizi üst üste
koyup el sıkıştık! Bana çok komik geldi.

Ortalıkta sezdiğim kadarı ile JANGENK (Jandarma Genel Komutanı Şener
Eruygur-Nokta) kışkırtıcı rol oynuyor. İllaki bir şeyler yapılmalıdır, diyor.
Geçen yıl neler olduğunu biz bilmiyoruz. Ne olduğunu sordum, Kara Kuvvetleri
Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman cevap vermedi ama hep geçen yıl biz bunu
gördük, bu adam korkak bir şey yapamaz. Hükümet ile aynı düşüncede, farklı bir
düşüncesi olmaz deyip duruyorlar. Bu sıralarda milletin ihtiyacı olan bir şey
de bizim aramızda doğacak bir gerginlik olabilir mi? Çok dikkatli
davranmalıyız, hele aramızdaki kopukluk olması yerine Genkur’u da kazanarak ne
yapacaksak yapmalıyız. Bana bugün buraya gelişimiz bile bir tezgah gibi geldi.



26 Eylül, 2003



Sabahtan öğleye kadar özel çalışmayı yaptım. Güzel hazırlanmış. Bazı eksik
noktalar vardı, onları not ettim ve öğle yemeği için Kara Kuvvetleri
Komutanlığı’na gittim. Özel çalışma üzerinde konuştuk. Hepimiz aynı fikirdeyiz.
Bu çalışma tüm ordu komutanları ve bizlerin fikirlerini yansıtıyor. Bu çalışma
Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından Genkur. Bşk’a verilecek ve onun reaksiyonu
beklenecek. Çalışma biraz muhtırayı andırıyor ama Kara Kuvvetleri Komutanı’na
onu yumuşatarak vermesini söyledik. Eğer Genkur. Bşk. Onaylamazsa problem o
zaman başlayacak. Ya o gider ya da biz gideriz. Ama ülkenin gidişi çok kötü ve
birilerinin buna dur demesi lazım. Aksi halde kısa sürede İran’a döneceğiz.



Genelkurmay Başkanı adamların şeriatçı olduğuna inanmıyormuş



30 Eylül 203



Kara Kuvvetleri Komutanı’nı aradım, özel çalışmayı sahibine vermişti. Dört
noktada itiraz olmuştu. Adamların şeriat devletini kurmak istediğine
inanıyormuş… Diğer gerekçeleri de önemli ama en nemlisi budur. Yani esastan
aramızda fark var. Tedbirler ile genelde hemfikir olmuş. Ben de Kara Kuvvetleri
Komutanı’na “bu çalışmayı kendisine vermek dahi önemliydi. Bence iyi yaptınız.
Hemfikir olmak veya olmamak onun bileceği şey. Eğer böyle devam ederse istifam
çantadadır ve hemen verir ve giderim. Dünya umurumda değil” dedim.

(…)

14:00-17:00 arasında kesintisiz konuklar geldi. Birinci konuğum (e) Or. Edip
Başer’di. Kendisi ile son durum nedir ve neler yapılabilir konusunda sohbet
ettik. Onun görüşü de benimki gibi adamlar ile dialog kurulması gerektiği
şeklinde. Dialog kurulmazsa husumet doğacak ve inandıklarımızı onlara
inandıramayacağımız gibi. Fark kemikleşecek ve hiçbir zaman kaybolmayacak.



7 Ekim 3003



Akşam İHL’ler ile ilgili yasa tasarısının meclise sevk edileceğine dair bir
duyum geldi. (Genelkurmay Başkanı ve komutanlar bir yurt gezisindedir-Nokta).
Haber her zamanki gibi JANGENK’e gelmişti. Bu, hükümetin ne kadar kararlı
olarak Cumhuriyet ve Laikliğe karşı hareket ettiğini göstermekteydi. İşin
tuhafı yapabileceğimiz eylem ve alabileceğimiz tedbirler çok azdı. Yemekte
konuyu Genelkurmay Başkanı’na açmaya karar verdik.

(…)

Bu arada İmam hatipler ile ilgili tasarının Meclis’e komisyona geldiğine dair
haber geldi. Yemekte Genelkurmay Başkanı’nın bir yanında ben diğer yanında Kara
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman oturuyordu. Hemen konuyu İHL ile
ilgili yasaya getirdim. Bunun kabul edilemez bir teşebbüs olduğunu kendisine
söyledim. Hatta ileride bu bizim harp okullarına İHL mezunu öğrenci kabul
etmemize bile neden olabilir dedim. Bana “Beni çiğnemeden, benim üzerimden
geçmeden bunu çıkaramazlar, ama sizler de konuyu abartıyorsunuz. İtiraz etmek
iyi ama bir öneri hazırlamamız ve diğer meslek okullarının üniversiteye
girişleri için önlerini tıkamamız lazım” dedi. Sonra bana kendisinin
kafasındaki çözümü anlattı. “İHL’ler normal liseye ek olarak din dersleri
okuyor. Bu nedenle onların üniversiteye girmesi normal ama bu kadar İHL’ye
gerek yok onun için gerektiği kadarını bırakıp geri kalanlarını normal liseye
dönüştürelim” dedi. Ben de kulaklarıma inanamayarak onu dinledim. Dini
düşünceler ile yetiştirilmiş, bir olayı sebep sonuç ilişkisi yerine yüce
yaratanın neden olması ile açıklayan bir kafa yapısının nasıl bir bilimsel
öğrenim göreceğini anlamak zor. Daha doğrusu üniversitenin yobazlaşması
anlamına gelecek olan bu adımı açıklamak mümkün değil. Diğer yandan da Aytaç
Paşa da aynı şekilde onu sıkıştırmaya devam etti. Akşam oldukça tedirgin oldu
ve suratı asıldı. Yemek bittikten sonra ayrıldık ve yattık.



Hepimiz şüpheleniyoruz: Genelkurmay Başkanı dinci mi?



8 Ekim 2003

Sabah Ufuk beni erkenden kaldırdı. (Komutanların gezisi devam ediyor-Nokta).
Kara Kuvvetleri Komutanı bizlerle 07:35′te görüşmek istiyormuş. Toplandık. Konu
İHL yasa tasarısı. Dün akşam komutan ile yaptığı görüşmeden çok rahatsız olmuş.
Komutan ona aldırmaz bir tavır ile cevap vermiş. Ben de kendisine bana
söylediklerini anlattım. Şaşırdı kaldı. Karargahlarımıza bu konuda ayrı ayrı
çalışma yaptırmaya karar verdik. Sonunda Cuma günü bu çalışmaları birleştirip
seçenekli bir öneri ile Genelkurmay’a göndermeye karar verdik. Mühim olan
bundan sonrası ne olacak. Genelkurmay Başkanı yazdıklarımızı kabul ederse sorun
yok. Etmezse ne yapacağız. Kahvaltıya oturduk. Komutan yorgun gözüküyordu.
Sebebini sorduk. “Dün gece uyuyamadığını ve İHL yasasından tedirgin olduğunu”
söyledi. Bu sözler dün gece onun huzurunu kaçırdığımızı gösteriyordu. Bilhassa
kahvaltı sırasında Hurşit paşa “Gazetelerde İHL ile ilgili haberleri gördünüz
mü” diyerek bilerek ve planlı bir şekilde konuyu açtı ve Genelkurmay Başkanı’nı
konuşturmaya başladı. Her taraftan sıkıştırmaya başladık.

Kahvaltıdan sonra hemen karargahı aradım ve talimat verdim. Diğer taraftan da
Kocaeli Üniv. Rektörünü aradım ve ona da rektörler olarak bu işi hemen ve sert
bir şekilde protesto etmelerini, arkalarında olduğumuzu söyledim. Sonra önce
Hava Eğitim K. Korg. Nuri Solakoğlu’nu, sonra Landsoutheast Org. Orhan Yöney ve
Güney Deniz Saha K. Kora. Lütfü Sancar’ı ziyaret ettik. Tüm gittiğimiz
komutanlar bölgelerindeki irtica durumu ile ilgili bilgi verdiler. Aramızdaki
durum şöyle: Hiç birimiz Genkur’un cesur bir kişi olduğunu zannetmiyor. AKP
hükümetine karşı zaman kazanmak için bizi oyaladığını zannediyoruz. Geçen yıl
biz yoktuk ama olanların anlattığına göre hükümetin attığı her anayasa karşıtı
harekete yumuşatıcı bir bahane bulmuş. Geldiğimden beri benim gözlemim de aynı.
Hükümet ile adeta gizli bir anlaşması varmış gibi davranıyor. Halk nazarında zemin
kaybettiğimiz ve gözden düştüğümüz, halkın güvenini kaybettiğimiz kesin olmakla
beraber gerekli davranışı sergilemiyor ve hala hükümet ile iyi geçinmeye gayret
ediyor. Belki de hafif anlamda yaptığı çıkışlar da danışıklı dövüş. Sanki bizi
askıda tutmak ve yumuşatmak gibi bir misyonu var.

Kara Kuvvetleri K. Sonunda işin başına kalacağını biliyor. Bu nedenle çok
dikkatli ve her olayı takip ediyor. Yaptığı her hareketin duyulmasını ve
anayasal kurumların yalnız olmadığı intibaını vermek istiyor. Çok dürüst ve
güvenilir insan. JANGKK tam bir şahin. Genkur. hakkında bir kanaate sahip olmuş
ve o kanaat kendisinde bir saplantı haline gelmiş. Genkur. ne yaparsa yapsın
şüphe ile karşılıyor. Ona göre Genkur. bizi oyalıyor. Kendine göre hesapları da
olabilir. Havacı bence hala ortalığı tartıyor. Ama güvenilir biri. Hepimiz aynı
şekilde birbirimize güvenerek hareket ediyoruz. Herkesin anlamadığı veya
şüphelendiği birkaç konu şunlar.

* Hükümetin adamı mı?

* Dinci mi?

* Bizi oyalıyor mu?

(…)

Erzurum’a giderken uçakta Kara Kuvvetleri Komutanı’na “eğer komutan bizimle
aynı fikirde olmazsa onu da aramıza alarak beşimiz birden istifa edelim. Etmek
istemezse zorlarız” dedim. Bu fikir onun çok hoşuna gitti. Ayrıca “Umarım iş bu
noktaya gelmez. Daha önce atacağımız adımlar da var. Genkur’da brifing vererek
durumu basına açıklamak, Genkur. Bşk. Tarafından hükümete mektupla uyarıda
bulunmak gibi yapacaklarımız var” dedim. Erzurum’da da aynı konuşmalar cereyan
etti.

Uçakla Diyarbakır’a giderken Kara Kuvvetleri Komutanı ile artık çok
yakınlaşmıştık. Bana, “Bu sene geçen sene gibi olmayacak demiştim ve nitekim de
öyle oluyor. Havacı (bir önceki Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk-Nokta)
ve Denizci (bir önceki Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Alpkaya-Nokta) geçen
yıl gidip Hilmi Paşa’ya biz seni destekliyoruz dediler. Bir kere dahi oturup bu
konuları aramızda konuşmadık. Bu sene rahat rahat aramızda konuşuyoruz ve en
güzeli artık gülüyoruz. Şu gezinin böyle olacağını hiç düşünmemiştim. Hiç
yorgunluk hissetmiyorum ve artık çok mutluyum” dedi.

Kara Kuvvetleri Komutanı ilave olarak “Ben geçen yıl da yıl başında bu yılki
özel çalışmaya benzer bir mektup yazıp verdim. Çok tedirgin oldu ve bir müddet
bana karşı tavır takındı” dedi. Diyarbakır’a indik. Ankara ile konuştum ve
hazırlıkların istediğimiz gibi gittiğini öğrendim. Bu arada rektörlerden de ilk
tepki geldi.



13 Ekim 2003

Önemli bir konuda da İHL ile ilgili olarak yapılan sert açıklamaydı.
“Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, imam hatip mezunlarına
üniversiteye giriş kolaylığı sağlayan tasarının Anayasa’ya uygunluğu konusunda
“ciddi endişeleri bulunduğunu” söyledi. Başbuğ, ihtiyacın çok üzerinde olan
imam hatip liselerinin (İHL) sayısının daha da artırılmak istenmesini de
anlayamadıklarını belirterek “Mezunların ne olduğunu takdirinize sunarız” dedi.

(…)

Kara Kuvvetleri Komutanı’nı aradım o da beni arayacakmış. Çok memnundu.
Zorlayarak da olsa Genkur’a istediğimiz açıklamayı yaptırmıştık. Genelkurmay
Başkanı’nın dinci bir görüşü desteklediğine karar verdik”



25 Ekim 2004



16.30 da öne Hava Kuvvetleri K. ve sonra da Kara Kuvvetleri Komutanı’na
gittim. İbrahim bana çok dertliydi. Arkadaşım seninle paylaşmak istediğim bazı
şeyler var dedi. Bir gün önce gazetelerde Kayseri Orduevi’nde türbanlı olarak
içeri alınan bazı kişilerin ve valinin resimleri vardı. Bunun için Genelkurmay
Başkanı’nı görmeye gitmiş. “Bu çok ciddi bir konu, ben garnizon komutanı olan
tümgenerali Ankara’ya tayin etmeyi düşünüyorum” demiş. Esasında olay tam
anlamıyla valinin bir tezgahı. Türbanlıları bir anda içeri sokup sonra da
resimlerini çektirmiş ve gazetelere dağıtmış. Sonradan türbanlılar
çıkartılmışsa da bir işe yaramamış. Genelkurmay Başkanı bu konuda “Ama bu çok
ciddi bir iş, bir kısım halk buna karşı tepki gösterebilir. Onun için bunu
yapamayız. Sonra generale yazık olur” demiş. Fırtına devamla “Generale bir şey
olmayacak sadece buraya tayin edeceğiz” demesine rağmen kabul etmemiş ve “O
zaman senin de istifa etmen gerekir” demiş. Fırtına da “Hemen şimdi istifa
ediyorum ve bu konuşmamızı da derhal bir basın toplantısı yaparak açıklıyorum”
demiş. Genelkurmay Başkanı olay ciddiye binince mayna ederek kıvırmaya başlamış
ama bizim Fırtına bir kere çileden çıkmış ve bu tehdit onun çok ağrına gitmiş.
Kendisini teselli ettim ve her türlü desteğimin ondan yana olduğunu söyledim.

Beraberce Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gittik. JANGENK da geldi. Daha biz
yeni içeri girmiştik ki Genelkurmay Başkanı Kara Kuvvetleri Komutanı’nı aradı
ve ABD’nin isteği üzerine hükümetin Irak’a asker göndermekten vazgeçtiğini ve
bu mevzuda biraz sonra General Jones’un kendisini arayacağını ve kendisine ne
söylemek gerektiğini sormuş. Az sonra da beni aradığına dair haber geldi. Ben
de kendisini aradım. Bizim hep beraber olduğumuzun haberini almış. Sesi çok
bozuktu. Herhalde bizim ondan habersiz toplanmamız onu çok rahatsız etmişti.
Bana da aynı soruyu sordu. Hepimiz hemen birkaç konu tesbit ettik ve Aytaç
Paşa’ya verdik. O da bunları hemen kendisine bildirdi. Sonra kendi aramızda
konuşmaya başladık. Bu toplantıyı ben talep etmiştim. Önemli bazı konular
konuştuk. İbrahim istifa olayını açıklayınca kızılca kıyamet koptu. Kara
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman çok bozuldu ve kendisine ait benzeri
bir olayı anlattı. Ekim ayı başında Harp Okulları açılışı için yapılacak
konuşmada hepimiz mesajlar vermeye karar vermiştik. Genelkurmay Başkanı
açılıştan bir gün önce Kara Kuvvetleri Komutanı’nın konuşma metnini istemiş, o
da ben size bu metni veremem demiş. GM (Genelkurmay Bşk. Nokta) peki ben kuvvet
komutanlarının metinlerini kontrol edemeyecek miyim demiş. O da hayır
edemezsiniz, diye cevap vermiş. Bunun üzerine hepimiz artık bu Genelkurmay
Başkanı ile işlerin yürüyemeyeceğine, kendisinin başka menfaatler peşinde
olduğuna, korkak ve hükümet yanlısı olduğuna, dıştan cumhuriyetçi gözükmekle
beraber içeriden dinci bir görüşü desteklediğine karar verdik. Bunun üzerine
ben de şunları söyledim:

- AB’nin ilerleme raporu bizim için büyük bir şans oldu. Bana kalırsa AB
intihar etti. Artık bundan böyle bizi almak istediklerine zor ikna edeceklerdi.
Bizim bundan sonra yapmamız gereken AB’nin bizi istemediğine dair olan konunun
üzerine giderek her tarafta bunu yaygınlaştırmamız. Böylelikle hükümetin eline
geçmiş olan AB kozunu elinden alarak onları iç siyasete döndürerek bizden
korkar hale getirmemiz lazım. Bunu yaparken de daima sert açıklamalardan
kaçınmamalı ve onlara gerekirse her şeyi yapabileceğimiz intibaını vermeliyiz,
dedim. Tabii bu arada en önemli konu Kıbrıs ve mahalli seçimler. Kıbrıs’ı
istediğimiz şekilde çözümsüz olarak bırakmalıyız ve bu arada Kıbrıs
muhalefetinin seçimi kazanmasını da önlemeliyiz. Böylece AB’ye ikinci bir darbe
vurabileceğiz. Mahalli seçimler için muhakkak bir alternatif cephe
yaratılmasına çalışmalı ve bu adamların Ankara ve İstanbul’u da kazanmalarını
önlemeliyiz, dedim. Ne yapacaksak bir an önce yapmamız lazım geldiğine
inanıyoruz. Önümüzde daha vakit olduğu için bugün konuştuklarımızı dönüşte
yazılı olarak Kara Kuvvetleri Komutanı’na vereceğiz ve kendimize artık bir
çalışma programı yapacağız.



15 Kasım 2003

Sabahleyin “Allied Action” NATO tatbikatını izlemek üzere Ayazağa’ya gittim.
Akşamki yorgunluğuma rağmen sabahleyin dinç bir vaziyette kalkabildim. HOSİM’de
diğer komutanlar ile buluştuk. Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı,
JANGENKK oradaydılar. Beni neşe ile karşıladılar. Kara Kuvvetleri Komutanı
“sana anlatacaklarım var, bugün bana biraz zaman ayır” dedi (…) Tatbikatın
bitiminden sonra Kara Kuvvetleri Komutanı ile Harbiye Orduevi’ne gittik. Kara
Kuvvetleri Komutanı anlatmaya başladı:

- Pazartesi günü alışılmış şekilde kendisine haftalık bilgi vermek üzere
aradım. Sesi biraz tuhaftı ve buruktu. Ben anlamamazlıktan gelerek kendisine
anlatmaya başladım. Bitirince o bu sefer konuşmaya başladı.

- Cuma akşamı sizleri aradığımda hepinizi benden habersiz olarak senin orada
toplanmış bir durumda buldum. Benden habersiz toplanmanıza da üzüldüm.

- Bizler muhtelif zamanlarda çay içmek sohbet etmek için toplanıyoruz. Bu ilk
değil. Bugüne kadar kaç kere toplandık. Bu sefer de istek Özden’den geldi ve
son gelişmeleri, Kıbrıs, AB gelişme raporunu hep beraber değerlendirelim
istedi. Biz de bunun üstüne toplandık. Bunda ben bir yanlış taraf görmüyorum.
Eğer size karşı bir hareket içinde olduğumuzu zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
Zira böyle bir iş herhalde resmi dairelerde olmaz. Onun için de endişenizi
anlamadım.

- Yine de bana haber verseydiniz ben de gelirdim veya niye bu konuları benimle
paylaşmıyorsunuz. Bunları söylerken sesini yükseltmeye başladı. Benim huyumu
çok iyi bildiği için ben de sesimi yükseltmeye başladım ve.

- O zaman size söyleyeceklerim var. 312 kişi “Onbaşı bile olamayacakları
general yapıyorlar” diye bir gazetede haber yayınlandığında mahkemeye veriyor
ve siz buna katılmıyorsunuz. Herkes bize acaba Genelkurmay Başkanı AKP
partisinden mi yoksa, TSK’den değil mi diye soruyor. Cevap vermekte güçlük
çekiyoruz. Neden bizimle beraber siz de mahkemeye vermediniz.

- Genelkurmay Başkanı’nın o kadar bir gizemi olsun. Ben sizlerin de yani kuvvet
komutanlarının da vermesini tasvip etmedim. Bir gazetede küçücük bir köşede yer
alan bir haber şimdi büyüdü, tasvip eden var etmeyen var.

- Bunu nasıl söylersiniz. Zaten halk üzerinde itibarımız gittikçe zayıflıyor.
Siz kalkmış neler söylüyorsunuz. Bu yakıştırmayı TSK’da kim kabullenebilir ki.
Sizin bizimle olmamanız bizleri çok üzdü. Diğer bir konu siz “sizlerle konuşmak
istiyorum, benimle toplanın” diyorsunuz ama bugüne kadar hiçbir şeyi bizle
paylaşmadınız. Biz yayınladığınız bildirileri gazetelerden öğrendik. Bizdeki
intibanız siz bizle bu konuları paylaşmak istemiyorsunuz, şeklindedir. Size
söylemek istemezdim ama geçen yıl size en fazla desteği kim verdi. Şöyle bir
düşünün.

- Tabii ki sen verdin ve sana çok müteşekkirim.

- O halde nasıl olur da böyle birşeyi bizim hakkımızda düşünebilirsiniz.

Son sözleri söylememin gayesi geçen yıl eğer ben ona karşı Çetin Doğan ile
birlikte olsaydım onu paramparça edeceklerdi.

Ama ben öyle yapmadım. Konuşmamız bundan sonra tatsız bir şekilde sona erdi. 11
Kasım günü kendisi yurt dışına gitti. Ben de İlker’e gittim (II Başkan).
Yaptığımız özel çalışmanın ne olduğunu sordum Bana:

- Biz de bir grup kurduk. Komutan sizinkileri okudu. Grup bizim ve sizin
önerilerinizi birleştirerek bir öneri hazırlayacak ve bunu sizlere
göndereceğiz. Sonra bu konuyu Askeri Şura’ya getirerek tartışıp herkesin fikrini
alacağız. Bilahare de sonucu Cumhurbaşkanı’na götüreceğiz, sonra da Başbakan’ı
buraya davet ederek kendisi ile bu konuyu görüşeceğiz. Bizim planımız bu
şekilde. Yani sonuçta bir nevi “Muhtıra” olacak.

- İlker sana ayrılırken söyledim. Şahsi menfaatlerin sakın ülke menfaatlerinin
önüne geçmesin. Tekrar aynı şeyi söylüyorum. Yapmazsın ama yine de unutma.

Böylece Genelkurmay’ın planı ilk defa belli oluyordu. Bu plan üzerinde Kara
Kuvvetleri Komutanı ile tartıştık. Zira bazı konuların açığa çıkması gerekiyordu.
Onlar bize çalışma sonuçlarını verince bizim bu konu üzerinde çalışmamız ve
konunun hafifletilmesini önlememiz gerekiyordu. Diğer bir konu Şura’daki bu
öneriler tartışılırken Başbakan olmamalıydı. Zira bu şekle gidilirse olay
normal bir Şura tartışmasına dönecek, kendisi hiç konuşmayacak buna mukabil
bizleri konuşturarak aynen Çetin Doğan’ın durumuna düşecektik. Buna engel
olunmalıydı. Her kafadan bir ses çıkmasını önlemek için de Şura öncesi bir
toplantı yapılarak herkes ayın hizaya getirilmeliydi. Önceden nabız yoklandığı
için hiçbir çatlak ses çıkacağını zannetmiyorduk. Hatta Kara Kuvvetleri
Komutanı, Yaşar (Büyükanıt, o sırada 1. Ordu Komutanı-Nokta) ile de görüşmüş.
Ben de bu konuyu çok merak ediyordum. Zira Yaşar ileride G (Genelkurmay Başkanı-Nokta)
olabilecekti.

Ama o da kendinden beklendiği şekilde “Önümüzde iki seçenek var. Ya bu iktidara
hiç sesimizi çıkarmayacağız. Ya da sopa zoru ile istediğimizi yaptıracağız”
demiş. Kendisinden ben de bunu beklerdim. Ama gene de onun durumunu takdir edip
mümkün olduğu kadar kendisini korumamız lazım. İlker için de aynı şeyi
konuştuk. Her ikimiz de İlker’in zafiyetinin olduğunu ve şimdiden ikbal
heyecanına düştüğü şeklinde oldu. Çok pasif davranıyor ve durumu idare etmeye
çalışıyordu. Bence de Genelkurmay Başkanı Ağustos 2004′e kadar durumu idare
edip Kara Kuvvetleri Komutanı ve JANGENKK’un gitmesini bekleyecek ve ondan
sonra da üzerimizde tam bir hakimiyet kurmaya çalışacaktı. Diğer üzerinde
konuştuğumuz bir konu da eğer Başbakan kendisine söyleyeceklerimizi hiç nazarı
itibara almazsa ne olacaktı. O zaman daha Şura toplantısında bu iç işin de
kararı alınmalıydı. Zira bundan sonraki Şura toplantısı Ağustos 2004 ayındaydı.
Bu arada Kara Kuvvetleri Komutanı bana

- Şener’in (Eruygur-Nokta) bazı sivri fikirleri var. O bizden biraz farklı bu
konulara yaklaşıyor. Ama onun fikirlerini benimsemek şimdilik mümkün değil. Çok
dikkatli olmalıyız, gereksiz yere tırmandıracak hareketlerden kaçınmalı ama az
derecede de reaksiyon göstermemeliyiz.

- Katılıyorum. Ben Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’un
fikirlerinin ne olduğunun başından beri farkındayım. Amacımız mümkün olduğu
kadar beraberce hareket etmek. Bu nedenle ne yapıp edip Genelkurmay Başkanı’nı
kendi yanımıza çekmeliyiz.

Hatta bence bu hafta topluca ona gidelim ve açıklamada bulunalım. Yaptığımız
her şeyin ona destek vermek için olduğunu ama kendisi bizimle beraber olmak
istemezse bizim buna devam edeceğimizi ve bu olaylar aleyhimize işlemeye devam
eder ve o bizden ayrılırsa o zaman da “Biz TSK’nın imajını koruyamadık o
nedenle hep beraber siz de dahil istifa ediyoruz” diyerek ayrılırız.

- Bu işleri bu yıl sizler ile konuşmak çok iyi, geçen yıl ben çok yalnızdım.
Bülent (bir önceki Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Alpkaya-Nokta) kendisine
gidip ben sizi destekliyorum onlar ile beraber değilim ve siz doğru
yapıyorsunuz deyince biz Şener ile yalnız kaldık. Onlar Havacıyı (bir önceki
Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk-Nokta) da yanlarına alarak bir grup
oldular. Buna rağmen Çetin’e karşı ona elimden gelen desteği verdim. Ama Bülent
bize bir yıl kaybettirdi. Onu biz terfi ettirdik ama ben o adamın böyle bir tip
olduğunu tahmin etmiyordum.

- Tabii biliyorsunuz o bunları niye yaptı. Sadece üçüncü yıla uzamak istiyordu.
Bunun için de Genelkurmay Başkanı’nın onayına ihtiyacı vardı. Bu yüzden ona
yaranmak için ülke menfaatlerini ayakları altına aldı. Biz dışardan geçen yıl
olayları böyle görüyorduk.

- Ben bunu altı ay önce fark ettim ve Genelkurmay Başkanı’na giderek ağırlığımı
koydum. Bülent’i uzatmak gibi bir niyetiniz olduğunu seziyorum, böyle
yaparsanız çok yanlış yaparsınız, üstelik ben bunu tasvip etmiyorum dedim.
Ağırlığımı koyunca bana rağmen bunu yapamadı. Bu sene de ben artık gideceğim
ama onun kendi adamlarını terfi ettirip istediği yerlere getirmesine engel
olacağım.

- Bizden her türlü destek. Beraber listeleri yapalım. Biz Fırtana da dahil her
türlü desteği verdik bile dedim.

- Genelkurmay Başkanı’nın esasında başka amaçları var. Kendini TSK’ne
yenilikler getirmek ve çağ açmak misyonuyla yükümlü sayıyor.

- Benim kanaatim de aynı. Kendisinin uygulamalarından anladığım kadarı ile
TSK’ni MSB’ye bağlayacak ve kuvvet komutanlarını da kendisine danışman gibi
yardımcı olarak alacak. Küçülecek ve tüm kuvvetlere emir veren bir komutan
haline gelmek istiyor. Bir çok şeyi birleştirmesi, bunun bazı ipuçları gibi
geliyor. Kafasında Müştereklik adı altında yatan bu fikirler olduğunu
zannediyorum dedim.

- Bana rağmen KK’ni küçültemez. Ama senin haklı olduğun değerlendirmeler var.
Daha karargaha gelir gelmez adli müşavire Genelkurmay’ın MSB’na bağlanmasının
hukuki ve fiili sonuçları ne olabilir diye bir inceleme yaptırdı.



19 Kasım 2003

Öğleden sonra 14:00′da Genelkurmay Başkanı başkanlığında toplanarak MGK’da
konuşulacak konuları gözden geçirdik. Genelkurmay Başkanı kendine bazı
konuşmalar hazırlamış. Bizi dinlemedi bile, söylediklerimizi de kaale bile
almadı. Bilhassa KKK ne derse hep ters yanıt verdi. Anlaşılmaz bir tutum
içersinde. Konuşmalarında hep hükümeti savunuyor ve sizin doğru dediğiniz her
konunun tersini ileri sürüyor. Eğer bir sivri konu olursa ve savunamayacak
durumda ise “Bunu sen söyle” diyor. Buradan çıktıktan sonra JANGENKK bizi davet
etti ve onun odasına gittik. İbrahim yurt dışında olduğu için toplantıda yoktu.
Durumu değerlendirdik. Aynı mevzuları tekrar konuştuk ve MGK’da hiç konuşmama
kararı aldık. Bu arada JANGENKK bize yine bir sürü irtica ile ilgili resim ve
takip neticesi yapılan tesbitler ihtiva eden yazılar dağıttı. Eylül başından
beri biriken miktar inanılmaz hacimde. Hala irtica yaygın değildir diyebilmek
için insanın aklında başka fikirler olması lazım.



“Bizi takip ettirdiğini de zannediyoruz”



22 Kasım 2003

KKK’lığında toplandık. Ne yapacağımızın programını yaptık. 1 Aralık günü
bizlere yani kuvvet komutanlarına bir takdim yapılacak. Bu tadimi müteakip 3
Kasım günü Şura üyelerine bir takdim yapılacak ve sonra konu Başbakan’a ve
Cumhurbaşkanı’na iletilecek. Şura toplantısında amacımız Ağustos 2004 ayına
kadar olacak sürede bu hükümet bildiğini okumaya devam ederse komuta heyetinin,
halkın da duyacağı bir muhtıra vermesi şeklinde bir yetki almak. Akşam Kara
Kuvvetleri Komutanı’nın verdiği akşam yemeğine katıldık. Öğlen yaptığımız
toplantıda artık hepimiz bu işin bu Genelkurmay Başkanı ile gitmeyeceğini, bu
adamın kendi menfaatlerini ülke yararı önünde tuttuğunu, korkak ve hükümete
yaranma peşinde olduğuna dair fikir birliğine vardık. Bizi takip ettirdiğini de
zannediyoruz.



1 Aralık 2003

Bugün öğleden sonra Genelkurmay Başkanı bize verdiğimiz özel çalışmaya cevap
olarak bir takdim yapacaklardı. Öğleden sonra Genkur’a gittik ve takdimi
dinledik. Takdim benim tahminimden daha detaylı hazırlanmıştı. Önemli konular
vardı. Biz komutanlar olarak taviz vermez bir tutum içerisine girecektik.

Takdimi durdurarak sorular ile açtık. Aklımızda hep uyutuluyor muyduk endişesi
vardı. II. Başkan (Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ-Nokta)
güvenilecek bir general değildi. Kendi yararını ülke yararı üzerinde tutuyordu.
Ve bize kesin cevaplar vermiyordu.

Genelkurmay Başkanı dahil hepimiz bu hükümetin esas amacının dini bir devlet
esası getirmek olduğunda hemfikir olmuş ve bugüne kadar olan eylemlerinin
anayasaya aykırı ve hatta onu değiştirmek üzere planlandığını ama görünürde
demokrasinin verdiği özgürlüklerden faydalandığını tesbit ettik. (…) Bir ara laiklik
tanımı üzerinde tartıştık. AKP ile bizim laiklik anlayışımızda fark vardı. Ve
bütün uyutmaca da buradan kaynaklanıyordu. Son olarak hepimize söz verdi. Kara
Kuvvetleri Komutanı “Ben çok rahatsızım ve devlet elden gidiyor. Bir an önce
bir sıkıyönetim içerisine girmeli” dedi. Bana söz verdiğinde “Mademki hepimiz
bu hükümetin anayasaya aykırı hareket ettiğine eminiz, o halde 35. madde
gereğince anayasayı da korumak bizim görevimizdir. Eğer bir eylem planı
yapılacaksa bu planın ne maksatla yapıldığının bilinmesi lazım. Bu nedenle
burada bir karar vermemiz gerekiyor” dedim. Genelkurmay Başkanı bana dönerek
“her ikiniz de açıkça konuşmadınız ama söylemek istediğiniz şey olamaz ve bize
çok zemin kaybettirir. Yapacağımız başka şeyler var” dedi. Ben de “Doğru söylüyorsunuz
o telaffuz etmek istediğimiz şeyden başka da şeyler olabilir. Mesela bu
hükümete bir alternatif yaratmak gibi. Ama onun bile kararının verilmesi
gerekir ki eylem planı ona göre hazırlansın.”

Bu önerimi kabul etmedi. O zaman boşuna akıntıya kürek çektiğimizi anladım.
Niyetleri galiba bize bir şeyler yapıyor gözüküyor bizleri oyalamaktı. Benden
sonra Org. Şener ve Fırtına konuştular ve aynı ifadeleri kullandılar.
Kararlılık göstermiştik. Genelkurmay Başkanı’nın rahatsız olduğunu yüzünden
okuyorduk. Bize yapılan takdimin sadece durum tesbitini Cumhurbaşkanı ve
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a takdim edeceklerini açıkladılar. Benim kanaatim
yine de bu toplantı yerine mesaj vermişti. Kimse Genelkurmay Başkanı’ndan bir
kalkışma talebinde bulunmadı ama herkes için gittiği yere kadar gitmeye kararlı
olduğumuzu (o da) gördü. Bundan sonra bizlere yaklaşımlarının daha değişik
olacağını tahmin ediyorum.



Özkök: Muhtıra yok!



3 Aralık 2003

Genkur. Başk.lığında YAŞ (Yüksek Askeri Şura) Hazırlık Toplantısı (…) Önce
Genelkurmay bize Pazartesi günü yaptıkları takdimin aynısını yaptılar ve
Genelkurmay Başkanı sonra en kıdemsizden başlamak üzere tüm katılanlara söz
verdi. Söz alanların ifade ettikleri konular sırası ile ve özet olarak
aşağıdadır.



Faruk Cömert:

AKP yerel seçimleri kazanırsa amacına ulaşabilmek için batıya daha fazla taviz
verebilir, dolayısı ile haklarımızı da kaybedebiliriz.



Yener Karahanoğlu: Pozitif eylem için neredeyiz?

Acaba geç mi kalıyoruz? İcraatlarının izlenerek sonuçlarına göre karar
vereceksek, geç kalabiliriz. Onlar nasıl tam demokrasiyi kullanıyorlarsa biz de
onlara tam demokrasi ile mukabele etmeliyiz. Yani azınlık olarak çoğunluğa
hükmedemeyeceklerini anlatmalıyız.



Orhan Yöney:

AKP’nin iktidar olmasına rağmen muktedir olamadığı halka gösterilmelidir. Bu
yönde eylemler yapılmalıdır. Zaman geçtikçe karşımızdaki kitle büyümektedir.
Bunlar kadrolaştıkça genişliyorlar. Dolayısı ile zaman lehimize çalışmıyor. Bu
nedenle ileride bir eylem yapmaya gidersek, alacağımız tedbirler çok sancılı
olabilir. Eylemlerimiz Aralık 2004 dönemine kalmamalıdır. O tarihlerde AB,
AKP’nin isteklerini yapacak, bu ise bizim aleyhimize olacaktır. Bu nedenle
eskalasyonu hızlandırmalıyız. Halka bazı şeyleri açıkça anlatmalıyız. Yazarlar
ve önemli kişiler ile temasa geçerek “Eğer demokrasiyi korumak istiyorsanız biz
sizinleyiz” diye mesaj vermemiz lazım. Yargı bitmiştir. Yargıdan medet
ummamalıyız. Ama yargıyı eski rayına oturtmak için destek vermeliyiz. Doğal
mütefiklerimiz, üniversiteler ve sendikalardır. Bu kurumlar bizlerden işaret
beklemektedirler. Halktan uzaklaşmışız, halka daha çok yaklaşmalı ve şeffaf
olmalıyız. AKP’nin hassas taraflarından biri de milletvekili dokunulmazlığıdır.
Bu konuyu işlememiz gereklidir. Siyasete bulaşmayacak şekilde derneklere üye
olalım. Böylelikle kendimizi daha iyi tanıtır ve fikirlerimizi etrafa daha iyi
yayabiliriz. Muhalefet partisinin üzerine daha çok gitmeliyiz. Bir gün müdahale
etmek zorunda kalırsak siz de hesap vereceksiniz, mesajını onlara verelim. Bizi
hafife alıyorlar.



Şükrü Sarıışık:

Bizim çok fazla zamanımız kalmadı. Onların icraatlarının demokrasi ile
önlenmesi mümkün değil. Alternatif lazım. Kamuoyunun bizden beklentisi var.
Çoğunluğun hakkını gaspediyorlar. Erbakan kararı onları rahatlatmıştır. (Bugün
Yargıtay Erbakan’ın sahtecilikten verilmiş olan iki buçuk yıla yakın hapis
cezasını onadı.)



Fethi Tuncel:

Takdimde belirtilen hassas taraflarından hiçbirini istismar edemeyiz.
Alternatif olarak karşılarına bir siyasi alternatif çıkaramayız. Basının
desteğini alamayız. Eylem planını bir an önce tesbit edecek icraata geçmeliyiz.



Fevzi Türkeri:

Devletin bütünlüğü tehlikededir. Bu takdimi seçimden sonra Başbakan’a
anlatmanın bir yararı yok. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bölücülük hız
kazanmıştır. Ülkemiz süratle bölünmeye gitmektedir. Şimdiden tedbir
alınmalıdır. Basın, TÜSİAD, sermaye sahiplerini toplayıp bu iktidarın
yaptıklarını anlatalım. Onları tarafımıza çekmeye çalışalım. Eylem planında çok
zorluklar ile karşılaşacağız. Toplum iktidarın yaptıklarına pembe gözlükler ile
bakmaktadır. Yerel seçimlerden önce Başbakan’a bu işlerin böyle gitmeyeceğini
anlatalım.



II. Başkan:

Tablo kötü ama umutsuz olmaya gerek yok. Mart ayındaki seçimler önemli.
Stratejimizin büyük kısmı yerel seçimlerden öne yapılmalı. Aksi halde işimiz
zorlaşacaktır. Eylem planımızın tek zorluğu acaba toplum bu konuyu ne kadar
biliyor? En önemli nokta bu. Acaba ne kadar insan bu durumun bu kadar vahim
olduğunun farkında? Durum tesbitini kamuoyuna yansıtmalıyız. Halkın desteğini
almaksızın bir eylem planı yapmak önemli değil. (Soru: Durum tesbitini
kamuoyuna nasıl yansıtacağız.) Çeşitli kişiler ile görüşüyoruz. Ama
adamlarımızı iyi seçmeliyiz. 28 Şubat konjonktürü farklıydı. Halk daha hazır
değil.



Oktar Ataman:

Kötü bir tablo bedbin olmamak lazım. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bölücülük ve
irtica iç içe beraberce hareket ediyorlar. Hızla bölünme noktasına gidiyoruz.
Bu iktidar güvenliğimize ae anayasamıza bir tehdittir. Bertaraf etmek için her
şey yapılmaktadır. Kamuoyunun kazanılması gerekir. Medya patronları önemli. Bu
kişiler birebir konuşularak tarafımıza kazanılmalıdırlar. Eylem planını süratle
geliştirerek icraata koymalıyız.



Hurşit Tolon:

Bu iktidar ne olduğunu ortaya koydu. Ancak takiyyeye başvuruyor. Arkasında ABD,
AB var. Bunlar Ortadoğu’yu 1915′te yaptıkları gibi şekillendirmek istiyorlar.
Bu hükümetten öncelikli tehdit bölücülük, sonra irticadır. İrtica bunların
devlet yapısı içerisindeki kinin ifadesidir. Seçimden önce ikaz etmezsek
önümüze aşamayacağımız bir engel çıkacaktır. Halk bize sırtını çevirmez. Bu
hükümet ulusal onurumuz ile oynamaktadır. Onur kırıcı bir durumdayız. Üniter
yapımıza zarar verilmektedir. Bu iktidarın alternatifi var mı? Şu anda yok gibi
görünüyor. Muhalefete bu konu anlatılmalıdır. Dünya kamuoyuna açıklanan konular
onurumuzu kırmaktadır. (Pek çok örnek verebiliriz. Bir örnek dil konusunda
yaşananlardır.) Uyum paketi altında hazırlananlar sadece bölünmemizi
kolaylaştıracaktır.



Şener Eruygur:

Söylenecekler söylendi. Sadece bir-iki konu ilave etmek istiyorum. Her şey elden
gidiyor. Örneğin Emniyet teşkilatı jandarma ile yarışıyor ve onu kötüleyerek
yükselmeye çalışıyor. Ayrıca WEB sayfası açmıştır ve Başbakan’ı destekliyorlar.



Yaşar Büyükanıt:

Ortaya konan stratejinin bazı gerekli parametrelerin ilavesi ile gözden geçirilmesi
uygundur. Vahim bir tablo. Jeopolitik açıdan ABD ve AB ülkemize Ortadoğu’da
yeni bir rol biçmeye çalışmaktadır. Yeni model bir Türkiye yaratmaya
çalışmaktadırlar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD’ne gittiğinde Fetullah
Gülen ile buluştular. AK ismi bilinerek ve kasıtlı olarak Bediüzzaman’ın
yazılarından alınmıştır. ABD, AB ve Türkiye’yi manipüle etmektedir. Direnmenin
başladığı yerde ekonomi bir silah olarak kullanılmaktadır. Pozitif
davranmalıyız. Acaba zaman mı geçti? Bence geçti. Dead line seçimlerdir. Eylem
planında tedbirleri sıralamak kolay ama uygulanabilir olmalıdırlar. Kamuoyu
desteği için en önemli kaldıraç basın yayındır. Bunu kullanmalıyız.



İbrahim Fırtına:

Eylem planının amacı anayasayı korumaktır. Takdimde TSK’nın eylem planını
tek başına yapamayacağını belirtmek bir zafiyetir. Bu cümleler kayıtlardan
çıkarılmalıdır. Cumhurbaşkanı ile müşterek hareket şart. Parlamento
Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmelidir. Yeniden anayasa yapılmalı ve bu
anayasa kendini koruyacak her türlü imkan konulmalıdır. Bu hükümetle olmaz.
Hukuki şartlar müsaittir. Gereken yapılmalıdır. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri
vardır.



Özden Örnek:

Takdimde yapılan durum tesbiti dışında ben de bir durum tesbiti yaptım. Burada
bulunan herkes aynı fikirde. Bu bence en önemli konuydu. TSK zaman ile zemin
kaybetmektedir. Bu ifadeyi halk desteği anlamında söylüyorum. İkinci tezkereden
sonra ve bilhassa Ağustos 2004 ayındaki MGK yasasının çıkmasından sonra halkın
TSK’ne karşı olan inancı zayıflamıştır. Ilımlı İslam diye bir şey Türkiye için
mevzubahis değildir. Biz halkının çoğunluğu Müslüman olan bir toplumuz ve idare
tarzımız da cumhuriyettir. Sakınmamız gereken en önemli konu bundan sonra
aleyhimizde “dinsizler” propagandasının yapılmasıdır. Böyle bir tutum ile
karşılaşırsak süratle ve kararlı bir şekilde cevap vermeliyiz. Eğer elimizde
NATO tatbikatlarında olduğu gibi ikaz endikatörlerini gösteren bir ışık
levhamız olsaydı şimdi hepsi kırmızı olacaktı. Askerin söylediği yapılır ama
bunun nedeni vardır. Zira askerin elinde silahı vardır ve bu silah askere bazı
manevra yetenekleri verir. Silahımız bizim caydırıcılığımızdır. Bu nedenle “ben
silahımı kullanmayacağım” diye açıklamalar yapmamalıyız. AKP’nin attığı her
adıma aynı şiddetle ama çok kararlı olarak cevap vermeliyiz. Ben bunların
bölüneceğine inanmıyorum ve bundan sonraki seçimi de kazanacaklardır. O zaman
geç olacaktır. Bölücülük ve bugünkü vahameti; bu durum tesbitinde bütün şiddeti
ile vurgulanmalıdır.



Aytaç Yalman:

Söylenecekler söylendi. Kendimi suçlu hissediyorum (Genelkurmay Başkanı bu söz
üzerine “neden kendini yalnız sorumlu hissediyorsun” diye sordu)1. Yalnız
kendim değil, siz de benim kadar sorumlusunuz. Buradaki diğer arkadaşların
sorumluluğu bizden sonra gelir. Zamanı boşuna geçirdik. Benim önerim hemen ve
gecikmesiz eylem planına başlamak. Seçimden önce muhtıra vermeliyiz.



Genelkurmay Başkanı:

Teşekkür ederim, herkesin aynı fikirde olması güzel. Ben yüzde sekseni ile aynı
fikirdeyim. Ama katılmadığım noktalar var. Açık konuştuğunuz için hepinize
teşekkür ederim. Muhtıra vermeye niyetim yok. Bu hükümet gitmelidir. Demokratik
yollardan bu işi halledeceğiz. Yapabileceğimiz bir çok şeyin olduğuna da
inanıyorum.

Bu toplantı bence tarihi bir toplantıydı. Bir yıldır ilk defa yapılıyordu.
Genelkurmay Başkanı’na onunla aynı fikirde olmadığımız mesajı verildi. O da
kendinin yalnız kaldığını anladı. Görüntüye rağmen direnmekte devam ediyor. Ama
artık çok geç. Zira yasal olarak kendisi de geri dönemeyecek bir yola girdi.



Eylem planına ad konuluyor: SARIKIZ



6
Aralık 2003


Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’un isteği üzerine jandarma
sosyal tesislerine gittik. Kara Kuvvetleri Komutanı ve JANGENKK Çarşamba günkü
toplantıdan sonra çok rahatsız olmuşlar ve bu arada Kuran kursları ile ilgili
yönetmelik düzeltmesi yayınlanınca hepimiz de rahatsız olduk. Bilhassa bu hafta
bütçe komisyonunda (TBMM Plan-Bütçe Komisyonu-Nokta) bir AKP milletvekili
tekkelerin açılmasını isteyince hepimiz çok rahatsız olduk. Toplandık.

AY: (Aytaç Yalman-Nokta)

Ben bu işten çok rahatsız oldum ve kendime göre şöyle bir plan yaptım. Aralık
ayında bunların, Cumhurbaşkanı’nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile
görüşmelerini bekleyip eğer ocak ayı içinde bir hareket olmazsa istifa
edeceğim. Hepimiz buna itiraz ettik.

ŞE: (Şener Eruygur-Nokta)

Buna gerek yok. Kabul etmiyoruz. Daha yapacağımız çok şey var.

AY’ın bazı rahatsızlıkları vardı. Kendini rahatlatmadan takıntıdan
kurtulamayacaktı. Bu nedenle de Pazar günü tüm or’ları kahvaltıya davet
etmişti. Buna neden or’lardan birinin vermiş olduğu bir cevaptı. Hepimiz AY’ın
istifa etmesini kabul etmedik. Ve kendimize göre bir eylem planı yapmaya karar
verdik.

- Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık. Bu nedenle ben MÖ’ı davet edecektim.

- Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik.

- Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik.

- Sokaklara afiş astıracaktık.

- Dernekler ile temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edecektik.

- Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık. Yukarıdakiler SARIKIZ olarak
anılacaktı. Ayrıca bana ALABANDA isimli bir proje verdiler. Ben de onun
hazırlığını yapacaktım.



12 Aralık 2003

Akşam grubumuz ile biraraya geldik ve son bir haftadır olan gelişmeleri gözden
geçirdik. AY bugün Genelkurmay Başkanı ile görüşmüş ve mesleki konulardan sonra
ulusal konuları konuşmuşlar. AY’ın söyledikleri özetle:

1. Rahat olun. Bizler gayet iyi anlaşıyoruz ve bir bütünüz. Sizin de bize
katılmanız lazım. Geçen seneyi hatırlarsanız ne kadar iyi bir konumda
olduğumuzu anlarsınız. Bu akşam yemek yiyeceğiz isterseniz gelin siz de bizimle
beraber olun. Bizler arada bir toplanıp ulusal meseleleri tartışmakta yarar
görüyoruz.

2. Bu adamların yaptıkları artık tartışılmaz bir şekilde meydanda.

3. Ordu komutanlarının tepkisini gördünüz. Herkes daha fazla etkin olmamızı
istiyor.

4. Gerekirse bunlara seçimlerden önce bir muhtıra verelim.

(…)

Sonra hepimiz SARIKIZ kapsamında yaptıklarımızı anlattık. Ben de İstanbul’da MÖ
ile yaptığım konuşmayı ve gazetecilerin bu konuya ne kadar önem vermeleri
gerektiği konusunda kendisine verdiğim mesajı, Rahmi Koç ile olan görüşmemizin
özetini, Orhan Karabulut’a AD (Aydın Doğan) ile olan görüşmemizi anlattım ve 18
Aralık günü MÖ ile görüşme yapmaya karar verdik.



19 Aralık 2003

Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı general yaptıkları faaliyetler
ile ilgili olarak sadece bana özel bir birifing verdiler. AKP hükümetine karşı,
bu hükümeti demokratik kurallar içerisinde zayıflatmak için neler yapılması
gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Hayranlıkla dinledim.
Kendilerine birkaç konuda görüşlerimi söyledim. Alınacak tedbirler içersinde
afiş asmaktan gazetelerde ilanlar vermeye kadar değişen bir çok hal tarzları
vardı. Bu çalışmaya “Cumhuriyet Platformu” ismini vermişler.



29 Aralık 2003

Genelkurmay Başkanı’nın müsait olduğunu haberini alınca kendisine haftalık
haber vermek için telefon ettim. Benim verdiğim bilgilerden sonra bana
kendisine gönderdiğimiz rapor ile ilgili bazı serzenişlerde bulundu. “Ben bu
raporun iki noktası hariç her şeyi ile hem fikirim. Bu noktalar şunlardır……Ama
beni esas üzen konu raporun dördünüz tarafından imzalanarak gönderilmesi ve
böylece bir muhtıra şekline dönüşmesi. Sen aklıselim sahibi bir insansın ve bu
gibi olaylara engel olman gerekir. Daha önce de benden habersiz dördünüz
toplandınız. Acaba sen komutan olsan ve senin komutanların böyle yapsa ne
dersin” dedi. Ben de kendisine “Bizim hiçbir değişik fikrimiz yok sadece size
fikirlerimizi aktarmak istedik ve bunun için de bir haftadır gece 3-4 saat
uyuyarak çalıştık, tüm Kıbrıs konusunda uzman olanlar ile konuştuk ve o kağıdı öyle
hazırladık. Amacımız sadece size yardım etmek ve siz Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ile görüşmeden önce bu raporu hazırlamaktı. Raporu size nasıl takdim
edeceğimiz aramızda sorun oldu. Bu şekilde takdim etmeye karar verdik.” dedim.
“Sen aklı selim sahibisin. Onların bunu yapmalarına izin vermemen gerekir. Eğer
bir söyleyeceğiniz varsa bana söyleyin” dedi ve konuşmamızı tamamladık.
Anlaşılan Genelkurmay Başkanı rahatsız olmuştu.

Bizi Kara Kuvvetleri Komutanı aradı. Genelkurmay Başkanı onu da aramış ve aynı
konuları ona da anlatmış. Çok üzülmüş ve Genelkurmay Başkanı raporun
değiştirilerek imzasız gönderilmesini istemiş. Ayrıca raporun son kısmında yer
alan ve Hava Kuvvetleri Komutanı tarafından eklenen bir cümlenin de
çıkarılmasını talep etmiş. Bunun üzerine o da kağıtları toplayıp yeniden
göndeririz demiş. Beni, gönderdiğimiz raporun bendeki kopyasını istemek için
aramış. Ben de peki dedim. Benden önce Hava Kuvvetleri Komutanı’nı aramış,
ondan raporu isteyince Hava Kuvvetleri Komutanı tavır koymuş. Bana Hava
Kuvvetleri Komutanı’nı yumuşatmamı söyledi.

Akşam Hava Kuvvetleri Komutanı ile bu konuyu evde konuştuk ve sorunu kendisine
izah ettim. Hava Kuvvetleri Komutanı çok üzülmüştü ve güvenini yitirmişti.
Bence de haklıydı. Hep beraber değiştirilebilirdi. Sonra aldığımız bir karardan
geri adım atarsak sonra başımıza nice haller gelecekti. Bunlara çok üzülmüştü.
Kendisine bunu yapmazsa Kara Kuvvetleri Komutanı’nın Genelkurmay Başkanı ile
kavga etmesi gerekir, o da bizim şimdi istemediğimiz bir konu diye izah ettim.



“Jandarma Genel Komutanı daima bir ihtilal özlemi içersinde”



20 Ocak 2004

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılacak kuvvet komutanları toplantısına
katıldım. MGK ön toplantısı Perşembe günü yerine yarına alındığı için bir
koordinasyon ihtiyacı doğmuştu. (…) Konuşmalar sırasında Jandarma Genel
Komutanı daima bir ihtilal özlemi içersinde, bir an önce bu işi yapalım
şeklinde konuşuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti, en nihayet dayanamadım ve
bakın biz sizle böyle konuşmadık. Planlamayı 23 Ocak’tan sonra yapabileceğimizi
birkaç kez tekrar ettim. Onun için hiçbir hazırlığımız yok ama başlayacağız
dedim ve ağzı kapandı.



1 Şubat 2004

Aytaç Paşalar’a ziyarete gittik ve hemen konu ülke meselelerine döndü. Bana
“seninle özel konuşmamız lazım. Ben Şener ile İbrahim’in davranışlarını tasvip
etmiyorum. Çok ifrata kaçıyorlar. Geçen gün gelen MİT’ten habere göre, Şenkal
iki haber verdi; birincisi JGKK’nın bütün hareketleri biliniyor ve yasa dışına
çıktığı değerlendiriliyor. İkincisi ise Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları
arası açık ve bu sorun herkes tarafından ve kesinlikle biliniyor. Bu nedenle
artık kendimize bir çekidüzen verip ülkeyi bir maceraya götürmek yerine devamlı
ve kararlı bir tutum sergilemeyi ama açık konuşmayı tercih ederim, zannederim
sen de benim gibi düşünüyorsun” dedi.



3 Şubat 2004

Kara Kuvvetleri Komutanı ile beraber önce Doğu Aktulga’nın ailesine hem
bayramlık, hem de başsağlığı için gittik. Sonra geri döndüğümüzde onların
evinde çok özel bir konuşma yaptık. Ben denetlemeye gittiğim zaman hepsi
Jandarma Genel Komutanlığı’nda toplanmışlar ve Jandarma Genel Komutanı
Orgeneral Şener Eruygur onlara bana Salı günü takdim edilen hazırlıkları
göstermiş ve yapılan üst düzeydeki bazı yöneticilerin konuşmalarına ait ses
kayıtlarını dinletmiş. Bunların çoğu AKP’ye danışmanlık yapan kişilermiş ve
Kıbrıs sorununu nasıl halletmeyi düşündüklerini ve bu konuda neler yaptıklarını
anlattıkları kayıtlarmış.

Takdimin sonunda Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı hemen 10
Mat’ta ihtilal yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı
onları şimdilik frenlemiş ve bunun için daha zamanın uygun olmadığını
beklememizi salık vermiş. Jandarma Genel Komutanı benimle görüşeceğini söylemiş
ve dağılmışlar.

Kara Kuvvetleri Komutanı bu konudan çok rahatsız olmuş. Bana sen ne
düşünüyorsun, dedi. Ben de düşüncelerimi anlattım. “Bir ihtilal için zeminin
hazır olması gerekir, yani halk ihtilali istemelidir. 12 Eylül’de olduğu gibi
ordu niye duruyor, ne zaman müdahale edecek gibi başlıklar basında yer almalıdır.
İkincisi önceki ihtilallerde olmayan bazı özellikleri bugün yaşıyoruz.
Ekonomimiz çok bozuk ve tamamen dışabağımlı. Eğer dışarıdan kredi alamazsak
ekonomimiz çökebilir ve halk büyük sıkıntı yaşar. Bunun nasıl sorumluluğunu
almaya hazır değiliz. Bir diğer konu da ABD bundan önceki darbelere destek
vermesine rağmen bugün AKP’ye destek veriyor. Onların istemediği bir darbe veya
hükümeti idame etmek çok zordur. Yani ABD’ye rağmen bu işlem olmaz. Diğer bir
konu TSK içerisindeki birlik sağlanmış mıdır? Eğer bir ayrım varsa sonumuz tam
bir felaket olacaktır. Bu nedenler ile darbeye henüz hazır olmadığımızı
söyledim. Ama bu bizim eylemimize engel olmamalıdır. Biz Kıbrıs olaylarını
takip etmeliyiz. Bizim en kuvvetli olduğumuz konu Kıbrıs konusudur. Bunlar eğer
bu konuda açık verirler ve MGK kararları dışında bir hareket tarzı uygulamaya
kalkarlarsa o zaman Genelkurmay Başkanı’na gidip, biz bu konuyu tasvip
etmiyoruz ve sorumluluğu üzerimize alamayız, bu nedenle de bir basın bildirisi
hazırladık, ya bizle beraber bu açıklamayı yaparız yahut da biz bu açıklamayı
ve tüm düşüncelerimizi açıklayıp istifa ederiz, diyerek onun hareket tarzını
öğreniriz. Eğer bize katılırsa bu açıklamayı hep beraber, yoksa yalnız başımıza
yaparız. Bana göre bunun etkisi darbeden daha etkili olacaktır. Genelkurmay
Başkanı da bu hareketten sonra yalnız kalacak ve istifa edecektir, dedim.

Kara Kuvvetleri Komutanı bu görüşüme katıldı. Esasen o da böyle düşündüğünü
bana söyledi. Onun endişesi Şener ve Hava Kuvvetleri Komutanı’nın, biz onlar
ile aynı fikirde olmazsak bizleri suçlayacakları ve bizim onlara engel
olduğumuzu her tarafa yayacak olmalarıdır. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral
Şener Eruygur’un amacı Kara Kuvvetleri Komutanı olmak. Bu nedenle de Yaşar’ın
kuyusunu kazmakta olduğunu anlattı. Jandarma Genel Komutanı bana kalırsa biraz
haksız ve haris davranıyordu. Kara Kuvvetleri Komutanı bana jandarma Genel
Komutanı’nın bir senaryo dahilinde ve hükümet düzeyinde şimdiden teşebbüse
geçtiğini ve amacının Yaşar’ın ekarte edilmesini ve bu konuda bir baskının
hükümet tarafından Genelkurmay Başkanı’na yapılmasını sağlamak olduğunu
düşünüyor. Kendisine Şener’in bu konuda faaliyette bulunduğuna dair bazı
bilgilerin geldiğini söyledi. “Yaşar ile ilgili bir değil birkaç senaryo
etrafta dolaşıyor. Benim hepsinden haberim var” dedi. Ben de eğer Yaşar için
yapabileceğim bir şey olursa benim de haberim olsun, dedim. Sık sık bunları
benim bilmemi istediğini bana tekrarladı.

Bu bilgiler çok özel bilgiler olmalarından dolayı benimle paylaşmasına çok
müteşekkir olduğumu kendisine defalarca söyledim. Zannediyorum o da buna biraz
mecbur kalmıştı. Zira ben yokken yaptıkları görüşmede diğer ikisi onu biraz
fazlaca sıkıştırmışlardı.

Konuşmamıza darbe konusu ile devam ettik. Ben eğer bir darbe yapılacaksa bunun
2004 Aralık’tan önce yapılmamasını ve AB’nin vereceği cevaba göre AKP’nin zaten
köşeye sıkışacağını ve o zaman halkın desteğini de alabileceğimizi söyledim.
Benden bu konuda Hava Kuvvetleri Komutanı ve JGKK’nın bu amaçlarından onları
vazgeçirmemi ve çocukça olan bu isteklerini bir mantık esasına oturtarak hayal
yerine gerçeklere dayalı bir hareket tarzını seçmemizi söyledi. Ben de
kendisiyle hemfikir olduğumu ve elimden geleni yapacağımı söyledim. Kara
Kuvvetleri Komutanı kişilik olarak çok dürüst ve düşündüğünü açıkça söyleyen
sinsi hesapları olmayan bir kişi. Bu nedenle onun söylediği her cümleye
itimadım sonsuz ve artniyet aramam gereksiz. Yaklaşık üç saat konuştuk. Ama iyi
ki konuştuk zira bu konuları ben kendi değerlendirmelerime göre tahmin ediyor
ve rahatsız oluyordum. Zannediyorum her ikimiz de rahatlamıştık.



5 Şubat 2004

Akşam eve gidince kıyamet koptu. Kara Kuvvetleri Komutanı İstanbul’a gitmişti
ve Pazar akşamı dönecekti. Telefonla beni aradı ve gizli hattan görüşmek
istedi. Alışıldığı şekilde telefon arızası nedeni ile açık telefondan görüşmek
zorunda kaldım. “Annan’ın mektubu gelmiş ve içerisindeki konular tamamen bizim
söylediklerimizin dışında olayları kapsıyor. Onur Öymen ile İstanbul’da
görüştük ve bana bunları anlattı. Ben karargaha emir verdim. Size birer kopya
getirecekler. Ben İlker’i aradım, bana hala düşündüklerini ve hareketlerini
Denktaş’a göre ayarlayacaklarını söyledi. Senden rica hemen duruma müdahale
etmen” dedi. Bunun üzerine ben de hemen Hava Kuvvetleri Komutanı’nı aradım ve
eve davet ettim Jandarma Genel Komutanı bir bağlantısı olduğunu ve
gelemeyeceğini söyledi. Hava Kuvvetleri Komutanı 19:30′da geldi ve konuştuk.

Önce darbe olabilir mi konusunu açtık. Amacım Şener yokken onunla teke tek
konuşarak fikirlerimi ona söylemekti. Nitekim darbe konusundaki fikirlerimi ona
naklettim ve zannediyorum benimle aynı fikirde oldu. Ülkenin ekonomik zorluğu,
ABD’nin diğer darbelerden farklı olarak bu kez hükümet tarafını tuttuğunu,
halkın henüz destek vermediğini ve desteğin yahut zeminin oluşması gerektiğini
kısaca anlattım. Sonra bugün gelişen olay için ne yapabileceğimizi konuştuk.
Bir hal tarzı olarak Genelkurmay Başkanı’na giderek halka bir basın açıklaması
yapılacağını, isterse kendisinin de gelebileceğini, istemezse bizim bu
açıklamayı yaparak TSK’nın Kıbrıs konusundaki düşüncelerinin ne olduğunu
açıklayıp istifa etmemiz gerektiğini söyledim. Hava Kuvvetleri Komutanı başka
bir seçenek tavsiye etti. Kıbrıs’ta herkesin Annan Planı aleyhinde sokağa
dökerek gösterilerin yapılmasını sağlama ve anavatandan da bu hareketlere
destek vererek hükümet aleyhine olaylar çıkarmak. Bunları tartıştıktan sonra
ertesi sabah buluşmak üzere ayrıldık.



Bu iş sonunda olacak galiba. Ben bu işin olmasını istemiyorum ama…”



6 Şubat 2004

Sabah doğruca Jandarma Genel Komutanlığı’na gittim ve orada üçümüz
buluştuk. Durumu tekrar gözden geçirdik. Jandarma Genel Komutanı hala darbe
yapalım diye inat ediyordu. Ne düşündüğümü bana sordu. Dün akşam Hava
Kuvvetleri Komutanı’na anlattıklarımı aynı şekilde ona da anlattım. “Çok aculsunuz”
dedim. İkna değil ama durdurulması zaman aldı ve sabah toplanmamızın esas
gayesi Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği konusunda seçenekleri gözden
geçirmek. Ancak biz bu konuyu bırakıp darbe yapacak mıyız yoksa yapmayacak
mıyız konusuna girdik. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’u ikna
etmek oldukça güç. Bir netice alamayacağımı bildiğim halde yine de onu ikna
etmeyi denedim. Pek ikna olduğunu söyleyemem. Dikkat ettim Hava Kuvvetleri
Komutanı hiçbir konuşmaya karışmıyor ve konuşmalarda beni yalnız bırakıyordu.



25 Şubat 2004

Tümg. Can Teller ziyaretime geldi. Özel konulardan konuştuk. Amacım onların
bizlere bakış açılarını görmek ve öğrenmekti. Nitekim Genelkurmay Başkanı’ndan
ümitlerini kesmişler ve bir bahane ile uzaklaştırılmasını istiyorlar. Komuta
katına itimatları tamam ama Ağustos 2004 ayından sonra ne olacak diyorlar.
Kendisine sakın ola ki bir yanlışlıkla komuta katının haberi olmadan başka bir
hareketin içine girmemelerini, bunun TSK için bir felaket olacağını açıkladım.



28 Şubat 2004

14:00′te kuvvet komutanları ile bizim evde toplandık. Amacınız Kıbrıs
meselesini değerlendirmek ve Denktaş’tan aldığımız birçok özel ve gizli
mektupları değerlendirmekti. (…) Hükümete karşı bir tepki olarak da hem
Kıbrıs’ta hem de anavatanda gösterilere ve ulusal platformda toplantılara 3
Mart’tan itibaren başlanacaktı.

(…)

İkinci konu olarak yine aynı mesele, biz bu adamları darbe ile alaşağı edelim
konusuydu. Şener ve Havacı bu konuda çok bastırıyorlar. Şener’in adeta aklından
çıkmıyor, iki kelimede bir bunu söylüyor. Havacı da keza öyle. Eğer Kıbrıs’ı
vermek istemiyorsak en son limitimiz 9 Nisan 2004. Bu tarihten sonra hükümet
taraflara taahhüt vereceğinden geriye dönüş şansı sadece referandum olacak.
Referandumun hangi şartlar altında yapılacağını hepimiz tahmin ediyoruz. Bütün
şer güçleri evet dedirtmek için keselerin ağzını açacak ve sözler verilecek
sonuçta cahil halk “evet” diyecek. Ne yapacaksak 9 Nisan’dan önce yapmamız
gerekecek.

Bu nedenle yanımıza Tümg. Can Teller’i de alarak gerekli planlamaya başlamaya
karar verdik. Bu iş sonunda olacak galiba. Ben bu işin olmasını istemiyorum ama
benim oyumun pek bir itibarı olmayacaktı. Ama onlara hiç değilse bu işin Kıbrıs
tabanına oturtularak haklı olacağımız bir dava edinebiliriz dedim ve olayı marttan
nisana kaydırttım.

Akşam Cumhurbaşkanı’nın yemeğine gittik. Atatürk’ün yaşadığı yerde yemek yemek
beni çok heyecanlandırdı. Konuşmalar sırasında Cumhurbaşkanı’nın da sanki
ümidini kaybetmekte olduğuna dair intiba uyandı. Bazı mesajlar da verildi.
Örneğin Cumhurbaşkanı “Burayı mahsus seçtim ki nereye geleceğinizi görün.
Aranızda buraya gelmeyi bekleyenler var (Genelkurmay Başkanı’nı ima ederek)”
dedi. Tabii hemen başımız öne düştü. Ama herkes bu lafı duyunca tereddütsüz ona
baktı. Eşi, Kara Kuvvetleri Komutanı’nın kulağına eğilerek “Siz de gidince ne
olacak” deyivermiş.

(…)

Cumhurbaşkanı genelde herhangi bir askeri harekete karşıdır. Bu onun için çok
doğaldır. Zira kendisi bir hukukçu. Hem de Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmış
bir kişi. Her zaman bu kimliği ile bizleri frenlemeye çalışırdı. Bu akşam ilk
defa kendisini farklı bir tutum içinde gördüm. Adeta ülkenin bu adamlardan
kurtulmasının zor olduğuna karar vermiş gibiydi. Bu nedenle, bir yıl sonra da
buralarda neler olur bilinmez, diye bir söz sarfetti. Çok güzel bir yemek ve
gece geçirdik. Neşeli bir geceydi.



29 Şubat 2004

İlginç bir toplantı yaptık. Jandarma’nın Beytepe’deki tesislerinde kuvvet
komutanları ve eski Melis Başkanı Ömer İzgi bir araya geldik. Oraya gitmeden
önce Kara Kuvvetleri Komutanı beni telefonla arayarak toplantıya gitmeden önce
bir süre benimle görüşmek istediğini söyledi. Gittim. Dün yapılan toplantıdan
çok rahatsız olduğunu Şener’in başka işler peşinde olduğunu, İbrahim’in ise
saf, ne istediğini bilmez halde olduğunu anlattı. Bilhassa Şener’in, Yaşar’ın
önünü kesmek için hükümet dahil her türlü angajmana girdiğini ve utanılacak
senaryolar peşinde olduğunu, sadece hükümet ile değil diğer bazı yollardan da
aynı teşebbüsünü devam ettirdiğini anlattı. Ben de kendisine hafta içersinde Can
Teller’in bana geldiğinde Yaşar ile ilgili bazı menfi bilgiler verdiğini ve
hatta Yaşar Paşa’ya güvenmeyin efendim dediğini hatırlattım. Bunun üzerine Can
Teller ile temasa geçmeyeceğimi, onun muhtemelen Şener’in adamı olduğunu
söyledim. Kendisine onların dediği gibi darbenin olamayacağını, bu işin komuta
zinciri içersinde bile bir aydan fazla aldığını anlattım. Burada da en kritik
konunun Genelkurmay Başkanı olduğunu, ondan habersiz nasıl birlik
kaydırılacağını, nasıl tertip alınacağını bilmiyorum edim. Kendi kanaatim
olarak böyle bir hareket ile ilgili inisiyatifin daima elimizde olması
gerektiğini ve gerekirse ben katılmıyorum diyeceğimi anlattım. Hemfikir olduk.
Bundan sonra üç konuya dikkat etmemiz lazım dedim Biri Genelkurmay Başkanı,
diğeri harekat planlaması ve üçüncüsü de bizim iki kişi nasıl oyalayacağımız
konusu.

Konuşmalardan sonra Beytepe’ye gittik. Herkes toplandı. Amacımız 3 Mart günü
yapılacak olan “Ulusal hareket” toplantısına MHP’den bol destek sağlamaktı. Ama
konu darbeyi seçimden önce mi sonra mı yapılıma döndü. Ömer İzgi gayet tabii
bir şey yapacaksanız hemen yapın, seçimden sonraya kalırsanız bu iş olmaz,
karşınızda diğer partileri de bulabilirsiniz, bu adamlar seçimden kuvvetlenmiş
olarak çıkacaklar, ama ileriki senelerde kendilerini yıpratacaklar, bu nedenle
o zaman hiçbir parti sizi desteklemez, ama başa kim gelirse gelsin ülkeyi de
parçalanmaktan kurtaramaz, dedi. Kendisi aynı lafları 4 Kasım 2002 günü de Kara
Kuvvetleri Komutanı’na söylemiş. İşin zaman geçtikçe ne kadar karmaşık hale
geldiğini anlattı. Ben bu fikrin bu kadar açık bir sivil ile konuşulmasından
çok rahatsız oldum. Olayı da buraya getiren hep Şener ile İbrahim. Halbuki
bizim evde ve dün bir karar aldık. Üstelik de kimseye söylemeyecektik.
Anladığım kadarı ile onlar da ikisi beraber biraraya gelip konuştular. Zira
çıkarken İbrahim’in Şener’e bundan sonra ne zaman toplantıyı ayarlayalım
dediğini duydum.



“Bana kalsa adamın niyeti ülke yararı değil kendi yararı”



1 Mart 2004

Sabah brifingini takiben Hava Kuvvetleri Komutanı beni aradı. Maksadı açıtı.
Ağzımı arayacaktı. Kendisine ne düşünüyorsam aynen söyledim. “Dün geceden çok
rahatsız oldum. Verdiğimiz kararı niye tartışıyoruz, ikinci olarak da bu kadar
gizli tutalım dediğimiz konuyu neden bir siville paylaşıyoruz. Ağzı sıkı
olabilir ama bilmesi gerekmez. Bu adamın hayatı siyaset.” Bana o zaman akşama
tekrar buluşalım, ben ne yapacağımızı anlamadım, dedi. Ben de diğerlerine haber
ver, ben gelirim, dedim. Akşam 19:30′da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın Gölbaşı
tesislerinde buluştuk. Kara Kuvvetleri Komutanı ile ben biraz gergindik. Zira
aynı mevzuları yeniden konuşmak istemiyorduk. Bu seferki konuşmalarda biraz
sert davrandım. Çünkü Jandarma Genel Komutanı sözü ikide bir oraya getirip, bu
işi ne zaman yapacağız, diyordu. Bazen süreyi uzatmanın en iyi çözüm yolu
olduğunu söyleyince suratı asılıyordu. Bana kalsa adamın niyeti ülke yararı
değil kendi yararı. Bu iş biran önce olsun da nasıl olursa olsun, o da mevkiini
korusun.



3 Mart 2004

Hilafetin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat kanununun yürürlüğe girişinin
yıldönümü toplantısı… ATO’da yapılan panele tüm kuvvet komutanları eşli olarak
katıldık.

Genelkurmay Başkanı İsveç’te olduğu için, Hava Kuvvetleri Komutanı ise dün
şehit olan pilotların cenaze törenine Konya’ya gittiği için bu panele
katılamadılar. Bu paneli el altından biz teşvik ettik. Coşkulu ve tatmin edici
bir toplantı oldu. Salona girdiğimiz zaman katılanlar bizleri alkışladılar ve
“Cumhuriyetin Koruyucuları” diye slogan atmaya başladılar.



13 Mart 2004

Öğleden sonra Kara Kuvvetleri komutanı beni aradı ve konuşalım dedi. 15.30′da
onların evine gittim. Çok sıkıntılıydı. Önce evvelce kararlaştırdığımız gibi
yapmış olduğu gezi hakkında bilgi verdi.

Tüm orduları dolaşmış ve tüm or ile kor rütbesindeki subaylar ile görüşmüş.
Aldığı intiba şöyle: Herkes durumdan rahatsız ve gidişi beğenmiyor. Ama hiç
kimse bu gidişin bir darbe ile düzeltilmesini istemiyor. Sivillerin bu gerekli
tepkileri göstermelerini ve bizim onlara destek vermemizi istiyorlar. Bu çok
önemliydi. Zira artık oturup tekrar aynı mevzuları konuşmaya gerek yoktu.
Jandarma Genel Komutanı bu habere sevinmeyecekti, ama gerçek buydu. Kara
Kuvvetleri Komutanı, diğerlerine ben bu bilgiyi veririm, dedi.

Diğer bir konu da Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüşürken
“Hilafetin kaldırılması ile ilgili törenlere niçin gittiniz, bana İsveç’e
sorabilirdiniz” demiş. Bu adamla bizim aynı düşüncede olmamız mümkün değil.
Halbuki olaylar ondan sonra ne güzel gelişti. Kıbrıs konusu ile ilgili yapılan
gösteri. Bugün öğrencilerin Kızılay’da yaptığı YÖK aleyhindeki gösteri, hepsi
halkın yavaş yavaş uyanmaya başladığının delili. Bu hareketler yükü bizim
üzerimizden alarak bizim yasal düzende ve demokrasi sınırları içinde kalmamızı
sağlayacakken o bunu anlamıyor ve idrak edemiyor.

(…)

Son konu Kıbrıs konusu idi. Kara Kuvvetleri Komutanı da benden sonra ayrı bir
yazı yazmış ve o da aynı istekleri belirtmiş. Şimdi Genelkurmay Başkanlığı’nın
bir açıklama yapacağını bekliyoruz. Ama bu açıklamanın bizim beklediğimiz bir
açıklama olmayacağına yavaş yavaş inanmaya başladım. Kara Kuvvetleri
Komutanı’na “Eğer Kıbrıs için işler beklediğimiz gibi gitmezse ben bunu
paylaşmam ve ayrılırım. İleride adımızın bu ekibin isimleriyle beraber anılmasını
istemiyorum. Yapabileceğimin azamisini yaptığıma inanıyorum” dedim. O zaten
kararlı, ayrılmayı kafaya koymuş. Bu adamla beraber geçinmek ve onun
fikirlerini paylaşmak mümkün değil. Bize belki kaçtınız diyebilirler ama bunu
da söylemeye kimsenin hakkı yok. Yapacağımız yegane hal tarzı olarak darbe
kaldı, onu da biz yapmak istemiyoruz.



15 Mart 2004

Sabah bir ara beni Jandarma Genel Komutanı aradı. “Genelkurmay Başkanı her şeyi
biliyor. Biraz önce beni aradı. Hemen öğleyin biraraya gelmemiz lazım” dedi.
Kendisine neleri bildiğini sordum, jandarma tesislerinde Ömer, İzgi ile yemek
yediğimizi biliyor. Hemen hemen herşeyi biliyor, dedi.



16 Mart 2004

Genelkurmay Başkanı’nı görmeye gittim. (…) Sonra oturduk ve bana TSK’da bölünmüş
bir görüntü olduğunu ve bazı davranışların çok kötü değerlendirmelere neden
olduğunu anlattı. Bizim yaptığımız bazı girişimler ve bilhassa Jandarma Genel
Komutanı’nın girişimlerinin hemen hepsinden haberi vardı. Jandarma Genel
Komutanı’nı nedense hedef olarak almıştı. “Bütün belgeler elimde, bunları
devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihi bir görevdir. Şener’in yaptıkları
yetkisini aşmaktadır. Kendi tesislerinde eski Meclis Başkanı ve rektörler ile
de görüşme yapmış. Bunları nasıl yapar? Dedi.

(…)

Karargaha dönünce Kara Kuvvetleri Komutanı’nı aradım ve doğru ona gittim. Mantı
yapmıştı. Konuşmalarımızı anlattım. Anlattıklarım onu çok rahatlattı. (…) Bu
arada Şener’in kendisini aradığını ve Genelkurmay Başkanı’nın onu hırpaladığını
ve biz bu işi hep beraber yaptık, o halde herkes benim yaptıklarımı üstlenmeli,
dediğini anlattı. Ben de kendisine, saçmalık, onun istediği hep darbe yapmak,
başka bildiği bir şey yok, dedim. Hava Kuvvetleri Komutanı ile ikisini
durdurmaya karar verdik. Kara Kuvvetleri Komutanı bir ara Şener’i görmüş ve
Şener ona ne haber diye sorunca, menfi demiş ve bir anda Şener’in yüzü asılmış
başka bir şey konuşmamışlar.



17 Mart 2004

Biz komutanlar erkenden tümen komutanının odasında buluştuk. Herkesin yüzü bir
karıştı. Amaç bundan sonra ne yapacağımıza karar vermekti. Erken gitmemizi Kara
Kuvvetleri Komutanı istedi. Önce Kara Kuvvetleri Komutanı ordulara yaptığı
ziyaretle ilgili kısaca bilgi verdi. Maalesef herke, durum kötü ama darbe ile
düzeltilmesi için iç ve dış ortam müsait değil, dediler. Buna göre bir
değerlendirme yapmamız gerekiyor, dedi. Hepimiz fikrimizi söyledik. İnanılmaz
ama Şener hala bu iş olsun diye çırpınıyordu. Bence Genelkurmay Başkanı’ndan
nefret ettiği ve Kara Kuvvetleri Komutanı olmak istediği için saplantı haline
gelmişti. Şener söz aldığı sarada Genelkurmay Başkanı’nın her şeyden haberi
olduğunu ve kendisine özel olarak cevaplandırılmak üzere bir yazı yazdığını,
bunu kendisinin kabul edemeyeceğini söyledi, yazılan yazı yayınlanan bir
derginin personel tarafından okunması hakkındaydı. Ben de kendisine dedim ki
“Ben size aramızda hainler olduğunu, bütün hareketlerinizin takip edildiğini,
uyarmıştım. Bunda sizin kabahatiniz yok mu? Cevap veremedi. Neyse ben sonunda
toplamak zorunda kaldım. “Anladığım kadarı ile bu şartlar altında bir şey
yapılamaz, mücadeleye yasal hudutlar içinde devam edeceğiz, anlaşmamız bu mu,
dedim. Kimse itiraz etmedi. Şener hemen söz aldı, tamam ama biz artık
Genelkurmay Başkanı ile konuşmayalım, gülmeyelim, dedi. Hala nerede,
Genelkurmay Başkanı’na karşı saplantısı var.



24 Nisan 2004

Bugün Kıbrıs’ta referandum yapılıyor. Sonuçlar akşam 18:00′den itibaren
alınmaya başlandı. Gece yarısı sonuçları, Türk tarafı % 65 evet ve Rum tarafı %
75 hayır. Böylece Kıbrıs’ta hiçbir değişiklik olmadı ama Rumlar AB’ne girecek.
Akşam Jandarma Genel Komutanı’nın evinde yemeğe gittik. Genelkurmay Başkanı
gittikten sonra aramızda konuştuk. Anladığım kadarı ile Jandarma Genel Komutanı
ile Hava Kuvvetleri Komutanı hala bozuklar. Amaçları illaki darbe yapalım ve AKP’ni
uzaklaştıralım. Yapalım da, Kara Kuvvetleri Komutanı olmazsa nasıl olur, bunu
düşünen yok. Hava Kuvvetleri Komutanı’nı fena bozdum, zira vatanını sadece o
seviyor ve ona destek verilmiyormuş pozlarında. Üstelik ne söylediğini kendisi
de anlamıyor. Şener hala darbeye ümidini bağlamış durumda. Bana “çok erken
çözüldük, daha direnmeliydik” demez mi.



Basınla temaslar: “Daha ne bekliyorsunuz”



10
Ekim 2003


Öğleden sonra Aydın Doğan geldi. Kendisine gazeteci olarak mevcut düzene destek
vermemesini, bu işin sonuna gelmekte olduğumuzu anlattım. Kendisi de günah
çıkarmaya gelmiş. Üzerine atılan pislikler ile ilgisi olmadığını ve
Cumhurbaşkanı’nın Meclis’in açılışında yanlış hedef gösterdiğini, kendisinin
medya tekeli yaratmadığını ve daima dürüst temiz bir gazete patronu olduğunu
söyledi.



5 Aralık 2003

Akşam üstü Cumhuriyet gazetesinden Balbay (Ankara Temsilcisi Mustafa
Balbay-Nokta) aradı. “Başbakan’a zor anlar yaşatmışsınız doğru mu” dedi. Ben de
“hayır” dedim. (Balbay, Askeri Şura’daki tartışmalara gönderme yapıyor-Nokta).



8 Aralık 2003

Taylan Bilgel ile Aydın Doğan için konuştum ve kendisine “Bizim artık
medyadan desteğe ihtiyacımız var. Hep bize, size güveniyoruz, diyorsunuz ama
medya bize gerekli desteği vermiyor. Olayları hükümete karşı kullanmaları
lazım. Teslimiyet bizi de iş yapamaz duruma sokar. Medya halkı uyandırmak
zorundadır. Aksi halde desteğimizi kaybederiz. Halk neler döndüğünü
öğrenmelidir. Bu da ancak en etkili olarak medya kanalı ile olacaktır” dedim.
Aydın Bey’e ileteceğini ve hatta gerekirse kendisi ile beraber yemek yememizi
tavsiye etti.



18 Aralık 2003

Akşam yemeğe Mustafa Özkan ve eşi ile Kara Kuvvetleri Komutanı ve HVKK
geldiler. MÖ bize gelmeden önce Süleyman Demirel’e uğramış ve bize ondan bazı
mesajlar getirmişti. MÖ ile konuştuğumuz konuların özeti şöyleydi.

Basın ile aramızı nasıl düzeltebiliriz, diye konuştuk. Kendisi bu işin zor
olduğunu, hepsinin kendi ticari ilişkileri nedeni ile hükümete göbekten bağlı
olduklarını ve kolay kolay hükümet aleyhine bir yazı yazamayacaklarını,
hepsinin devlete borcunun bulunduğunu anlattı. Bilhassa Aydın Doğan üzerinde
durarak, en büyük medya patronu olması nedeni ile aramızı nasıl
düzeltebileceğimiz konusunu araştırdık. Kolay olamayacaktı ama MÖ bize tüm
medya patronlarına işin kötüye gittiğini ve tedbir alınmazsa çok geç olacağı
konusunu anlatarak onları iknaya çalışacağını söyledi.



25 Aralık 2003

Tuncay Özkan (Özkan bugün KanalTürk TV kanalının sahibi-Nokta) daha önce
Show TV’de görev yapıyordu. Ancak bu hükümet kendi aleyhinde yayın yapan tüm
kişileri oldukları gazetelerden çıkarttı ya da tv’lerden uzaklaştırdı. Kemal
Yavuz general de aynı durumda. Ben de kendilerine yardım edebilmek için MÖ ile
konuştum. Tuncay Özkan, Müfit Gürtuna’nın (Eski İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı / AK Partili-Nokta) İstanbul TV’sini satın almak istiyor ve AKP’nin
yerel seçimlerde İstanbul’dan çıkaracağı adaya karşılık Ali Müfit Gürtuna’nın
birleşik cephenin adayı olarak gösterilmesini koodine ediyor. Şimdilik ANAP ve
DYP ile anlaşma sağlamış.



7 Ocak 2004

Tuncay Özkan’ın ziyareti… Benden OYAK’ın kurulacak şirkete hissedar
olmasını ve böylece BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’a karşı bir çeşit koruma
sağlamayı istedi. Ben de, kendisine elimden geleni yapacağım, dedim. Bana kendi
hazırladığı “Türk Medyası” ile ilgili bir kitap verdi. İçinde her türlü ilişki
ve rezaleti bulabilirsiniz, dedi. Medya desteği olmadan ulusalcıların BAŞBAKAN
RECEP TAYYİP ERDOĞAN ve partisi ile başa çıkması mümkün değil. Bu nedenle
TÖ’nün destelenmesi gerekir. Bende uyandırdığı intiba dürüst ve yılmayacak bir
kişi. Bilgili bir görüntüsü var. Hiç değilse mesleğini iyi bildiği intibaı
uyandı.



10 Ocak 2004

Akşam Jandarma’nın Anıttepe’deki tesislerine gittim. Jandarma Genel
Komutanı ile beraber Aydın Doğan ile yemek yiyecektik. Aydın Doğan’ın yanında
Mehmet Ali Yılmaz ve Fikret Bila (Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi-Nokta)
vardı. Beraber olmamızın amacı AD’a bazı mesajlar vermekti. Öncelikle basının
satılmış bir hale geldiğini değerlendirdiğimizi, kendisinin bu konudaki
görüşünün ne olduğunu. İkinci olarak bu hükümete karşı hepimizin aynı gemide
olduğunu ve gemi batarsa hep beraber batacağımızı. Aleyhimize yazı yazanlara
kendi grubunda destek vermemesini söyleyecek ve onların da son günlerdeki
olaylar hakkındaki görüşlerini alacaktı. Nitekim konuşmalarımız bu merkezde
devam etti. Kendisi bize medyanın ekonomik durumunu izah etti. Ona göre
medyanın kendisi hariç bütün patronları mali yönden hükümete muhtaç hale
getirilmişti. Bu nedenle hükümete karşı çıkmaları mümkün değildi. Karşı
çıkanların hayatı söndürülecekti. Nitekim bazı yazarlar hükümet aleyhine
yazdıkça rte’nin (Recep Tayyip Erdoğan-Nokta) şahsi müdahaleleri ile kendileri
işten çıkarılmışlardı. Tuncay Özkan, Sedef Kabaş, televizyonlardaki bazı
programlar gibi. Bu arada Tuncay Özkan’ı çok sevdiğini, ama kendisine şu
sıralarda hiçbir şey yapamayacağını söyledi. Yemek bittiğinde ben sizin
mesajınızı aldım, dedi. Biz de kendisine “işadamı olarak bazı sıkıntılarınızın
olabileceğini anlıyoruz. Ama bazen hükümet lehinde de yazmamak karşı tarafa
destek vermektir” dedik.



19 Ocak 2004

Sabah kalkınca evi terk etmeden önce gazetelere baktım. EGE Ordu K. Org.
Hurşit Tolon dün yaptığı bir köy ziyareti sırasında “Kıbrıs’ta ver-kurtul’cu
olanlar vatan hainidir” anlamında bir söz söylemiş ve bugünkü bütün gazeteler
bu haber ile doluydu. Tabii gerçek vatan haini olan kendilerini AB’ne satmış ve
onlardan maddi menfaat sağlayan köşe yazarları Hurşit hakkında veryansın e
diyorlardı. Aralarında evvelce kan kırmızı komünist olup şimdi beş vakit namaz
kıldığını ima edenler, dedesi binlerce Türk evladını cephelerde kırdıran vatan
hainlerinin torunu olanlar, her çeşit hayvanat bahçesi yaşayanı vardı.



21 Ocak 2004

14:00-14:30 – E. Dışişleri Bakanı Coşkun Kırca’nın ziyareti… 1445 – 15:15 –
M. Ali Kışlalı’nın ziyareti… Her iki ziyaretçi de cumhuriyetçi ve TSK’ni
destekleyen yazarlar. Kırca 76 yaşında. O kadar duygulu hale gelmiş ki, benim
yanımda olayları ve son durumu anlatırken iki kez ağladı. Yeni bir Anayasa
hazırlamış, ondan bir kopya getirmiş, aldım. Kışlalı da efendi bir insan. Her
ikisi de bana “zaman geçiyor ve her gün daha kötüye gidiyoruz. Ne yapacaksanız
yapın, yoksa geç olacak” mesajını verdiler.



10 Mart 2004

Bugün sabah gazeteleri aldığımızda çok ilginç bir haberle karşılaştık.
(Hürriyet gazetesinde yayımlanan ve aynı yıl “yılın haberi” ödülüne layık
görülen “Sosyetik fişleme” manşeti-Nokta). Kara Kuvvetleri Komutanlığı
tarafından yayınlanan birer evrak ile birçok kişi fişlenmek üzere
kaymakamlıklardan bilgi isteniyordu. Doğal olarak bu haber inanılmaz bir etki
yaptı ve ortalığı karıştırdı. Böyle bir bomba habere hiç ihtiyacımız yoktu.
Şimdi herkes tekrar TSK’ne yüklenecekti. Bence haber bilinçli olarak
yazılmıştı. Haberi yavaş ve doğru okuyan her kim olursa olsun bunun bir
saçmalık olduğunu ve haberde iddia edildiği gibi bir sorun olamayacağını
görecekti. Nitekim haberi araştırdığım zaman gördüm ki Genelkurmay Başkanlığı
ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı yıllık yayınlanan haber toplama planını I.
Odu’ya göndermiş. Plan o arada Ordu Komutanı’nın haberi olmadan bu hale
getirilmiş. İktidara yaranmak isteyen Hürriyet gazetesi sahibi Aydın Doğan ve
Ertuğrul Özkök de hiç düşünmeden bu haberi yayınlamışlardı. Basın üzerindeki
baskı devam ediyor. Genelkurmay Başkanlığı cevabı ise ayrı bir alem. Aynı gün
yapılan açıklamada haber doğrulanmış ve inceleme başlatıldığı açıklanmıştı. Bu
ne demekti. Kimse bir şey anlamadı. Bu hafta içersinde hep sivil arkadaşlarım
ile beraber olduğum için bana rahatlıkla neler hissettiklerini anlatıyorlardı.
Herkes son derece rahatsızdı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nı suçluyorlardı.



15 Mart 2004

Tuncay Özkan yanında yeni kurmakta olduğu TV istasyonu (Kanal Türk-Nokta)
yöneticisi olacak Kerim C an ile beraber geldi. Çok oturmadılar. Bana OYAK’ın
reklam teminatı verip veremeyeceğini sordu. Esas bunu öğrenmeye gelmişler. Bana
göre dehşetli bir istihbarat bilgisi var. Yazdığı kitabı verdi. CIA ve Kürtler.
OYAK’ın reklam için teminat belgesini veremeyeceğini söyledim.



8 Haziran 2004

Erol Mütercimler nezaket ziyareti için gelmiş. Bana önemli bir konuyu
hatırlattı. Dün TRT’de ana dilde yayın programı ile yaptığı araştırmanın
sonuçlarını söyledi. İlginç. Bu konuda doktora yapmış. İddiası, yapılan
programın anayasal dayanağı yok. Yakında beş lisan dışında yayını yapılan
toplumlardan biri eğer bu programın anayasaya aykırı olduğu şeklinde bir
müracaatta bulunursa iptal edilir. İç hukukta tamamlanamadığı için bir şikayete
AİHM bakacaktır ve ondan sonra da felaket gelebilir, ya 26 lisanda yayın
yapılır ya da bu yayınlara son verebilir, dedi.



21 Temmuz 2004

Can Ataklı geldi. Gelmeden önce ne isteyebileceğini düşündüm. Bir çok konu
arasında patronun askerlik konusu olabileceği aklıma geldi. Kendisi ile daha
önce hiç karşılaşmadım ama STAR televizyonunda, bilhassa televizyon kanalına el
konuncaya kadar, cesaretli çıkışları ile tanıyordum. Ama ben bu çıkışları daha
ziyade patronu Uzan’lar ile ilgili olarak değerlendiriyordum. Bu hükümet Uzan
ailesinin çanına ot tıkadı ve onların haysiyetlerini beş paralık etti. Daha da
üstüne gidiyorlar. Son olarak da Aydın Doğan grubunun ortaya çıkardığı askerlik
meselesi var.

Cem Uzan daha önce bütün Kuvvet komutanlarından randevu istemişti ama
hiçbirimiz kabul etmemiştik. Ataklı’nın niye geldiğini bilmemekle beraber,
askerlikle ilgili olarak geldiğini tahmin ediyordum. Nitekim bana kendi
durumunu uzun uzun anlattıktan sonra sadede gelerek askerlik sorununu açtı.
Kendilerinin haklı olduklarını ama yargının korku ile bir karar veremediğini ve
Aralık ayında Uzan’ın askere alınacağını söyledi. Ayrıca mahkeme başlasa
ellerinde kendilerini temize çıkaracak belgeler olduğunu ilave etti. Kendisine
“Bu davaların kuvvet komutanlıkları ile ilgisi yoktur. Muhatap MSB’dır. Konuyu
bize sormazlar bile” dedim. Ben sadece sizin bilmeniz için anlatıyorum, dedi.
Haklı olduğu yerler var. Adamların mallarına el konma şekli tam bir zorbalık.



İş dünyası

“Adamların tuzu kuru”



11 Aralık 2003

Rahmi Bey bana nezaket ziyaretine geldi. Konuşmamız sırasında ben de ona
bugün içinde bulunduğumuz durumu anlattım. Hükümetin tutumu Kıbrıs meselesi ve
nereye gittiği gibi konularda. Kendisine “Hepimiz aynı gemideyiz. Batarsak hep
beraber batacağız. Bunu kimse unutmamalı. Hükümet de unutmamalı, bizler de, iş
adamları da. Onun için esas desteğimiz olan halkı aydınlatacak şekilde, halkın
gerçekleri görebileceği şekilde hareket etmeliyiz” dedim. Pek hoşlarına gitmedi
ama gerçek bu. Bana, durum kötüye gidiyor ama hala daha o kadar kötü değil,
dedi. Ben de “sıfırdan yüze kadar bir skalada nerede olduğumuzu
değerlendiriyorsunuz” dedim. Bana, 35-40, diye cevap verdiler. Ben de bunun
üzerine “belki 95′e yakınız” dedim. Hayret ettiler. Adamların tuzu kuru. Onlara
göre ekonomi düzelmekte. Ama bunun sadece büyük şirketler için olduğunu
görmüyorlar. Zavallı halk hala çekiyor. Halk yokluk içinde ne yapacağını
bilmiyor. Enflasyon düşüyor. Zira halkın harcayacağı parası yok. Bunları onlara
hep anlattım.



30 Haziran 2004

Sinan Aygün, ATO Başkanı. Senede iki kez gelerek bizlere bilgi veriyor.
Verdiği bilgiler daha ziyade ekonomideki gelişmeler ve bazı sosyal olaylar
karşısında ne düşündüğü. Genellikle hükümeti tenkit ediyor. Bu sefer de
ekonomideki kötü gidişi anlattı. İşsizliğin giderek artmakta olduğunu ve bunun
sonunun felakete doğru gittiğini, hükümetin izlediği teslimiyetçi politikalar
nedeniyle yatırım yapılamadığını, bunun da işsizliğin artmasına neden olduğunu
belirtti. Diğer bir ilginç açıklaması da DEP milletvekilleri ile ilgiliydi.
Onların yaptığına mukabele olarak kendisinin örgütlediği bir gurup ile emekli
yarbay Korkut Eken’in hapishaneden çıkış gününde büyük bir tören yapacaklarmış.
Bunun için de yüzlerce insanı topluyorlarmış. Fikir almak ve diğer kişilerin
neler düşündüğünü anlamak bakımından yararlı görüşmeydi.



Özden Örnek’ten TSK eleştirileri / Ordu-Millet ilişkisi

“İnsan içinden geldiği toplumu nasıl inkar edebilir?”



TSK içersinde modaya uygun olarak Deniz Kuvvetleri’nde de bu ilişkiler günah
sayılıyordu. Terfi senesinde çektiğim sıkıntıyı çok iyi hatırlıyorum, beni
defalarca siviller ile ilişkide olmamam için uyarmışlardı. Lojmanda yaşayıp,
orduevlerinde eğlenen ve OYPA’lardan alışveriş yapan bir toplum nasıl siviller
ile ilişki kurabilir ki. Subayların sivil arkadaşları olmadığı gibi sivillerin
de subaylardan arkadaşları yoktu. Çocukluğumuzda her mahallerde bir subay
ailesi yaşar ve hepimiz onlara imrenerek ve özenerek bakardık. Hele o zamanlar
makam arabaları yerine atların kullanıldığı hatırlanırsa, bizler için işine
giden subayları seyretmek ayrı bir zevk olurdu. Sonraları nedense yukarıda
çizdiğim tablonun içersine giriverdik.

Zaman geçince, 1990′lı yılların başında ilişkilerin böyle gidemeyeceği ve
şeffaf olunması ihtiyacı ortaya çıkınca, TSK içersinde bir şeffaflık modası
yayılmaya başladı. Siviller ile ilişkilerin bence iki ayrı boyutu var.
Birincisi, TSK sivilleri nasıl görünüyor. İkincisi, sivillerin TSK’ni
tanıyabilmesi için silahlı kuvvetlerin sivil topluma ne kadar açık olduğu.
Akredite basın konusu Genelkurmay Başkanlığı tarafından icat edildi.
Derinlemesine düşünmeden görülebilir ki, bu tutum tüm yasalara ve en sonunda da
Anayasa’ya bile aykırıdır. Birincisinin sonucudur. Sivile bakış açımız
değişmedikçe tutumlarımızdaki değişme aldatmacadan başka bir şey olamaz.

AKP iktidarda iken onlar ile görüşmek günahtır. Hemen Atatürkçülüğe karşı
olmakla suçlanırsınız. Ama kimse size “Peki, biz bu insanlar ile aykırı
fikirdeyiz ama nasıl birbirimizle diyalog kuracağız, nasıl birbirimizi kendi
inandıklarımıza ikna edeceğiz” sorusuna cevap vermez.

Sivillerin yurt sevgisi eksiktir. Çoğunlukla onlar vatanlarını ve milletlerini
düşünmeden şahsi yararları için hareket ederler. Onlar tembeldirler, çalışmaz
ve bedava olarak para kazanmaya bakarlar. Bu nedenle TSK’daki herkes çok
çalışır ve fedakar oldukları için her şeye layıktırlar. Bu düşünceler ile
nereye varılabilir.

Yakın zamana kadar bilimsel yönden bile sivil uzmanlara danışılmazdı. Sanki
1700′lü yıllarda yaşıyormuş gibi tepki verirdik. Her şeyin öncüsü TSK’dır. Bu
fikir o kadar yaygınlaşmış ve sivillere güven o kadar azalmıştır ki, TSK
sonunda kendi yüksek lisans eğitim yapan enstitülerini kurdu ve ihtiyacı olan
her şeyi özel sektör veya devletin diğer kesimlerinden temin edecekken kendisi
her şeye sahip olmaya başladı. Bu nereye kadar gidebilir ki.

Eğer arkadaşınız devlet memuru değilse ya da bir şirkette çalışıyor veya bir
iş, ticaret sahibi kimsedir. İşte o zaman yandınız, size hemen suçlu ve menfaat
sağlıyorsunuz gözü ile bakacaklardır. Siviller ile her temas muhakkak bir yarar
karşılığında yapılmaktadır. Bu genel kanıdır. Bu konuda çıkmış emirler
mevcuttur. Karargaha, sivilleri bırakın, mesleğinden emekli olmuş amiralleri
bile davet edemezdim. Hala, etmeyin diye de emirler mevcuttur. Böyle düşünen
bir kuvvet komutanı acaba ne düşünüyor olabilir ki. Mesai saatlerinden sonra
insanların serbest yaşadığını ve eğer niyetleri kötü ise bu kişilerin bu
saatlerden sonra her şeyi yapabileceğini acaba bilmiyor mu. Bu tip davranışlar
ve düşünceler kapalı bir toplum içine kendini kapatan, çevresinden etkilenmeyen
ve kendisini çevresine kapatmış insanlara özgüdür. İnsan içinden geldiği
toplumu nasıl inkar edebilir.



Özden Örnek’ten TSK eleştirileri / Atatürk, ideoloji, törenler

“Atatürk’ü bir idol haline getirmişiz”



30 Ağustos 2004

Meslek hayatımda son kez üniforma ile katılacağım 30 Ağustos törenlerine
iştirak ettim. Sabah 08:00′den gece yarısına kadar dur dinlenmesi olmayan bir
tören zinciri. Yapımızda ve anlayışımızda düzeltmemiz gereken çok konu var. En
başta Atatürk’ü bir idol haline getirmişiz. Kendisi bile “beni görmek önemli
değil benim fikirlerimi anlamak önemlidir” demişken, biz her yerde Atatürk’ü
heykel, resim, poster olarak anmayı sanki onu anlamak ile eş tutuyoruz. Bu
böyle devam edemez. Bir taraftan İslamiyet’in günün şartlarını karşılamadığını
ve reform geçirmesi gerektiğinden bahsederken, sanki Atatürkçülük ilelebet
yaşayacakmış gibi davranıp ilkelerini tartışmaya dahi açmıyoruz. Tabi o zaman
bu ilkeler bir yol gösterici olmaktan öteye, dogma haline geliyor. Sağ olsaydı
herhalde en fazla kendisi bu durumu tenkit ederdi. İkinci bir konu da bu
toplumu Kara Kuvvetlerinin etkisinden kurtarmak lazım. Devletin her kesiminde
kendi düşünceleri hakim olsun, herkes kendileri gibi düşünüp kendileri gibi
hareket etsin istiyorlar. Harbiye Marşı ile yatıp Harbiye Marşı ile
kalkıyorlar.



29 Ekim 2004

Bugünkü törenleri, şöyle sabahtan akşama kadar yaşadım. Hepsi onuncu yıl
için planlanandan farklı değildi. O zaman devletin gücünün mesajını her köşeye
dağıtmak ve birlik beraberlik gösterisi yapmak birinci amaçtı. Aradan seneler
geçti. Amaç belki aynı ama yapılış şeklinin çok farklı olması gerekir, diye
düşündüm. Bir tribünde saatlerce oturarak geçenleri seyretmek pek bir fikir
vermiyor. Üstelik de bir başıbozukluğa şahit oluyorsunuz. Bir sürü şımarık ve
umursamaz genç önümüzden geçiyor. Ne kadar ve nasıl bir mesaj verildiği
şüpheli. Bu konuda biraz çalışmamız gerekli. Saatlerce konuşmalar, koca koca
adamların sıraya girip el sıkmaları, artık modası geçmiş kutlamalar.



Özden Örnek’ten TSK eleştirileri / Ordu-Hükümet

“Askerin karışması yönetmeye döndü”



Devletin karar süreci uzun süre Genelkurmay Başkanlığı’ndan etkilendi. İç ve
dış olaylara ait kararlar alınmadan önce Genelkurmay’a sormak adet halini
almıştı. Hükümette olanlar özgür olarak karar veremiyorlardı. Bu nedenle de
verilen bir karar halk arasında beğenilmezse cevap kolaydı: “Asker öyle
istedi”. Bu alışkanlık ihtilallerin bir sonucuydu. Askerin karışması, fikir beyan
etmesi gereken olaylar elbette vardı ama bu karışma bir çeşit yönetmeye
dönüşmüştü. Bunun için de özellikle dış politikada cesur adımlar atılamıyordu.



Siyasetçiler

“Bir şey yapacaksanız hemen yapın”



23 Eylül 2003

Sabah Adalet Bakanı Cemil Çiçek ziyaretime geldi. Dün kendisinin geleceğini
ve ne yapmam gerektiğini, Kara Kuvvetleri Komutanı ve JANGK (Jandarma Genel
Komutanı-Nokta) ile görüştüğümde bana “gelsinler ama ziyarete gitmiyoruz”
dediler. Bana böyle bir tutum çok ters geldi. İnsan harbin sonunda dahi oturup
düşmanı ile konuşuyor ve bir anlaşmaya varmaya çalışıyor. Biz böyle yaparak
neyi ispat etmeye çalışıyoruz.

(…)

16:00′da İçişleri Bakanı (Abdülkadir Aksu-Nokta) ziyarete geldi. Kendisi
esasında Kürtçü ve AKP’nin kurucularından sayılan bir bakan. Kendisi ile uzun
süre sohbet ettik. Irak’a asker meselesini sordum. Bu sefer sorun yok, dedi. Ve
bana ilk seferindeki yani ikinci tezkere ile olan hikayesini anlattı. Sonra
Kuzey Irak’ta Barzani ve Talabani ile olan ilişkileri anlattı. Kendisi Kürt ama
hiç de Kürtçülük lehine çalışan bir adam gibi konuşmuyor.



21 Kasım 2003

Yavuz Kayral’ı mahsus davet ettim, zira bundan önceki gelişinde DYP’nin her
zaman emrimize hazır olduğunu söylemişti. Ben de bundan önceki gün topluca
aldığımız karar gereğince kendisine DYP’nin seçimlerden önce bir miting
tertipleyerek Kıbrıs konusunu desteklemesini istedim. “Peki” dedi ve gitti.



24-30 Kasım 2003

Yavuz Kayral aradı ve DYP’nin Kıbrıs seçimlerinden bir hafta önce Mersin’de bir
miting yapacağını söyledi. Bekleyip göreceğiz.



25 Aralık 2003

Kuvvet komutanları ile beraber toplanarak Onur Öymen ile Kıbrıs konusunda
görüşme yaptık. Diğerlerinde olduğu gibi onun da görüşlerini sorguladık. Katı
bir tutumları var. Kendisi ile Kıbrıs konusundan daha çok son siyasi durumu ve
bu noktadan öteye neler yapılabileceğini görüştük. Bize CHP’nin bir TV kanalı
vasıtası ile sisini duyurmaya başlayacağını ve bu konudaki hazırlıkların
sonuçlanmak üzere olduğunu anlattı.



14 Şubat 2004

Dün akşam Jandarma Genel Komutanı bana Kara Kuvvetleri Komutanı’nın Salı
günü Onur Öymen ile toplantı yapacağını ve gelmemi istedi. Ben de
gelemeyeceğimi söyledim. Ama eve dönünce Kara Kuvvetleri Komutanı beni
telefonla aradı ve muhakkak gelmem gerektiğini anlatınca ben de “peki dedim.”
Salı günü öğleyin komutanlar toplantısı nedeni ile verilecek yemeğe katılamayıp
oraya gideceğim.



17 Şubat 2004

OÖ’den öğrendiğimiz bir ifade bizi bayağı şaşırttı. ABD’nin AKP’yi
desteklemek üzere Türk basınını yönlendirmek üzere 200 milyon dolara yakın bir
yatırım yaptığına dair bazı bilgiler varmış. Bu ABD’nin oyunu nasıl oynadığının
bir işaretiydi. OÖ ile yaptığımız diğer konular ile ilgili sohbet de çok
ilginçti: Mehmet Ağar’a işbirliği teklif edilmiş ama o “Ben tarikatlar ile
işbirliği çarelerini arıyorum” diyerek bunu kabul etmemiş. Kıbrıs sonrası
gündeme gelecek olan EGE sorunları ile ilgili de fikrini aldık. Bize doğrudan
“Bu adamlar EGE’de de vermeye hazırlar ve planlarını bu yol haritasına göre
kurmuşlar” dedi. Genelkurmay Başkanı’nı tenkit etti ve artık kimsenin ordudan bir
şey beklemediğini ve ordunun bir şey yapacağını da sanmadıklarını, ayrıca
Genelkurmay Başkanı’nın adeta partinin bir adamı gibi hareket ettiğinin çok
yaygın bir kanaat olduğunu belirtti. Dikkatimi çeken ve beni dehşete düşüren
diğer bir konu da OÖ gibi bir kişinin hala gerçeklerin farkında olamamasıydı.
Hala işçiler ve talebelerden medet umuyordu. Kendisine bazı sendikalar ile
konfederasyonların nasıl satıldıklarını anlattım, öğrenciler ile ilgili olarak
rektörlerin anlattıklarını ve öğrencilerin nasıl atıl ve maddeci olduklarını,
artık eskisi gibi sokaklara düşmeyeceklerini izah ettim. Anladığım kadarıyla
CHP de ne yapacağını ve ne yapılması gerektiğini bilmiyordu. Bendeki izlenim
kimle konuştuysak bugüne kadar kimsenin bir darbeyi arar veya ister olmadığını
gördüm.



29 Şubat 2004

Konuşmalardan sonra Beytepe’ye gittik. Herkes toplandı. Amacımız 3 Mart
günü yapılacak olan “Ulusal hareket” toplantısına MHP’den bol destek
sağlamaktı. Ama konu darbeyi seçimden önce mi sonra mı yapalıma döndü. Ömer
İzgi “gayet tabii bir şey yapacaksanız hemen yapın” dedi.



Sözü edilen Tolga, Tolga Çandar mı?



27 Aralık 2003

Gündüz OHAL gazilerinin TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde açmış oldukları
sergiye katıldık. Duygu ve hüzün dolu bir gün geçirdik. Sergiyi gezdikten sonra
gaziler sinema salonunda bir konser verdiler. Fevkalade güzel bir konserdi.
İnsanların isterlerse neler başarabileceklerini gördük. Bir ara Ege bölgesinden
türküler çalınıyordu. Sahnede, TRT’den saz ve türküleri ile Tolga isimli bir
sanatkar gazilere refakat ediyordu. Sanatkarın sesi aynı Hasan Mutlucan’ın (12
Eylül darbesi sırasında TRT’nin yayınladığı kahramanlık türküleriyle ünlenen
türkücü-Nokta) sesi gibiydi. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur
hemen kulağıma eğildi ve bu sanatkarın adresini alalım, lazım olabilir, dedi.
Güzel bir espriydi.



Tek komutanlı darbe girişimi

AYIŞIĞI



“Sarıkız” darbe girişiminin, başlangıçtaki destekçiler Kara Kuvvetleri Komutanı
Yalman ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek’in kesin tavrının ardından tümüyle
raftan indirilmesini izleyen günlerde, bu darbe girişiminin en aktif unsuru
olarak öne çıkan Şener Eruygur tek başına bir darbe planlamış. Yalman, Örnek’e,
planın öteki kuvvet komutanlarını da işe katmak ve sadece Hava Kuvvetleri
Komutanı’nı işe katmak şeklinde, iki alternatifli olarak düşünüldüğünü
anlatıyor.



Özden Örnek’in günlüklerinde, “Ayışığı”ndan sadece bir paragrafla söz
ediliyor (14 Ekim 2004):

“Fenerbahçe’ye Aytaç Paşa’lara (Kara Kuvvetleri Komutanı-Nokta) gittim. Daha
çok o konuştu. ‘Şener (Jandarma Genel Komutanı-Nokta) bizden habersiz darbe
planı hazırlatmış. Adı da ‘Ay Işığı.’ Darbede kimin başkan olacağı belli değil.
Hepimize davranışlarımıza göre bir kod adı vermiş. Havacı (Hava Kuvvetleri
Komutanı İbrahim Fırtına-Nokta) ona destek verdiği için o anlamda, bizler ise
sana karşıt anlamda, bana da belli değil anlamda kodlar vermiş. Bu plan GB’nin
(Genel Kurmay Başkanlığı-Nokta) elinde olduğu gibi içlerinden biri tarafından
sızdırıldığı için MİT ve hükümetin de elinde varmış. İkinci bir planda ise
senle ben gösterilmiyoruz, sadece havacı var.”

Yani 2004 yılında, komuta kademesinin her defasında biraz daha fazla bölündüğü
üç girişimle karşı karşıya kalmışız:

* Genelkurmay Başkanı’nın hiçbir zaman katılmadığı, başlangıçta dört kuvvet
komutanının içinde olduğu, sonraki aylada kara ve deniz kuvvetleri
komutanlarının dışına çıkmaya çalıştığı “Sarıkız” kod adlı darbe girişimi.

* Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un tek başına hazırladığı ama öteki üç
kuvvet komutanını da işin içine katmaya çalıştığı “Ayışığı” darbe girişimi.

* Şener Eruygur’un yanına sadece Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına’yı
alarak yapmayı planladığı darbe.

Dediğimiz gibi, “Ayışığı” darbesi, Örnek’in günlüklerinin sadece bir yerinde,
ayrıntısız olarak geçiyor. Fakat o darbenin ayrıntılı power-point sunumları da
Nokta’ya ulaşmış bulunuyor. Bundan sonraki sayfalarda bu sunumların tümünü
okuyabilirsiniz.

Okumanıza yardımcı olabilir düşüncesiyle, bu sunumlarda belirtilen kod
adlarının gerçekte kimlere veya hangi kurumlara tekabül ettiğine dair tahminlerimizi
bilginize sunuyoruz…



Ocak TSK

Sağduyu Millet, kamuoyu

Yetim Genelkurmay Başkanı

Gemi Aslanı Başbakan

Tayfa Milletvekilleri

Yörük Cumhurbaşkanı

En Büyükler Kuvvet komutanları

(+) ve (-)ler Darbeci ya da karşı çıkan üst düzey subaylar

Kaplan Kara Kuvvetleri Komutanı

Leopar Jandarma Genel Komutanı

Penguen Deniz Kuvvetleri Komutanı

Şahin Hava Kuvvetleri Komutanı

Çadır Yüksek Askeri Şura

Salon TBMM

Kasa Bütçe, Maliye

Kahve Borsa

Ayna Polis

Gözlük MİT

Sırtlan ABD

Çiyan AB

Karanlık Doğan Medya

Sarı Öküz Devlet

Abide Yaşar Büyükanıt





Almanak 1923 - 1998







Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz



1923



27 Ekim 1923 : 25 Ekim 1923 günü Çankaya Köşkü’nde varılan karar gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin son Bakanlar Kuruluhttp://www2.blogger.com/img/gl.bold.gif
kalın etiketi ekle Başkanı Ali Fethi (Okyar) Bey , bütün arkadaşları ile birlikte Meclise istifalarını verdiler.Bakanlar kurulunu o tarihe kadar Meclis seçiyordu. Siyasi buhrandan orduyu dışarı da tutmak için,o zaman hükümete dahil bulunan Genel Kurmay Başkanının istifa etmemesi uygun görülmüştü.Kabinenin topluca görevden çekilmesi,Gazi Mustafa Kemal Paşanın muhaliflerinin bir liste üzerinde birleşememeleri, Cumhuriyetin gelmekte olduğuna bir işaret sayılabilirdi..

29 Ekim 1923 : TBMM’nin şimdi müze olan o zamanki küçük tarihi binasında saat:20.30 sıralarında Çorum Milletvekili İsmet (Eker) Beyin Başkanlığında 159 Milletvekili ile birlikte ittifakla şu karar alınmıştır; "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir."

Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığı için yapılan oylamaya 158 kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına oy birligi ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa seçilmiştir. (Gazi Paşa oylamaya katılmamıştır).

Cumhuriyetin ilanı o akşam bütün imkansızlıklar içinde yurda duyurulmuş ve gece yarısından sonra 101 pare top atılarak şenlik yapılmıştır.

30 Ekim 1923 : İsmet (İnönü) Paşa Başbakan ünvanı ile kabineyi kurmak ile görevlendirildi.Kabine TBMM tarafından oy birliği ile onaylandı.

Başbakan : İsmet Paşa (Malatya)

Şer’iye Vekili : Mustafa Fevzi Efendi (Saruhan) (Sonradan bu bakanlık kaldırıldı,yerine Diyanet İşleri başkanlığı kuruldu)

Umumiye Vekili : Müşir (Mareşal ) Fevzi Paşa (Çakmak ) (İstanbul) (O tarihlerde Genel Kurmay Başkanlığı kabineye dahildi )

İktisat Vekili : Hasan (Saka )Bey (Trabzon)

Dahiliye Vekili : Recep (Peker ) Bey (Kütahya)

Müdafa-i Milliye Vekili : Kazım (Özalp) Paşa (Balıkesir)

Adliye Vekili : Seyit Bey (İzmir)

Maarif Vekili : Safa Bey (Adana)

Nafıa Vekili : Muhtar Bey (Trabzon)

Sıhhiye Vekili : Dr. Refik (Saydam) Bey (İstanbul)

İmar ve İskan Vekili : Mustafa Necati Bey (İzmir)

Maliye Vekili : Hasan Bey (Gümüşhane)

31 Ekim 1923 : 3 Eylül 1914'de ilan edilen Seferberlik kaldırıldı .

1 Kasım 1923 : Fethi (Okyar) Bey (1880-1943) TBMM Başkanlığına seçildi.

10 Kasım 1923 : İstanbul Barosu Başkanı Lütfü Fikri Bey’in “Şimdide Hilafet Meselesi” başlıklı yazısı Tanin ve bazı gazetelerde yayınlandı.Yazar, İstiklal Mahkemesinde idam istemiyle yargılandı ve 5 yıla mahkum oldu.Bu ceza, daha sonra TBMM tarafından affedildi.

19 Kasım 1923 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği’ni İsmet Paşa’ya devretti.

24 Kasım 1923 : Hindistan’daki İsmaili Mezhebi cemaat lideri Muhammed Ağa Han (1887-1957) ile Emir Ali, Hilafet ve Halifenin siyasi durumunun korunmasıyla ilgili olarak İsmet Paşa’ya mektup gönderdiler.

5 Aralık 1923 : Ağa Han’ın, İsmet Paşa’ya gönderdiği mektup, Paşa’nın eline geçmeden İstanbul gazetelerinin bazılarında yayınlandı.

8 Aralık 1923 : İstanbul’da, Ağa Han’ın mektubu dolayısıyla gazetecileri yargılayacak olan İstiklal Mahkemesinin üyeleri belli oldu.

9 Aralık 1923 : İstanbul’da gazeteciler tutuklandı.

15 Aralık 1923 : İstanbul İstiklal Mahkemesinde gazetecilerin yargılanmasına başlandı.

26 Aralık 1923 : Cumhuriyetin ilanı dolayısıyla genel af kabul edildi.



1924



2 Ocak 1924 : Cuma günü hafta tatili olarak kabul edildi.

22 Ocak 1924 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Halife’nin tutumunu İsmet Paşa’ya şikayet etti.

14 Şubat 1924 : G. M. Kemal Paşa ile İsmet Paşa’nın, Hilafetin Kaldırılmasıyla ilgili konuşmaları

- İstanbul’dan kalkan deneme uçağı 3 saatte Ankara’ya vardı.

15 Şubat 1924 : Harp Oyunları sebebiyle İzmir’de bulunan G. M. Kemal Paşa başkanlığında, Başbakan İsmet Paşa, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Paşa, Ordu ve Kolordu komutanları toplandı, toplantı sonucunda dört önemli karar alındı;
1-Halifeliğin kaldırılması
2-Şer'iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması
3-Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi
4-Genel Kurmay Başkanlığının Bakanlar Kurulunun dışına çıkartılması

22 Şubat 1924 : Mustafa Kemal Paşa İzmir’de konuştu; “Bizim Cumhuriyetimiz yalnız halkın isteğine ve ordunun delaletine hürmet eder.”

23 Şubat 1924 : Milletvekili maaşlarının 300 liraya çıkarılması hakkındaki kanun kabul edildi.

27 Şubat 1924 : TBMM tarafından Halifeliğe seçilen Abdülmecit Efendi (1868-1944) ’nin Cuma Selamlığına cüppe ve Fatih’in kavuğu ile çıkma isteği, garip bulunarak kabul edilmedi.

2 Mart 1924 : Halk Fırkası Grup toplantısında; Şer’iye (Diyanet) ve Evkaf (Vakıflar) Vekaletleri’nin kaldırılmasına ve öğretimin birleştirilmesine karar verildi.

3 Mart 1924 : Hilafetin kaldırılması. Urfa Milletvekili ‘Şeyh’ unvanlı Saffet Efendi ile 50 arkadaşının ‘Hilafetin kaldırılmasına ve Osmanlı Hanedanı mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına’ dair verdikleri önerge görüşülüp kabul edildi. Bu karar aynı gün İstanbul Valisi Haydar Bey ve Polis Müdürü Sadettin Bey tarafından Halife’ye bildirildi.Akşam saatlerinde de Emniyet Genel Müdürü Muhittin (Üstündağ) Bey tarafından uygulandı.

- Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. Bu kanunla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanıyor, ayrıca İstanbul Darülfünun’a bağlı bir İlahiyat Fakültesi açılması kararlaştırılıyordu.

- Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.

4 Mart 1924 : İstanbul Müftülüğü yayınladığı bir bildiriyle; Cuma namazlarında okunan hutbede, Halifenin adı yerine Millet ve Cumhuriyetten söz edilmesini ve Milletle, Cumhuriyetin saadet ve tealisi için dua edilmesi gereğini ilgililere bildirdi.

5 Mart 1924 : İsmet (İnönü) Paşa tarafından yeni kabine kuruldu.

8 Mart 1924 : Mehakim’i Şer’iye’nin ilgasina ve Mehakimin Teşkilatina ait ‘Ahkami Mukaddil Kanun’ kabul edildi.Bu suretle dini mahkemeler kaldırıldı ve bir kısım mahkemelerin birleştirilmesi sağlandı.

11 Mart 1924 : Diyarbakır-Ergani demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.

23 Mart 1924 : TBMM, Cumhurbaşkanı’nın Meclisi feshetme hakkını kabul etmedi.

- Samsun-Sivas-Ankara demiryolu inşasına ait kanun kabul edildi.

3 Nisan 1924 : Hakimlerin kıyafetlerine dair kanun kabul edildi.

13 Nisan 1924 : 1.Dünya Savaşı liderlerinden;Talat, Cemal ve Bahattin Şakir Paşaların ailelerine maaş bağlanması hakkındaki kanun kabul edildi.

- Türk-Alman Dostluk Antlaşması imzalandı.

16 Nisan 1924 : Savaş sırasında düşmana yardım etmiş olanlar için ‘Genel Af’ kanunu kabul edildi.

20 Nisan 1924 : Teşkilat-i Esasiye Kanunu (Anayasa) kabul edildi. 20 Ocak 1921 gün ve 84 sayı ile kabul edilen Anayasaya, 29 Ekim 1923 gün ve 364 sayı ile ilave edilen ‘Ek Madde’ ile yönetim şekli Cumhuriyete dönüştürülmüştü.

30 Nisan 1924 : Diyanet İşleri Başkanlığına; Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti’ni destekleyen, İstanbul Hükümeti’nin Kurtuluş Hareketini kötüleyen fetvalarına karşılık veren, büyük din adamı vatanperver Mehmet Rıfat (Börekçi) Bey (1861-1941) atandı. 1. Dönemde 6 ay kadar Menteşe Milletvekilliği de yapan Mehmet Rıfat Bey ölümüne kadar bu görevde kaldı.

7 Mayıs 1924 : İstanbul’da Cumhuriyet gazetesi yayınlanmaya başladı.

26 Ağustos 1924 : İş bankası kuruldu. Genel Müdürlüğüne eski İktisat Vekili Celal (Bayar) Bey atandı.

1 Eylül 1924 : Musiki Muallim Mektebi kuruldu.

11 Eylül 1924 : Bursa Ticaret Borsası kuruldu.

22 Eylül 1924 : Mustafa Kemal Paşa eşi Latife Hanım ile beraber Samsun’u ziyaret etti. İstiklal Ticaret Okulunda öğretmenlere yaptığı konuşmada; “Dünyada her şey için, uygarlık için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.” dedi.

25 Ekim 1924 : Türk düşünürü ve yazar Ziya Gökalp (doğumu:1875) öldü.

26 Ekim 1924 : Ordu komutanlarının politika ile uğraşmalarından doğan siyasi buhranın yoğunlaşması.Belli başlı ordu komutanlarının Meclise katılmaları.Bu arada Kazım Karabekir Paşa, Ordu Müfettişliğinden istifa etti, yerine Ali Sait Paşa atandı.

30 Ekim 1924 : Mustafa Kemal Paşa, Ordu Komutanlarından TBMM'deki yerlerinden istifa etmelerini istedi. Ali Fuat Paşa, Ordu Müfettişliğinden çekildi. Cafer Tayyar Paşa Milletvekilliğini tercih etti.Cevat Paşa, her iki görevden de çekildi.

1 Kasım 1924 : Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin 2.dönem 2.toplantı yılını, Meclisin yeni binasında açtı. Fethi (Okyar) Bey yeniden Meclis Başkanlığına seçildi.İsmet Paşa kabineyi kurmakla görevlendirildi.

9 Kasım 1924 : İsmet Paşa Kabinesi 19’a karşı 147 oyla güven aldı.

- 10 Milletvekili Halk Fırkasından ayrılarak ‘Terakkiperver Cumhuriyet Fırka’yı kurdular.

10 Kasım 1924 : Halk Fırkasının adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirildi.

20 Kasım 1924 : İsmet Paşa Başbakanlıktan çekildi. Fethi (Okyar) Bey Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

26 Kasım 1924 : Kazım (Özalp) Paşa, TBMM Başkanlığına seçildi.

27 Kasım 1924 : Fethi Bey Kabinesi oybirliği ile güven oyu aldı.
İçişleri Vekili :Recep (Peker) Bey
Dışişleri Vekili : Şükrü (Kaya) Bey

8 Aralık 1924 : Terakkiperver Cumhuriyet Fırka Başkanlığına Kazım Karabekir Paşa, Genel Sekreterliğine de Ali Fuat Paşa seçildi.

20 Aralık 1924 : Kırkkilise adı Kırklareli olarak değiştirildi.

29 Aralık 1924 : Bahriye Vekilliği (Deniz Kuvvetleri Bakanlığı) kurulması kararlaştırıldı. Üsküdarlı İhsan Bey ilk Vekilliğe atandı.



1925



7 Ocak 1925 : Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreterliğine Recep (Peker) Bey Tayin edildi.

13 Ocak 1925 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Halit Paşa, Meclis’te Afyon Milletvekili Ali (Çetinkaya) Bey tarafından kaza sonucu tabanca ile vurularak öldürüldü.

30 Ocak 1925 : Patrik Konstantin (6.) sınırdışı edildi.

11 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı. Eski adi ‘Genç’ olan Bingöl ilinin Ergani ilçesine bağlı Eğil bucağının Pınar köyünde başlayan ayaklanma, ilk olarak Elazığ ve oradan da Diyarbakır’a sıçradı.

16 Şubat 1925 : Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kuruldu.

17 Şubat 1925 : Aşar vergisi kaldırıldı. (Köylüyü büyük sıkıntıya sokan bu vergi ürünlerden onda bir oranında alınıyordu.)

24 Şubat 1925 : Şeyh Sait isyanı büyüyor. Elazığ, asiler tarafından işgal edildi.

25 Şubat 1925 : ‘Dinin politik amaçlarla suiistimal edilemeyeceği’ hakkında kanun kabul edildi.

28 Şubat 1925 : Doğudaki isyan dolayısıyla Meclis’te gizli celse yapıldı.

2 Mart 1925 : Fethi Bey kabinesine 60’a karşi 93 oyla güvensizlik verildi, kabine çekildi.

- İsmet Paşa 2. kabinesini kurdu.
İçişler Vekili : Cemil Bey
Dışişleri Vekili : Tevfik Rüştü (Aras) Bey
Milli Savunma V. : Recep (Peker) Bey

3 Mart 1925 : Asiler Ergani’yi işgal etti.

4 Mart 1925 : Takrir-i Sükun Kanunu (578 sy.) ile hükümete 2 yıl için olağanüstü yetki verildi. Bu kanunla Meclis biri isyan bölgesinde biride Ankara’da olmak üzere iki tane İstiklal Mahkemesi kurdu. Ankara’daki mahkemenin verdiği ölüm cezaları için Meclis onayı gerekirken, Doğuda kurulan Mahkemenin kararları hemen uygulanacaktı.

- İsmet Paşa kabinesi 23 oya karşı 154 oyla güven aldı.

6 Mart 1925 : İstanbul’da 6 gazete ve dergi Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.

8 Mart 1925 : Diyarbakır ve dolaylarında asilerle Türk Silahlı Kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalar başladı.

12 Nisan 1925 : Doğu isyanının elebaşlarından Şeyh Said yakalandı.

13 Nisan 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin emriyle Terakkiperver Fırkası üyelerinin evleri arandı.

16 Nisan 1925 : Tanin gazetesi kapatıldı.

17 Nisan 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey tutuklandı.

20 Nisan 1925 : Sıkıyönetim 7 ay daha uzatıldı.

- İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 6 ay daha uzatıldı.

1 Mayıs 1925 : Adana’da şiddetli bir deprem oldu.

5 Mayıs 1925 : Ankara’da, Mustafa Kemal Paşa tarafından ‘Gazi Çiftliği’ adı verilen, çiftliğin kurulmasına başlandı.

7 Mayıs 1925 : Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey’e Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından ömür boyu Çorum İlinde sürgün cezası verildi.

3 Haziran 1925 : Ankara İstiklal Mahkemesinin teklifi ile, Takrir-i Sükun Kanunu’na dayanılarak Terakkiperver Fırka’nın kapatılmasına Bakanlar Kurulu karar verdi.

21 Haziran 1925 : Türkiye-Yunanistan Antlaşması Ankara’da imzalandı.

29 Haziran 1925 : Diyarbakır İstiklal Mahkemesi, Şeyh Said ile 46 yandaşını ölüme mahkum etti.Güney bölgesinde tekkeler kapatıldı.Ölüm kararları ertesi günü yerine getirildi.

5 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa, Latife (Uşaklıgil) Hanımdan ayrıldı. (29 Ocak 1923’te evlenmişlerdi.)

11 Ağustos 1925 : Ahmet Emin (Yalman) Bey tutuklandı ve Vatan gazetesi kapatıldı.

25 Ağustos 1925 : Gazi Mustafa Kemal Paşa,Kastamonu Belediye salonunda halka seslendi; “... Biz her yönden medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük.Bunun sebebi, dünyanın durumunu anlamayışımızdır. Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakın; zihniyetlerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişme ve yükselmeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır... Behemehal ileri gideceğiz, buna mecburuz. Millet açık olarak bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona uzak kalanları yakar, mahveder. İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde, layık olduğumuz mevkii bulacak ve koruyacak ve onu yücelteceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır...”

27 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, İnebolu Türk Ocağı’nda, fes ve çarşaf ile ilgili konuşma yaptı; “Efendiler! Türkiye Cumhuriyetini tesis eden Türk halkı, medenidir.Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medeni olduğunu ispat ve izhar etmek mecburiyetindedir... Bizim kıyafetimiz medenimidir? (Hayır sesleri). Bizim kıyafetimiz medeni ve beynelmilel midir? (Hayır sesleri).”

28 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Taşköprü’yü ziyaret etti. Halkla kıyafet konusunda konuştu. Ertesi günü gençler ve memurlar terzilerin bezden diktikler şapkalarla dolaşıyorlar ve fesli kimseleri Kasabaya sokmuyorlardı.

30 Ağustos 1925 : Gazi Paşa, Kastamonu gezisinin son gününde halka tekrar seslendi; “Efendiler ve ey Millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhlerin, dervişlerin müritleri ve mensuplarının memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

1 Eylül 1925 : 1.Tıp Kongresi, Ankara’da yapıldı.

2 Eylül 1925 : Tekke ve türbelerin kapatılmasına, dini kıyafetlere ve memurların şapka giymesine dair Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı.

4 Eylül 1925 : İstanbul’da, Taksim’de yapılan bir baloya ilk defa Müslüman kadınlar katıldı.

13 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa, İstiklal Mahkemeleri tarafından vatana ihanet suçu ile mahkum edilen gazetecileri affetti

23 Eylül 1925 : Gazi M. Kemal Paşa,Samsun’da İstiklal Ticaret Okulu’nda verilen çayda öğretmenlere seslendi; ”Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir...
En mühim, en esaslı nokta, terbiye meselesidir.Terbiyedir ki bir milleti ya hür, ya müstakil, şanlı, ali bir heyeti içtimaiye halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder...”

5 Ekim 1925 : İstanbul Darphanesinde ilk Cumhuriyet altını basıldı.

14 Ekim 1925 : Türkiye’de ilk betonarme köprü, Menderes Nehri üzerinde yapıldı.

15 Ekim 1925 : İstanbul Erkek Lisesi 10. sınıf öğrencilerinin, arapça öğretmeni Tahir Bey’in sandalyesine iğne yerleştirmeleri ve suçluyu söylememeleri üzerine olay büyüdü. Basın günlerce bu konuyu işledi. Disiplin Kurulu sınıfın tüm mevcudu olan 46 öğrenciye, okuldan uzaklaştırma cezası verdi. Karar, Bakanlıkça da onaylandı. Öğrencilerin cezası ertesi sene affedilerek tekrar okullarına dönmelerine izin verildi.

21 Ekim 1925 : 1926 yılı bütçesinde gelir 218 milyon TL olarak hesaplandı.

2 Kasım 1925 : Kastamonu Halkı, Gazi Paşa Hazretlerinin ömrü boyunca Cumhurbaşkanı kalmaları için TBMM’ye teklifte bulundular.

16 Kasım 1925 : Samsun-Sivas ve Ankara-Kayseri-Sivas demiryollarının inşasına dair kanun kabul edildi.

21 Kasım 1925 : TBMM tarafından sıkıyönetim 1 yıl uzatıldı.

25 Kasım 1925 : Şapka kanunu kabul edildi (bir tane red oyu kullanıldı).

- Erzurum’da bazı gericilerin gösteri yapmaya kalkışmaları üzerine şehirde 1 ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi. 80 kişi tutuklandı. Tutuklananlardan bazıları ölüm cezasına çarptırıldı.

27 Kasım 1925 : Maraş’ta gericilerin gösterisi. 40 kişi tutuklandı.

28 Kasım 1925 : Rize’de gericilerin gösterisi. 82 kişi tutuklandı, 8 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.

29 Kasım 1925 : Sivas’ta gericilerin gösterisi anında bastırıldı.

30 Kasım 1925 : Tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılmasına ve türbedarlıklarla birtakım unvanların yasaklanmasına ve kaldırılmasına dair kanun kabul edildi.

9 Aralık 1925 : Memur üniformalarının yerli malı olmasına dair kanun kabul edildi.

17 Aralık 1925 : Türkiye-SSCB arasında Tarafsızlık Antlaşması Paris’te imzalandı. (7.11.1945’te Sovyetler tarafından bozuldu.)

21 Aralık 1925 : Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey’in yerine Necati Bey atandı.

26 Aralık 1925 : Günün 24 saate taksimine dair kanun kabul edildi.



1926



1 Ocak 1926 : Takvim ve saatte yapılan değişiklik yürürlüğe girdi.

10 Ocak 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, Albay Osman ve yardımcılarını karışıklık çıkarmak suçundan ölüme mahkum etti.

14 Ocak 1926 : Bayındırlık Vekili Süleyman Sırrı Bey öldü, yerine Behiç Bey atandı.

18 Ocak 1926 : İstanbul Belediye Başkanı Op. Emin Bey öldü, yerine Muhittin (Üstündağ) Bey atandı.

30 Ocak 1926 : İstanbul Milletvekili Dr. Adnan (Adıvar) milletvekilliğinden istifa etti.

11 Şubat 1926 : İstanbul’da Milliyet gazetesi yayınlanmaya başladı.

13 Şubat 1926 : Konya’da Mevlana Celaledden-i Rumi Türbesinin Müze haline getirilmesine karar verildi.

17 Şubat 1926 : Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanunla evlenme işleminin, evlendirme memuru tarafından yapılacağı hükme bağlandı.

28 Şubat 1926 : İstiklal Mahkemelerinin çalışmaları 7 Eylül 1926 tarihine kadar uzatıldı.

1 Mart 1926 : Türk Ceza Kanunu kabul edildi.

13 Mart 1926 : M. Kemal Paşa’nın anıları Hakimiyet ve Milliyet gazetelerinde yayınlanmaya başladı.

14 Mart 1926 : İstanbul Milletvekilliğinden istifa eden Dr. Adnan (Adıvar)’ın yerine 9.Kolordu eski Komutanlarından İhsan Paşa seçildi.

18 Mart 1926 : Antalya’da deprem.

22 Mart 1926 : Türk Dili Akademisine dair kanun kabul edildi.

- Müskirat inhisarının (İçki tekeli) devlete geçmesine dair kanun kabul edildi.

1 Nisan 1926 : 30 Ağustos’un Zafer Bayramı olarak kabulü hakkındaki kanun kabul edildi.

10 Nisan 1926 : İktisadi kurumlarda yazışmanın Türkçe yapılmasına dair kanun kabul edildi.

11 Nisan 1926 : Kabine, İtalya Başbakanı Mussolini’nin Doğu Akdeniz ile ilgili demeci üzerine, kısmi seferberlik kararı aldı.

17 Nisan 1926 : Ankara’da, Musul konusu ile ilgili görüşmelere başlanıldı.

19 Nisan 1926 :Türkiye sahillerinde nakliyat-ı bahriye (Kabotaj) ve limanlarla, karasuları dahilinde icra-yı sanat ve ticaret hakkındaki kanun kabul edildi. (1 Temmuz 1926’dan itibaren Kabotaj Bayramı olarak kutlanacaktır.)

26 Nisan 1926 : İranlılarla evlenmeyi yasaklayan kanunun kaldırılması hakkındaki kanun kabul edildi.

30 Nisan 1926 : Samsun-Kavak demiryolu hizmete açıldı.

16 Mayıs 1926 : Son Osmanlı Padişahı, 6. Mehmet Vahdettin, İtalya’nın San Remo şehrinde öldü. (doğumu:1861). Osmanlının 36. ve son padişahıdır, Abdülmecit’in en küçük oğludur.

17 Mayıs 1926 : İstanbul’da, Turkische Post gazetesi yayınlanmaya başladı.

- Ticaret Vekili Ali Cenani Bey’in yerine Rahmi Bey atandı.

18 Mayıs 1926 : İstiklal Mahkemeleri’nin görev süresi 7 Mart 1927 tarihine kadar uzatıldı.

21 Mayıs 1926 : Musul Antlaşması kabul edildi.

26 Mayıs 1926 : İstiklal Savaşı’na katılmayan memurların işten çıkarılmasına dair kanun kabul edildi.

28 Mayıs 1926 : İzmir Ödemiş’te İlk Kurşun Anıtı törenle açıldı.

31 Mayıs 1926 : Türkiye-SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) Antlaşması imzalandı.

5 Haziran 1926 : Ankara’da, Türkiye-İngiltere-Irak arasında Musul Antlaşması imzalandı.

15 Haziran 1926 : İzmir seyahati sırasında Gazi M. Kemal Paşa’ya suikast hazırlığında olan eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit ve adamları, kendilerini suikasttan sonra Yunanistan’ın Sakız adasına kaçıracak olan motorcu Şevki’nin İzmir Valisi Kazım Dirik’e ihbarıyla yakalandılar.

18 Haziran 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir’de görevlendirildi.

20 Haziran 1926 : Suikast girişimiyle ilgili olarak, Ankara’da İstiklal Mahkemesi’nin talimatıyla geniş ölçüde tutuklamalar yapıldı. Tutuklananlar arasında Milletvekillerinin ve Ordu Komutanı Paşaların da bulunması heyecanı artırdı. Şark Fatihi Kazım Karabekir Paşa da tutuklananlar arasında idi. Başbakan İsmet Paşa, Emniyet Müdürüne emir vererek Kazım Karabekir Paşa’yı serbest bıraktırdı. TBMM’nin kararı olmadan Milletvekillerinin tutuklanmaması lazımdı. İstiklal Mahkemesi ise; “TBMM adına yargı yetkisini kullandığını...” ileri sürerek, işine karışan İsmet Paşa’nın da tutuklanmasına karar verdi.

26 Haziran 1926 : Antalya’da deprem.

1 Temmuz 1926 : Türkiye, Uluslararası Cenevre Antlaşması’na katıldı.

- Kabotaj Bayramı kutlandı.

4 Temmuz 1926 : Kazım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Paşa, İzmir’de İstiklal Mahkemesi’nde sorguya çekildiler.

5 Temmuz 1926 : İstiklal Mahkemesi ile araları açılan Başbakan İsmet Paşa, tutuklama kararı üzerine, Mustafa Kemal Paşa’nın tavsiyeleriyle İzmir’e geldi.İstiklal Mahkemesi heyetiyle ayrı ayrı görüştü. Yapılmakta olan işlemlerin usule uygun olduğu taraflarca kabul edildi.

13 Temmuz 1926 : İzmir suikastı karara bağlandı: Eski Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit, İzmir Milletvekili Şükrü, Saruhan Milletvekili Halis Turgut, İstanbul Milletvekili İsmail Canbulat, Erzurum Milletvekili Emekli Tümgeneral Rüştü Paşa (Kurtuluş Savaşı Komutanlarından), Trabzon Milletvekili Hafız Mehmet, Sarı Efe Edip, Emekli Teğmen Çopur Hilmi, Emekli Baytar Albay Rasim, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Eski Ankara Valisi Abdülkadir ve Kara Kemal, ölüm cezasına çarptırıldılar.

Kazım Karabekir Paşa, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Refet (Bele) Paşa, Cafer Tayyar Paşa, Mersinli Cemal Paşa ve Milletvekilleri Faik Bey, Sabit Bey, Halet Bey, Feridun Bey, Fikri Bey, Kamil Zeki Bey, Bekir Sami Bey, Besim Necati Bey, Münir Hüsrev Bey beraat ettiler.

13 ölüm cezası, gece yarısı infaz edildi. (Kara Kemal firarda, 27 Ağustos 1926 günü intihar etti.)

1 Ağustos 1926 : Ankara’da İstiklal Mahkemesi, suikast davasının 2. bölümüne başladı. Sanıkların çoğu eski İttihad ve Terakki Fırkası mensubuydu.

2 Ağustos 1926 : Lotus isimli Fransız gemisi, Türk sularında Bozkurt adlı Türk gemisini batırdı.Çarpışma, uluslararası bir davanın doğmasına sebep oldu.

26 Ağustos 1926 : Ankara İstiklal Mahkemesi kararını açıkladı: Eski Maliye Nazırı Cavid, Dr.Nazım, Milletvekili Hilmi, ölüm cezasına çarptırıldı. Gazeteci Hüseyin Cahit (Yalçın) beraat etti. Rauf (Orbay) ve eski İzmir Valisi Rahmi Bey gıyaben 10’ar yıl kalebentliğe mahkum edildiler. Salih Kaya ve Ali Osman da 10’ar yıl hapis cezası aldılar. Diğer 37 sanık ise beraat ettiler. Ölüm kararları gece yarısı infaz edildi.

1 Eylül 1926 : İzmir suikastını haber veren Şevki’ye 6.500 lira ikramiye verildi.

11 Eylül 1926 : Ankara’da otomatik telefon işletmeye açıldı.

22 Eylül 1926 : İstanbul Kurtuluş’ta çıkan yangında 207 ev ve dükkan yandı.

26 Eylül 1926 : İstanbul’da Yıldız Gazinosu açıldı.

4 Ekim 1926 : Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu yürürlüğe girdi.

- İstanbul Sarayburnu’nda heykeltıraş Kriepel tarafından yapılan Gazi heykeli törenle açıldı. (İlk Gazi heykeli.)

6 Ekim 1926 : Kayseri Uçak Montaj Fabrikası açıldı.

1 Kasım 1926 : Refet (Bele) Paşa, milletvekilliğinden çekildi.

22 Kasım 1926 : TBMM, Güneydoğu Anadolu’da sıkıyönetimi 23 kasım 1927 tarihine kadar uzattı.

26 Kasım 1926 : Alpullu Şeker Fabrikası hizmete açıldı.

5 Aralık 1926 : İzmir’de Suikast davasında suçsuz bulunan Paşalar emekliye sevk edildi.

17 Aralık 1926 : Uşak Şeker Fabrikası hizmete açıldı.



1927



4 Ocak 1927 : Şair Süleyman Nazif (doğumu :1870) öldü.

18 Ocak 1927 : Lozan Barış Antlaşması, Amerika Senatosunda 34'e karşı 50 oyla kabul edilmedi.

2 Mart 1927 : Takrir-i Sükun Kanunu (4.03.1925), 4 .03.1929 tarihine kadar uzatıldı.

7 Mart 1927 : İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı.

10 Nisan 1927 : Binaların numaralandırılmasına ve sokakların adlandırılmasına dair kanun kabul edildi.

28 Mayıs 1927 : Affedilmeyen 150'liklerin Türk vatandaşlığından çıkarılmasına dair kanun kabul edildi.

29 Mayıs 1927 : İsmet Paşa tarafından Ankara-Kayseri demiryolu hizmete açıldı.

25 Haziran 1927 : Yozgat ilinin adı TBMM'nce Bozok olarak değiştirildi.

1 Temmuz 1927 : Gazi M. Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk defa İstanbul'a geldi. (16 Mayıs 1919'da ayrılmıştı.)

4 Temmuz 1927 : Gazi M. Kemal Paşa, İsmet (İnönü) Paşa ve Kazım (Özalp) Paşa Ordudan ayrıldılar.

27 Ağustos 1927 : Yunanistan'ın Sisam adasından, Türkiye'ye karışıklık çıkarmak için sızan Hacı Sami çetesi yakalandı.

8 Eylül 1927 : Gazi Paşa'nın ilk hastalığı. Almanya'dan Prof. Dr. Von Romberg ve Prof. Dr. Kraus davet edildi.

9 Eylül 1927 : Samsun-Havza demiryolu hizmete açıldı.

10 Ekim 1927 : Memurların maaşı ilk defa peşin olarak ödendi.

15 Ekim 1927 : Gazi M. Kemal Paşa, CHP Büyük Kongresinde, görüşmelerden sonra söz alarak 6 gün boyunca 6'şar saat konuşmak suretiyle (36 saatte) tarihi söylevlerini verdi. 19 Mayıs 1919'dan başlayarak Kurtuluş Savaşını anlatan bu söylev daha sonra Nutuk adı altında kitaplaştırıldı.

19 Ekim 1927 : Gazi M. Kemal Paşa, bütün mallarını Cumhuriyet Halk Partisine bıraktı.

28 Ekim 1927 : İlk nüfus sayımı: 13.648.270

1935: 16.158.018

1940: 17.820.950

1945: 18.790.174

1950: 20.947.188

1955: 24.064.763

1960: 27.754.820

1965: 31.391.421

1970: 35.666.549

1 Kasım 1927 : Gazi M. Kemal Paşa, 3. defa Cumhurbaşkanı seçildi ve TBMM'nin 3. dönem 1. toplantı yılını açtı. (Milletvekili sayısı 316)

3 Kasım 1927 : İsmet Paşa, aşağıdaki isimlerle yeni kabinesini kurdu;

İçişleri Bakanı : Şükrü (Kaya) Bey,

Milli Savunma B.: Abdülhalik (Renda) Bey,

Maliye Bakanı : Şükrü (Saraçoğlu) Bey.

4 Kasım 1927 : Ankara'da, Çankaya Caddesi üzerinde ve Müze önünde heykeltıraş Kanonika tarafından yapılan Gazi M. Kemal Paşa nın heykeli törenle açıldı.

5 Kasım 1927 : İsmet Paşa Kabinesi güvenoyu aldı.

8 Kasım 1927 : İstanbul ve İzmir'de bazı komünistler tutuklandı.

23 Kasım 1927 : Doğu Bölgesinde sıkıyönetim kaldırıldı.

24 Kasım 1927 : Ankara Taşhan'da (Ulus), heykeltıraş Kriepel tarafından yapılan Zafer Anıtı törenle açıldı.

27 Kasım 1927 : Güneydoğu'da 8 ili kapsayan bir Genel Müfettişlik kuruldu. Müfettişliğe İbrahim (Tali) Bey atandı.

17 Aralık 1927 : 'Ceride-i Resmiyye' 763.sayıdan itibaren 'Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete' adıyla yayınlanmaya başladı.

24 Aralık 1927 : Yavuz savaş gemisinin onarımı ili ilgili dedikodular üzerine İsmet Paşa'nın teklifi ile Bahriye Vekili İhsan Bey aleyhinde TBMM, Araştırma Komisyonu kuruldu.



1928



8 Ocak 1928 : Adliye Vekili Mahmut Esat (Bozkurt), Latin harfleri ile ilgili olarak Türk Ocağı'nda konuşma yaptı.

26 Ocak 1928 : TBMM tarafından Bahriye Vekili İhsan Bey'in dokunulmazlığının kaldırılmasına ve yüce Divan'a sevkine karar verildi.

29 Ocak 1928 : Hıristiyanlık propagandası yaptığı anlaşılan Amerikan Kız Koleji, Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.

3 Şubat 1928 : İlk olarak İstanbul'da Türkçe Hutbe okundu.

10 Mart 1928 : TBMM, eski Ticaret Vekili Ali Cenani Bey hakkında araştırma yapılmasına karar verdi.

18 Mart 1928 : Eski Bahriye Vekili İhsan Bey, Yavuz Savaş Gemisi meselesiyle ilgili olarak vatana ihanet suçlaması ile suçlandı.

31 Mart 1928 : İzmir (Torbalı)'da deprem.

5 Nisan 1928 : CHP; Anayasa'da yapılacak değişiklikler ve laiklik ilkeleri üzerinde karara vardı.

10 Nisan 1928 : İsmet Paşa ve 120 Milletvekilinin teklifi üzerine Anayasa'dan dini terimlerin kaldırılması hakkındaki kanun (1222 sayılı) kabul edildi. Bu suretle laiklik esası Anayasa'da yer aldı.

14 Nisan 1928 : TBMM, eski Ticaret Vekili Ali Cenani Bey'i Yüce Divan'a sevk etmeye karar verdi.

16 Nisan 1928 : Eski Bahriye Vekili İhsan Bey suçlu bulundu.

17 Nisan 1928 : Ankara'da Ankara Palas Oteli hizmete açıldı.

9 Mayıs 1928 : Ankara Numune Hastanesinin yapılmasına dair kanun kabul edildi.

14 Mayıs 1928 : Eski Ticaret Vekili Ali Cenani Bey, milletvekilliğini korumak suretiyle para cezasına mahkum edildi.

20 Mayıs 1928 : Uluslararası sayıların kabulü hakkındaki kanun kabul edildi.

26 Haziran 1928 : Latin alfabesinin Türkçe'ye uygulanmasının mümkün olup olmadığını incelemek üzere Ankara'da Latin Harfleri Komisyonu toplandı.

12 Temmuz 1928 : Kuraklık dolayısıyla Bakanlar Kurulu acil olarak toplandı.

8 Ağustos 1928 : İstanbul Taksim'de 16.500 İngiliz Lirasına, heykeltıraş Pietro Kanonika'ya yaptırılan Cumhuriyet Anıtı törenle açıldı. Kanonika, eseri hakkında şunları söylemiştir;

"Anıtı yapmadan önce Kurtuluş Savaşına ve Gazi ile Arkadaşlarına ait hemen bütün fotoğrafları inceledim. Anıtta görülen büyük kapının bir tarafı, Türkiye'yi Kurtuluş Savaşı sırasında canlandırmaktadır. Önde Gazi ve ardında askerler bulunmaktadır. Gazi'nin sağ tarafında ayakları dibinde duran bir kadın vardır. Kucağında çocuğu ile titreyen bu kadına Gazi, "Yağmur yağmasına rağmen niçin örtüyü üzerine almadığını" soruyor.Kadın ise sükunetle örtüyü kaldırarak bombaları gösteriyor ve bunların ıslanmaması için için örtüyü üstüne almadığını söylüyor.

Kapının öte tarafında da Cumhuriyet'in ilanı canlandırılmaktadır. Burada önde Gazi, Cumhurbaşkanı kıyafetiyle, ardında da Milli Mücadele'de kendisine en çok yardımı dokunmuş olan İsmet Paşa ve Fevzi (Çakmak) Paşa vardır. Kapının iki tarafında da Türkiye'nin iki alayını canlandıran birer asker ile bayrak vardır. Üst kısmının bir yönünde ağlayan, diğer yönünde gülen birer Türk insanı vardır"

9 Ağustos 1928 : Gazi M. Kemal Paşa'nın, Sarayburnu'nda yazı devrimini müjdeleyen sözleri:

"Arkadaşlar! Güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahengi zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyiz... Yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Bütün millete, köylüye, çobana, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik vazifesi biliniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir içtimai heyetin yüzde sekseni okuma yazma bilmez. Bu ayıptır. Bundan insan olarak utanmak lazımdır. Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir; iftihar etmek için yaratılmış ve iftiharla tarihini doldurmuş bir millettir..."

11 Ağustos 1928 : İbrahim Necmi (Dilmen) Bey, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda Latin harfleriyle ilk dersi verdi.

25 Ağustos 1928 : 4. Muallimler Birliği Kongresi'nde Ankara öğretmenleri, yeni Türk harflerini öğreteceklerine dair and içtiler.

29 Ağustos 1928 : İsmet Paşa, Dolmabahçe Sarayı'nda, Gazi M. Kemal Paşa'nın yanında Latin harfleri ile ilgili basın toplantısı yaptı. Okuma savaşı açılacağını duyurdu.

14 Eylül 1928 : Gazi M. Kemal Paşa, yeni Türk harfleriyle ilgili yurt gezisine çıktı. (14-21 Eylül tarihlerinde Amasya, Sivas, Kayseri ve Ankara'ya uğradı.)

26 Eylül 1928 : Türk Dili Sözlüğü'nü hazırlamak için ön komisyon kuruldu.

29 Eylül 1928 : Yeni Türk Harfleri Marşı yayınlandı.

4 Ekim 1928 : Kalecik dolaylarında deprem.

15 Ekim 1928 : Bayındırlık Vekili Behiç Bey'in yerine Recep (Peker) getirildi.

1 Kasım 1928 : Türk Harflerinin kabul ve tatbiki hakkındaki kanun (1353 sy.) kabul edildi.

12 Kasım 1928 : İstanbul'da devlet memurları, yeni Türk harflerinden imtihan edildi.

1 Aralık 1928 : Gazete ve sokak levhalarının yeni harflerle yazılması mecburiyeti kabul edildi.

- İstanbul'da bulunan elçilikler Ankara'ya taşınmaya başladı.

- 2. İktisat Şurası toplandı.

10 Aralık 1928 : Soyadı Komisyonu toplandı.



1929



1 Ocak 1929 : Türk harflerinin öğretilmesini sağlayacak Millet Mektepleri yurdun her tarafında açıldı. Bu okullar 1936 yılına kadar faaliyet gösterdi.

- Maarif Vekili, devrim öncülerinden Mustafa Necati Bey (doğumu:1894) öldü.

11 Ocak 1929 : Şair Abdülhak Hamit (Tarhan) (1851-1937) açık bulunan İstanbul Milletvekilliğine seçildi.

12 Şubat 1929 : Lenin'in ölümünden sonra Stalin ile iktidar mücadelesine girişen ve Stalin tarafından sürgüne gönderilen, SSCB devriminin önde simalarından Troçki İstanbul'a geldi.

27 Şubat 1929 : Vekaleten idare edilen Maarif (Milli Eğitim) Vekilliği'ne Vasıf (Çınar) Bey atandı.

28 Şubat 1929 : Şişli'de Gazi M. Kemal Paşa'nın Kurtuluş Savaşı hazırlıklarını yaptığı evin müze haline getirilmesi için bir komisyon kuruldu.

3 Mart 1929 : İstanbul'da yayınlanan 'Ta Hronika' adlı gazetede Türk aleyhtarı yazıların yayınlanması üzerine gazete idarehanesi, üniversite gençleri tarafından tahrip edildi.

4 Nisan 1929 : Yerli Malları Haftası ilan edildi.

7 Nisan 1929 : Maarif Vekili Vasıf (Çınar) istifa etti.

23 Nisan 1929 : İlk defa 'Çocuk Bayramı ve Haftası' kutlandı.

18 Mayıs 1929 : Şebinkarahisar ve Suşehri'nde deprem.

2 Haziran 1929 : Muş ili kuruldu.

1 Temmuz 1929 : Ankara-İstanbul şehirlerarası telefon görüşmesi başladı.

17 Temmuz 1929 : İzmir Ceza Mahkemesi; Dr. Hikmet (Kıvılcımlı) ve arkadaşlarını komünistlik propagandasından dolayı 4 yıl hapse mahkum etti.

14 Ağustos 1929 : Eskişehir Temyiz Mahkemesi 20 komüniste, 7 yıl ağır hapis cezası verdi.

1 Eylül 1929 : İlk ve orta öğretim okulları ders müfredatından Arapça ve Farsça dersleri kaldırıldı.

8 Ekim 1929 : Yüksekokullarda Fransızca'dan ayrı ikinci bir yabancı lisanın okutulması kabul edildi.

17 Ekim 1929 : Türkiye-SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) arasında Karadeniz Deniz Silahlarının Sınırlandırılması Antlaşması imzalandı.

25 Ekim 1929 : İstanbul-Berlin arasında ilk hava postası başladı.

- Osmanlı Ceza Kanunu yürürlükten kalktı.

23 Kasım 1929 : Bursa'da tekkelerde ayin yapanlar tutuklandı.

Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz.



1930



30 Ocak 1930 : Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu.

3 Nisan 1930 : Belediyeler Kanunu (1580 sy.) kabul edildi. Bu kanunla kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.

10 Haziran 1930 : Türkiye-Yunanistan arasında 'Ahali Mübadelesi Antlaşması' imzalandı.

11 Haziran 1930 : Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanunu kabul edildi.

14 Haziran 1930 : Askeri Yargıtay kuruldu.

22 Haziran 1930 : Jandarma Genel Komutanlığı Kuruluş Kanunu kabul edildi.

12 Ağustos 1930 : Fethi (Okyar) Bey tarafından 'Serbest Cumhuriyet Fırkası' kuruldu.

30 Ağustos 1930 : Ankara-Kayseri demiryolu Sivas'a ulaştı.

25 Eylül 1930 : İsmet Paşa Başbakanlıktan istifa etti.

26 Eylül 1930 : Adana'da Abdülkadir Kameli (Öğütçü) tarafından 'Ahali Cumhuriyet Fırkası' kuruldu.

27 Eylül 1930 : İsmet Paşa Kabineyi yeniden kurdu.

29 Eylül 1930 : Edirne'de 'Türk Cumhuriyet Amele ve Ticaret Fırkası' kurulması teşebbüsüne izin verilmedi.

17 Kasım 1930 : Serbest Cumhuriyet Fırkası kendi kendisini feshetti.

21 Aralık 1930 : Ahali Cumhuriyet Fırkası feshedildi.

23 Aralık 1930 : Menemen olayı. Nakşibendi tarikatına bağlı Derviş Mehmet ve kendisine katılan yandaşlarıyla, Menemen'de gösteri yapmak istediler. Menemen'de Yedek Subaylık yapan İlkokul öğretmeni Mustafa Fehmi Kubilay (doğumu:1906) bir manga askerle gericilerin üzerine yürümek ve onları durdurmak istedi. Derviş Mehmet, Kubilay'ı şehit ettikten sonra, başını kesip bir mızrağa takarak kentin sokaklarında dolaştırdı. Bu olayda, Hasan ve Şevki isimli bekçilerimizde şehit olmuşlardır. Orgeneral Mustafa (Muğlalı) başkanlığında kurulan özel bir mahkemede yargılanan suçlular, ölüme mahkum edilmişlerdir.



1931



30 Ocak 1931 : Gümrük ve Tekel Bakanlığı kuruldu.

26 Mart 1931 : Ölçüler Kanunu kabul edildi.

15 Nisan 1931 : Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) kuruldu.

23 Nisan 1931 : Fevzi Paşa-Malatya demiryolu işletmeye açıldı.

5 Mayıs 1931 : Gazi M. Kemal Paşa yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

- İsmet (İnönü) Paşa, yeniden kabineyi kurmakla görevlendirildi.

10 Mayıs 1931 : Gazi M. Kemal Paşa, CHP'nin 3.Büyük Kongresinin açılışında yaptığı konuşmada; "Efendiler! ...Birinci umumi kongremiz bundan on iki sene evvel Sivas'ta, bir mektep dershanesinde yapılmıştı. Gelen murahhaslar (üyeler) türlü takipler altında, bir çok müşküllerle karşılaşmışlardı. Müzakerelerimizi dahili ve harici düşmanların süngü ve idam tehditleri altında yapmıştık..."

27 Temmuz 1931 : Gümrük Muhafaza Genel Komutanlığı kuruldu.

5 Ağustos 1931 : İstanbul Teşvikiye'de büyük yangın. 74 ev ve 7 dükkan yandı.

30 Aralık 1931 : Tarım Bakanlığı kuruldu.



1932



15 Ocak 1932 : Samsun'da heykeltıraş Krieppel tarafından yapılan Gazi Heykeli açıldı.

17 Ocak 1932 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Ahmet Derviş (Doğumu:1884) Paşa öldü.

22 Ocak 1932 : İstanbul Yerebatan Camii'nde ilk defa Hafız Yaşar (Okur) tarafından Türkçe Kur'an okundu.

18 Şubat 1932 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Nurettin (dog:1873) Paşa öldü.

19 Şubat 1932 : Halkevleri kuruldu. (8 Ağustos 1951'de kapatıldı.)

23 Nisan 1932 : Kütahya-Balıkesir demiryolu hizmete açıldı.

28 Haziran 1932 : Solhan (Hakkari) ilçesi kuruldu.

9 Temmuz 1932 : Türkiye, Milletler Cemiyeti'ne katıldı.

11 Temmuz 1932 : Gazi M. Kemal Paşa, Türk Tarih Kurumu Kurultayı'nın sonunda yaptığı konuşmada; "Dil işlerini de düşünmek zamanı gelmiştir. Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğe kavuşması için bütün devlet teşkilatımızın, dikkatli, alakalı olmasını isteriz!..."

12 Temmuz 1932 : Türk Dil Kurumu kuruldu.

18 Temmuz 1932 : Ezanın Türkçe okunması Diyanet İşleri Başkanlığınca ilgililere duyuruldu ve Ezan Türkçe olarak okunmaya başlandı.
Türkçe Ezan; Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'nın elçisidir Muhammed
Haydin namaza
Haydin felaha
(Namaz uykudan hayırlıdır)
Tanrı uludur
Tanrı'dan başka yoktur tapacak

27 Temmuz 1932 : İzmir'de Atatürk Anıtı, İsmet Paşa tarafından açıldı.

1 Ağustos 1932 : Türkiye Güzeli Keriman Halis, Dünya Güzeli seçildi.

26 Eylül 1932 : 1.Türk Dil Kurultayı Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.

27 Eylül 1932 : Gazi M. Kemal Paşa, ABD'nin ünlü komutanı, 2.Dünya Savaşı'nda Uzak Şark'ta Japonları dize getiren beş yıldızlı General Mc. Arthur'u kabul etti. (Konuşma 1951'de açıklandı. Gazi bu konuşmada; yeni bir dünya savaşının yakın olduğuna, bu savaşta Amerika'nın tarafsız kalamayacağına, İtalya Başbakanı Mussolini'nin durumunu koruyamayacağına ve izlediği politikanın sonunda, bütün memleketlerinin elinden gideceğine, savaş sonrası Bolşevik tehlikesinin artacağına işaret etmiştir.)

1 Kasım 1932 : Gazi M. Kemal Paşa, TBMM'nin 4.dönem, 2.toplanma yılında yaptığı konuşmada; "Aziz arkadaşlarım! Beynelmilel siyasi ve iktisadi buhranlardan, beşeriyetin duymakta olduğu sıkıntı ve acı devam etmektedir. Siyasi buhranın maliyeti, Silahları Bırakma Konferansının müşküllerinde hulasa olarak müşahede edilebilir. İktisadi buhran ise, milletler arasında mübadelenin azalması ve daralması şeklinde sahasını genişletmiş ve tesirini artırmıştır. Bizim kanaatimizce beynelmilel siyasi emniyetin inkişafı için, ilk ve en mühim şart, milletlerin hiç olmazsa sulhu muhafaza fikrinde, samimi olarak birleşmesidir."

1 Aralık 1932 : Demiryolu Malatya'ya ulaştı.

15 Aralık 1932 : Samsun-Sivas demiryolu hizmete açıldı.



1933



1 Şubat 1933 : Bursa'da Türkçe ezanı protesto gösterileri.

6 Şubat 1933 : Gazi M. Kemal Paşa Bursa'da, Bursalılara seslendi: "...Konunun kesin nedeni din değildir. Kesin olarak bilinmelidir ki, Türk Milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas olacaktır.

22 Nisan 1933 : Osmanlı borçlarının tasfiyesi amacıyla, Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında antlaşma sağlandı.

27 Nisan 1933 : Adana-Fevzipaşa demiryolu hizmete açıldı.

31 Mayıs 1933 : İstanbul Darülfünun'un ilgasına ve Maarif Vekaletince yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun kabul edildi.

3 Haziran 1933 : Sümerbank'ın kurulmasına dair kanun kabul edildi.

8 Haziran 1933 : Halk Bankası ve Halk Sandıkları kurulmasına dair kanun kabul edildi.

29 Haziran 1933 : Sivas-Erzurum demiryolu hizmete açıldı.

2 Eylül 1933 : Ulukışla-Kayseri demiryolu hizmete açıldı.

9 Eylül 1933 : İleride İzmir Fuarı adını alacak olan, 9 Eylül Panayırı, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa tarafından açıldı.

26 Ekim 1933 : 'Genel Af' kabul edildi.

29 Ekim 1933 : Cumhuriyetin kuruluşunun 10.yılı kutlamaları. Gazi M. Kemal Paşa, daha sonra 10. yıl Nutku olarak adlandırılacak konuşmasında; "... Yurttaşlarım! Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.... Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız...."

5 Kasım 1933 : Eskişehir şeker fabrikası hizmete açıldı.

3 Aralık 1933 : Maarif (Milli Eğitim) Bakanlığı, 'İnkılap Tarihi' dersinin liselerin her sınıfında okutulmasına karar verdi.



1934



3 Şubat 1934 : Atina'da, Balkan Paktı Türkiye, Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya arasında imzalandı.

12 Şubat 1934 : Ünlü Türk Şair ve edibi Cenap Şahabettin (Doğumu:1870) öldü.

4 Mart 1934 : Üniversite ve yüksekokullara 'Devrim' dersi kondu.

- Ankara Radyosu yayına başladı.

20 Mart 1934 : Ankara'da 'İnkılap Tarihi' Kürsüsü kuruldu.

31 Mart 1934 : İstanbul Üniversitesi'nin yeniden yapılandırılması için getirilen Prof. Malş, görevini tamamlayarak Türkiye'den ayrıldı.

15 Nisan 1934 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Kemalettin Sami (Doğumu:1884) Paşa öldü.

14 Mayıs 1934 : İzmir Şehir Meclisi, bugünkü Enternasyonal Fuar'ın yerinde 460.000 metrekarelik bir Kültür park kurulmasına karar verdi.

21 Haziran 1934 : Soyadı Kanunu kabul edildi.

18 Ağustos 1934 : 5 gün sürecek olan 2. Dil Kurultayı başladı.

2 Eylül 1934 : İstanbul'da Kadıköy-Üsküdar arasında Tramvay işletmeye açıldı.

19 Ekim 1934 : Turhal Şeker Fabrikası hizmete açıldı.

12 Kasım 1934 : Muş'ta deprem. Büyük hasar var.

24 Kasım 1934 : Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya 'Atatürk' soyadı verildi.

26 Kasım 1934 : Atatürk, İsmet Paşa'ya 'İnönü' soyadını verdi.

- Efendi, Bey, Paşa vb. Lakap ve Unvanların kaldırılmasına dair kanun kabul edildi.

3 Aralık 1934 : Bazı kisvelerin giyilmeyeceğine dair kanun kabul edildi. Bu kanunla; ibadet dışında bazı elbiselerin dışarıda giyilmesi yasaklandı.

5 Aralık 1934 : İsmet İnönü ve 191 Milletvekilinin önergesiyle; Türk kadınına Milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi.

17 Aralık 1934 : 'Atatürk' soyadının başkası tarafından kullanılamayacağına dair kanun kabul edildi.

26 Aralık 1934 : Menemen'de Devrim Şehitleri için dikilen 'Kubilay Anıtı' büyük törenle açıldı.



1935



1 Şubat 1935 : Ayasofya, Müze olarak hizmete açıldı. Bizans'lılar döneminde yapılmış olan bu ünlü Kilise 1453'de Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sonra Cami haline getirilmişti.

8 Şubat 1935 : Milletvekili seçimleri yapıldı. (383 Erkek, 17 Kadın Milletvekili.)

1 Mart 1935 : Atatürk, 4. Defa Cumhurbaşkanı seçildi.

18 Nisan 1935 : İstanbul'da Uluslararası Kadınlar Kongresi toplandı.

9 Mayıs 1935 : Atatürk, CHP 4. Büyük Kurultayı'nın açılışında yaptığı konuşmada; "Kurultayın sayın üyeleri! ... Uçurum kenarında yıkık bir ülke. Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllar süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler... İşte Türk genel devrimi..."

27 Mayıs 1935 : Ulusal Bayramlar ve Genel Tatiller hakkında kanun kabul edildi. Bu kanunla hafta tatili 'cuma' gününden 'pazar' gününe alındı.

10 Haziran 1935 : Mülkiye Mektebi'nin adı Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak değiştirildi.

10 Temmuz 1935 : Ekonomi Bakanı Celal Bayar, Sovyet Sanayini incelemek üzere SSCB'ye gitti.

19 Ekim 1935 : Atatürk'e suikast amacıyla, Suriye'den Türkiye'ye sızan kişiler yakalandı.

20 Ekim 1935 : Genel nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz; 16.158.018 kişi.

23 Ekim 1935 : Ergani-Mardin-Diyarbakır demiryolu hizmete girdi.

- Etibank, kuruldu.

9 Kasım 1935 : Türk Mason Derneği, yayınladığı bir bildiriyle, çalışmasına son verdiğini açıkladı. Mallarını halkevlerine bağışladı.

13 Kasım 1935 : İtalya'nın Habeşistan'a saldırması üzerine, Türkiye'de tedbirler alındı. Batı Anadolu'nun stratejik bölgelerine yığınaklar yapıldı.

26 Kasım 1935 : Demiryolu Isparta'ya ulaştı.

29 Kasım 1935 : Paşabahçe cam fabrikası hizmete girdi.



1936



9 Ocak 1936 : Ankara'da Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğretime başladı.

25 Mart 1936 : Afyon-Karakuyu demiryolu hizmete açıldı.

26 Mart 1936 : Bozanözü-Isparta demiryolu hizmete açıldı.

24 Nisan 1936 : Yazar Sami Paşazade Sezai (Doğumu:1859) öldü.

6 Mayıs 1936 : Ankara'da Devlet Konservatuarı kuruldu.

18 Mayıs 1936 : Erzurum-Sivas demiryolu yapımına başlandı.

1 Haziran 1936 : Maliye Bakanlığı ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kanunları yürürlüğe girdi.

20 Temmuz 1936 : Montreux Antlaşması imzalandı. Lausanne Barış Antlaşması'nda Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki haklarını kısıtlayıcı maddeler bulunmaktaydı. Montreux Antlaşması ile Türkiye, Boğazlar üzerindeki bütün haklarına kavuştu. Bu Antlaşma ile ticaret gemilerinin geçmesi serbest bırakıldı, savaş gemilerinin geçişinde ise, şartlar ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

29 Ağustos 1936 : İstanbul'da, Haliç üzerinde Azapkapı ve Unkapanı'nı birbirine bağlıyacak olan Atatürk Köprüsü'nün temeli atıldı. (Eski köprünün adı Unkapanı köprüsü idi, bu sebeple halen Atatürk Köprüsü'ne Unkapanı Köprüsü de denmektedir.)

25 Eylül 1936 : Harp Okulu, İstanbul'da Harbiye'deki binasından Ankara'da yeni yapılan binasına taşındı.

26 Ekim 1936 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından ve savaş sonrasında İstanbul'a giren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Komutanı Korgeneral Şükrü Naili Gökberk (Doğumu:1876) öldü.

27 Aralık 1936 : İstiklal Marşımızın yazarı, büyük şair, mütefekkir ve din adamı Mehmet Akif Ersoy (doğ:1873) öldü. O tarihlerde Meclis'te Burdur Milletvekili olan M. Akif Ersoy'un Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ithaf ettiği bu muhteşem şiir, 12 Mart 1921'de Meclis'te okunduğunda bütün Milletvekilleri tarafından büyük tezahüratlarla dakikalarca ayakta alkışlanmış ve kabul edilmiştir.



İSTİKLAL MARŞI :
(Beste:Zeki Üngör)

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal.

Ben, ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım?
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma, nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın!

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı.
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin, tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumu, senden, ilahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli,
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim, inlemeli!

O zaman vecd ile bin secde eder, varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır, ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer, benim başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal!
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal!



1937



5 Ocak 1937 : Malatya Milletvekili ve Başbakan İsmet İnönü ve 153 Milletvekilinin vermiş olduğu önerge ile Anayasa’nın 2.maddesi “Türkiye Devleti; Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” şeklinde değiştirildi. Bu suretle ‘Altı Ok’ Anayasa’ya girmiş oldu.

3 Nisan 1937 : Karabük Demir Çelik Fabrikalarının temeli atıldı.

13 Nisan 1937 : Büyük Şair Abdülhak Hamit Tarhan (Doğumu:1851) öldü.

29 Mayıs 1937 : Türkiye ile Fransa arasında Hatay’ın mülki bütünlüğünü garanti eden antlaşma Cenevre’de imzalandı. Bu suretle Hatay, bağımsız oluyordu.

4 Haziran 1937 : Ziraat Bankası kanunu kabul edildi.

12 Haziran 1937 : Atatürk, çiftliklerini hazineye bağışladı.

8 Temmuz 1937 : Tahran’da Türkiye-Irak-İran-Afganistan arasında ‘Sadabat Paktı’ imzalandı.

20 Eylül 1937 : Türk Tarih Kurultayı, Atatürk’ünde katılımı ile başladı.

- İzinli bulunan Başbakan İnönü’nün yerine Vekaleten Celal Bayar atandı.

27 Eylül 1937 : Büyük Dil Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı’nda toplandı.

25 Ekim 1937 : İsmet İnönü Başbakanlıktan çekildi. Kabineyi kurmakla Celal Bayar görevlendirildi.

- Celal Bayar, Kabinesini açıkladı.
Başbakan : Celal Bayar
Adliye Bakanı : Hilmi Uran
Savunma Bakanı : General Kazım Özalp
İçişleri Bakanı : Dr. Refik Saydam
Dışişleri Bakanı : Şükrü Saraçoğlu
Maliye Bakanı : Fuat Agrali
Milli Eğitim Bk. : Saffet Arıkan
Bayındırlık Bakanı : Ali Çetinkaya
Ekonomi Bakanı : Şakir Kesebir
Sağlık Bakanı : Dr. Hulusi Alataş
Gümrük İnşaat Bk : Rana Tarhan
Tarım Bakanı : Faik Kurdoğlu

1 Kasım 1937 : Atatürk, TBMM’nin 5.Dönem, 3.Toplantı yılında yaptığı konuşmada; “Sayın Milletvekilleri! Memnuniyetle görmekteyiz ki Cumhuriyet Rejimi, yurdumuzda huzur ve sükunun yerleşmesini temin etmiş bulunuyor... Milletimizin layık olduğu yüksek medeniyet ve refah seviyesine varmasını alıkoyabilecek hiçbir engel düşünmeye yer bırakılmadığını ve bırakılmayacağını huzurunuzda söylemekle bahtiyarım...Ordu, Türk Ordusu!... İşte bütün milletin göğsünü itimat, gurur duyguları ile kabartan şanlı ad!... Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların, yenilmesi imkansız teminatıdır...” Atatürk’ün TBMM’ni son açış konuşmasıdır bu.

16 Kasım 1937 : Diyarbakır-Cizre demiryolu hizmete açıldı.

1 Aralık 1937 : Başbakan Celal Bayar, Cumhuriyet Halk Partisi grubunda 'Hatay' hakkında bilgi verdi.



1938



1 Ocak 1938 : Denizbank kuruldu.

10 Şubat 1938 : Gölcük’te yeni bir Tersane yapılmasına karar verildi.

25 Şubat 1938 : Başbakan Celal Bayar, Balkan Paktı hazırlıkları için, Yunan, Yugoslav ve Romen Başbakanlarıyla toplantı yaptı.

6 Mart 1938 : Atatürk’e Türk doktorları tarafından ilk konsültasyon yapıldı.

13 Mart 1938 : Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral Cevat Çobanlı (dog:1871) öldü.

31 Mart 1938 : Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından Atatürk’ün hastalığı ile ilgili ilk resmi tebliğ yayınlandı.

14 Nisan 1938 : İzmir Konak Vapur İskelesi hizmete açıldı.

19 Nisan 1938 : Kırşehir’de deprem.

25 Nisan 1938 : Başbakan Bayar ve Dışişleri Bakanı Saraçoğlu, Balkan Paktı ile ilgili görüşmeler için Atina’ya gittiler.

27 Nisan 1938 : Yunanistan ile Dostluk Antlaşması imzalandı.

8 Mayıs 1938 : Başbakan Bayar, Yugoslavya’ya gitti.

1 Haziran 1938 : Atatürk, doktorların tavsiyeleri üzerine İstanbul Boğazı'nda demirleyen Savanora yatında kalmaya başladı.

29 Haziran 1938 : 150'liklerin Affedilmesine dair kanun Meclis'te kabul edildi.

5 Temmuz 1938 : Türk Ordusu Hatay'a girdi.

8 Temmuz 1938 : Hatay davası, Türkiye'nin istediği gibi çözümlendi.

2 Eylül 1938 : 'Hatay Cumhuriyeti' bağımsızlığını ilan etti. Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen seçildi.

15 Eylül 1938 : Atatürk, vasiyetnamesini yazdırdı. (Ölümünden sonra, 28.11.1938'de açılmıştır.)

16 Ekim 1938 : Atatürk'ün hastalığı hakkında günlük resmi bildiriler yayınlanmaya başlandı.

1 Kasım 1938 : TBMM'nin 4. Dönem, 4.Toplantı yılının açılışını Atatürk adına Başbakan Celal Bayar yaptı. Atatürk'ün açılış konuşması, Bayar tarafından okundu.

8 Kasım 1938 : Atatürk'ün sağlık durumunun ciddi bir hal alması üzerine, sabah ve akşam olmak üzere iki ayrı tebliğ yayınlanmaya başlandı.

10 KASIM 1938 : ATATÜRK; SAAT 09.05'DE İSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI'NDA VEFAT ETTİ. Müdavi ve Müşavir tabiplerin verdikleri son rapor; "Reisicumhur Atatürk'ün umumi hallerinde vahamet dün gece saat 24.00'te neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün, 10 İkinci teşrin (Kasım) 1938 Perşembe günü saat dokuzu beş geçe, Büyük Şefimiz derin koma içinde terki diyar etmişlerdir."
Müdavi (tedavi eden) tabipler: Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp, Prof. Dr. Mim Kemal Öke, Dr. Nihat Reşat Belger.
Müşavir (danışman) tabipler: Prof. Dr. Akil Muhtar Özden. Prof. Dr. Hayrullah Diker, Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter, Dr. M. Kamil Berk, Dr. Abravaya Marmal.

11 Kasım 1938 : Anayasa'nın 34.maddesi uyarınca, Reisicumhur adayının seçilmesi için TBMM toplantısından önce Parti Grubu toplandı. Malatya Milletvekili İsmet İnönü, Parti Grubunda mevcut 323 Milletvekilinin 322 sinin oyu ile aday gösterildi. TBMM'de yapılan oylamada ise oybirliği ile (348 Milletvekili) Cumhurbaşkanlığına seçildi.

- Başbakan Celal Bayar, istifasını Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye sundu. İnönü yeni kabineyi kurmakla tekrar Celal Bayar'ı görevlendirdi.

16 Kasım 1938 : Atatürk'ün naaşı halkın son kez görmesi amacıyla 19 Kasım'a kadar Dolmabahçe Sarayı'nda Katafalka konuldu. Halkın büyük ilgisi karşısında, yaşanan izdihamda 7'si kadın toplam 11 kişi ezilerek öldü.

- Atatürk'ün cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Ord.Prof. Şerafettin Yalkaya kıldırdı.

- Kabine, 342 üyenin oybirliği ile güvenoyu aldı.

19 Kasım 1938 : Atatürk'ün Naaşı, 12 generalin eşliğinde Dolmabahçe Saray'ından alındı, Sarayburnu'ndan Zafer Muhribiyle, Yavuz Savaş Gemisi'ne taşındı. Yavuz, Ata'nın Naaşı'nı İzmit'te Tren'e bıraktı. Naaş, 20 Kasım'da Ankara'ya ulaştı. Ata'nın Naaşı'nın geçtiği tüm yerlerde Halk, O'nu son kez uğurlamak için yollara akın etmişti. İstanbul'dan Ankara'ya kadar mahşeri bir kalabalık Büyük Kurtarıcısını son kez selamlıyordu.

20 Kasım 1938 : Ankara'da 12 Milletvekili tarafından Tren'den alınan tabut, top arabasına konularak TBMM önündeki Katafalka yerleştirildi. Ankara ve civar illerden gelen Halk 2 gün 2 gece Ata'nın önünden son bir defa daha geçtiler.

21 Kasım 1938 : Atatürk'ün Naaşı, törenle Ankara Etnografya Müzesindeki geçici kabrine konuldu.

-Türkiye Cumhuriyeti'nin 2. Cumhurbaşkanı, Atatürk'ün yakın arkadaşı İsmet İnönü, Atatürk için, Millete yayınladığı beyannamede; "Büyük Türk Milletine; Bütün ömrünü hizmetine vakfettiği sevgili milletinin ihtiram kolları üstünde, Ulu Atatürk'ün fani vücudu istirahat yerine tevdi edilmiştir. Hakikatte Yattığı yer, Türk Milletinin, O'nun aşk ve iftiharlarla dolu olan kahraman ve vefalı göğsüdür.
Atatürk, tarihte uğradığımız en zalim ve haksız itham gününde meydana atılmış, Türk Milletinin masum ve haklı olduğunu iddia ve ilan etmiştir. İlk önce, ehemmiyeti kavranmamış olan gür sesi asla yıpranmayan bir kuvvetle nihayet bütün cihanın şuuruna nüfuz etmiştir.
...
Devletimizin banisi ve milletimizin fedakar, sadık hadimi, insanlık idealinin aşık ve mümtaz siması eşsiz Kahraman Atatürk; VATAN SANA MİNNETTARDIR! .... "

26 Kasım 1938 : İsmet İnönü'ye, Cumhuriyet Halk Partisi değişmez Genel Başkanı unvanı verildi.

28 Kasım 1938 : Atatürk'ün vasiyetnamesi açıldı. Atatürk, vasiyetnamesinde şu hususları belirtmiştir; "Malik olduğum bütün nukut ve hisse senetleri ile Çankaya'daki gayrimenkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum.
1- Nukut ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.
2- Her seneki nemadan bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe Makbule'ye ayda 1.000 lira, ve Rukiye ile Nebile'ye şimdilik 100'er lira verilecektir.
3- Sabiha Gökçen'e bir ev alınabilecek ayrıca para verilecektir.
4- Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.
5- İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.
6- Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.
Kemal Atatürk

12 Aralık 1938 : Sivas-Erzincan demiryolu hizmete açıldı.

- Diyarbakır-Cizre-Van demiryolu yapımına başlandı.

26 Aralık 1938 : CHP Olağanüstü Kurultayı'nca Kemal Atatürk 'Ebedi Başkan', İsmet İnönü 'Değişmez Başkan' seçildi.

28 Aralık 1938 : Milli Eğitim Bakanlığı'na Hasan Ali Yücel getirildi.



1939



25 Ocak 1939 : Celal Bayar, Başbakanlık'tan çekildi.

-Yeni Hükümeti kurmakla Dr. Refik Saydam görevlendirildi.
Başbakan : Dr. Refik Saydam
Adliye Bakanı : Tevfik Fikret Sılay
Milli Savunma Bakanı : Gen. Naci Tınaz
İçişleri Bakanı : Faik Öztrak
Dışişleri Bakanı : Şükrü Saraçoğlu
Maliye Bakanı : Fuat Ağralı
Bayındırlık Bakanı : Ali Çetinkaya
Milli Eğitim Bakanı : Hasan Ali Yücel
Ekonomi Bakanı : Hüsnü Çakır
Sağlık Bakanı : Dr. Hulusi Alataş
Gümrük ve İnşaat Bk. : Ali Rıza Tarhan
Tarım Bakanı : Muhlis Erkmen

27 Ocak 1939 : Kabine, TBMM'de oybirliği ile güvenoyu aldı. TBMM seçimlerin yenilenmesine karar verdi.

19 Şubat 1939 : Ülke genelinde 158 ayrı yerde yeni Halkevleri açıldı.

21 Mart 1939 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Ali Hikmet Ayerdem (Doğumu:1877) öldü.

26 Mart 1939 : Milletvekili seçimleri yapıldı.

3 Nisan 1939 : TBMM açıldı. İsmet İnönü, Meclisin oybirliği ile yeniden Cumhurbaşkanlığına seçildi.

- Dr. Refik Saydam istifa etti, Kabineyi Kurmakla tekrar görevlendirildi. TBMM'den güvenoyu aldı.

12 Mayıs 1939 : Türk-İngiliz Antlaşması imzalandı. Müşterek bildiri: "Türkiye Hükümeti ve Büyük Britanya Hükümeti bir saldırı hareketinin Akdeniz Bölgesinde bir savaşa yönelmesi halinde bilfiil işbirliği yapmaya ve güçlerinin bütünü ile yardım ve ilgiyi birbirlerine göstermeye hazır bulunduklarını beyan ederler..." İkinci Dünya Savaşı'nın ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı.

23 Haziran 1939 : 'Türkiye ile Suriye arasında arazi mesailinin kati surette hallini mutazammın' antlaşma imzalandı. Bu antlaşmayla 'Hatay' sorunu çözümlendi.

29 Haziran 1939 : Hatay'ın Türk olan yöneticileri Hatay Cumhuriyeti'nin Anavatana bağlanmasını istediler. Olağanüstü toplanan Hatay Meclisi oybirliği ile Türkiye'ye katılma kararı aldı.

30 Haziran 1939 : TBMM, Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını oybirliği ile onayladı.

5 Temmuz 1939 : CHP İl Başkanlıkları, Valilerin uhdesinden alındı.

7 Temmuz 1939 : Hatay İli kuruluş kanunu kabul edildi.

20 Temmuz 1939 : Samsun'da meydana gelen selde büyük hasar oldu.

23 Temmuz 1939 : Hatay'da törenle Fransız Bayrağı indirildi, Türk Bayrağı çekildi. Hatay'da kalan son Fransız birliği de aynı gün ayrıldı.

28 Temmuz 1939 : Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.

1 Eylül 1939 : Alman orduları Lehistan'a girdi, İkinci Dünya Savaşı resmen başladı.

6 Eylül 1939 : Demiryolu Erzurum'a ulaştı.

10 Eylül 1939 : Karabük Demir ve Çelik fabrikaları üretime başladı.

22 Eylül 1939 : Dikili'de deprem. 22 kişi öldü, yüzlerce ev yıkıldı.

27 Eylül 1939 : Moskova'da Türk-Sovyet görüşmeleri Dışişleri Bakanları Saraçoğlu-Molotof arasında başladı.

17 Ekim 1939 : Moskova'da 21 gündür süren Türk-Sovyet görüşmeleri kesildi.

19 Ekim 1939 : Türkiye-Fransa-İngiltere arasında Üçlü Yardım (Ankara Paktı) imzalandı. Antlaşma hiçbir devlete karşı olmayarak, yalnız savunma amaçlı olarak düzenlenmişti. Bu antlaşmanın yüklediği koşullar arasında, Türkiye'nin SSCB ile silahlı bir antlaşmazlığa düşmeyeceğine dair açık kayıtlar konulmuştu.

22 Ekim 1939 : Sivas Lokomotif Vagon Atölyesi faaliyete başladı.

26 Ekim 1939 : TBMM yeni binasının temeli atıldı.

22 Kasım 1939 : Tercan'da deprem.

20 Aralık 1939 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Yakup Şevki Subaşı (Doğumu:1876) öldü.

25 Aralık 1939 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Ömer Halis Bıyıktay (Doğumu:1883) öldü.

27 Aralık 1939 : Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden birisi olan Erzincan depremi. 40.000 kişi öldü. Binlerce kişi evsiz kaldı.
Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz.



1940



8 Ocak 1940 : Türkiye-Fransa-İngiltere Kredi Antlaşması imzalandı.

30 Mart 1940 : Türkiye-Suriye Dostluk ve İyi Komşuluk Antlaşması imzalandı. (Hatay meselesi ile ilgili olarak gerilimli günler yaşadığımız Suriye ile, 2. Dünya Savaşının bütün dünyayı tedirgin ettiği günlerde imzalanmıştır.)

31 Mart 1940 : Bursa’da ‘Göl barajı’ hizmete girdi.

9 Nisan 1940 : Alman orduları Danimarka ve Norveç’e girdi.

9 Mayıs 1940 : İngiliz Başbakanı Churchill’in mesajı: “...Türkiye’nin bu zamanda bize müzahereti (yardımı) hepimize cesaret verecek bir amildir.”

10 Mayıs 1940 : Alman orduları Lüksemburg ve Hollanda’ya girdi.

13 Mayıs 1940 : Alman orduları Fransa’ya girdi.

19 Mayıs 1940 : İstanbul’da Dolmabahçe Stadının temeli atıldı. (Şu anki ismi ‘Beşiktaş İnönü Stadı’dır.)

28 Mayıs 1940 : Bingöl’de deprem, hasar var.

22 Haziran 1940 : Fransa, Almanlar karşısında ‘Ateşkes Antlaşması’ imzaladı.

29 Haziran 1940 : Türk-Alman Antlaşması imzalandı.

20 Ekim 1940 : Nüfus sayımı yapıldı, nüfusumuz: 17.820.950.

28 Ekim 1940 : İtalya, Yunanistan’a saldırdı.

25 Kasım 1940 : 2. Dünya Savaşı’nın sınırlarımıza doğru yayılması üzerine; İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli’de sıkıyönetim ilan edildi.

30 Kasım 1940 : İstanbul’da karartma başladı.

19 Aralık 1940 : İtalyan saldırısına uğrayan Yunanistan’a Kurtuluş şilebiyle yardım malzemesi gönderildi.

20 Aralık 1940 : Malatya (Arapgir) ve Tunceli (Çemişgezek) dolaylarında şiddetli deprem.



1941



1 Ocak 1941 : İngiltere Başbakanı Churchill, Anadolu Ajansı vasıtasıyla Türk Milletine gönderdiği mesajda: “... Geçen müşkül aylarda Türkiye’nin değişmez dostluğuna mahzar olduk.”

17 Ocak 1941 : Türk-Bulgar Antlaşması imzalandı.

18 Şubat 1941 : Petrol Ofisi kuruldu.

27 Şubat 1941 : İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden Ankara’ya geldi.

4 Mart 1941 : Alman Büyükelçisi Von Papen, İnönü’ye Adolf Hitler’in mesajını getirdi. 21 Mart 1941’de İnönü, Hitler’e cevabi mesajını gönderdi.

19 Mart 1941 : Sıkıyönetim 3 ay daha uzatıldı.

24 Mart 1941 : Türkiye ve Rusya bir deklarasyon yayınladılar: “... Türkiye herhangi bir saldırıya uğradığı taktirde, Sovyet Rusya tarafsızlığını koruyacaktır.”

- Niksar ve çevresinde deprem, 500 ölü var.

27 Nisan 1941 : Antakya’da hafif çapta deprem.

18 Haziran 1941 : Türkiye-Almanya Dostluk Antlaşması imzalandı.

20 Haziran 1941 : İnönü ile Adolf Hitler arasında karşılıklı mektuplar gönderildi.

22 Haziran 1941 : Ajanslar sabahın erken saatlerinde Alman ordusunun Sovyet sınırlarını geçtiğini duyurdu. 2. Dünya Savaşı’nın gidişatını değiştirecek olan Alman-Rus savaşı başlamıştı.

- Hükümet, yayınladığı resmi tebliğde: “Cumhuriyet Hükümeti, Almanya-Sovyetler Birliği Savaşı dolayısıyla hasıl olan durum karşısında tarafsızlığını ilana karar vermiştir.”

23 Haziran 1941 : Refah faciası. 1939 yılında İngiltere’ye sipariş edilen 4 denizaltı ve 4 muhrip’i teslim almak üzere Mersin’den hareket eden Refah Şilebi, batırıldı. Savaşta tarafsız olmamızdan dolayı, bordalarına ve güvertesine Türk Sancağı Bandaj yapılan ve reflektörlerle aydınlatılan Şilep, Mersin’den hareketinden 5 saat sonra saat 22.30 sıralarında meçhul bir gemi tarafından atılan torpido ile vuruldu. Elektrik makineleri ve telsizi tamamen kullanılamaz hale geldi, mevcut kurtarma filikalarının su kaçırması dolayısıyla ancak birisi kullanılabildi. 4 saat kadar su üzerinde kalan Şilep, batmaktan kurtarılamadı. Tek kurtarma filikasıyla facia yerinden ayrılan 28 kişi, 36 saat sonra Karataş mevkiine çıkarak geminin battığını bildirdiler. Türkiye’nin ancak olaydan 36 saat sonra haberi olabilmişti. Kaza mahalline gönderilen uçak ve gemilerle yapılan kurtarma ve araştırma faaliyetleri sonucunda, olaydan 72 saat sonra bir denizci sağ olarak kurtarılabildi. Faciada, 15 Deniz Subayı, 16 Hava Öğrencisi, 48 Denizaltı Astsubayı, 63 Deniz Eri ve 25 Gemi Mürettebatı olmak üzere 167 Denizci Şehit olmuştur. Kurtulanların aktardıklarıyla, faciada Denizaltı Filotilla Gv. Yrb. Zeki Işın ile Gemi Süvarisi İzzet Dalgakıran, Gemiyi terk etme teşebbüsünde bulunmayarak diğer 165 Askerimiz ile birlikte şehit olmuşlardır.

25 Haziran 1941 : TBMM’de, Türk-Alman Antlaşması oybirliğiyle kabul edildi.

1 Temmuz 1941 : Fransız Devlet Başkanı Mareşal Petain, İnönü’ye mesaj gönderdi.

14 Ağustos 1941 : İngiltere ve Sovyetler Birliği, Türk Hükümeti’ne müşterek bir nota vererek, ‘Montreux Antlaşması’na sadakatlerini yenilediler.

25 Ağustos 1941 : Ruslar ve İngilizler İran’ı işgale başladılar.

9 Eylül 1941 : Ağrı Patnos’ta deprem.

11 Eylül 1941 : Van ve Başkale dolaylarında deprem.

21 Eylül 1941 : İstanbul’da Fener’de meydana gelen yangında, 94 ev, 2 cami, 1 mescit ve Patrikhane Müştemilatı yandı.

25 Kasım 1941 : Bulgaristan, Mihver Devletleri yanında savaşa katıldı.

8 Aralık 1941 : Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’ya savaş ilan etti.

10 Aralık 1941 : Bitlis ve çevresinde deprem.

19 Aralık 1941 : İstanbul’da ekmek, karneye bağlandı.



1942



17 Ocak 1942 : Ankara'da ekmek karneye bağlandı.

16 Mart 1942 : Üç savaş uçağı Milas'ı bombaladı, olaydan sonra yanlışlık olduğu belirtildi.

8 Nisan 1942 : İzmir'de İngiliz ve İtalyan yaralılar değiştirildi.

15 Nisan 1942 : Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü kurulması hakkındaki kanun kabul edildi.

9 Haziran 1942 : Anıtkabir projeleri için açılan yarışmada, Prof. Emin Onat ve Orhan Arda'nın projeleri birinci oldu.

12 Haziran 1942 : 6 ilde sıkıyönetim altı ay daha uzatıldı.

7 Temmuz 1942 : Eski Başbakanlardan Dr. Refik Saydam (Doğumu:1881) öldü.

9 Temmuz 1942 : Şükrü Saraçoğlu, Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

14 Temmuz 1942 : 'Atılay Denizaltı' gemimiz batırıldı. Sabah saatlerinde, Çanakkale boğazında dalmış, boğazdan çıkış yaptıktan sonra mayına çarpma neticesi büyük bir yara almış ve 80 metre derinlikte dibe oturmuştur. Atılay Denizaltısının mürettebatı olan 90 Askerimiz Şehit olmuştur.

10 Ağustos 1942 : 4. Türk Dil Kurultayı açıldı.

8 Eylül 1942 : Kurtuluş Savaşı dönemi Sağlık Bakanlarından, Lozan Konferansı Delegelerinden, yazar Dr. Rıza Nur (doğ:1879) öldü.

1 Ekim 1942 : Karne ile ekmek dağıtılan bütün illerde halka ekmeklik hububat verilmeye başlandı.

11 Kasım 1942 : Varlık Vergisi Kanunu kabul edildi.

13 Kasım 1942 : Devlet personeline ücretsiz elbise ve ayakkabı verdi.

31 Aralık 1942 : Türkiye-Almanya kredi antlaşması imzalandı.



1943



1 Şubat 1943 : İsmet İnönü ve İngiliz Başbakanı Churchill görüşmesi Adana'da başladı.

20 Şubat 1943 : Milli Eğitim Şurası Ankara'da başladı.

23 Şubat 1943 : İnönü'nün, 7. Milletvekili seçimleri dolayısıyla Millete bildirisi: "... Bugüne kadar Dünya Savaşı'na bulaşmamış olacağımızı, dört sene evvel kimse tahmin edemezdi."

28 Şubat 1943 : Milletvekili seçimleri yapıldı.

8 Mart 1943 : TBMM toplandı, Cumhurbaşkanlığı'na tekrar İsmet İnönü seçildi, İnönü Kabineyi kurmakla Şükrü Saraçoğlu'nu görevlendirdi.

21 Mart 1943 : İngiliz ve İtalyan yaralılar Mersin'de değiştirildi.

29 Mart 1943 : İngiliz Lordlar ve Avam Kamaraları, TBMM'ye dostluk mesajları gönderdi.

19 Nisan 1943 : Türkiye-Almanya Ticaret Antlaşması imzalandı.

2 Mayıs 1943 : Kozlu - Zonguldak demiryolu hizmete girdi.

19 Mayıs 1943 : Ankara'da Gençlik Parkı açıldı.

6 Haziran 1943 : Sivas Çimento Fabrikası işletmeye açıldı.

20 Haziran 1943 : Adapazarı ve Geyve'de büyük deprem.

28 Haziran 1943 : Diyarbakır-Batman demiryolu hizmete girdi.

30 Haziran 1943 : Seyhan Regülatörü hizmete girdi.

10 Eylül 1943 : İstanbul Kapalıçarşı'daki büyük yangında 202 dükkan yandı.

1 Kasım 1943 : Roosevelt, Churchill, Çan Kay Şek, Kahire Konferansında bir araya geldi, İkinci Dünya savaşının sonu geliyor.

5 Kasım 1943 : Kahire'de Türk ve İngiliz resmi görüşmeleri yapıldı.

20 Kasım 1943 : İstanbul Teknik Üniversitesi kuruldu.

27 Kasım 1943 : Çorum, Tokat, Amasya ve Kastamonu dolaylarında deprem. 4.000 ölü var.

- Tahran Konferansı, Üç Büyükler (Roosevelt, Churchill, Stalin) buluştu. 2. Dünya Savaşı son buluyor.

7 Aralık 1943 : Kahire'de; Roosevelt – Churchill - İnönü buluştu.

21 Aralık 1943 : Eski Bakanlardan, Üniversite devrim tarihi okutmanlarından, devrimci Mahmut Esat Bozkurt (Doğumu:1892) öldü.



1944



7 Ocak 1944 : Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak emekliye ayrıldı, yerine 2. Başkan Orgeneral Kazım Orbay atandı.

14 Ocak 1944 : Şair Mehmet Emin Yurdakul (Doğumu:1864) öldü.

1 Şubat 1944 : Bolu, Gerede, Düzce ve Çerkeş dolaylarında büyük deprem, 4.000 kayıp var.

24 Mart 1944 : Büyük Türk Amirali Barbaros Hayreddin Paşa (1473-1546) 'nın heykeli, İstanbul Beşiktaş'taki türbesi önünde açıldı.

30 Mart 1944 : Marmaris civarında 'Krom Şilebi' meçhul kişilerce torpillenerek batırıldı.

1 Nisan 1944 : Tiyatro sanatçısı Hazım Körmükçü (Doğumu:1898) öldü.

20 Nisan 1944 : Avrupa'ya Krom sevkıyatı durduruldu.

4 Haziran 1944 : 1854 yılından beri devam eden Düyunu Umumiye tarihe karıştı.

2 Ağustos 1944 : TBMM, Almanya ile ilişkilerin kesilmesine karar verdi.

9 Ekim 1944 : Ankara'da Rasattepe'de, Anıtkabir'in temeli atıldı.

1 Kasım 1944 : Fevzipaşa-Malatya-Diyarbakır-Kurtalan demiryolu hizmete açıldı.

3 Kasım 1944 : Işıkları karartma tedbirleri kaldırıldı.

19 Kasım 1944 : Elazığ-Van demiryolu yapımına başlanıldı.



1945



3 Ocak 1945 : TBMM, Japon Devleti ile ilişkileri kesmeye karar verdi.

10 Ocak 1945 : Çıkarılan bir kanunla Anayasa'nın dili Türkçeleştirildi.

- Bazı ay adlarının değiştirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi. Teşrinievvel (Ekim), Teşrinisani (Kasım), Kanunuevvel (Aralık), Kanunusani (Ocak) olarak değiştirildi.

15 Ocak 1945 : İstanbul Boğaziçi iskeleleri arasında yolcu taşımacılığı yapan Şirketi Hayriye satın alındı.

8 Şubat 1945 : Ankara-Çankırı arasında telefon görüşmeleri başladı.

23 Şubat 1945 : Türkiye-Amerika arasında ikili yardım antlaşması imzalandı.

- Almanya ve Japonya'ya savaş ilanı TBMM'de oybirliği ile kabul edildi.

2 Mart 1945 : Bitlis-Tatvan-Erciş bölgesinde deprem.

20 Mart 1945 : Adana'da deprem.

27 Mart 1945 : Yazar Halit Ziya Uşaklıgil (Doğumu:1866) öldü.

7 Mayıs 1945 : Almanya teslim oldu, böylece 2. Dünya Savaşı Avrupa'da son buldu.

11 Mayıs 1945 : TBMM, Savaşın kansız atlatılmasından dolayı İnönü'ye teşekkür etti.

29 Mayıs 1945 : Saraçoğlu Hükümeti 7'ye karşı 359 oyla güven oyu aldı. Muhalifler; Bayar, Menderes, Koraltan, Köprülü, Sazak, Bayur, Peker.

12 Haziran 1945 : Bayar ve üç arkadaşı, dörtlü bir önerge vererek Parti Tüzüğü ile bazı kanunların değişmesini istediler.

13 Haziran 1945 : İller Bankası kanunu kabul edildi.

- Celal Bayar, Basın Kanununun 50. ve 17. maddelerinde bazı değişiklikler yapılması için TBMM'ye tasarı verdi.

22 Haziran 1945 : Çalışma Bakanlığı Kuruluş Kanunu kabul edildi.

26 Haziran 1945 : Türkiye, San Francisco'da Birleşmiş Milletler Antlaşmasını imzaladı. 1945 Şubat'ında Yalta'da toplanan Üç Büyükler (İngiltere, Amerika, Rusya), Birleşmiş Milletler Anayasası'nın hazırlanması için bir komisyon kurulmasına karar verdiler. 1945 Nisan'ında milletlerarası teşkilatı kuracak olan Birleşmiş Milletler Konferansı, San Francisco şehrinde toplandı. Konferansa katılabilmek için ilk şart, 1 Mart 1945'e kadar Almanya ve Japonya'ya savaş açmaktı.

29 Haziran 1945 : Gazeteci ve Cumhuriyet Gazetesi kurucusu, Yunus Nadi Abalıoğlu (Doğumu:1880) öldü.

6 Temmuz 1945 : Ulaştırma Bakanlığı Kanunu kabul edildi.

9 Temmuz 1945 : Ormanların devletleştirilmesini öngören kanun kabul edildi.

18 Temmuz 1945 : Milli Kalkınma Partisi kuruldu.

29 Temmuz 1945 : Ereğli Limanının temeli atıldı.

6 Ağustos 1945 : İlk Atom Bombası, Japonya'nın Hiroşima şehrine yerel saatle 08.15'de atıldı. Havada patlatılan bomba 20.000 (dinamit) gücündeydi. Şehirde 10 km. karelik alanı yerle bir etti, 66.000 kişi öldü, 69.000 kişi yaralandı.

9 Ağustos 1945 : Amerika, Japon şehri Nagasaki'ye ikinci Atom Bombasını attı, 37.000 kişi öldü, 40.000 kişi yaralandı. İki Atom Bombası sonucunda Japonya teslim oldu ancak, insanlık tarihinin en büyük vahşetlerinden biri olan bu olayda, Japonya 103.000 ölü ve 109.000 yaralı verdi, bombaların yaydığı radyasyon dolayısıyla, yüzbinlerce insan çeşitli hastalıklara yakalandı.

10 Ağustos 1945 : 2. Dünya Savaşı sona erdi.

15 Ağustos 1945 : TBMM, Birleşmiş Milletler Anayasası'nı kabul etti.

26 Eylül 1945 : Adnan Menderes ve Fuat Köprülü'nün CHP'den ihraç edilmeleri üzerine, Celal Bayar'da İzmir Milletvekilliğinden istifa etti.

10 Ekim 1945 : Amerika, İngiltere ve Rusya, Potsdam Konferansında Türkiye ile ayrı ayrı görüşmeye karar verdiler.

17 Ekim 1945 : Ankara Tıp Fakültesi açıldı.

21 Ekim 1945 : Genel nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 18.790.174

1 Kasım 1945 : TBMM, Cumhurbaşkanı İnönü'nün konuşmasıyla açıldı: "... Tek eksiğimiz, Hükümet Partisinin karşısında başka parti bulunmamasıdır."

- Celal Bayar, yaptığı açıklamada, "Parti kuruyoruz, bu muhakkaktır, fakat birkaç gün geçmeden tafsilat veremem." dedi.

20 Kasım 1945 : Van'da büyük deprem.

3 Aralık 1945 : Celal Bayar, CHP Genel Sekreterliği'ne gönderdiği kısa bir yazı ile Parti'den istifa etti.

20 Aralık 1945 : İki Gürcü Profesör, Giresun'a kadar bütün Kuzey Doğu Anadolu'nun Gürcistan'a katılması tezini savundular.



1946



7 Ocak 1946 : Demokrat Parti kuruldu.

8 Ocak 1946 : Parti kurucuları, Ankara'da bir evde yaptıkları toplantıda, Demokrat Parti Başkanlığına Celal Bayar'ı seçtiler.

21 Şubat 1946 : İki Gürcü profesörün doğu Karadeniz’de hak iddia etmeleri üzerine gerginleşen ortamda (20 Aralık 1945), İngiltere Dışişleri Bakanı Bevin'in mesajı: "Türkiye'nin hür ve müstakil yaşamasını, Türk-Sovyet Antlaşması'nın yenilenmesini isteriz... Türkiye ile SSCB arasında bir sınır konusunun çıkmasını üzülerek karşılıyoruz. Bu sınır Fatih tarafından çizilmiş değildi..."

13 Mart 1946 : DP'nin bir muvazaa partisi olduğu hakkındaki söylentileri, Bayar cevaplandırdı: " Ne Halk Partisi'ne ve ne de Partimize böyle küçültücü bir hareketi yüklemeğe imkan yoktur."

5 Nisan 1946 : Amerika'da vefat eden Türk Büyükelçisi Münir Ertegün'ün naaşını taşıyan savaş gemisi Missouri, saat 8.00'de Haydarpaşa Limanına demirledi. Dünyanın en büyük savaş gemisi olan Missouri ile Türk Büyükelçisi'nin cenazesinin gönderilmesi özel bir anlam taşıyordu. Dünya'nın süper güç adayı ABD, Missouri'yi göndermekle, Türkiye'den Boğazlar'da ve Doğu Karadeniz'de hak talep eden diğer süper güç adayı SSCB'ye bir mesaj göndermişti.

6 Nisan 1946 : İnönü, Başkan Truman'ın özel temsilcisi Weddell'i kabul etti.

15 Nisan 1946 : Ankara'da Milli Kütüphane kurulması amacıyla 'Hazırlık Bürosu' kuruldu.

20 Nisan 1946 : DP, ara seçimlere katılmamaya karar verdi.

11 Mayıs 1946 : CHP Olağanüstü Kurultayı'nda İnönü konuştu: "... Serbest, samimi bir seçim hedefimizdir."

31 Mayıs 1946 : Varto- Malazgirt ve Malatya'da deprem. Varto'da 3.000 ev yıkıldı, 650 ölü var.

- Türkiye'de ilk defa tek dereceli milletvekili seçimi kabul edildi.

10 Haziran 1946 : TBMM, 2'ye karşı 383 oyla seçimleri yenileme kararı aldı.

13 Haziran 1946 : Üniversitelere muhtariyet veren kanun kabul edildi.

14 Haziran 1946 : Türkiye Emlak Kredi Bankası'nın kurulmasına dair kanun kabul edildi.

9 Temmuz 1946 : Ankara Valisi Nevzat Tandoğan intihar etti.

17 Temmuz 1946 : İnönü'nün radyoda seçim konuşması: "... Milli iradenin hakiki ve temiz bir surette meydana çıkması, hepimizin müşterek başarımız, kanuni görevimiz, şerefimiz olacaktır... Partim seçimi kaybedecek olursa Cumhurbaşkanlığı'ndan çekilmemin tabii bir şey olduğunu bütün vatandaşlarımın bilmesi lazımdır."

18 Temmuz 1946 : Bayar, Balıkesir'de konuştu: "... Yeni bir devre giriyoruz. Bu pazar günü yapılacak seçimde bu devre açılıyor..."

21 Temmuz 1946 : Memleketimizde muhalefetinde katıldığı ilk tek dereceli genel seçim yapıldı. CHP:396, DP:61, Bağımsız:7 milletvekili kazanmıştır. Seçimlere hile karıştırıldığına dair DP'nin itirazları bir sonuç vermedi, ancak günümüzde dahi bu seçim hala tartışılmaktadır.

30 Temmuz 1946 : Genel Kurmay Başkanı Org. Kazım Orbay istifa etti, yerine Orgeneral Salih Omurtak getirildi.

5 Ağustos 1946 : TBMM açıldı. İnönü 451 Milletvekilinden 388'inin oyu ile tekrar Cumhurbaşkanlığı'na seçildi. Başbakan Saraçoğlu istifa etti. Recep Peker, yeni kabineyi kurmakla görevlendirildi. TBMM Başkanlığı'na, 379 oyla General Kazım Karabekir seçildi.

8 Ağustos 1946 : Sovyet Rusya, Türkiye ile ilgili devletlere başvurarak Boğazları Türkiye ile müşterek olarak kontrol etmek amacıyla 'Boğazlar Rejiminin' değişmesini istedi.

13 Ağustos 1946 : DP Grup Başkanlığı bir tebliğ yayınlayarak, Sovyet notası karşısında Hükümetin yanında olduklarını bildirdi.

14 Ağustos 1946 : Recep Peker Kabinesi güvenoyu aldı.

22 Ağustos 1946 : Sovyet notasına Türkiye'nin cevabı: "... Boğazları beraberce koruma teklifi Türkiye'nin hiçbir surette feragat edemeyeceği ve kısıtlanmasını kabul edemeyeceği egemenlik haklarına ve güvenliğine aykırıdır."

7 Eylül 1946 : Türk Lirası devalüe edildi. '7 Eylül kararı' olarak anılır.

13 Eylül 1946 : Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı kuruldu.

28 Eylül 1946 : Sovyetlerin cevabı: "... Boğazların korunması Türkiye ve SSCB'ye ait olmalıdır."

21 Ekim 1946 : Sovyet Rusya'ya verilen notanın metni açıklandı: ".. Müşterek savunma teklifi egemenliğimize aykırıdır."

4 Aralık 1946 : Erzurum Ticaret Borsası kuruldu.

10 Aralık 1946 : İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlandı.

18 Aralık 1946 : DP'liler bütçe görüşmelerinde Meclis'i topluca terk ettiler.

23 Aralık 1946 : İnönü, anlaşmazlığı çözümlemek için Bayar, Köprülü ve Saraçoğlu ile ayrı ayrı görüştü.

26 Aralık 1946 : İnönü, iki partiyi de yatıştırarak, DP'lilerin Meclis çalışmalarına katılmalarını temin etti.



1947



7 Ocak 1947 : Demokrat Parti'nin ilk büyük kongresi, Celal Bayar'ın konuşmasıyla açıldı.

12 Mart 1947 : ABD Başkanı Truman, Türkiye ve Yunanistan'a 400.000.000 dolar yardım verilmesi için Senato'da yaptığı konuşmada: "... Türkiye'nin bağımsız olarak kalmasının önemi büyüktür."

3 Nisan 1947 : DP, yayınladığı bir bildiri ile 4 ilde yapılacak milletvekili seçimlerine girmeme kararını açıkladı.

7 Nisan 1947 : 4 ilde milletvekili seçimleri yapıldı. DP katılmadı.

2 Mayıs 1947 : Amiral Bernard Bier komutasında bir Amerikan Filosu İstanbul'a geldi. İnönü, Amiral'i Ankara'da kabul etti.

9 Mayıs 1947 : Amerika, Türkiye ve Yunanistan'a yardım kararını, 107'ye karşı 287 oyla kabul etti.

13 Mayıs 1947 : İnönü, British United Press Ajansı'na yaptığı açıklamalarda; "Türkiye herhangi bir ülkeye Boğazlarda üs vermeye razı mıdır?" sorusuna; "Türkiye'nin toprak bütünlüğü ile egemenliğine dokunan hiçbir konu, söz konusu olamaz." dedi.

20 Mayıs 1947 : Rize Çay Fabrikası ilk ürününü verdi.

23 Mayıs 1947 : İnönü'nün, Amerika'ya mesajı; "... Amerikan yardımı, cihan barışının devamı ve yenilenmesi uğrunda kendisine düşen büyük rolü tamamıyla benimsediğini gösteren ümitlerle dolu bir işarettir."

28 Mayıs 1947 : Sıkıyönetim 6 ay daha uzatıldı.

- Celal Bayar, 7 yıldan beri ilk defa TBMM'de söz aldı. İstanbul'da sıkıyönetimin devamı konusunda konuştu.

7 Temmuz 1947 : Gaziantep şarap fabrikası açıldı.

10 Temmuz 1947 : İnönü, Bayar'la görüştü ve gelişen politik durum üzerinde durulduğu açıklandı.

9 Eylül 1947 : Başbakan Recep Peker istifa etti. Hasan Saka, Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

21 Eylül 1947 : Kozlu'da bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 48 işçi öldü.

1 Ekim 1947 : İnönü, Meclisi olağanüstü toplantıya çağırdı.

13 Ekim 1947 : Hasan Saka Kabinesi, 49'a karşı 362 oyla güvenoyu aldı.

25 Ekim 1947 : Sovyet delegesi Vişinski, Birleşmiş Milletler'de Kars ve Ardahan'ı istedi.

1 Kasım 1947 : İnönü, TBMM'nin açılışında yaptığı konuşmada: "... Yurdumuzun bütünlüğüne ve haklarımıza karşı herhangi bir tecavüz emeli beslenmesine asla müsaade etmeyeceğiz."

- Kazım Karabekir Paşa, 322 oyla tekrar Meclis Başkanlığına seçildi.

27 Kasım 1947 : Halkevleri'nin, CHP'ye bağlı hükmi şahsiyete haiz bir kuruluş halini alması kararlaştırıldı.

30 Kasım 1947 : CHP, 7.Kurultayı'nda, partinin yeni tüzüğü kabul edildi, Genel Başkanlığa tekrar İsmet İnönü seçildi.

10 Aralık 1947 : Ceyhan, Adana ve Tarsus dolaylarında deprem.

16 Aralık 1947 : Palu-Genç demiryolu hizmete açıldı.



1948



25 Ocak 1948 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından, Şark Fatihi olarak nam salan, TBMM Başkanı, şair ve edip, Orgeneral Kazım Karabekir (Doğumu:1882) öldü.

30 Ocak 1948 : Akbank, Adana'da kuruldu.

20 Şubat 1948 : Bulgaristan tarafından iki uçağımızın düşürülmesi üzerine, Bulgaristan'a nota verildi.

1 Mart 1948 : Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Suat Hayri Ürgüplü'nün yüce divanda yargılanmasına başlandı.

20 Mart 1948 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından, Korgeneral Naci Eldeniz (Doğumu:1875) öldü.

1 Mayıs 1948 : İstanbul'da, Sedat Simavi tarafından kurulan Hürriyet Gazetesi yayın hayatına başladı.

25 Mayıs 1948 : CHP Meclis Grubunda, 'İlahiyat Fakültesi' kurulması kararlaştırıldı.

8 Haziran 1948 : Başbakan Hasan Saka istifa etti. Kabineyi kurmakla tekrar Hasan Saka görevlendirildi.

18 Haziran 1948 : İkinci Hasan Saka Kabinesi, 40'a karşı 308 oyla güvenoyu aldı.

2 Temmuz 1948 : TBMM'de yeni seçim kanununun müzakeresine başlandı.

7 Temmuz 1948 : DP'liler, seçim kanunu görüşmelerinde salonu topluca terk ettiler.

19 Temmuz 1948 : Millet Partisi kuruldu. Mareşal Fevzi Çakmak bir bildiri yayınladı.

15 Ağustos 1948 : Milli Kütüphane Ankara'da hizmete açıldı.

5 Ekim 1948 : Yüce Divan, Suat Hayri Ürgüplü'nün suçsuzluğuna karar verdi.

1 Kasım 1948 : Milli Eğitim Bakanlığı, 15 Şubat 1949'dan itibaren okullarda isteyenlerin din dersi takip edebileceklerine karar verdi.

6 Aralık 1948 : Atatürk'ün hastalığı dolayısıyla satın alınan Savanora yatı satılığa çıkarıldı. (Tekneye alıcı çıkmadı, 02.07.1951'de Deniz Harp Okulu'na devredildi. Teknede halen Atatürk'ün özel dairesi ve eşyaları olduğu gibi korunmaktadır.)

10 Aralık 1948 : Türkiye, UNESCO' ya katıldı. Türkiye, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini imzaladı.



1949



14 Ocak 1949 : Başbakan Hasan Saka istifa etti, Prof. Şemsettin Günaltay Kabineyi kurmakla görevlendirildi. CHP'de huzursuzluk iyice su yüzüne çıkmaya başladı.

24 Ocak 1949 : Günaltay Kabinesi, 42'ye karşı 349 oyla güvenoyu aldı.

- Behçet Kemal Çağlar, Cumhuriyet Halk Partisinden ve Milletvekilliğinden istifa etti. Yaptığı açıklamada: "... En iyimseriniz, en taşkın savunucunuz olan ben artık inancımı kaybetmiş bulunuyorum." dedi.

27 Ocak 1949 : Amiral Richard Conolly komutasında bir Amerikan Filosu İstanbul'a geldi. İnönü, Amiral'i kabul etti.

31 Ocak 1949 : CHP grubu ilk açık oturumu yaptı.

1 Şubat 1949 : İlkokullarda ihtiyari olarak din dersi okutulmasına karar verildi.

30 Mart 1949 : Bayar, Balıkesir'de yaptığı konuşmada: "Laiklik, vicdan hürriyetine dayanan Cumhuriyet Rejiminin teminatı olarak programımızdadır." dedi.

3 Nisan 1949 : Bayar, Bursa'da konuştu: "Evet, biz Müslüman’ız ve Müslüman olarak kalacağız. Şunu ehemmiyetle ve ısrarla tekrarlamak isterim ki, laiklik prensibi, buna asla engel değildir. Bilakis vicdanlara hükmedilmesine müsaade etmeyen bir prensiptir. Bugün bizi, inandığımız gibi ibadetten alıkoyan hiçbir kimse yoktur ve hiçbir zamanda olmayacaktır."

4 Nisan 1949 : Kuzey Atlantik Paktı (NATO) kuruldu.

24 Nisan 1949 : Bayar, Ankara'da laiklikle ilgili konuşma yaptı.

6 Mayıs 1949 : Yunus Emre'nin kemikleri yeni mezarına taşındı.

10 Mayıs 1949 : Türk Ocakları yeniden açıldı.

4 Haziran 1949 : Ankara'da İlahiyat Fakültesi kurulmasına dair kanun kabul edildi.

8 Haziran 1949 : Milli Savunma Bakanlığı kanunu kabul edildi.

9 Temmuz 1949 : İstanbul Galata Rıhtımı'nda harekete hazırlanan 'Çorum' isimli yolcu gemisi yandı. 61 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.

18 Temmuz 1949 : Türkiye, NATO dışında bırakıldı.

- Bayar, İzmir'de konuştu: "... Recep Peker'in yapmak istediklerini, bir daha tecrübeye kalkarlarsa on misliyle karşılık vereceğiz."

21 Temmuz 1949 : Amerika, Atlantik Paktı'nı (NATO) onayladı.

6 Ağustos 1949 : İnönü, bir vatandaşın isteği üzerine servetine dair dedikoduları cevaplandırdı: "... Amerika'da ne benim, ne de kardeşlerimin bir metre toprağımız yoktur. İsviçre'de bir frank param yoktur."

8 Ağustos 1949 : Türkiye, Avrupa Konseyi'ne katıldı.

17 Ağustos 1949 : Kiğı-Karlıova'da deprem. 300 kayıp var, 1500 ev yıkıldı.

8 Kasım 1949 : Bayar, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı: "İnönü'nün CHP Genel Başkanı kalması endişe yaratmakta devam edecektir."

16 Kasım 1949 : Denizli Milletvekili Reşat Aydınlı, Millet Partisi kurucularından Gen. Sadık Aldoğan, Fuat Arna ve Osman Bölükbaşı'nın İnönü ve Bayar'a suikast hazırlığında olduklarını ihbar etti. Osman Bölükbaşı ve Fuat Arna tutuklandı. Milletvekili Sadık Aldoğan'ın dokunulmazlığının kaldırılması istendi, ancak Meclis delilleri yeterli bulmayarak bu öneriyi reddetti.

19 Kasım 1949 : İstanbul Radyosu yayına başladı.

21 Kasım 1949 : Osman Bölükbaşı ve Fuat Arna, tahliye edildiler.

30 Kasım 1949 : TBMM, suikast ihbarında bulunan Reşat Aydınlı'nın dokunulmazlığını kaldırdı ve 2 Aralık'ta tutuklandı.

Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz.



1950



2 Ocak 1950 : Bingöl, Kiğı ve Karlıova dolaylarında şiddetli deprem oldu.

16 Şubat 1950 : Tek dereceli, gizli oy ve açık tasnif esaslarını getiren çoğunluk sistemine dayalı seçim kanunu kabul edildi.

2 Mart 1950 : Emekli Orgeneral Mustafa Muğlalı, Özalp olayı nedeniyle bir süredir devam eden yargılama sonunda idama mahkum edildi, cezası müebbet hapse çevrildi.

20 Mart 1950 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Ali Sait Akbaytogan (Doğumu:1872) öldü.

24 Mart 1950 : TBMM, seçimin yenilenmesi önergesini, 22'ye karşı 299 oyla kabul etti.

2 Nisan 1950 : Eski Başbakanlardan Recep Peker (Doğumu: 1888) öldü.

10 Nisan 1950 : Kurtuluş Savaşının Büyük Komutanlarından, Mareşal Fevzi Çakmak (Doğumu:1876) öldü.

28 Nisan 1950 : Kırım Savaşı sırasında (1854), Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'ndaki yaralılara da bakan, dünya çapında ünlü Hemşire Florance Nightingale adına yaptırılan 'F. Nightingale Hemşire Koleji' İstanbul'da açıldı.

14 Mayıs 1950 : Milletvekili seçimleri yapıldı. (DP: 396, CHP: 68, MP: 1, Bağımsız: 7)

20 Mayıs 1950 : DP Meclis Grubu, Celal Bayar'ı Cumhurbaşkanlığı adaylığına seçti.

22 Mayıs 1950 : TBMM, 9. Dönem çalışmalarına başladı, Celal Bayar 387 oyla (İ. İnönü, 66 oy aldı) Cumhurbaşkanlığına seçildi. Kabineyi kurmakla İstanbul Milletvekili Adnan Menderes görevlendirildi.

23 Mayıs 1950 : Cumhurbaşkanı Celal Bayar, İnönü'yü Çankaya'daki evinde ziyaret etti.

- CHP Başkanı İnönü bir açıklama yaptı: "... Vatanımızda birlik ve düzenliğin kurulması, bizim için parti mülahazalarının üstündedir."

2 Haziran 1950 : Adnan Menderes, kabinesini açıkladı. 295 Milletvekilinin katıldığı oylamada, 282 oyla güvenoyu aldı.

Başbakan Adnan Menderes

Adalet Bakanı Halil Özyörük

Milli Savunma Bakanı Refik Şevket İnce

İçişleri Bakanı Rüknettin Nasuhioğlu

Dışişleri Bakanı Prof. Fuat Köprülü

Milli Eğitim Bakanı Avni Başman

Bayındırlık Bakanı General Fahri Belen

Ekonomi ve Ticaret Bk. Zühtü Velibeşe

Maliye Bakanı Halil Ayan

Sağlık Bakanı Prof.Dr. Nihat Reşat Belger

Tarım Bakanı Nuri Özsan

Gümrük ve İnşaat Bk. Nihat Eriboz

Ulaştırma Bakanı Tevfik İleri

Çalışma Bakanı Hasan Polatkan

İşletmeler Bakanı Prof. Muhlis Ete

6 Haziran 1950 : Org. Nuri Yamut, Genel Kurmay Başkanlığına atandı.

14 Haziran 1950 : DP Milletvekillerinden bir grup, Halkevlerinin yeni bir tüzüğe bağlanması için kanun teklifi verdiler.

16 Haziran 1950 : Türkçe okunan Ezanın tekrar Arapça okunmasına dair kanun kabul edildi.

- Gazetecilerin bu konu hakkında sorduğu sorular üzerine Başbakan Menderes'in gazetelerde yayınlanan açıklaması:
"Her taassup, cemiyet hayatı için zararlı neticeler doğurur. Cemiyet hayatında esas değişikliklerin yapılabilmesi evvela taassup zihniyetinin yıkılmasına bağlıdır. Bu hakikatin iyice kavranmış olması neticesidir ki, Büyük Atatürk bir takım hazırlayıcı ön inkılaplara başlarken taassup zihniyetiyle mücadele etmek lüzumunu hissetti.
Ezanın Türkçe okunması mecburiyeti de böyle bir zaruretin neticesi olarak kabul edilmelidir. Zamanında çok lüzumlu olan bu mecburiyet ve tedbir, diğer tedbirlerle birlikte bugünün hür Türkiye'sine zemin hazırlamıştır.
Ezanın Türkçe okunmasına mukabil camii içinde bütün ibadet ve dualarının din dilinde olması garip bir tezat teşkil eder gibi görünür. Bunun izahı arz ettiğim gibi, geçmişteki hadiselerin hatırlanmasına ve taassup zihniyetine karşı mücadele zaruretinin kabul olunmasına bağlıdır."

25 Haziran 1950 : Sovyetler tarafından desteklenen Kuzey Kore orduları, sabahın erken saatlerinde Güney Kore'ye saldırdı.

28 Haziran 1950 : CHP Kurultayı başladı. İsmet İnönü Başkan, Kasım Gülek Genel Sekreter seçildi.

29 Haziran 1950 : Dışişleri Bakanı Köprülü, Hükümetten aldığı talimat üzerine, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Trygve Lie'ye, Türkiye'nin Güney Kore'ye yardım edeceğini bildirdi.

14 Temmuz 1950 : Genel Af kabul edildi.

25 Temmuz 1950 : Cumhurbaşkanı Bayar'ın Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Kore savaşına katılmak üzere 4.500 kişilik bir Tugayın, Birleşmiş Milletler emrine verilmesini kararlaştırdı.

28 Temmuz 1950 : İnönü, gazetecilere verdiği demeçte: "Karar, TBMM'den geçirilmemiş ve memleketi savaşa götürecek böyle önemli bir konuda muhalefet partisiyle fikir teatisinde bulunulmamıştır."

2 Ağustos 1950 : Atlantik Paktı'na (NATO) Türkiye'nin de katılması için çalışmalar yoğunlaştırıldı.

28 Ağustos 1950 : Bir tarih yazarı, okul kitaplarından İnönü'nün adını çıkardı. Bu davranış çeşitli tepkilere neden oldu.

31 Ağustos 1950 : Halkevlerine yapılan yardım tutarı, Maliye Bakanlığı'nca incelenmeye başlandı.

15 Eylül 1950 : Sağlık Bakanı Prof. Dr. Nihat Reşat Belger istifa etti.

21 Eylül 1950 : Türk Tugayı Kore'ye hareket etti.

17 Ekim 1950 : Türk Tugayı Kore'ye ulaştı.

22 Ekim 1950 : Genel Nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 20.947.188

28 Ekim 1950 : Bayındırlık Bakanı Gen. Fahri Belen, istifa etti.

4 Kasım 1950 : Türkiye, 'İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma' Antlaşmasını Roma'da imzaladı.

15 Kasım 1950 : Şair Orhan Veli Kanık (Doğumu:1914) öldü.

18 Kasım 1950 : Kore'de 'Cunşona' baskınından sonra BM Başkomutanı General Douglas McArthur, Kore'deki Türk Silahlı Kuvvetler Komutanı General Tahsin Yazıcı'ya tebrik mesajı gönderdi: "... Türk Tugayı eşsiz kahramanlıklarla süslü tarihine yeni bir şeref sayfası ilave etti."

22 Kasım 1950 : İnönü, 'Dış politika, memleketin politik ve askeri güvenlik konuları üzerinde' genel görüşme açılmasını istedi.

27 Kasım 1950 : Kore'de 'Kunuri Savaşı' diye adlandırılan, çok kanlı çarpışmalar başladı ve günlerce sürdü. Türk Tugayı, kendisinden sayıca üstün düşman kuvvetlerinin geceli gündüzlü üç günlük ağır taarruzuna rağmen, bulunduğu hattan çekilmedi ve Müttefik 8.ordusunun geri çekilebilmesini sağladı.
Tugayımız, Kunuri Savaşında, 237 şehit, 387 yaralı ve 201 kayıp vermiştir.

12 Aralık 1950 : CHP merkez binası, hazine malı oldu.



1951



12 Ocak 1951 : Kore'de yaralanan askerlerimiz, Tokyo'dan yurda hareket etti.

21 Ocak 1951 : Ankara'ya, ilk Kore hasta ve yaralı kafilesi geldi.

5 Mart 1951 : Atatürk heykeline yapılan saldırıyı kınamak için, Kırşehir'de büyük bir protesto mitingi düzenlendi.

8 Mart 1951 : Başbakan Adnan Menderes istifa etti. Hükümeti Kurmakla tekrar Menderes görevlendirildi.

9 Mart 1951 : Menderes, 2. Kabinesini kurdu.

2 Nisan 1951 : 2. Menderes Kabinesi, 50'ye karşı 345 oyla güvenoyu aldı.

26 Haziran 1951 : 'Hürriyet Şehidi' olarak adlandırılan Mithat Paşa'nın (1822-1884) kemikleri Taif'ten İstanbul'a getirilerek 'Hürriyet-i Ebediye' tepesindeki kabre törenle gömüldü.

1 Temmuz 1951 : Atatürk'ün heykel ve büstlerine karşı yapılan saldırıları kınamak için, yurdun çeşitli yerlerinde protesto mitingleri yapıldı.

25 Temmuz 1951 : Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun kabul edildi.

1 Ağustos 1951 : Yabancı sermayeyi teşvik kanunu kabul edildi.

6 Ağustos 1951 : CHP'nin Halkevleri yoluyla tasarrufuna geçirdiği malların hazineye geri verilmesine dair kanunun görüşmeleri esnasında, CHP'liler, CHP'nin mallarıyla ilgili görüşlerini belirttikten sonra salonu terk ettiler. Kanun teklifi, DP'lilerin oylarıyla kabul edildi.

8 Ağustos 1951 : Halkevleri kapatıldı.

13 Ağustos 1951 : Çankırı, Kastamonu ve Bolu dolaylarında deprem, 50 kayıp var.

20 Ağustos 1951 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral İzzettin Çalışlar (Doğumu:1882) öldü.

16 Eylül 1951 : 17 ilde yapılan ara seçimlerden 15 ilde DP kazandı. Oyların %52'sini DP, %38'ini CHP aldı.

20 Eylül 1951 : Türkiye, Kuzey Atlantik Paktı (NATO)'na kabul edildi.

1 Ekim 1951 : Hava Harp Okulu kuruldu.

17 Ekim 1951 : Türkiye'nin, NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol Londra'da imzalandı.

4 Kasım 1951 : İlkokullarda din dersi, ders programına alındı.

11 Aralık 1951 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Mustafa Muğlalı (Doğumu:1882) öldü.

26 Aralık 1951 : İnönü, CHP Büyük Kurultayı'nda konuştu: "... Biz bir yıldan beri eşit olmayan vasıtalarla iktidarın karşısında varlık mücadelesi içindeyiz."



1952



31 Ocak 1952 : Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sofokles Venizelos Ankara'ya geldi.

18 Şubat 1952 : Türkiye, NATO'ya resmen katıldı.

4 Mart 1952 : Amerikan Genel Kurmay Başkanı (daha sonra Başkan olacak olan) Eisenhower Ankara'ya geldi.

12 Nisan 1952 : Türk Devrim Ocakları kuruldu.

26 Nisan 1952 : Başbakan Menderes, Yunanistan'a resmi ziyarette bulundu.

16 Haziran 1952 : Türkiye'ye girmeleri yasak olan Osmanlı Hanedanı üyelerinin, bazı şartlarla yurda girebilmelerine dair kanun kabul edildi.

20 Ağustos 1952 : Napoli'de yapılan Avrupa Güzellik yarışmasında, Türkiye güzeli Günseli Başar birinci oldu.

3 Eylül 1952 : Ağrı Dağı'na tırmanan ilk Türk dağcıları, zirveye Türk Bayrağı diktiler.

27 Eylül 1952 : İnönü, Bursa'da konuştu: "Müstakil mahkeme, müstakil yargıç mefhumu bugün vatanın en önde gelen konularından biridir."

11 Ekim 1952 : CHP bir bildiri yayınladı: "... Muhalefet kanunlar içinde yapmaya hakkı olduğu görevini yerine getirmekten fiilen men edilmiştir."

22 Kasım 1952 : Gazeteci Ahmet Emin Yalman'a, Malatya'da suikast yapıldı. Yalman, yara almadan kurtuldu.

25 Kasım 1952 : Bayar, Yunan Kralı'nın ziyaretini iade etmek için Savanora Yatıyla Yunanistan'a gitti.

24 Aralık 1952 : Öz Türkçe kelimelerle meydana getirilmiş olan 10 Ocak 1945 tarihli Anayasa, Prof. Fuat Köprülü ve 23 arkadaşının teklifi ile kaldırıldı ve 20 Nisan 1924 tarihli Anayasa tekrar yürürlüğe girdi. CHP, aleyhte oy kullandı.



1953



21 Ocak 1953 : Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili olarak ilk anlaşma bir Amerikan şirketiyle yapıldı.

22 Ocak 1953 : Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.

29 Ocak 1953 : Ünlü ney üstadı ve hiciv şairi, Neyzen Tevfik Kolaylı (Doğumu:1879) öldü.

28 Şubat 1953 : Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında üçlü dostluk antlaşması Ankara'da imzalandı.

4 Nisan 1953 : Dumlupınar Denizaltısı, Nato tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı'nda Naboland adlı İsveç gemisiyle çarpışarak battı. Bütün çabalara rağmen geminin battığı yerin derin ve akıntılı olmasından dolayı kurtarma çanı takılamadı ve 88 denizcimiz Şehit oldu.

6 Nisan 1953 : Menderes, Kabinesi'nde bazı değişiklikler yaptı.

24 Nisan 1953 : Nato Konseyi, Balkan Paktı'nı onayladı.

2 Mayıs 1953 : İzmir ve dolaylarında şiddetli deprem oldu.

18 Mayıs 1953 : TBMM, Balkan Paktı'nı oybirliği ile onayladı.

28 Mayıs 1953 : Kore'de şiddetli çarpışmalar meydana geldi, Türk Tugayı 155 şehit verdi.

30 Mayıs 1953 : Başbakan Menderes, Kraliçe Elizabeth'in Taç Giyme Töreninde bulunmak üzere Londra'ya gitti.

10 Haziran 1953 : Sovyetler Birliği nota vererek, iki ülke ilişkilerindeki gerginliği hafifletmek teklifinde bulundu.

16 Haziran 1953 : Yunan Başbakanı Mareşal Papagos ve Dışişleri Bakanı Stefanopulos Ankara'ya geldiler.

18 Haziran 1953 : Edirne ve dolaylarında şiddetli deprem.

9 Temmuz 1953 : Uşak İli kuruldu.

21 Temmuz 1953 : Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.

25 Temmuz 1953 : Bayar, Avrupa'yı Asya'ya bağlayacak olan asma köprünün yapılmasının zaruri olduğunu, bunun için teşebbüslere girişildiğini söyledi.

1 Ağustos 1953 : Sovyetler, Müttefik Ülke Filolarının İstanbul'a yaptıkları ziyaretlerden rahatsızlığını dile getirdiği bir nota verdi.

16 Ağustos 1953 : İzmir'de Panayakapu'da Hz. Meryem'in son olarak yaşadığı 'Hacı Evi' restore edilerek törenle ziyarete açıldı.

24 Ağustos 1953 : Amerika Başkanı Eisenhower'ın beyanatı: "Kore'deki diğer Birleşmiş Milletler askerlerinin yanında Türk Tugayı'nın elde ettiği başarılar, Türkiye'nin fevkalade savaş kabiliyetini ve hür dünyanın yanında daima yer almak azminde olduğunu ispat etmiştir."

12 Eylül 1953 : Ağrı Havaalanı hizmete açıldı.

13 Eylül 1953 : Bayar, Amasya ve Konya Şeker Fabrikalarının temelini attı.

19 Eylül 1953 : Çanakkale Havaalanı hizmete açıldı.

11 Ekim 1953 : Bayar, Adapazarı Şeker Fabrikasını törenle hizmete açtı.

19 Ekim 1953 : 167 komünistin yargılanmasına başlandı.

25 Ekim 1953 : Seyhan Barajı'nın temeli atıldı.

6 Kasım 1953 : Aydın Verem Hastanesi ve Bafra İçme Suyu tesisleri hizmete açıldı. Ankara Çimento Fabrikası'nın temeli atıldı.

10 Kasım 1953 : Atatürk'ün Naaşı, 15. Ölüm Yıldönümünde Etnografya Müzesi'ndeki kabrinden alınarak Anıtkabir'deki ebedi istirahatgahına defnedildi.
Anıtkabir; Ankara'da Rasattepe'de yapılmıştır. 29 yabancı, 20 yerli projenin katıldığı yarışmayı, bir kısım değişikliklerin yapılması şartı ile Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda'nın projesi kazanmıştır. Temeli 9 Ekim 1944'de atılmıştır.

9 Aralık 1953 : CHP'nin mallarının Hazine'ye devredilmesine dair kanun teklifi Meclis Genel Kurulu'na geldi.

10 Aralık 1953 : CHP'nin bildirisi: "... CHP, kendisini bir mal ve mülk davası karşısında değil, bir rejim davası karşısında görmektedir. Maruz kaldığımız bu muameleyi seçim mücadelesinin meşru olmayan bir tertibi saydığımızı yüksek sesle bildiririz."

11 Aralık 1953 : Hürriyet Gazetesi'nin kurucusu, karikatürist, yazar ve gazeteci Sedat Simavi (Doğumu: 1896) öldü.

14 Aralık 1953 : CHP'nin haksız iktisaplarının Hazine'ye devri hakkındaki tasarının görüşmeleri esnasında İnönü bir konuşma yaptı: "... Suçlular gibi telaşınız nedir? ... Işıktan mı korkuyorsunuz? Arkadaşlar, Türk geleneklerinde fikir sahibi bir kişi 400 kişiye karşı fikrini söyler. Türk adetinde 400 babayiğit bir kişiye hücum etmez..." daha sonra CHP'liler Meclis salonunu terk ettiler. Tasarı 5'e karşı 341 oyla kanunlaştı.

19 Aralık 1953 : CHP'nin yeni genel merkezi Ankara'da törenle açıldı.

27 Aralık 1953 : Eski Başbakanlardan Şükrü Saraçoğlu (Doğumu:1887) öldü.



1954



4 Ocak 1954 : Mısır Hükümeti, Türkiye Büyükelçisi Fuat Hulusi Tugay'ın ülkelerini terk etmesi için 24 saat süre verdi.

6 Ocak 1954 : Mısır'a protesto notası verildi.

15 Ocak 1954 : Türkiye Vakıflar Bankası kuruldu.

17 Ocak 1954 : Cumhurbaşkanı Bayar, Amerika Başkanı Eisenhower'ın davetlisi olarak Amerika'ya gitti.

18 Ocak 1954 : Yabancı Sermayeyi teşvik kanunu kabul edildi.

27 Ocak 1954 : Köy Enstitüleri kaldırıldı.

- Millet Partisi kendini feshetti.

28 Ocak 1954 : Bayar'ın ABD gezisi sırasında, Başkan Eisenhower'ın konuşması: "... Dünyanın en çetin müdafilerinden biri olan Türk Milleti'ni selamlıyoruz... Türkiye'nin tek bir kuşakta meydana gelen gelişmesi, zamanımızın harikalarından biridir."

29 Ocak 1954 : Bayar, Amerikan Kongresi'nde bir konuşma yaptı.

17 Şubat 1954 : Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklik kabul edildi.

12 Mart 1954 : TBMM'de, seçimlerin yenilenmesi oybirliği ile kabul edildi.

18 Mart 1954 : Federal Almanya Devlet Başkanı Dr. Adenauer Türkiye'ye geldi.

13 Nisan 1954 : İnönü, İstanbul'da konuştu: "... Çok iyi idare edilen bir emniyet içinde muhalefet görevimize devam ediyoruz. Bizi bir uğradığımız yere bir daha uğratmıyorlar."

15 Nisan 1954 : Yugoslav Devlet Başkanı Mareşal Tito, Türkiye'ye geldi.

17 Nisan 1954 : Çanakkale Zaferi Abidesi'nin yapımına başlandı.

18 Nisan 1954 : Haydarpaşa ve Salıpazarı Limanlarının temeli atıldı.

- İnönü, Mersin'de DP'liler engellemeleri ve protestoları yüzünden konuşmasını yapamadı.

19 Nisan 1954 : Bayar, Susurluk Şeker Fabrikasının temelini attı, İzmit'te 3. kağıt fabrikasını işletmeye açtı.

22 Nisan 1954 : Bayar, Bolu'da halka hitap etti: "... Biz Kore'ye asker gönderdik. Bunun anlamını anlamak istemeyenlerin sizlere neler söylediklerini biliyoruz. Siz de bunu hatırlarsınız, artık hakikat belli olmuştur. Bu isabetli karar memleketimize büyük iyilikler temin etmiş, aynı zamanda, Türk kahramanları, emsalsiz evlatlarımız silahlarıyla ne şekilde dövüştüklerini bütün dünyaya göstermiş bulunmaktadır."

24 Nisan 1954 : Bayar, İskenderun Suni Gübre Fabrikasının temelini attı.

25 Nisan 1954 : Bayar, Mersin Limanı'nın temelini attı.

26 Nisan 1954 : Burdur Şeker Fabrikası'nın temeli atıldı.

2 Mayıs 1954 : Genel Seçimler yapıldı. DP: 404, CHP: 30, CMP: 5, Bağımsız: 7 Milletvekili kazandı.

11 Mayıs 1954 : Ünlü yazar Sait Faik Abasıyanık (Doğumu:1906) öldü.

12 Mayıs 1954 : CHP'nin Hazine'ye devredilen eski binası 'Talebe Federasyonu'nun hizmetine verildi.

14 Mayıs 1954 : TBMM toplandı, İstanbul Milletvekili Celal Bayar, 486 oyla yeniden Cumhurbaşkanlığına seçildi. Menderes, Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

17 Mayıs 1954 : Menderes, 3. Kabinesini açıkladı. Menderes Kabinesi, 27'ye karşı 491 oyla güvenoyu aldı.

Başbakan: Adnan Menderes

Devlet Bakanı: Fatin Rüştü Zorlu

Devlet Bakanı: Dr. Mükerrem Sarol

Adalet Bakanı: Osman Şevki Çiçekdağ

Milli Savunma Bakanı: Etem Menderes

İçişleri Bakanı: NamıkGedik

Dışişleri Bakanı: Prof. Fuat Köprülü

Maliye Bakanı: Hasan Polatkan

Milli Eğitim Bakanı: Celal Yardımcı

Bayındırlık Bakanı: Kemal Zeytinoğlu

Ekonomi ve Ticaret Bk.: Sıtkı Yırcalı

Sağlık Bakanı: Dr. Behçet Uz

Gümrük ve İnşaat Bk.: Emin Kalafat

Tarım Bakanı: Nedim Ökmen

Ulaştırma Bakanı: Muammer Çavuşoğlu

Çalışma Bakanı: Hayrettin Erkmen

İşletmeler Bakanı: Fethi Çelikbaş

30 Mayıs 1954 : Kırşehir İli, İlçe yapıldı.

14 Haziran 1954 : Sakarya ve Adıyaman İlleri kuruldu.

23 Haziran 1954 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Salih Omurtak (Doğumu:1889) öldü.

20 Temmuz 1954 : Nevşehir İli kuruldu.

21 Ağustos 1954 : Liseler tekrar 11 sınıfa indirildi.

21 Eylül 1954 : Amasya Şeker Fabrikası hizmete açıldı.

23 Eylül 1954 : Gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın, 26 ay hapse mahkum oldu.

26 Eylül 1954 : Gökpınar Elektrik Santrali hizmete açıldı.

27 Eylül 1954 : Denizli Elektrik Santrali hizmete açıldı.

3 Ekim 1954 : Darende Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.

13 Kasım 1954 : CHP, basın hürriyeti, hakim teminatı, muhtar seçimleri, hayat pahalılığı ve ekonomik zorluklarla ilgili bir bildiri yayınladı.

24 Kasım 1954 : Kütahya Şeker Fabrikası hizmete açıldı.

3 Aralık 1954 : İnönü, Hüseyin Cahit Yalçın'ı Üsküdar Cezaevi'nde ziyaret etti.

15 Aralık 1954 : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kuruldu.



1955



24 Ocak 1955 : Zonguldak'ta maden ocağında büyük bir grizu patlaması oldu.

24 Şubat 1955 : Bağdat'ta Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO) imzalandı. Pakta daha sonra İngiltere, Pakistan ve İran'da katıldı. ABD'de gözlemci gönderdi.

4 Mart 1955 : Türk Traktör ve Ziraat Makine AŞ. Fabrikası açıldı.

18 Mart 1955 : Bayar, Hüseyin Cahit Yalçın'ın cezasını affetti.

30 Mart 1955 : İngiltere, CENTO'ya katıldı.

1 Nisan 1955 : Kıbrıs'ta EOKA terör örgütü faaliyetlerine başladı.

15 Nisan 1955 : DP kurucularından Prof. Fuat Köprülü, Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etti.

5 Mayıs 1955 : Türk Kadınlar Birliği'nin teklifi ile her yıl Mayıs ayının ikinci pazar gününün 'Anneler Günü' olarak kutlanmasına karar verildi.

20 Mayıs 1955 : Ege Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi kurulmasına dair kanun kabul edildi.

21 Mayıs 1955 : Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY) kurulmasına dair kanun kabul edildi.

22 Mayıs 1955 : Kadın Kahramanlarımızdan, 1877-1878 Erzurum Savaşı'nda çatışmalara katılan Nene Hatun (Doğumu:1857) öldü.

- TBMM'de, İnönü'nün "... Başbakanı durduracak hiçbir kuvvet kalmamıştır ..." demesi üzerine, Menderes ile İnönü arasında sert tartışmalar oldu.

10 Haziran 1955 : İstanbul'da Hilton Oteli açıldı.

1 Temmuz 1955 : Devlet ve İlim adamlarından Dr. Adnan Adıvar (Doğumu:1882) öldü.

- Pakistan, CENTO'ya katılacağını ilan etti.

5 Temmuz 1955 : Gazeteci Ali Naci Karacan (Doğumu:1896) öldü.

11 Temmuz 1955 : Yunanistan'a, son zamanlarda Kıbrıs'ta meydana gelen Türklere yönelik şiddet olayları nedeniyle ilk nota verildi.

18 Ağustos 1955 : TBMM'nin manevi şahsiyetine hakaret iddiasıyla 1 yıl hapis cezasıyla 4 ay Bursa'da oturmaya mahkum edilen CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek cezaevinden tahliye edildi.

21 Ağustos 1955 : 4.000 hatlık İzmir Otomatik Telefon Santrali hizmete girdi.

23 Ağustos 1955 : Kıbrıs'ta garantör ülke konumunda bulunan İngiltere'ye, meydana gelen olaylar üzerine ilk nota verildi.

29 Ağustos 1955 : Kıbrıs Konferansı Londra'da toplandı.

4 Eylül 1955 : Londra'da bulunan Türk vatandaşları, Kıbrıs için miting yaptılar.

6 Eylül 1955 : '6/7 Eylül' olayları. 'Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığı haberi' İstanbul, İzmir ve Ankara'da şiddetli protestolarla kınanmaya başlandı. Protesto gösterileri kısa zaman içinde, gayrimüslimlerin işyeri ve evlerine karşı tahrip ve yağmacılığa dönüştü. Olayların önünün alınamaması üzerine, bu üç şehirde de sıkıyönetim ilan edildi. Selanik'te böyle bir saldırının olmadığı açıklanmasına rağmen, yağmacıları durdurmak mümkün olmadı.

7 Eylül 1955 : Gayrimüslimlere karşı başlayan tepkiler, diğer şehirlere de sıçradı, olaylar çok güç yatıştırılabildi.

- TBMM olağanüstü toplandı.

9 Eylül 1955 : İstanbul'da üç, Ankara ve İzmir'de birer askeri mahkeme kuruldu.

10 Eylül 1955 : İçişleri Bakanı Namık Gedik istifa etti. (Bugünde böyle şerefli davranışları görmek en büyük arzumuzdur.)

12 Eylül 1955 : TBMM sıkıyönetimi 6 ay uzattı.

23 Eylül 1955 : Burdur Şeker Fabrikası hizmete girdi.

- Pakistan, CENTO'ya resmen katıldı.

30 Eylül 1955 : İstanbul'da Migros faaliyete başladı.

11 Ekim 1955 : İran, CENTO'ya katıldı.

12 Ekim 1955 : Basına ispat hakkı verilmesini isteyen 19 Milletvekili, DP Yüksek Haysiyet Divanı'na verildi. 9 Milletvekili DP'den ihraç edildi, diğer 10 Milletvekili ise istifa etti.

23 Ekim 1955 : Genel Nüfus Sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 24.064.763

24 Ekim 1955 : Bayındırlık Bakanı Muammer Çavuşoğlu 6/7 Eylül olaylarında uğradıkları kayıplar dolayısıyla, İzmir'deki Yunan Konsolosluğu'na, resmi tarziye yerine geçmek üzere Hükümet adına Yunan Bayrağı çekti.

25 Ekim 1955 : Elazığ Çimento Fabrikası hizmete girdi.

26 Ekim 1955 : Genç-Muş demiryolu hizmete girdi.

6 Kasım 1955 : Kayseri Şeker Fabrikası hizmete açıldı.

29 Kasım 1955 : Menderes istifa etti. Bayar, Hükümeti kurmakla tekrar Menderes'i görevlendirdi.

8 Aralık 1955 : 4.Menderes Kabinesi kuruldu. 58'e karşı 398 oyla güvenoyu aldı.

17 Aralık 1955 : 6/7 Eylül olaylarından sonra İstanbul, İzmir ve Ankara'da sürdürülen sıkıyönetim, Ankara ve İzmir'de kaldırıldı.

20 Aralık 1955 : Hürriyet Partisi kuruldu.



1956



2 Ocak 1956 : Akşehir ve Ankara İlköğretmen Okulları açıldı.

7 Ocak 1956 : Konya Kiremit ve Tuğla Fabrikası açıldı.

14 Ocak 1956 : İstanbul'da Divan Oteli açıldı.

18 Ocak 1956 : Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan (Doğumu:1885) öldü.

6 Şubat 1956 : Şekerbank kuruldu.

23 Şubat 1956 : Meclis'te, Emin Kalafat'ın, İnönü'nün 6/7 Eylül olaylarından söz etmesinin vatanperverlikle bağdaşmadığını söylemesi üzerine olaylar çıktı. İnönü, "Geçen hafta sözümü geri almıştım, bu defa almayacağım ..." dedi. CHP topluca salonu terk etti.

25 Şubat 1956 : Çoruh ilinin adı Artvin olarak değiştirildi.

1 Mart 1956 : 6/7 Eylül olaylarında zarar görenlere tazminatları ödenmeye başlandı.

- İstanbul Belediyesi ve Valiliği birbirinden ayrıldı.

8 Nisan 1956 : Seyhan Barajı faaliyete başladı.

25 Nisan 1956 : Tuzla Jeep Montaj Fabrikası hizmete açıldı.

17 Haziran 1956 : TBMM'nin manevi şahsiyetine hakaret iddiasıyla 1 yıl hapis cezasıyla 4 ay Bursa'da oturmaya mahkum edilen CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, cezasını tamamlayarak Ankara'ya geldi.

27 Haziran 1956 : Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu görüşmelerinde, İnönü: "Aramızdaki farkı bilelim. Biz mutlakıyetten bugüne geldik, siz bugünden mutlakıyete gidiyorsunuz." dedi. Muhalefet topluca salonu terk etti. Tasarı DP'lilerin oylarıyla yasalaştı.

8 Temmuz 1956 : Muhalefet Liderleri, İnönü, Karaosmanoğlu ve Bölükbaşı müşterek bir tebliğ yayınladı.

- ABD Başkan Yardımcısı Nixon (daha sonra Başkan olacaktır), resmi ziyarette bulunmak üzere Türkiye'ye geldi.

15 Temmuz 1956 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Cemil Cahit Toydemir (Doğumu :1883) öldü.

13 Ağustos 1956 : Bakanlar Kurulunca, ortaokullarda din dersi okutulmasına karar verildi.

30 Eylül 1956 : Erzurum Şeker Fabrikası ve Telefon Santrali hizmete girdi.

- Erzincan Şeker Fabrikası hizmete girdi



1957



23 Ocak 1957 : Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) kuruluş kanunu kabul edildi.

17 Mayıs 1957 : Yazar ve eleştirmen Nurullah Ataç (doğ:1898) öldü.

26 Mayıs 1957 : Bolu ve dolaylarında şiddetli deprem.

7 Haziran 1957 : Erzurum Atatürk Üniversitesi kuruluş kanunu kabul edildi.

30 Haziran 1957 : Sanayi Bakanlığı kuruldu.

1 Temmuz 1957 : 30 Haziran 1954 tarihinde İlçe yapılan Kırşehir yeniden İl yapıldı.

2 Temmuz 1957 : Osman Bölükbaşı tutuklandı.

7 Eylül 1957 : DP kurucularından Prof. Fuat Köprülü partisinden istifa etti.

11 Eylül 1957 : TBMM'de seçimlerin yenilenmesi kabul edildi.

16 Eylül 1957 : İstanbul'da 12.000 evlik Ataköy toplu konutlarının temeli atıldı.

1 Ekim 1957 : TBMM eski Başkanlarından Mustafa Abdülhak Renda (doğ:1881) öldü.

11 Ekim 1957 : Afyon Çimento Fabrikası hizmete girdi.

27 Ekim 1957 : Genel Seçimler yapıldı. DP: 419, CHP: 173, CMP: 4, HP: 2, Bağımsız: 2 Milletvekili kazandı.

1 Kasım 1957 : TBMM, 11. Dönem çalışmalarına başladı. İstanbul Milletvekili Celal Bayar 413 oyla, 3. defa Cumhurbaşkanlığına seçildi. Kabineyi kurmakla Adnan Menderes görevlendirildi.

25 Kasım 1957 : Basın Yayın ve Turizm Bakanlığı kuruldu.

- 5. Menderes Kabinesi kuruldu.

Başbakan : Adnan Menderes

Devlet Bakanı ve Başb. Yrd. : Tevfik İleri

Devlet Bakanı : Emin Kalafat

Devlet Bakanı : Muzaffer Kurbanoğlu

Adliye Bakanı : Esat Budakoğlu

Milli Savunma Bakanı : Şemi Ergin

İçişleri Bakanı : Dr. Namık Gedik

Dışişleri Bakanı : Fatin Rüştü Zorlu

Maliye Bakanı : Hasan Polatkan

Milli Eğitim Bakanı : Celal Yardımcı

Bayındırlık Bakanı : Etem Menderes

Ticaret Bakanı : Abdullah Aker

Sağlık Bakanı : Dr. Lütfi Kırdar

Gümrük ve İn. Bakanı : Hadi Hüsmen

Tarım Bakanı : Nedim Ökmen

Ulaştırma Bakanı : Gen. Fevzi Uçaner

Çalışma Bakanı : Hayrettin Erkmen

Sanayi Bakanı : Samet Ağaoğlu

Basın-Yayın Bakanı : Sıtkı Yırcalı

İmar Bakanı : Medeni Berk

4 Aralık 1957 : 5.Menderes Kabinesi 133'e karşı 403 oyla güvenoyu aldı.

28 Kasım 1957 : Hürriyet Partisi fesih kararı aldı. CHP ile güç birliğine karar verildi.

9 Aralık 1957 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Tümgeneral Ali İhsan Sabis (Doğumu:1882) öldü.

27 Aralık 1957 : Meclis iç tüzüğünde bazı değişiklikler yapıldı.



1958



3 Ocak 1958 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Cafer Tayyar Eğilmez (doğ:1877) öldü.

16 Ocak 1958 : İstanbul'da 9 Subay tutuklandı. '9 Subay Olayı' olarak adlandırılır.

19 Ocak 1958 : Milli Savunma Bakanı Şemi Ergin istifa etti.

28 Ocak 1958 : Kıbrıs'ta Türklere yönelik şiddet olayları meydana geldi. İngiliz askeri Türklere karşı ilk defa silah kullandı.

31 Ocak 1958 : TBMM, Kıbrıs'ta İngiliz askerlerinin Türklere karşı silah kullanması dolayısıyla İngiltere'yi kınadı.

1 Mart 1958 : Deniz Yolları İdaresi'nin İzmit Körfezi'nde çalışan Üsküdar vapuru, öğrencilerle dolu olduğu halde, aniden çıkan bir kasırga sonucu battı. Birçok öğrenci ve mürettebat boğuldu.

9 Nisan 1958 : CHP'nin yayın organı olan Ulus Gazetesi 1 ay süre ile kapatıldı.

9 Mayıs 1958 : İmar ve İskan Bakanlığı kanunu kabul edildi.

26 Mayıs 1958 : Tutuklu bulunan 9 Subayın mahkemesine başlandı.

28 Mayıs 1958 : Basın suçlularının affı tasarısı, DP'lilerin oyu ile reddedildi.

31 Mayıs 1958 : Haydarpaşa Limanı'nın 1.Kısmı Hizmete girdi.

2 Haziran 1958 : İnönü'nün, İstanbul CHP Merkezi'nde yaptığı basın toplantısındaki demecine yayın yasağı konuldu.

7 Haziran 1958 : İstanbul'da Beyazıt Meydanı'nda Büyük Kıbrıs mitingi yapıldı.

12 Haziran 1958 : Ankara'da Büyük Kıbrıs mitingi yapıldı.

14 Haziran 1958 : Türk Hükümeti, İngiltere'nin Kıbrıs planını kabul etmedi.

21 Haziran 1958 : Eskişehir, Bursa ve Maraş'ta Kıbrıs mitingleri yapıldı.

14 Temmuz 1958 : Irak Kralı Faysal, Prens Abdülillah ve Başbakan Nuri Sait öldürüldü.

15 Temmuz 1958 : ABD, Lübnan'a asker çıkardı.

17 Temmuz 1958 : İngiltere, Ürdün'e asker çıkardı.

20 Temmuz 1958 : Irak'taki olaylar dolayısıyla kısmi seferberlik hazırlıklarına başlandı.

-İnönü, halkı milli birliğe davet etti: "Türk Milleti, güç olaylar karşısında, fedakarlıkta birbiriyle yarış ederek beraber hareket etmesini bilen bir millettir." dedi.

9 Ağustos 1958 : İngiliz Başbakanı McMillan gelişen son olaylar üzerine Türkiye'ye geldi.

7 Eylül 1958 : Soma Termik Santrali hizmete açıldı.

21 Eylül 1958 : Manisa ve Denizli Tekstil Fabrikaları hizmete açıldı.

22 Eylül 1958 : İzmir Alsancak Limanı hizmete girdi.

23 Eylül 1958 : Aydın Tekstil Fabrikası hizmete açıldı.

25 Eylül 1958 : Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete girdi.

1 Ekim 1958 : İngiltere'nin hazırladığı ve Türkiye'nin kabul etmiş olduğu, yeni Kıbrıs planı uygulanmaya başlandı.

- Kıbrıs bunalımı, Türkiye ile Yunanistan arasında daha da yoğunlaşıyor.

- Diyanet İşleri Başkanı Eyüp Sabri Hayırlıoğlu'nun, Batı Trakya'da yayınlanan Sebat gazetesinin bir sorusu üzerine gazeteye gönderdiği cevap: "... Kur'an'ın Türk Harfleriyle yazılması doğru değildir ..."

1 Kasım 1958 : Büyük Şair Yahya Kemal Beyatlı (Doğumu:1884) öldü.

3 Kasım 1958 : CHP'nin yayın organı Ulus gazetesi 1 ay süre ile tekrar kapatıldı.

7 Kasım 1958 : Yazar Aka Gündüz (Doğumu:1885) öldü.

17 Kasım 1958 : Erzurum Atatürk üniversitesi, Cumhurbaşkanı Bayar tarafından açıldı.

25 Kasım 1958 : 9 subaydan (9 subay olayı) 8'i beraat etti.

27 Kasım 1958 : Pınarhisar Çimento Fabrikası açıldı.

30 Kasım 1958 : Akis Dergisi başyazarı, İnönü'nün damadı Metin Toker, Nihat Erim'in manevi şahsiyetini tahkirden bir yıllık hapis cezasına çarptırıldı.

31 Aralık 1958 : Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.



1959



5 Şubat 1959 : Türk-Yunan görüşmeleri Zürih'te başladı.

10 Şubat 1959 : İnönü'nün, CHP Grubunda, 'Milletvekillerine zam teklifinin reddedilmesini isteyen' önergesi oybirliği ile kabul edildi.

11 Şubat 1959 : Zürih Antlaşması imzalandı. Türkiye ile Yunanistan arasında, Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulmasıyla ilgili şartlar tespit edildi.

16 Şubat 1959 : Milletvekillerine zam teklifi, 144 CHP'li ve 1 DP'linin aleyhte oyuna rağmen 249 oyla kabul edildi.

17 Şubat 1959 : Başbakan Menderes'i Londra'ya götüren uçak, Gatwick Kasabası yakınlarında düştü. 14 kişinin öldüğü kazada Başbakan Adnan Menderes kurtuldu. Olayın Türkiye'de duyulması üzerine, bir süredir İktidar ile Muhalefet arasında süren gerginlik bir anda yerini ılımlı bir ortama bıraktı. Ancak bu bahar havası sürdürülemedi.

19 Şubat 1959 : Kıbrıs konusunda Londra Antlaşması imzalandı. Türkiye, İngiltere, Yunanistan, Kıbrıs Türk ve Rum temsilcileri tarafından imza edildi.

4 Mart 1959 : TBMM, Londra Antlaşması'nı, muhalefetin 138 red oyuna karşın 347 oy ile kabul etti.

24 Nisan 1959 : İnönü'nün 28 Aralık 1958 tarihinde Ankara İl Kongresinde yaptığı konuşmadan dolayı dokunulmazlığının kaldırılması istenildi.

1 Mayıs 1959 : Uşak'ta İsmet İnönü'nün başına taş atıldı. 12 kişi tutuklandı.

2 Mayıs 1959 : İzmir'de bir süre önce meydana gelen protesto ve gösterilerin yayınlanması yasaklandı.

4 Mayıs 1959 : İstanbul'da meydana gelen olayların yayınlanması yasaklandı.

- İnönü, İzmir'de basın toplantısı düzenledi : "... Seyahatimin nihayetini çok huzurlu idrak ettim. Basının memleket meselelerine gösterdiği çok feyizli ilginin minnettarıyım."

7 Mayıs 1959 : Yunanistan Başbakanı Karamanlis, resmi ziyarette bulunmak için Türkiye'ye geldi.

20 Temmuz 1959 : TBMM'de sert tartışmalardan sonra ara seçimlerin ertelenmesi kabul edildi.

29 Temmuz 1959 : İstanbul'da 3, Nazilli'de 1 gazeteci hapse mahkum edildi.

2 Ağustos 1959 : Diyarbakır'da 'Sinan 1' petrol kuyusu işletmeye açıldı.

27 Eylül 1959 : CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek istifa etti.

7 Kasım 1959 : Milletvekili Osman Bölükbaşı 10 ay hapse mahkum oldu.

18 Kasım 1959 : Yüksek İslam Enstitüsü, İstanbul'da geçici olarak İmam Hatip Okulu'nda öğretime başladı.

6 Aralık 1959 : Amerika Başkanı Eisenhower resmi ziyarette bulunmak üzere Türkiye'ye geldi.

16 Aralık 1959 : Vatan Gazetesi 1 ay süre ile kapatıldı.

30 Aralık 1959 : CHP Grubu, Hükümetin 'Bedelsiz ithal oto getirilmesi tasarısı' üzerine, Milletvekillerine olumsuz görüş tavsiyesi aldı.

Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz.



1960



5 Ocak 1960 : Nur Cemaati lideri Said-i Nursi, İstanbul'a geldi. Nurcular faaliyetlerini genişletiyorlar.

8 Ocak 1960 : Hirfanlı Barajı hizmete girdi.

25 Şubat 1960 : CHP'den Cemil Sait Barlas, 10 ay hapse mahkum oldu.

26 Şubat 1960 : Hükümet, İnönü'nün diğer birkaç milletvekili ile birlikte dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

7 Mart 1960 : Gazeteci Ahmet Emin Yalman, 15 ay 16 günlük mahkumiyetini çekmek üzere cezaevine girdi.

2 Nisan 1960 : İnönü'nün Kayseri gezisinde olaylar çıktı.

5 Nisan 1960 : CHP Meclis Grubu, yayınladığı bildiriyle, son olaylar üzerinde durarak, yurdun selameti bakımından seçimlerin bir an önce yapılmasını istedi.

7 Nisan 1960 : Başbakan Menderes Parti Grubunda konuştu 1960 : "Memleket bugün kabili idare olmaktan çıkmıştır. İşler çoktan laçka olmuştur. Adliye işlemez hale gelmiş, idare aciz düşmüştür..."

15 Nisan 1960 : Gazeteci Ahmet Emin Yalman, sağlık durumundan ötürü tahliye edildi.

18 Nisan 1960 : DP Bursa Milletvekili Mazlum Kayalar ve Denizli Milletvekili Baha Akşit'in, 'CHP'nin yıkıcı, gayri meşru ve kanun dışı faaliyetlerinin memleket sathında cereyan tarzı ve bunların mahiyetlerinin nelerden ibaret olduğunu tahrik, tespit ve memleketin her tarafında yaygın bir halde görülen kanun dışı siyasi faaliyetlerin muhtelif sebeplerine intikal etmek, matbuat meseleleriyle adli ve idari mevzuatın ne suretle tatbik edilmekte olduğunu tetkik eylemek üzere Meclis tahkikatı açılmasını isteyen önergeleri' kabul edildi.
Önergenin görüşülmesi esnasında Mecliste sert tartışmalar yaşandı. İnönü : "... Biz demokratik rejimi kurduk. Bu demokratik rejimi, istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam..." dedi.

27 Nisan 1960 : Tahkikat Encümeni Salahiyet Kanunu, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi. 12 CHP Milletvekili 3-6 celse çıkarma cezası aldı. CHP Lideri İnönü, 12 celse çıkarma cezasına çarptırıldı. Meclis görüşmelerinin yayınlanması yasaklandı.

27 Nisan 1960 : Mersin Limanı hizmete açıldı.

28 Nisan 1960 : İstanbul ve Ankara'da meydana gelen olaylar üzerine iki şehirde de sıkıyönetim ilan edildi.

- İstanbul Üniversitesi'nde, DP aleyhinde gösteri yapıldı.

29 Nisan 1960 : Ankara ve İstanbul Üniversiteleri bir ay süre ile kapatıldı.

1 Mayıs 1960 : İstanbul'da bir günlük, gündüz sokağa çıkma yasağı kondu.

2 Mayıs 1960 : NATO Bakanlar Konseyi, İstanbul'da toplandı. Protesto gösterileri yapıldı.

3 Mayıs 1960 : İnönü, Başbakan Menderes'in radyo konuşmasına cevap vererek yapılan isnatları reddetti, Meclis ve basında fikirlerini açıklamak imkanından yoksun olduğu için, cevabının radyoda yayınlanmasını istedi.

3 Mayıs 1960 : Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, yazılı olarak hükümeti uyarmak istedi. (mektup ihtilalden sonra açıklanmıştır.)
"Aziz Vekilim,
Dün geceki konuşmalarımızın ışığı altında, zatı alinizi memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlerimi arz etmeyi milli ve vatani bir vazife bilirim.
Sayın Başbakanın açıklamalarını dinledim ve okudum. Bunlarda, benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zemin henüz mevcut olmadığı aşikar olarak belli ise de, yine de düşüncelerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum.
Muhterem Vekilim,
Şu hakikati kabul etmek lazımdır ki, Kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vaka’lar vatandaş ruhunda derin teessür ve Hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Hele, Ordunun, talebelere karşı akılsızca kullanılması işin vahametini artırmış, Ordu mensuplarında huzursuzluk ve güvensizlik hisleri belirmiş, korkulan şey olmuş, Ordu politikaya karıştırılmıştır.
Sayın Vekilim,
Bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir. Memleket, Hükümet ve Partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli, fakat ciddi ve cezri tedbirler almak lazımdır. Bu tedbirler şunlar olmalıdır :
1-Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında memlekette umumi bir kanaat vardır.
2-Kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekette yayılmış bulunan zevat çıkartılmalı, yeni Kabine mutlak dürüst, makul, zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.
3-İstanbul, Ankara Valileri, Emniyet Müdürleri süratle değiştirilmelidir.
4-Ankara Örfi İdare Kumandanı derhal değiştirilmelidir.
5-Son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.
6-Mevkuf gazeteciler af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.
7-Son hadiselerde tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalı, ilim müesseseleri yeniden faaliyete geçmelidir.
8-Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlar tedricen kaldırılmalıdır.
9-Vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.
10-Ordunun meseleleri süratle halledilmelidir.
11-Din istismarcılığından vazgeçilmelidir.
12-Suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum, fakat, olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete itimatsızlığına sebep olmaktadır. Bu gibi kötülüklerin süratle bertaraf edilmesi lazımdır.
13-Müstesna zamanlar ve günler haricinde Hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılanmaları usulü terk edilmelidir.
Muhterem Vekilim,
Bu yazdıklarım asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle yazılmamıştır. Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir.
Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. İyi düşününüz. İyi yapınız. Memlekette çok şeyler yaptığınız muhakkaktır. Fakat, bu asla kafi değildir. Bu yapılan işleri müstemleke idarecileri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. Asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama zevk ve azminin geliştirilmesi hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. Olaylar bu yolda olmadığınızı göstermektedir. Talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahürata karşı, kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile emniyet kuvvetlerinin ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri, profesörleri ile beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi, dünyada görülmemiş feci bir şeydir. Bu hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamak memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflet olduğuna kaniim.
Bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi? İstikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?
Sayın Vekilim,
Maruzatım muhakkak ki çok mühim ve hatta çok cüretkaranedir. Fakat memleket için, Milletin selameti için, Hükümet ve hatta Partinizin kurtarılması için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.
Saygılarımla."

5 Mayıs 1960 : Ankara'da Kızılay'da, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan'ında bulunduğu bir ortamda, gösteriler ve protestolar düzenlendi.

6 Mayıs 1960 : Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel görevinden izinli olarak ayrıldı. Gürsel'in en küçük birliklere kadar ulaştırılan telsiz mesajı :

"K K.Komutanlığı'ndan izinli olarak ayrılıyorum. Bütün arkadaşlarıma veda ederim. Sizlere son sözlerim şu olacaktır : Her şeye rağmen ordunun ve taşıdığınız üniformanın şerefini daima yüksek tutunuz. Bu sıralarda memlekette esen hırslı politika havasının zararlı tesirlerinden kendinizi korumasını biliniz. Ne pahasına olursa olsun, politikadan katiyen uzak kalınız. Bu sözlerim, şerefli ordunun, kudreti ve memleketin kaderi için hayati ehemmiyete haizdir. Bütün gayretinizi memleket müdafaası için lazım olan kudretinizi artırmağa ve onu en yüksek dereceye çıkarmağa hasrediniz. Sizlere inanıyor, son erden büyük kumandana kadar cümlenizi derin saygı ve sevgi hissi ile selamlıyorum."

13 Mayıs 1960 : Kütahya'da 1.000 hatlık otomatik telefon santrali hizmete açıldı.

18 Mayıs 1960 : Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.

21 Mayıs 1960 : Harp Okulu öğrencileri Ankara'da, İktidar Partisi aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptılar.

25 Mayıs 1960 : Meclis, 20 Haziran 1960 tarihine kadar tatil edildi. Bugünkü birleşimdeki konuşmaların yayınlanması yasaklandı.

27 Mayıs 1960 : 27 MAYIS İHTİLALİ. Türk Silahlı Kuvvetleri idareyi eline aldı. Sabahın erken saatlerinde radyolardan yayınlanan bildiri :
"Sevgili Vatandaşlar,
Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimizin, partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.
Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavuzkar bir fiile müsaade etmeyeceği gibi edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.
Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.
Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası'na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' prensibi bayrağımızdır.
Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz 'Yurtta sulh, cihanda sulh'tur.

- Meclis feshedildi. Yeni anayasa ve demokratik müesseselerin kurulması hazırlığına başlanıldı. Milli Birlik Komitesi Başkanı Org. Cemal Gürsel, radyodan Millete seslendi :
"Aziz Türk Milleti,
Bir aydan beri memlekette cereyan eden ve milleti süratle korkunç buhranlara sürükleyen hadiseleri biliyorsunuz. Bu gidişin memleketi kanlı bir kardeş kavgasına da götürmekte olduğunu her aklı başında vatandaşın takdir ettiğine kaniyim. Dünya ahvali her gün biraz daha kötüye doğru giderken, hususi politika ihtirası yüzünden vatanımızın maddeten ve manen perişanlığa sürüklenmesi vicdan sahibi bütün vatandaşları dilhun (yüreği kanayan) etmektedir. Bu hal nereye kadar gidecek? Bu feci akıbete hissiz ve alakasız, seyirci mi kalmak lazım? İşte vatandaşlarım, bu ahvali ıstırap içinde aylardan beri düşündüm ve bu zevata çıkar yolları gösterdim. Fakat onlar kapıldıkları politika ihtirasının, şuurlarına verdiği bozukluk dolayısıyla dinlemediler ve işi zorla yürütmek sevdasına düştüler.
Çıkarılan kanunlar, takip edilen hareketler Türk Milleti'ni zincire vurmak kastında olduklarını gösteriyordu. Bu asırda böyle bir idarenin, böyle bir hareketin olabileceğini zannetmek Türk Milleti'ni hissiz bir sürü olarak kabul etmek demektir.
Hayır vatandaşlar, Türk Milleti hissiz bir sürü değil, belki bir çoğu okuma yazma bilmez, fakat atavik bir intikalle daha çok okumuş yazmış milletlerden daha çok fikri selime, aklı selime, vicdan ve vakara sahiptir. İşte bu düşünceler ve mülahazalarla bu feci gidişe son vermeye karar verdim ve devletin idaresine el koydum.
Derhal bütün vatandaşlara şunu ifade etmek isterim ki, asla bir diktatör olmak hevesinde değilim. Bütün emelim bu memlekette temiz, dürüst bir demokratik nizam kurmak ve devletin idaresini milletin iradesine terk etmektir. Bana inanınız ve güveniniz. Bütün milletin benimle beraber olduğuna inanıyorum. Bazı menfaatperestler, midesini ve vicdanını paraya bağlamış olanlar bu hareketimize karşı teşebbüslerde bulunmaya yeltenebilirler. Fakat onlara asla müsamaha edilmeyeceğini vatandaşlarıma temin ederim. Kötü ruhlu olanlardan bile memleketin bu nazik anında, az olsun vicdanlarını harekete geçirerek çalışmalarımıza yardım etmeseler bile, engel olmamalarını isteriz. Tekrar bana güvenmenizi, inanmanızı isterim ve sizleri sonsuz muhabbet ve saygıyla selamlıyorum."

28 Mayıs 1960 : Cumhurbaşkanı Celal Bayar istifa etti.

- 1. Milli Birlik Komitesi Kabinesi açıklandı. Kabinede 3 asker ve 14 sivil yer aldı.

Başbakan ve Milli Sav. Bk. : Org. Cemal Gürsel

Devlet Bakanı : Kamil Artus

Devlet Bakanı : Şefik İnan

Adliye Bakanı : Abdullah Gözübüyük

İçişleri Bakanı : Tümg. M. İhsan Kızıloğlu

Dışişleri Bakanı : Selim Sarper

Maliye Bakanı : Ekrem Alican

Milli Eğitim Bakanı : Prof. Fehmi Yavuz

Bayındırlık Bakanı : Daniş Koper

Ticaret Bakanı : Cihat İren

Sağlık Bakanı : Prof. Nusret Karasu

Gümrük Bakanı : Fethi Aşkın

Tarım Bakanı : Feridun Üstün

Ulaştırma Bakanı : Tuğg. Sıtkı Ulay

Çalışma Bakanı : Prof. Cahit Talas

Sanayi Bakanı : Muhtar Uluer

Turizm Bakanı : Zühtü Tarhan

İmar ve İskan Bakanı : Orhan Kubat

- Prof. Sıddık Sami Onar Başkanlığı'nda toplanan Profesörler Kurulu '27 Mayıs'ın meşru olduğu hakkında rapor verdi.

30 Mayıs 1960 : DP İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik, tutuklu bulunduğu Harp Okulu'nda pencereden atlayarak intihar etti.

1 Haziran 1960 : İnönü, Ankara'da yaptığı basın toplantısında, 'Ordunun harekatından haberdar olmadığını' belirtti.

12 Haziran 1960 : İhtilali gerçekleştiren üst rütbeli subayların oluşturduğu 'Milli Birlik Komitesi'nin 1 sayılı kanunu ile Anayasa'nın bazı maddeleri kaldırıldı ve bu suretle TBMM feshedildi. TBMM'nin bütün hak ve yetkileri, Geçici Anayasa gereğince Milli Birlik Komitesi'ne devredildi. Milli Birlik Komitesi üyelerinin adları açıklandı.

Başkan : Orgeneral Cemal Gürsel

Üyeler :

Ekrem Acuner

Fazıl Akkoyunlu

Refet Aksoylu

Mucip Ataklı

İrfan Baştuğ

Rıfat Baykal

Emanullah Çelebi

Ahmet Er

Orhan Erkanlı

Vehbi Ersu

Numan Esin

Suphi Gülsoytrak

Orhan Kabibay

Kadri Kaplan

Mustafa Kaplan

Suphi Karaman

Muzaffer Karan

Kamil Karavelioğlu

Osman Köksal

Münir Köseoğlu

Fikret Kuytak

Sami Küçük

Cemal Madanoğlu

Sezai Okan

Muzaffer Özdağ

Fahri Özdilek

Mehmet Özgüneş

Selahattin Özgür

Şükran Özkaya

İrfan Solmazer

Şefik Soyyüce

Dündar Taşer

Haydar Tunçkanat

Alparslan Türkeş

Sıtkı Ulay

Ahmet Yıldız

Muzaffer Yurdakuler

21 Haziran 1960 : Milli Birlik Komitesi, TBMM binasında çalışmalarına başladı.

22 Haziran 1960 : Emekli Oramiral Fahri Korutürk, Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliğine atandı.

24 Haziran 1960 : MBK üyeleri törenle yemin ettiler.

30 Haziran 1960 : Geçici Anayasa'nın 6. Maddesine göre MBK tarafından seçilen 1 Başkan ve 30 üyeden meydana gelen 'Yüksek Soruşturma Kurulu' toplandı.

4 Temmuz 1960 : Siyasi partilerin, taşra teşkilatları kapatıldı.

12 Temmuz 1960 : Celal Bayar, vatana ihanet suçundan Yüce Divan'a sevk edildi.

24 Temmuz 1960 : Basın Ahlak Yasası yürürlüğe girdi.

29 Temmuz 1960 : Eski Başbakanlardan Hasan Saka (Doğumu : 1886) öldü.

3 Ağustos 1960 : 235 general ve amiral emekliye sevk edildi. Bu olay 'Eminsular' adıyla anılır.

12 Ağustos 1960 : MBK'nin kabul ettiği kanunla, MBK'nin çıkardığı kanunların geçici olmadığı kabul edildi. Kanundan geçici kelimesi çıkartıldı.

15 Ağustos 1960 : Zürih ve Londra Antlaşmaları'na dayanılarak Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs'ın Cumhurbaşkanı Rum, Yardımcısı Türk olacaktı.

16 Ağustos 1960 : Antlaşmalar gereğince bir Türk Alayı büyük bir törenle Kıbrıs'a çıktı. 82 yıl sonra ilk defa Türk askeri Kıbrıs'a ayak basıyordu.

25 Ağustos 1960 : MBK 10 Bakanı görevinden azletti. 2. MBK Hükümeti kuruldu.

11 Eylül 1960 : MBK üyesi ve Ankara Valisi Gen. İrfan Baştuğ, İstanbul-Ankara yolunda trafik kazasında öldü.

26 Eylül 1960 : Celal Bayar, tutuklu bulunduğu Yassıada'da, bel kemeriyle intihara teşebbüs etti.

29 Eylül 1960 : Demokrat Parti, mahkeme kararıyla kapatıldı.

7 Ekim 1960 : Yüksek Adalet Divanı üyeleri Ankara'dan ayrılarak Heybeliada'ya yerleştiler.

14 Ekim 1960 : Yassıada duruşmaları başladı. 587 sanık ve 1063 tanık dinlendi. Divan kararlarına göre 15 kişi ölüm cezasına, 31 kişi müebbet hapis cezasına, 418 kişi çeşitli cezalara çarptırıldı. 123 kişi beraat etti. MBK 15 ölüm cezasından 4'ünü onayladı. Bayar'ın cezası yaş haddinden dolayı müebbet hapse çevrildi. 3 ölüm cezası infaz edildi. Diğer 12 ölüm cezası ise müebbet hapse çevrildi.

23 Ekim 1960 : Genel Nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz 1960 : 27.754.820

27 Ekim 1960 : Üniversite öğretim üyelerinin affına ve yer değiştirilmelerine dair kanun kabul edildi. Sonradan 147'ler olarak adlandırılacak olan 147 öğretim üyesi (profesör, doçent, asistan) görevlerinden uzaklaştırıldı.

9 Kasım 1960 : Emekliye ayrılan subayların, istekleri halinde öğretmenliğe atanabilmelerine dair kanun kabul edildi.

14 Kasım 1960 : 14 MBK üyesinin görevlerinden affına dair kanun kabul edildi.

15 Kasım 1960 : MBK, 'Dışişleri Bakanlığı Kuruluşu' hakkındaki kanuna ek olarak kabul ettiği kanunla, Dışişleri dış teşkilatında 14 Müşavirlik kurdu ve Komitedeki görevlerinden alınan 14 üye, en az 2 yıl yurda dönmemek üzere bu Müşavirliklere atandı. Bu kişiler on dörtler olarak da adlandırılırlar.

Alparslan Türkeş : Yenidelhi

Orhan Kabibay : Brüksel

Orhan Erkanlı : Meksika

Münir Köseoğlu : Stockholm

Mustafa Kaplan : Lizbon

Muzaffer Karan : Oslo

Şefik Soyuyüce : Kopenhag

Fazıl Akkoyunlu : Kabil

Rıfat Baykal : Tel-Aviv

Dündar Taşer : Rabat

Numan Esin : Madrid

İrfan Solmazer : Lahey

Muzaffer Özdağ : Tokyo

Ahmet Er : Trablusgarp

4 Aralık 1960 : Bir süredir hasta olan Başkan Gürsel'in rahatsızlığı arttı.

14 Aralık 1960 : İstanbul Boğazı'nda Yugoslav ve Yunan bandıralı iki tanker çarpıştı. İstanbul, büyük bir tehlike atlattı.

19 Aralık 1960 : İskenderun'da Atatürk Anıtı saldırıya uğradı.

30 Aralık 1960 : CHP, aralarında İnönü'nünde olduğu 49 'Kurucu Meclis' üyesini seçti.



1961



3 Ocak 1961 : Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) kuruluş kanunu kabul edildi.

4 Ocak 1961 : Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kabul edildi.

-Yeni Kabinenin kurulabilmesi için bütün Bakanlar istifa etti.

5 Ocak 1961 : Cemal Gürsel, 6 yeni Bakan alarak 3. Kabinesini kurdu.

6 Ocak 1961 : Kurucu Meclis çalışmalarına başladı.

8 Ocak 1961 : Olimpiyat Şampiyonu güreşçimiz Yaşar Doğu (Doğumu : 1915) öldü.

14 Ocak 1961 : Memleketçi Cumhuriyet Partisi kuruldu.

11 Şubat 1961 : Yeni partiler kuruldu.
Adalet Partisi
Cumhuriyetçi Mesleki Islahat Partisi
Çalışma Partisi
Memleketçi Parti
Mutedil Liberal Parti
Türkiye İşçi Partisi

13 Şubat 1961 : Yeni Türkiye Partisi ve Düstur Partisi kuruldu.

27 Şubat 1961 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Tümgeneral Selahattin Adil (Doğumu:1881) öldü.

6 Mart 1961 : İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu.

1 Nisan 1961 : Siyasi faaliyete izin verildi.

6 Nisan 1961 : Temsilciler Meclisi'nde, subay ve astsubayların oy kullanmaları kabul edildi.

24 Mayıs 1961 : Ankara ve İstanbul'da yürürlükte bulunan sıkıyönetim uzatıldı.

25 Mayıs 1961 : Yeni seçim kanunu kabul edildi.

27 Mayıs 1961 : Yeni Anayasa (1961 Anayasa'sı olarak adlandırılır), Kurucu Meclis'te 2 red oyuna karşılık 260 oyla kabul edildi.

16 Haziran 1961 : Yazar ve düşünür Peyami Safa (Doğumu: 1899) öldü.

9 Temmuz 1961 : Yeni Anayasa halk oyuna sunuldu. Evet oyu %65, hayır oyları %35'dir. (Katılım oranı %75)

10 Temmuz 1961 : Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak 'Din İşleri Genel Müdürlüğü' kuruldu.

21 Temmuz 1961 : Kurucu Meclis seçimlerin 15 Ekim 1961 tarihinde yapılmasına karar verdi.

11 Ağustos 1961 : Yassıada duruşmaları sona erdi.

24 Ağustos 1961 : 15. CHP Kurultayı Ankara'da toplandı. İnönü: "... Sabah erken kalkan babayiğitlerin Kurultayı basmalarını asla kabul etmiyorum." dedi.

3 Eylül 1961 : Başkan Gürsel'in Başkanlığında toplanan parti başkanları, yapılacak Milletvekili seçimlerinde, 27 Mayıs'ı zedelememek, 'Eminsular' konusunu deşmemek, DP'yi methetmemek konusunda bir antlaşma imzaladılar.

15 Eylül 1961 : Yassıada Yüksek Adalet Divanı kararları açıklandı. 15 Sanık ölüm cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklar çeşitli cezalara çarptırıldılar.
Ölüm cezasına çarptırılanlar:
Celal Bayar
Adnan Menderes
Fatin Rüştü Zorlu
Hasan Polatkan
Refik Koraltan
Agah Erozan
İbrahim Kirazoğlu
Ahmet Hamdi Sancar
Nusret Kirişçioğlu
Bahadır Dülger
Emin Kalafat
Baha Akşit
Osman Kıvrakoğlu
Zeki Erataman
Rüştü Erdelhun

-Yüksek Adalet Divanı'nca verilen ölüm cezalarından, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın ölüm cezaları MBK Tarafından onaylandı. Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, 65 yaşını bitirdiği için cezası müebbet hapse çevrildi, diğer ölüm cezaları ise Milli Birlik Komitesi tarafından müebbet hapse çevrildi.

16 Eylül 1961 : Eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkında verilen ölüm cezaları İmralı Adası'nda infaz edildi.

17 Eylül 1961 : Eski Başbakan Adnan Menderes hakkında verilen ölüm cezası İmralı Adası'nda infaz edildi.

19 Eylül 1961 : Eski Başbakanlardan Prof. Şemsettin Günaltay (Doğumu:1883) öldü.

15 Ekim 1961 : Genel seçimler yapıldı, katılım oranı %81.
Adalet Partisi (AP) : 158 Milletvekili 70 Senatör
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) : 173 " 36 "
Yeni Türkiye Partisi (YTP) : 65 " 28 "
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) : 54 " 16 "

25 Ekim 1961 : İhtilalden 17 ay sonra TBMM, Devlet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel tarafından açıldı.

26 Ekim 1961 : Org. Cemal Gürsel, 607 oyun 434'ünü alarak Cumhurbaşkanlığı'na seçildi. Suat Hayri Ürgüplü, Senato Başkanı, Fuat Sirmen TBMM Başkanı seçildiler.

10 Kasım 1961 : CHP Genel Başkanı İsmet İnönü Hükümeti Kurmakla görevlendirildi. Cumhurbaşkanı Gürsel: "... İçinde bulunduğumuz güç şartları çözümleyecek birine görev verdim." dedi.

20 Kasım 1961 : İnönü, CHP-AP Koalisyon Hükümeti'ni kurdu.

2 Aralık 1961 : 8. İnönü Kabinesi, 4 red, 78 çekimser oya karşın 269 oyla güvenoyu aldı.

23 Aralık 1961 : Başbakan İnönü yaptığı konuşmasında: "... Af, Hükümet programına alınmıştır. Bardağı taşıracak bir damla daha koymayacağım. Bu durumda herkesin bana yardım etmesi lazımdır. Bardaklar doldurulmuştur. Taşıramam. Bir damla daha ilave edemem. Huzuru behemehal getireceğiz. Bütün sınıfların huzur içinde yaşaması lazımdır." dedi.

24 Aralık 1961 : Ünlü şair Tevfik Fikret'in Eyüp'te bulunan mezarı, törenle Aşiyan'a nakledildi.



1962



1 Ocak 1962 : DP döneminde Bayındırlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları görevinde bulunan Tevfik İleri (Doğumu: 1911) öldü. Cenaze töreninde olaylar çıktı.

18 Ocak 1962 : 147'lerin Üniversitelere dönmelerine izin verildi.İhtilalden sonra Üniversitelerdeki görevlerinden uzaklaştırılmışlardı.

26 Ocak 1962 : General Sıtkı Ulay, tabi senatörlükten çekildi.

1 Şubat 1962 : Başbakan İnönü konuşma yaptı: "... Açık konuşacağım. Bir yandan yarın, bir ikinci ihtilalin olacağı rüzgarı, bir yandan 27 Mayıs'ın intikamı alınmaya çalışılıyor, havası estiriliyor. Herkes her sabah gazetesini açtığında yeni bir endişe ile karşılaşıyor. Bu yüzden vatandaşın siniri bozuluyor... Hükümet yanınızdadır, Hükümet kuvvetlidir ve sağlamdır. Türkiye'de hiçbir maceraya yer yoktur ve olmayacaktır."

14 Şubat 1962 : Celal Bayar, tedavi için Kayseri Cezaevi'nden Ankara'ya getirildi. 3 gün sonra tekrar Kayseri Cezaevi'ne gönderildi.

18 Şubat 1962 : İnönü'nün radyodan Türk Milleti'ne mesajı: "... Türk Silahlı Kuvvetleri'ne tecavüz mahiyetini kaşıyan her davranışın kesin bir azimle karşısındayız... Hiç kimse, hızla gelişmeye muhtaç olan bir milletin kaderi ile oynamaya mezun değildir."

22 Şubat 1962 : Ankara'da Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir ve arkadaşları, Hükümet darbesine teşebbüs ettiler. Olay hemen bastırıldı. Katılan subaylar emekliye sevk edildi.

23 Şubat 1962 : İnönü: "... Milletçe büyük bir badire atlattık... Bugün dünyaya karşı milletiyle, ordusu ile dev kuvvetinde bir Türkiye vardır." dedi.

25 Mart 1962 : EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attılar. Kıbrıs'ta, Türklere karşı şiddet olayları hızla tırmanıyor.

22 Nisan 1962 : Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşu ve yargılama usulleri hakkındaki kanun kabul edildi.

10 Mayıs 1962 : Asker kişiler tarafından 22-23 Şubat 1962 olayları dolayısıyla veya daha evvel bu olaylara esas teşkil edebilecek mahiyette işlenen fiil ve hareketler için ceza kovuşturması yapılmaması hakkındaki kanun kabul edildi. Bu kanunla Talat Aydemir ve arkadaşları affedildiler.

22 Mayıs 1962 : CHP ile AP arasındaki 'Af" tartışması sertleşti. İnönü, AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala'ya, "... Hükümet tebliği muvafakatiniz alınarak yayınlandı. Şimdi bundan haberiniz yokmuş gibi konuşuyorsunuz." dedi.

27 Mayıs 1962 : İstanbul Küçükçekmece'de atom reaktörü hizmete girdi.

30 Mayıs 1962 : İnönü, AP'nin af ile ilgili tutumu üzerine istifa etti. CHP-AP Koalisyonu çekildi.

2 Haziran 1962 : İnönü, yeniden kabineyi kurmakla görevlendirildi. Çok çetin geçen görüşmelerden sonra CHP-YTP-CKMP Koalisyonu kuruldu.

15 Haziran 1962 : CKMP'den ayrılan Osman Bölükbaşı, Millet Partisi'ni kurdu. CKMP'den ayrılan 29 Milletvekili ve senatör'de MP'ye katıldı.

25 Haziran 1962 : 9. İnönü Kabinesi (2. Koalisyon Hükümeti) 134 red, 4 çekimser oya karşın 259 oyla güvenoyu aldı.

24 Temmuz 1962 : Türkiye, Müşterek Pazar'a ortak üye kabul edildi.

26 Ağustos 1962 : ABD Başkan Yardımcısı Lindon B. Johnson (daha sonra Başkan seçildi) Türkiye'yi ziyaret etti.

3 Eylül 1962 : 'Eminsular' Ankara'da miting yaptılar. (bakınız: 03.08.1960)

5 Eylül 1962 : Iğdır ve dolaylarında deprem oldu.

1 Ekim 1962 : Müebbet hapis cezasına çarptırılan DP Eski Bolu Milletvekili Reşat Akşemsettinoğlu, hapisten kaçarak Yunanistan'a sığındı.

2 Ekim 1962 : Ankara'da nümayişler oldu. Başbakan İnönü meydana gelen olaylar üzerine yaptığı konuşmada: "... Esef verici hadiseler olmuştur. Bunların büyük sorumluluğu hükümete aittir... Fakat bunlar hükümetin icraatları değildir. Görevimizi ifa etmeye mecburuz. Emniyeti temin edeceğimize güveniyoruz. Vatandaşlara ilan ediyorum ki, bu türlü tecavüzlerin hiçbir faydası yoktur. Olaylara hakimim, hiçbir şey olmayacaktır." dedi.

11 Ekim 1962 : TBMM'de müşterek beyanname yayınlandı: "... 27 Mayıs Milli bir devrimdir. Büyük Meclis'in mensupları bizler, bir bütün halinde bu meşru temele yönelecek her tecavüzü birlikte karşılamaya azimli ve kararlıyız."

16 Ekim 1962 : İhtilal sonrasında, Anayasa'yı ihlal suçundan Yüksek Adalet Divanı'nca mahkum edilenlerin cezalarının kısmen affı hakkındaki kanun kabul edildi. Kayseri Cezaevi'nde 57 Yassıada mahkumu kaldı.

23 Ekim 1962 : ABD, SSCB'nin Küba'yı bir nükleer üs haline getirmesini engellemek için adayı abluka altına aldı. Türkiye'de ve çeşitli Devletler'de protesto gösterileri düzenlendi. Başbakan İnönü: "Buhranı Türkiye'ye sıçratmak için gayretler var... " dedi.

22 Kasım 1962 : Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu.

2 Aralık 1962 : Adalet Partisi'nin 1. Büyük Kongresi yapıldı. Ragıp Gümüşpala yeniden Genel Başkanlığa seçildi.

3 Aralık 1962 : Üst rütbeli 11 hava subayı görevinden alındı.

7 Aralık 1962 : CHP'de huzursuzluk iyice su yüzüne çıktı. Kasım Gülek, Nihat Erim ve Avni Doğan partiden ihraç edildiler.

14 Aralık 1962 : 16. CHP Kurultayı toplandı. İsmet İnönü yeniden Genel Başkan seçildi.

19 Aralık 1962 : Milli Güvenlik Kurulu kurulmasına dair kanun kabul edildi.



1963



3 Ocak 1963 : Kıbrıs'ta Türk Belediyelerinin lağvedilmeleri üzerine Hükümet, Cumhurbaşkanı Makarios'a sert bir nota verdi.

1 Şubat 1963 : Ankara üzerinde çarpışan iki uçak şehre düştü, 87 kişi öldü.

12 Mart 1963 : Adalet Bakanlığı, Celal Bayar'ın sağlık durumu ili ilgili olarak bir bildiri yayınladı.

13 Mart 1963 : İnönü: "... Bayar için, Hükümet olarak bir şey düşünmek, yetkimiz dışındadır. Mesele, sıhhi durumu, muayeneye arz edilmiş bir hükümlünün göreceği işlemdir."

19 Mart 1963 : İnönü, yaptığı basın toplantısında, bir soru üzerine: "... Hükümet zemin müsait olduğunda siyasi bir af çıkarmakta kararlıdır." dedi.

22 Mart 1963 : Celal Bayar, Kayseri Cezaevi'nden geçici olarak tahliye edildi.

24 Mart 1963 : 27 Mayıs'a karşı yapılan protesto ve gösterileri protesto etmek için Ankara'da gösteriler düzenlendi.

25 Mart 1963 : Ankara, İstanbul ve çeşitli şehirlerde gösteriler yapıldı. 27 Mayıs'a karşı tutum kınanıyor.

27 Mart 1963 : Ankara'da Adalet Partisi Genel Merkezi tahrip edildi.

28 Mart 1963 : Celal Bayar tekrar tutuklandı.

6 Nisan 1963 : Başbakan İnönü konuştu: "... On beş günlük olayların siyasi hayatımıza ne dersler öğrettiğini gelecekte göreceğiz, partilerin derlenme, toplanmaktaki gayretlerinin ciddiyet derecesine bu devrede şahit olacağız."

11 Nisan 1963 : 27 Mayıs günü kutlanmak üzere, 'Hürriyet ve Anayasa Bayramı' kabul edildi.

21 Nisan 1963 : 'Genç Kemalistler Ordusu' adlı bir örgüte bağlı beş subay tutuklandı.

20 Mayıs 1963 : Talat Aydemir, ikinci defa ihtilal teşebbüsünde bulundu. Talat Aydemir ile birlikte 103 kişi tutuklandı.

21 Mayıs 1963 : Ankara, İzmir ve İstanbul'da sıkıyönetim ilan edildi. Başbakan İnönü Cumhuriyet Senatosu'nda 20 Mayıs gecesi olan olaylar hakkında açıklama yaptı: "... Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa'yı Milletle beraber her türlü tecavüzden koruyacaktır." dedi.

3 Haziran 1963 : Ankara'da 3 mahkeme kuruldu.

7 Haziran 1963 : İhtilal sanıklarının, Ankara Mamak Askeri Mahkemesi'nde yargılanmalarına başlandı.

11 Haziran 1963 : Kabine'den CKMP'li üç Bakan çekildi.

13 Haziran 1963 : 1459 Harp Okulu öğrencisinin duruşması Ankara'da başladı. (İhtilal teşebbüsü ile ilgili olarak.)

28 Haziran 1963 : Komünist oldukları gerekçesiyle 12 kişi tutuklandı.

2 Temmuz 1963 : Turizm ve Tanıtma Bakanlığı kuruluş kanunu kabul edildi.

15 Temmuz 1963 : Grev ve Lokavt kanunu kabul edildi.

- Sendikalar kanunu kabul edildi.

17 Temmuz 1963 : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) kuruldu.

5 Eylül 1963 : 20 Mayıs ihtilal teşebbüsüne katılanlar için Mamak Askeri Mahkemesi kararını açıkladı. Talat Aydemir ile birlikte 7 kişi ölüm cezasına, 29 kişi ise müebbet hapse mahkum oldu.

11 Eylül 1963 : 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi'nde Harp Okulu Öğrencilerinin yargılanması tamamlandı. 75 öğrenci çeşitli cezalara çarptırıldı, 1384 öğrenci beraat etti.

18 Eylül 1963 : İstanbul'da deprem, Çemberlitaş ve civarında hasar var.

3 Ekim 1963 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Tümgeneral Refet Bele (Doğumu:1881) öldü.

11 Ekim 1963 : Anayasa Mahkemesi, DP İktidarı zamanında çıkartılan 'CHP'ye ait malların hazineye devrine' ait kanunu iptal etti.

17 Ekim 1963 : Sıkıyönetim, Ankara ve İstanbul'da iki ay daha uzatıldı.

31 Ekim 1963 : 2. Talat Aydemir darbe teşebbüsünden dolayı ölüm cezası alanlardan; Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Osman Deniz ve Erol Dinçer'in cezaları onaylandı.

17 Kasım 1963 : Mahalli seçimler yapıldı. 42 İlde AP, 23 İlde CHP kazandı.

23 Kasım 1963 : ABD Başkanı John F. Kennedy, bir suikast sonucu öldürüldü.

24 Kasım 1963 : Başbakan İnönü, Kennedy'nin cenaze töreninde bulunmak için Amerika'ya gitti.

27 Kasım 1963 : Başbakan İnönü'nün Amerika'da bulunduğu sırada Yeni Türkiye Partisi, Koalisyondan çekilme kararı aldı.

30 Kasım 1963 : Kıbrıs Anayasası'nda değişiklik yapılması için Cumhurbaşkanı Makorios Türk Hükümeti'ne muhtıra verdi.

2 Aralık 1963 : Başbakan İnönü yurda döndü. İstifasını Cumhurbaşkanı'na sundu. "... Koalisyonun dağıldığı hakkındaki haberi, Amerika'da herkesle beraber duydum..."

- Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.

14 Aralık 1963 : İnönü Hükümeti kurmakla tekrar görevlendirildi.

21 Aralık 1963 : Kıbrıs'ta Türklere yönelik sistemli saldırılar iyice arttı. Her Hükümet bunalımında saldırılar dahada yoğunlaşmaya başlıyor.

23 Aralık 1963 : Kıbrıs'ta 3 Türk EOKA'cılar tarafından şehit edildi.

24 Aralık 1963 : Türk Jetleri Kıbrıs üzerinde uçtular. Rumlara karşı ilk uyarı yapıldı.

- Başbakan İnönü, TBMM'inde konuştu: "Bugün Türk uçakları Kıbrıs'taki mücadele meydanlarına gitmişler, görünmüşler ve ilk ihtarı yapmışlardır.
Biz her meselede, iç hayatımızda olduğu gibi dış münasebetlerde de kanun nizamına bağlı olan bir devlet ve milletiz. Kanun nizamı haricinde bir muamele ve tecavüz yapmak isteyenlere karşı kuvvetlerimiz, irademiz sarsılmaz bir surette tesir gösterecektir."

24 Aralık 1963 : Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) kanunu kabul edildi.

25 Aralık 1963 : İnönü, Bağımsızlar ile birlikte 10. Kabinesi'ni kurdu.

27 Aralık 1963 : Yurdun çeşitli yerlerinde Kıbrıs için mitingler yapıldı.

28 Aralık 1963 : Kıbrıs'tan aralarında 2 kadın ve 3 çocuğunda bulunduğu 23 yaralı uçakla Ankara'ya getirildi.

29 Aralık 1963 : İnönü, Kıbrıs'tan getirilen yaralıları hastanede ziyaret etti.

30 Aralık 1963 : Kıbrıs buhranı bütün şiddetiyle sürüyor. Gazetecilerin İnönü'ye yönelttikleri; "Çizmenizi ne zaman giyeceksiniz?" sorusuna karşılık İnönü: " Çizmem yok, aklım var!.." dedi.



1964



4 Ocak 1964 : İnönü'nün 10. ve son kabinesi 175'e karşı 225 oyla güvenoyu aldı. Kabinede 3 Bağımsız Milletvekili bulunuyordu. Ferit Melen, Maliye Bakanlığı; Bülent Ecevit ise Çalışma Bakanlığı görevlerine getirildi.

9 Ocak 1964 : Ünlü yazar Halide Edip Adıvar (Doğumu:1884) öldü.

15 Ocak 1964 : Kıbrıs Konferansı Londra'da başladı.

23 Ocak 1964 : Kıbrıs'ta Bayraktar Camii tekrar bombalandı. EOKA saldırıları bütün hızıyla devam ediyor.

31 Ocak 1964 : Londra'da toplanan Kıbrıs Konferansı başarısızlıkla dağıldı.

6 Şubat 1964 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Albay Şefik Aker (Doğumu:1877) öldü.

12 Şubat 1964 : Kıbrıs'ta Türklere yönelik kanlı saldırılar oldu.

15 Şubat 1964 : Kıbrıs Konferansı'nın başarısız olması üzerine, İngiltere, Birleşmiş Milletlere başvurdu.

21 Şubat 1964 : Başbakan İsmet İnönü'ye, Mesut Suna adlı bir kişi tarafından suikast teşebbüsünde bulunuldu.

4 Mart 1964 : Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 'beşli planı' kabul etti. Kıbrıs'a üç ay için milletlerarası barış kuvveti gönderilmesine karar verildi.

12 Mart 1964 : Kıbrıs'a müdahale için garantör devletlere 48 saat süre verdik. İnönü: "... Ültimatom verdim. Bir reaksiyon göstermezse çıkartma yapacağım... Sabrediyoruz."

16 Mart 1964 : TBMM, Kıbrıs'a gerektiğinde müdahalede bulunmak için İnönü Hükümetine yetki verdi. Oylamaya katılan 495 üyeden, 4'ü çekimser, 6'sı red, 485'i olumlu oy kullandı.

7 Nisan 1964 : Başbakan İnönü, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios'a mektup gönderdi. Türklere yönelik saldırılar devam ediyor.

27 Nisan 1964 : Ankara'da 2. Çubuk Barajı hizmete açıldı.

5 Mayıs 1964 : TBMM'de, Kıbrıs politikası üzerine yapılan genel görüşmede İnönü: "... Kıbrıs'taki Türkleri hür yaşatmak şeref görevimizdir... Aksi bir hal çaresine bizi razı etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir." dedi.

7 Mayıs 1964 : Türk Karasuları 6 deniz miline çıkartıldı.

3 Haziran 1964 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Kazım Orbay (Doğumu:1887) öldü.

5 Haziran 1964 : Türk Hükümeti'nin Kıbrıs'a müdahale kararı üzerine ABD Başkanı Lindon B. Johnson'ın muhtemel Sovyet müdahalesine ve Amerikan yardımından alınan silahların kullanılmasının kabul edilemeyeceğine dair mektubu: (Bu mektup 13.01.1966 tarihli Senato kararıyla kamuoyuna açıklanmıştır.)
"Sayın Bay Başkan,
Türkiye Hükümetinin, Kıbrıs'ın bir kısmını askeri kuvvetle işgal etmek üzere müdahalede bulunmağa karar vermeyi tasarladığı hakkında aldığım haber beni ciddi surette endişeye sevk etmektedir. En dostane ve açık şekilde belirtmek isterim ki, geniş çapta neticeler doğurabilecek böyle bir hareketin Türkiye tarafından takip edilmesini, Hükümetinizin bizimle evvelden tam bir istişarede bulunmak hususundaki taahhüdü ile kabili telif addetmiyorum...
Yıllar boyunca Türkiye'yi en sağlam şekilde desteklediğini ispat etmiş olan Amerika gibi bir müttefikine, bu şekilde sonuçları olan tek taraflı bir kararla karşı karşıya bırakılmasının Hükümetiniz bakımından doğru olduğuna hakikaten inanıp inanmadığınızı sizden sorarım. Binaenaleyh, böyle bir harekete girişmeden önce ABD ile tam bir istişarede bulunmak sorumluluğunu kabul etmenizi özellikle rica etmek zorundayım.
1960 tarihli Garanti Antlaşması uyarınca böyle bir müdahalenin caiz olduğu kanaatinde bulunduğunuz intibaındayım. Bununla beraber, Türkiye'nin tasarladığı müdahalenin, Garanti Antlaşması tarafından açıklıkla önlenen bir çözüm sureti olan bölüşmeyi gerçekleştirme gayesine matuf olacağı yolundaki anlayışımıza dikkatinizi çekmek zorundayım. Ayrıca, söz konusu Antlaşma teminatçı Devletler arasında istişareyi gerektirmektedir. Birleşik Amerika, bu durumda bütün istişare imkanlarının hiç bir şekilde tüketilmediği ve dolayısıyla, tek taraflı harekete geçme hakkında da henüz kabili istimal olmadığı kanaatindedir.
Diğer yönden, Bay Başkan, NATO vecibelerine de dikkatinizi çekmek zorundayım. Kıbrıs'a vaki olacak Türk müdahalesinin, Türk-Yunan kuvvetleri arasında silahlı bir çatışmaya sürükleneceği hususunda zihninizde en ufak bir tereddüt olmamalıdır. Dışişleri Bakanı Rusk, La Haye'de yapılan son NATO Bakanlar Konseyi toplantısında Türkiye ile Yunanistan arasında bir savaşın kelimenin tam anlamıyla düşünülemez olarak telakki edilmesi gerektiğini beyan etmişti. NATO'ya katılmak, esas icabı olarak, NATO memleketlerinin birbirleriyle savaş yapmayacaklarını kabul etmek demektir. Almanya ve Fransa, NATO'da müttefik olmakla yüz yıllık kin ve düşmanlıklarını gömmüşlerdir. Aynı şeyin Yunanistan ile Türkiye'den de beklenmesi gerekir. Ayrıca, Türkiye tarafından Kıbrıs'a yapılacak askeri bir müdahale Sovyetler Birliği’nin konuya doğrudan doğruya karışmasına yol açabilir. NATO müttefiklerimizin tam rıza ve muvafakatleri olmadan Türkiye'nin girişeceği bir hareket sonucunda ortaya çıkacak bir Sovyet müdahalesine karşı Türkiye'yi korumak mükellefiyetleri olup olmadığını müzakere etmek fırsatını bulmamış olduklarını takdir buyuracağınız kanaatindeyim.
Diğer yönden, Bay Başkan, bir Birleşmiş Milletler üyesi olan Türkiye'nin vecibeleri dolayısıyla da endişe duymaktayım. BM, Ada'da barışı korumak için kuvvet temin etmiştir. Bu kuvvetlerin görevi zor olmuştur. Fakat, geçen son birkaç hafta içinde, Ada'daki şiddet hareketlerinin azaltılmasında tedrici bir şekilde muvaffak olmuşlardır. BM arabulucusu henüz işini bitirmemiştir. Hiç şüphem yok ki, BM üyelerinin çoğunluğu, BM gayretlerini baltalayacak olan ve bu zor meseleye BM tarafından makul ve barışçıl bir hal tarzı bulunmasına yardım edebilecek her hangi bir ümidi yıkacak olan Türkiye'nin tek yönlü hareketinde en sert bir şekilde tepki gösterecektir.
Aynı zamanda, Bay Başkan, askeri yardım alanında Türkiye ve ABD arasında mevcut iki taraflı anlaşmaya dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye ile aramızda mevcut 1947 tarihli antlaşmanın 4. Maddesi mucibince, askeri yardımın, veriliş maksatlarından başka amaçlarla kullanılmaması için Hükümetinizin, ABD'nin muvafakatini alması gerekmektedir. Hükümetinizin bu şartı tamamen anlamış bulunduğunu muhtelif vesilelerle Birleşik Devletlere bildirmiştir. Mevcut şartlar altında Türkiye'nin Kıbrıs'a yapacağı bir müdahalede Amerika tarafından temin edilmiş olan askeri malzemenin kullanılmasına ABD'nin muvafakat edemeyeceğine size bütün samimiyetimle ifade etmek isterim.
...
Sözlerimi pek fazla sert bulabilir ve bizim, Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin ilgisine karşı bigane (yabancı) olduğumuzu düşünebilirsiniz, durumun böyle olmadığını, size temin etmek isterim...Türkiye ile olan ilişkilerimize çok büyük bir değer veriyoruz... Siz ve biz, komünist dünyasının ihtiraslarına karşı koymak üzere birlikte dövüştük. Bu dayanışma bizim için büyük bir mana taşımaktadır... Kıbrıs’la ilgili olarak, Türk cemaatini tehlikeye maruz bırakacak herhangi bir çözüm yolunu desteklemeyi düşünmüyoruz. Nihai bir çözüm yolu bulamadık, zira bunun dünyadaki en girift meselelerden biri olduğu aşikardır...
Nihayet Bay Başkan, en ciddi meseleyi; savaş mı?, barış mı? konusunu vazetmiş bulunuyoruz. Bu konular Türkiye ve Birleşik Amerika arasındaki iki taraflı ilişkilerin çok ötesine giden meselelerdir. Bunlar, sadece Türkiye ve Yunanistan arasında bir savaşı muhakkak olarak doğurmakla kalmayacak, fakat Kıbrıs'a tek taraflı bir müdahalenin doğuracağı, önceden kestirilemeyen sonuçlar nedeniyle, daha geniş çapta çatışmalara yol açabilecektir.
... En dostane şekilde size şunu bildirmek isterim ki, bizimle yeniden ve en geniş ölçüde istişare etmeksizin böyle bir harekete tevessül etmeyeceğinize dair bana teminat vermediğiniz takdirde konunun gizli tutulması hususunda ki talebinizi kabul edemeyecek ve NATO Konseyi ile BM Güvenlik Konseyi'nin acele olarak toplantıya çağrılmasını istemek mecburiyetinde kalacağım.
....
Hürmetlerimle"

5 Haziran 1964 : Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala (Doğumu:1897) öldü.

7 Haziran 1964 : Senato kısmi seçimleri yapıldı. AP:31, CHP:19, Bağımsızlar:1 senatörlük kazandılar.

9 Haziran 1964 : Başbakan İnönü, Başkan Johnson'ın mektubunu cevaplandırdı. (Bu mektup, 13.01.1966 tarihli Senato kararıyla kamuoyuna açıklanmıştır.)
"Sayın Bay Başkan,
Kıbrıs'ta Garanti Antlaşması gereğince ferdi hareket hakkını kullanma kararını arzunuz veçhile talik ettik (erteledik). Mesajınıza hakim olduğunu buyurduğunuz açık kalplilik ve dostluk hislerine dayanarak, ben de size cevabımda durumu ve düşündüklerimizi tam bir samimiyetle açıklamaya çalışacağım.
Bay Başkan,
Mesajınız gerek yazılış tarzı, gerek içindekiler bakımından Amerika ile ittifak münasebetlerinde daima ciddi bir dikkat göstermiş olan Türkiye gibi bir müttefikinize karşı hayal kırıcı olmuş, ittifak münasebetlerine değinen muhtelif konularda önemli görüş ayrılıkları belirtilmiştir. Gerek bu ayrılıkların, gerek mesajın genel havasının sadece çok sıkışık bir zamanda acele toplanmış muta’lara dayanarak yapılmış iyi niyetli bir teşebbüsün telaşından doğmuş hususlardan ibaret olmasını yürekten dilerim.
İlk önce Garanti Antlaşması icabı olarak Kıbrıs'a askeri müdahale zarureti görüldüğü, zamanın ABD Hükümeti ile istişare etmekte kusur ettiğimiz önemle belirtilmektedir. 1963 sonundan beri Kıbrıs'ta askeri müdahale ihtiyacı, bu sefer ile beraber dördüncü oluyor.
Başından beri Amerika ile bu konuda istişare ettik. 25 Aralık 1963'de ilk buhran patladığı vakit, Garantör Devletlerle temas ettiğimizde, derhal Amerika'yı haberdar ettik ve Amerika bize bu konuda kendisinin bir taraf teşkil etmediği cevabını verdi. Ondan sonra müdahale müzakeresini İngiltere ve Yunanistan ile yaptık ve bildiğiniz gibi, 26 Aralık 1963'te İngiliz Komutası altında üçlü bir askeri idare kuruldu. Londra Konferansı'nın ve İngiliz-Amerikan müşterek tekliflerinin Makarios'un tutumu yüzünden akamete uğraması ve Ada'da Türklere tecavüzlerin devamı dolayısıyla Şubat ayında çok buhranlı günler geçirdik ve durumun vahametinden Amerika'yı haberdar ettik.
İngiliz-Amerikan tekliflerinin reddi ile hasıl olan boşluk dolayısıyla Ada'da nizamı tesis için müdahalenin zaruretini anlattık ve her an müdahale mecburiyetinde kalacağımızı size bildirdik. Hatta sizden muayyen konular için teminatlar istedik. Bunlara olumlu cevap verdiniz. Buna rağmen bizden müdahale etmememizi istediniz ve Makarios'a BM'de lüzumlu dersin verileceğini ve Türk hak ve menfaatlerinin tamamıyla korunmasını sağlayan bir plan hazırlandığını ifade ettiniz.
Bu isteğinize uyduk, fakat BM'de arzu edilen sonuç alınamadı. Üstelik, Güvenlik Konseyi'nin kurulmasına karar verdiği, BM Kuvveti'nin kurulması bir sorun halini aldı. İşte 3. defa müdahale ihtiyacı, 4 Mart Güvenlik Konseyi kararından sonra, BM Kuvvetleri'nin teşekkül edip etmeyeceği hakikaten tereddüt uyandırdığı günlerde, Kıbrıs'taki tedhişçilerin cesareti artınca, tecavüzlerine karşı Türk cemaatini korumak için yeniden ortaya çıktı.
Fakat BM Kuvveti'nin en kısa zamanda teşkil edileceğini bize temin ederek, Güvenlik Konseyi kararından sonra müdahale yapmamamızda ısrar ettiniz. Teşebbüsümüzü tekrar tehir ederek, BM Kuvvetleri'nin görev almasını bekledik.
Sayın Başkan,
...
Son defa Kıbrıs hükümeti açıktan silahlanmaya başladı. BM'i kendi zulmünü ve anayasa dışı idaresini takviye edecek yardımcı bir vasıta gibi farz etti. BM anayasa nizamını iade ve tecavüzleri durdurmak için salahiyetlerinin ve müdahale niyetlerinin eksik olduğu aşikar bir gerçek halini almıştır. Yunan Hükümeti'nin Kıbrıs idaresini nasıl teşvik ettiğini biliyorsunuz.
Bu ahval içinde Kıbrıs'ta mezalimi durdurmak için bir müdahaleye mecbur olacağımızı Amerika'da sizin huzurunuzda konuşurken söyledik.
La Haye'de Dışişleri Bakanınıza böyle bir ihtimal için Amerika'nın bizi destekleyip desteklemeyeceğini sorduk. Bir cevap vermediniz... Her defasında sizi haberdar ettik ve sizin iyice bildiğinizi tahmin ediyordum...
Görüyorsunuz ki, tek taraflı bir kararla karşı karşıya bırakmak istidadı bizde yoktur. Bizim şikayetimiz, aylardan beri had bir surette ıstırabı içinde yaşadığımız bir meseleyi size anlatamamış olmamız ve Yunanistan'la iki müttefik arasında husule gelen haklı ve haksız durumda samimi ve ciddi bir vaziyet almamış olmamanızdandır.
Sayın Başkan,
...
Görüyorsunuz ki Türkiye, diğer teminatçı iki devletle devamlı istişare ve gerektiğinde müşterek hareket etmek imkanlarını ciddiyetle aramıştır. Bu durumda, Türkiye'nin tek başına harekete geçmeden evvel diğer teminatçı iki devlet ile istişare etmek vecibesini yerine getirmediği iddia edilebilir mi? Türkiye'ye samimiyetle ve sadakatle yerine getirdiği istişare vecibesini hatırlatmaya lüzum hisseden ABD Hükümeti'nin, imzaladığı antlaşmaları reddeden Yunanistan'a, milletlerarası hukukun temeli olan 'pacta sunt servanda' (bekanın temeli) kuralına uyması gerektiğini hatırlatması icabetmez mi?...
Sayın Başkan,
...
Mesajınızın, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin Ada'yı taksim gayesi ile vuku bulacağı kanaatinde olduğunuza dair ifadelerini büyük bir hayret ve derin bir üzüntü ile karşıladım...
Sizi en kesin ve açık bir surette temin etmek isterim ki, eğer Türkiye bir gün Kıbrıs'a askeri müdahale zorunluluğunda bırakılırsa bu, tamamıyla milletlerarası antlaşmaların hükümlerine uygun olarak yapılacaktır.
...
Bay Başkan,
Mesajınızda NATO taahhütlerine temas ederek, NATO müttefiklerinin birbirlerine karşı savaş açmamalarının NATO'nun ruhunu teşkil ettiğini, Kıbrıs'a bir Türk müdahalesinin Türk-Yunan savaşına yol açabileceğini ifade ediyorsunuz.
Sözlerinizin birinci bölümü ile tam beraberlik halindeyim. Fakat, NATO müttefiklerinin birbirleriyle imzaladıkları milletlerarası antlaşmalara yekdiğerinin ahdi (antlaşmaya ait) haklarına, karşılıklı vecibelerine riayet mükellefiyetleri de, ittifakın aynı derecede hayati önemde bir icabıdır. Yekdiğerine karşı ahdi vecibelerini, taahhütlerini istediği zaman reddeden devletler arasında bir ittifak tasavvur edilebilir mi?
... Türk-Yunan savaşı ancak, Yunanistan'ın Türkiye'ye tecavüz etmesi halinde olabilir. Müdahale halinde bizim düşüncemiz, teminatçı devletler sıfatıyla Yunanistan ve İngiltere'yi Kıbrıs'ta anayasa düzenini ihya amacıyla fiili işbirliğine davet etmektir. Davetimize ve ahdi taahhütlerimize rağmen Yunanistan, Türkiye'ye tecavüz ederse, meydana gelecek sonuçların sorumluluğu Türkiye'ye atfedilebilir mi? Ümit etmek isterim ki, bu hususlara Yunanistan Hükümetinin dikkatini önemle çekmiş bulunuyorsunuz.
Mesajınızın, Kıbrıs'ta girişilecek bir hareket sonucunda Sovyetlerin müdahalesine maruz kaldığı taktirde, NATO müttefiklerinin Türkiye'yi savunma yükümlülükleri konusunda tereddüt izhar eden kısmı, NATO ittifakının mahiyeti ve temel prensipleri bakımından aramızda büyük görüş farkı olduğunu intibaını vermektedir. İtiraf edeyim ki, bu bizim için büyük bir teessür ve ciddi bir endişe kaynağı olmuştur. NATO müttefiklerinin herhangi birine yapılacak tecavüz, tecavüz eden tarafından tabiatıyla daima haklı gösterilmeye çalışılacaktır. NATO'nun bünyesi, mütecavizin iddialarına kapılacak kadar zayıfsa, tedaviye muhtaç demektir.
Bizim anlayışımıza göre, Atlantik Antlaşması, üye devletlere, taarruza uğrayan üyeye derhal yardım etmek vecibesini yüklemektedir. Her üyenin takdirine bırakılmış olan husus, bu yardımın sadece mahiyet ve ölçüsüdür. Şayet diğer üyeler, Sovyet müdahalesine maruz kalan NATO üyesinin haklı olup olmadığı, müdahaleyi kendi davranışı ile tahrik edip etmediği gibi hususları tartışmaya kalkışırlar ve tartışma sonucuna göre yardım mükellefiyetleri olup olmadığının tespiti cihetine giderlerse, NATO ittifakının temel direkleri sarsılmış ve anlamı kalmamış olur.
... BM'in Ada'daki faaliyeti zulüm idaresini durduramamıştır. Son birkaç hafta içinde nispi bir sükun görülmesi ancak Rumların yeni hazırlıklarının başlangıcıdır. Kuşatılmış köyler devam ediyor. BM'in Kuvvetleri, Türkleri teskin ederken, Rumların mahsüllerini kaldırmalarını sağlıyorlar. Türklerin mahsullerini kaldırabilmeleri için Rumların sakin durmalarını temin etmiyor ve Rum tecavüzlerine seyirci kalıyorlar. Hayati ehemmiyeti haiz olan bu teferruat yüksek ıttılaınıza (mevkiinize) gelmeyebilir, ama biz, her gün bu faciaların hikayesi içinde yaşıyoruz.
Sayın Başkan,
Takip buyurduğunuz politikanın Yunanistan'da infial yaratmış olmasını bana karşı delil olarak gösteriyorsunuz. Yunanistan, Kıbrıs meselesinde antlaşmaları tamamıyla yok edinceye kadar her surette tesir etmeye çalışacak bir mizaçta ve yoldadır. Biz, müttefiklerimize haklı davalarımız için ıstıraplarımızı ve soydaşlarımızın içinde yaşadıkları trajedinin temini pek güç olan acılarını anlatamıyoruz. İnfial nümayişlerinden istifade aramamıza da mizacımız elverişli olmuyor. Sizi temin ederim ıstırabımız derindir, haklı durumumuzu anlatamıyoruz ve sizin, meseleye layık olduğu önemi verip bu meselenin bünyesinde sakladığı tehlikeleri önlemek için bütün gayretinizi ve otoritenizi kullanmanız lazım geldiğini kabul ettiremiyoruz. Fransa ile Almanya arasındaki düşmanlığın bırakılması bir örnektir. Fakat biz, bu imtihanı bütün Anadolu'yu yangın yerine çeviren mezalimden sonra Yunanlılar ile dostluk kurmak suretiyle 40 yıl evvel geniş ölçüde geçirmiş bir milletiz.
Sayın Başkan
... Kıbrıs konusu üzerine sizinle görüşmek üzere Amerika'ya gitmekten bahtiyar olacağım...
Saygılarımla"

19 Haziran 1964 : Başkan Johnson'ın davetiyle Amerika'ya hareket etmeden önce Hükümetin Kıbrıs politikası ile ilgili olarak güvenoyu isteyen İnönü, 194 aleyhte ve 2 çekimser oya karşın 200 lehte oy aldı.

- Ankara ve İstanbul'da sıkıyönetim 1 ay daha uzatıldı.

21 Haziran 1964 : Başbakan İnönü, ABD Başkanı Johnson'ın özel uçağı ile Amerika'ya hareket etti.

23 Haziran 1964 : Talat Aydemir ve Fethi Gürcan haklarındaki ölüm cezalarının yerine getirilmesine, Osman Deniz ve Erol Dinçer haklarındaki ölüm cezalarının ise yerine getirilmemesine dair kanun kabul edildi.

24 Haziran 1964 : İnönü, Washington'dan ayrılırken açıklama yaptı: "Meselenin güçlüklerini saklamak istemiyoruz. Fakat Amerikalılar ile birlikte dün vardığımız netice, bu güçlüklerin hallini kolaylaştıracaktır.... Savaş tehlikesi devam ediyor!.. Enosisi kabul ederiz, şu şartla ki Ada'nın bir kısmı Türkiye'ye bir kısmı Yunanistan'a verilsin."

27 Haziran 1964 : Fethi Gürcan idam edildi.

1 Temmuz 1964 : İnönü, Amerika dönüşü Fransa'ya da uğrayarak General de Gaulle ile görüştü. Türkiye'nin Kıbrıs politikasını anlattı.

2 Temmuz 1964 : İnönü yurda döndü. Basın mensuplarına: "İyi bir netice ile yurda geldim..." dedi.

5 Temmuz 1964 : 20 Mayıs darbe girişiminin başı Albay Talat Aydemir idam edildi.

16 Temmuz 1964 : Kıbrıs'ta Rumlar, Girne (St. Hilarion) Kalesini zorlamaya başladılar. Kıbrıs yeniden kana bulandı. Türklere yönelik şiddetli saldırılar yapılıyor.

- Hamidiye kahramanı, Cumhuriyet'in ilk Başbakanlarından Rauf Orbay (Doğumu:1881) öldü.

7 Ağustos 1964 : Türk Hava Kuvvetlerine bağlı jetler, Kıbrıs üzerinde ihtar uçuşu yaptı.

8 Ağustos 1964 : Kıbrıs'ta Rumlar saldırılarını ve katliamlarını artırınca, jetlerimiz Kıbrıs üzerinde uçmaya ve askeri hedefleri bombalamaya başladı. Bir uçağımız düştü, pilot Yüzbaşı Cengiz Topel şehit oldu.

10 Ağustos 1964 : Sovyetler Birliği Başkanı Nikita Kruşçef, Başbakan İnönü'ye mesaj göndererek itidal tavsiye etti.

27 Ağustos 1964 : Amerika'nın Kıbrıs konusunda Türkiye'yi sürekli fedakarlığa zorlaması nedeniyle, Ankara'da ilk kez Amerika aleyhtarı gösteri yapıldı.

28 Ağustos 1964 : Ankara'da Amerika aleyhtarı ikinci miting yapıldı.

29 Ağustos 1964 : Ankara, İstanbul ve İzmir'de Kıbrıs için mitingler yapıldı.

30 Ağustos 1964 : Hükümet, mitingler dolayısıyla İzmir Fuarını süresiz kapattı.

7 Eylül 1964 : Kıbrıs Erenköy'e helikopter ile yiyecek gönderildi.

30 Eylül 1964 : SSCB ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında askeri yardım antlaşması imzalandı.

5 Ekim 1964 : Hükümet, Kıbrıs'ta Rumların yarattığı tehlikeli durum dolayısıyla Birleşmiş Milletler'e başvurdu.

25 Ekim 1964 : Tatvan-Muş demiryolu hizmete açıldı.

30 Ekim 1964 : Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin, Sovyetlerin gönderdiği uçakla Moskova'ya gitti.

8 Kasım 1964 : Celal Bayar 6 ay süre ile serbest bırakıldı.

16 Kasım 1964 : Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Cevdet Sunay, bazı politikacıların konuşmaları üzerine parti liderlerine ikaz mektubu göndererek;
1-Memleketin iki hasım kampa itilmek istenildiğini,
2-Orduyu, halkın karşısında gibi gösterilmeye çalışıldığını,
3-Komutan ve subayların bu durumdan hoşnutsuz bulunduklarını, belirterek, bunların kesin olarak önlenmesini istedi.

22 Kasım 1964 : Cumhurbaşkanı Gürsel başkanlığında toplanan liderler, rejimin korunması konusunda anlaştılar.

25 Kasım 1964 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Korgeneral Naci Tınaz (Doğumu:1882) öldü.

29 Kasım 1964 : AP 2. Büyük Kongresinde Süleyman Demirel 1072 (Bilgiç: 552, Arıburnu: 39) oy alarak genel başkan seçildi.

3 Aralık 1964 : Genel kurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın bazı basın sahipleri ve politikacıları suçlayan demeci 'Kim' dergisinde yayınlandı.

9 Aralık 1964 : Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in, parti liderleriyle yaptığı toplantı ile ilgili bir bildiri yayınlandı: "... Tarihin hiç bir devrinde, hiç bir ülkede, siyasi partiler, kendilerine vücut veren anayasa rejiminin meşrutiyetinin istismar edilmesine müsaade etmedikleri gibi ve bundan daha vahim olarak, devletin beka ve güven müesseselerinin başında olan ordusuna dil uzatılmasını veya uzatılmış olduğu iddiasını müsamaha veya sükut ile karşılamamışlardır..."

20 Aralık 1964 : Türkiye-Bulgaristan futbol maçı esnasında, Ali Sami Yen stadının parmaklıkları çöktü, 70 kişi yaralandı.



1965



4 Ocak 1965 : Sovyetler Birliği Yüksek Şürası Heyeti Başkanı Podgorny başkanlığında bir heyet Türkiye'ye geldi.

10 Ocak 1965 : 150 kişilik bir grup, İstanbul'da Türkiye İşçi Partisi (TİP) idarecilerinin toplantılarını bastı.

22 Ocak 1965 : Birleşik oy pusulası ile ilgili seçim kanunu kabul edildi.

13 Şubat 1965 : 1965 yılı bütçesi 197'ye karşı 225 oy ile reddedildi. İsmet İnönü istifa etti.

16 Şubat 1965 : Kabineyi kurmakla Suat Hayri Ürgüplü görevlendirildi.

4 Mart 1965 : Ürgüplü Kabinesi 200 red, 1 çekimser oya karşın 231 oy ile güvenoyu aldı. Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı olarak Kabineye girdi.

12 Mart 1965 : Kozlu'da devam eden grevde, kanlı olaylar yaşandı.

19 Mart 1965 : Merzifon'da 'Yeni Çeltek İşletmesi'nde meydana gelen grizu patlamasında 69 işçi öldü.

31 Mart 1965 : BM tarafından Kıbrıs'a arabulucu olarak gönderilen Plaza, Türk görüşü ve antlaşmalar aleyhindeki raporunu açıkladı.

8 Nisan 1965 : Anayasa'yı ihlal suçundan Yüksek Adalet Divanı'nca mahkum edilenlerin cezalarının kısmen affı hakkındaki kanun kabul edildi. Bu kanunla Yassıada mahkumlarından bazıları affedildiler.

23 Nisan 1965 : İngiltere Başbakanı MacMillan Türkiye'ye geldi.

15 Mayıs 1965 : Ereğli Demir Çelik Fabrikaları faaliyete başladı.

17 Mayıs 1965 : SSCB Dışişleri Bakanı Gromiko Türkiye'ye geldi.

1 Haziran 1965 : Atina'da Yunanistan ile ikili görüşmeler başladı.

22 Haziran 1965 : Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri hakkındaki kanun kabul edildi.

6 Temmuz 1965 : Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kanunu kabul edildi.

13 Temmuz 1965 : Siyasi Partiler kanunu kabul edildi.

14 Temmuz 1965 : Türk Silahlı Kuvvetleri'nde piramidi korumak için, 40 general ve Amiral emekliye sevk edildi.

9 Ağustos 1965 : Başbakan Ürgüplü Sovyetler Birliğine gitti.

17 Ağustos 1965 : Ürgüplü, Sovyetler'den döndü. "Planımıza dahil olan bir çok tesislerimizi Rusya'dan sağlayacağız..." dedi.

10 Ekim 1965 : Milletvekili seçimleri yapıldı.

AP 240 Milletvekili 79 Senatör

CHP 134 " 48 "

CKMP 11 " 4 "

YTP 19 " 8 "

MP 31 " 2 "

TİP 14 " -

SDP - 1 "

Bağımsız 1 " 40 "

23 Ekim 1965 : Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

24 Ekim 1965 : Genel nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 31.351.421

11 Kasım 1965 : 1. Demirel Kabinesi, 172 red, 10 çekimser oya karşın 252 oyla güvenoyu aldı.

Başbakan Süleyman Demirel

Devlet Bakanı Cihat Bilgehan

Devlet Bakanı Ali Fuat Alişan

Devlet Bakanı Rıfat Sezgin

Devlet Bakanı Kamil Ocak

Adalet Bakanı Hasan Dinçer

Milli Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu

İçişleri Bakanı Faruk Sükan

Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil

Maliye Bakanı İhsan Gürsan

Milli Eğitim Bakanı Orhan Dengiz

Bayındırlık Bakanı Ethem Erdinç

Ticaret Bakanı Macit Zeren

Sağlık Bakanı Edip Somunoğlu

Gümrük Bakanı İbrahim Tekin

Tarım Bakanı Bahri Dağdaş

Ulaştırma Bakanı Seyfi Öztürk

Çalışma Bakanı Ali Naili Erdem

Sanayi Bakanı Mehmet Turgut

Enerji Bakanı İbrahim Deriner

Turizm Bakanı Nihat Kürşat

İmar Bakanı Haldun Menteşoğlu

Köy İşleri Bakanı Sabit Osman Avcı

16 Aralık 1965 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Sinan Tekelioğlu öldü.

17 Aralık 1965 : Birleşmiş Milletler Siyasi Komisyonu'nda, Makarios'un Kıbrıs hakkındaki tezi, 51 çekimser, 6 red oya karşın 47 lehte oy ile kabul edildi. Türkiye lehinde oy verenler: ABD, Arnavutluk, Pakistan, İran ve Libya. SSCB çekimser oy kullandı. BM'deki delegelerimiz aleyhimizdeki karar üzerine salonu terk ettiler.
Karar:
1-BM Teşkilatı'nın eşit haklara sahip üyesi sıfatıyla Kıbrıs Cumhuriyeti, BM Yasasına göre, hükümran ve bağımsız bir ülkedir ve bu ülkeye yabancı müdahalesi kabul edilemez.
2-Bütün devletler, BM Yasası ve özellikle bu yasanın 2. maddesinin 1. ve 4. paragraflarına uyarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin hükümranlık, birlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye ve bu ülkeye herhangi bir müdahalede bulunmaktan imtina göstermeye davet edilir.
3-Güvenlik Konseyi'nin 4 Mart 1964 tarihinde alınan karar gereğince bu ülkede arabuluculuk görevinin devam ettirilmesi tavsiye edilir.

18 Aralık 1965 : Türkiye, BM'in Kıbrıs'a müdahalede bulunulmayacağına dair kararını kabul etmiyeceğini, Londra ve Zürih Antlaşmalarının uygulanacağını kesin olarak ilan etti.

19 Aralık 1965 : Muhalefet Lideri İnönü, Kıbrıs hakkındaki BM kararını: "... Bu büyük bir siyasi basiretsizliktir..." diye niteledi.

20 Aralık 1965 : BM'in Kıbrıs konusundaki kararı üzerine, yurdun çeşitli yerlerinde protesto gösterileri yapıldı. Vatandaşlar Ankara'da Genel Kurmay'ın önünde; "Ordu Kıbrıs'a..." diye bağırdı.

29 Aralık 1965 : TBMM'de Kıbrıs hakkında açılan genel görüşme sona erdi.
Nihat Erim: "Amerika, komünizmi önleyeceği zannıyla bu 15.000 Yunan askerinin Ada'ya gitmesine, NATO silahlarının girmesine göz yummuştur. Şubat, Mart ve Haziran 1964'de yapılan üç çıkarma teşebbüsü ciddi teşebbüslerdi ve üç teşebbüsünde karşısına Amerika bütün gücüyle çıkmıştır..."
Alparslan Türkeş, eski ve yeni hükümetleri suçlayarak derhal Kıbrıs'a çıkarma yapılmasını istedi.
İ. Sabri Çağlayangil: "Geçmişi unutmak ve muhasebeyi, davayı çözümledikten sonraya bırakmak gerekir."

30 Aralık 1965 : Kıbrıs'taki BM arabulucusu görevinden istifa etti.



1966



6 Ocak 1966 : Senato'da Kıbrıs ile ilgili genel görüşme yapıldı.

10 Ocak 1966 : İzlenecek Kıbrıs politikasının esaslarını tespit etmek için 11 Büyükelçi Ankara'ya çağrıldı.

13 Ocak 1966 : Senato'da, Haziran 1964'de ki Kıbrıs Buhranı sırasında Amerika Başkanı Johnson ve Başbakan İnönü'nün karşılıklı mektuplarının, Hükümet tarafından açıklanmasında, Hükümetin serbest olduğu kararı alındı.

16 Ocak 1966 : Johnson ve İnönü'nün mektupları kamuoyuna açıklandı. (Bakınız Haziran 1964)

18 Ocak 1966 : Af kanunu tasarısının yetersiz olduğunu öne süren Ankara Cezaevi'nde ki mahkumlar isyan etti. 3 ölü, 18 yaralı var.

28 Ocak 1966 : Ağustos 1964'den beri Kıbrıs'ın Erenköy kesiminde kuşatma altında bulunan 504 mücahit, gemiyle İskenderun'a getirildi.

2 Şubat 1966 : Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, ABD Başkanı Johnson'ın gönderdiği özel uçakla tedavi olmak için Amerika'ya gitti.

- Türkiye'nin en zengin işadamlarından Hacı Ömer Sabancı (Doğumu:1904) öldü.

5 Şubat 1966 : Yunanistan'a, Türkiye'nin muvafakat etmeyeceği hiç bir çözüm yolu düşünülemeyeceğini belirten sert bir nota verildi.

7 Şubat 1966 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Abdurrahman Nafiz Gürman (Doğumu:1882) öldü.

8 Şubat 1966 : Atina, Türkiye'yi NATO'ya şikayet etti.

9 Şubat 1966 : Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in sağlık durumu ağırlaştı.

1 Mart 1966 : İstanbul Boğazı'nda Dolmabahçe açıklarında çarpışan iki Sovyet tankerinden denize sızan mazotun alev almasıyla 'Yüzer Karaköy İskelesi' ve 'Kadıköy Vapuru' yandı.

11 Mart 1966 : Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Cevdet Sunay'ın kontenjan senatörü seçilmesi, parti liderleri tarafından kabul edildi.

15 Mart 1966 : Genel Kurmay Başkanlığı'na Orgeneral Cemal Tural atandı.

20 Mart 1966 : İstanbul'da, Milli Talebe Birliği tarafından komünizmi telin ve uyarma mitingi yapıldı.

25 Mart 1966 : Amerika'da 46 günden beri komada bulunan Cumhurbaşkanı Gürsel, Türkiye'ye getirildi.

26 Mart 1966 : Başbakanlığın isteği üzerine Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde toplanan 37 kişilik 'Müşterek Sıhhi Kurul' iki rapor düzenledi : "Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel görevine devam edemez. Vücut ölmüştür."

28 Mart 1966 : Kontenjan senatörü Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçildi. (C. Sunay 461 oy, Alparslan Türkeş 11 oy, Boş 47)

7 Nisan 1966 : Türkiye'deki üsler ve yapılan antlaşmalarla ilgili isteklerimiz Amerika'ya bildirildi:
1-Antlaşmaların tek metinde toplanması,
2-Amerikalı personelin durumunda değişiklik,
3-Üslerdeki uçakların cephanesinde mutabakat.

8 Nisan 1966 : İzmir'de 'Atatürk Heykeli'ne balta ile saldırı yapıldı.

9 Nisan 1966 : Atatürk Heykeli'ne yapılan saldırı nedeniyle, Ankara ve İstanbul'da büyük birer miting ve yürüyüş düzenlendi.

16 Nisan 1966 : Yunanistan'dan Kıbrıs için yazılı teminat istedik.

20 Nisan 1966 : Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Refet Ülgenalp gençleri uyardı: "Gençlik teşekküllerinin bugünkü tutumlarını memleket hayrına gidiş istikametinde görmüyorum. Biraz açık fikirlilik komünistlik, biraz muhafazakarlık ise gericilik! Olmaz böyle şey. Bu memleketi sakallı keçiler ve keçi sakallılar kemiriyor, biri ormanları, diğeri cemiyetin bünyesini."

5 Mayıs 1966 : Türkiye'de ABD üsleriyle ilgili görüşmeler başladı.

7 Mayıs 1966 : Cumhuriyet tarihinde ilk defa polis, gece vakti TBMM'nde arama yaptı.

18 Mayıs 1966 : Türk-Yunan görüşmeleri yeniden başladı.

2 Haziran 1966 : Kayseri'de Türkiye İşçi Partisi (TİP) İl merkezi tahrip edildi.

5 Haziran 1966 : Senato kısmi seçimleri yapıldı. AP: 39, CHP: 18 senatörlük kazandılar.

11 Haziran 1966 : Genel Kurmay Başkanı Tural, orduya bir genelge yayınladı: "Nurculuk tehlikesini birliklere anlatın."

20 Haziran 1966 : Bir tatbikat sırasında 16 komando eri Botan Çayı'nda boğularak şehit oldu.

28 Haziran 1966 : Demokrat Parti Hükümetlerinde Dışişleri Bakanlığı yapmış olan, bilim dünyasının tanınmış simalarından Prof. Fuat Köprülü (Doğumu:1890) öldü.

7 Temmuz 1966 : Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın cezasını affetti.

12 Temmuz 1966 : Muş'un Varto ilçesinde şiddetli deprem. 2283 ölü var.

31 Ağustos 1966 : Danıştay kararını uygulamayan Çorum Belediye Başkanı'nı protesto amacıyla 'Ölüm yürüyüşü'ne çıkan ve 34 günde 716 kilometre yürüyen temizlik işçileri İstanbul'a ulaştılar.

14 Eylül 1966 : Eski Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel öldü. (219 gün komada kaldı.)

24 Eylül 1966 : İsmet İnönü, 83. doğum günü dolayısıyla, Hilton'da verilen partide hayatında ilk defa dans etti.

5 Ekim 1966 : Başbakan Demirel, 'Almus Barajı'nı işletmeye açtı.

8 Ekim 1966 : İnönü, Ankara İl Kongresi'nde konuştu: 'CHP'nin ortanın solunda bulunduğunu ve aşırı sola karşı olduğunu' belirtti.

16 Ekim 1966 : İnönü'nün, Yassıada Yüksek Adalet Divanı'nın verdiği ölüm kararlarının önlenmesi için Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e yazdığı mektup açıklandı: 'Ölüm kararlarının infazı milli menfaatlere aykırıdır.'

17 Ekim 1966 : CHP 18. Kurultayı'nda, İsmet İnönü 929 oyla tekrar Genel Başkanlığa seçildi. Kasım Gülek 230 oy aldı.

24 Ekim 1966 : Bülent Ecevit, CHP Genel Sekreteri seçildi.

12 Kasım 1966 : Ankara'da Türk-İş ve bazı öğrenci kuruluşları tarafından 'Amerika'yı Telin' mitingi düzenlendi.

13 Kasım 1966 : Adana'da halk, Amerikalılara ait binalara saldırdı.

2 Aralık 1966 : Başbakan Demirel konuştu: "... Ordu, mektep ve camii rahat bırakın."

8 Aralık 1966 : Erzurum Dumlu Bucağı'ndaki 247. Piyade Alayı koğuşundaki benzin bidonunun patlaması sonucu 65 erimiz yanarak şehit oldu.

14 Aralık 1966 : Deniz Kuvvetlerine bağlı gemiler muhtemel bir harekat için Akdeniz'e açıldı. Kıbrıs'a silah sevkıyatı konusunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne getirdik. Kıbrıs'a silah satan Çekoslovak Hükümeti'ni sert bir nota ile uyardık. Çekler sevkıyatı durdurdu.

19 Aralık 1966 : Sovyetler Birliği Başbakanı Kosigin Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu.



1967



2 Ocak 1967 : Anadol marka ilk otomobil piyasaya çıktı.

3 Ocak 1967 : Moskova Büyükelçiliğimiz Müsteşarı Sadi Çoruh, Moskova'da intihar etti.

4 Ocak 1967 : Cumhurbaşkanı Sunay, 490 km. uzunluğundaki Batman-İskenderun petrol boru hattını hizmete açtı.

25 Ocak 1967 : Genelkurmay Başkanı Tural, Ordu'ya devrimlerin korunmasıyla ilgili bir genelge gönderdi. Bu genelge politik havayı bir hayli etkiledi. Meclis'te tartışmalara yol açtı.

9 Mart 1967 : Türkiye yapımı ilk muhrip Gölcük'te kızağa konuldu.

11 Mart 1967 : Türk edebiyatı ve basın dünyasının ünlü simalarından, 'Akbaba' dergisi sahibi Yusuf Ziya Ortaç (Doğumu:1896) öldü.

2 Nisan 1967 : Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, ABD Başkanı Johnson'ın davetlisi olarak Amerika'ya gitti.

3 Nisan 1967 : Washington'da Büyükelçilik binamıza bomba atıldı, hasar meydana geldi.

15 Nisan 1967 : 8 Milletvekili Millet Partisi'nden istifa etti.

21 Nisan 1967 : Yunanistan'da darbe. Ordu ile anlaşan Kral, siyasi liderleri tutukladı ve yeni bir hükümet kuruldu. (Albaylar Cuntası olarak adlandırılır.)

28 Nisan 1967 : 19. CHP Kurultayı toplandı. İnönü: "Sosyalizmi aşama olarak kabul eden komünistlerle hiç bir ilgimiz yoktur." Kurultayda sert tartışmalar oldu, 48 Milletvekili ve Senatör CHP'den istifa etti. İnönü: "Asıl çalışma şimdi başlıyor." dedi.

12 Mayıs 1967 : Prof. Turhan Feyzioğlu başkanlığında Güven Partisi kuruldu. İnönü: "Demek ki, güvene ihtiyaçları var..." dedi.

30 Mayıs 1967 : Fransa, Kıbrıs'ta iki cemaatin varlığını kabul etti.

2 Haziran 1967 : Yeni Türkiye Partisi'nin (YTP) AP'ye katılması için prensip kararı alındı.

5 Haziran 1967 : Ortadoğu'da İsrail-Arap Savaşı'nın başlaması dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri alarma geçirildi.

14 Haziran 1967 : Sovyet Rusya, İsrail'in Süveyş Kanalı ve Akabe statüsünde değişiklik istemesine karşı, Boğazlarda da uluslararası kontrol talep etti.

4 Temmuz 1967 : Hacettepe Üniversitesi kurulması hakkındaki kanun kabul edildi.

18 Temmuz 1967 : Kıbrıs'ta İngiliz üslerinin Türkiye'ye verilmesi suretiyle bunalıma bir çözüm yolu bulunması yönünde yeni bir İngiliz teklifi öne sürüldü.

20 Temmuz 1967 : BM Genel Sekreteri U-Thant'ın Kıbrıs'taki özel temsilcisi Osario Tafall Ankara'ya geldi. İnönü: "Kıbrıs'ta federasyonda ısrar edilmelidir..." dedi.

23 Temmuz 1967 : Sakarya ve dolaylarında deprem. 100 kayıp var.

25 Temmuz 1967 : Papa 6. Paul Türkiye'ye geldi. Efes'te hacı oldu.

27 Temmuz 1967 : Tunceli Pülümür dolaylarında deprem. 112 ölü var.

20 Ağustos 1967 : İzmir'de Yüksek İslam Enstitüsü'nün temeli atıldı. Demirel: "... Din adamı birkaç yabancı dil bilmelidir."

9 Eylül 1967 : Kıbrıs konusu ile ilgili ilk zirve toplantısı Edirne Keşan'da Türk ve Yunan Askeri İdaresi Başkanları arasında başladı.

10 Eylül 1967 : Türk ve Yunan heyetlerinin Dedeağaç'da yaptıkları görüşmeden bir sonuç alınamadı.

13 Eylül 1967 : Başbakan Demirel, Adakale'deki soydaşlarımızı yurda getirmek için Romanya'ya gitti. Adakale, (yeni adı Orsova) Tuna nehrinin ağzında bulunan ufak bir adadır. 300 kadar olan nüfusunun büyük bölümü Türktür.

17 Eylül 1967 : Kayseri'de yapılan Kayserispor-Sivasspor futbol maçında çıkan olaylarda 40 kişi öldü, 300 kişi yaralandı. Olayın duyulması üzerine Sivaslılar galeyana gelerek, Sivas'ta bulunan Kayserililere ait dükkanları tahrip ettiler.

19 Eylül 1967 : Başbakan Demirel, Sovyet Hükümetinin gönderdiği özel bir uçakla Moskova'ya gitti. Sovyet Başbakanı Kosigin ile görüşmelere başlandı.

7 Ekim 1967 : İstanbul Boğazı'nda demirleyen 6. Filoya ait denizciler, yapılan miting dolayısıyla karaya çıkartılmadılar.

11 Ekim 1967 : 3. Ordu karargahı 28 yıl sonra tekrar Erzurum'dan Erzincan'a taşındı.

1 Kasım 1967 : Kıbrıs Türk Cemaati Meclis Başkanı Rauf Denktaş'ın 21 Ekim günü Ada'ya çıktığı ve bir ihbar neticesi 31 Ekim'de yakalandığı öğrenildi. Rauf Denktaş'ın geri verilmesini istedik.

6 Kasım 1967 : Amerika, Kıbrıs Cumhuriyeti'nden, Rauf Denktaş'ın tahliyesini istedi.

12 Kasım 1967 : İstanbul ve Ankara'da Denktaş'ın tutukluluğunun sürdürülmesi dolayısıyla mitingler düzenlendi. Gençler polisle çatıştı. Kıbrıslı lider Rauf Denktaş serbest bırakıldı ve Türkiye'ye döndü.

16 Kasım 1967 : Kıbrıs'ta Rumlar yeniden saldırıya geçtiler. 24 Türk şehit edildi. Bazı köylerimiz işgal edildi. Türkiye'de yapılan mitinglerde gençler, 'Demirel istifa!' diye yürüdüler.

17 Kasım 1967 : Kıbrıs'taki vahim durum üzerine TBMM'de 18 saat süren gizli görüşme yapıldı. Hükümete Silahlı Kuvvetleri kullanma yetkisi verildi. (Evet: 432, Boş: 2, Hayır: 1)

18 Kasım 1967 : Yunan askerinin Ada'yı boşaltmasını istedik. BM Genel Sekreteri U-Thant, Rumları suçladı. Jetlerimiz Kıbrıs üzerinde alçak uçuş yapıyor. Savaş gemilerimiz Girne açıklarında bekliyor. Genel Kurmay Başkanı Tural halka yaptığı açıklamada: "Hareket halindeyiz. Herhangi bir endişeniz olmasın..." dedi.

20 Kasım 1967 : ABD Başkanı Johnson gönderdiği bir mektupla, NATO'ya ait silah ve teçhizatı kullanmayın uyarısında bulundu.

- Yunanistan Ada'ya asker yığmaya devam ediyor. Türkiye'nin her yerinde mitingler düzenleniyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin göze çarpan hazırlıkları var.

- Yunanistan isteklerimizi kabul etmedi.

23 Kasım 1967 : Bakanlar Kurulu bir bildiri yayınladı: "Müdahalede kararlıyız!..."

- ABD Başkanı Johnson, Ankara'ya özel bir temsilci (Cyrus Vance) gönderdi. Gençler temsilcinin Esenboğa Havaalanı'na inmesine karşı koymak istediler. Johnson'ın temsilcisi Ankara-Atina arasında adeta mekik dokuyor.

- Türk jetleri devamlı Kıbrıs üzerinde. Birlikler sınırlara doğru kaydırılıyor. Türkiye'nin sabrı taşmak üzere.

26 Kasım 1967 : Türkiye'nin Cyrus Vance aracılığı ile Yunanistan'a bildirdiği 4 şart:
1-Türkiye ve Yunanistan 16 Ağustos 1960 tarihli Lefkoşe Antlaşması gereğince Kıbrıs'ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve masumiyetini kabul ederler.
2-Kıbrıslı olmayan askeri kuvvetlerin (Antlaşmalarla öngörülenlerin dışında) Kıbrıs'dan süratle çıkmasında taraflar mutabakatlarını bildirirler.
3-Türkiye ve Yunanistan bu hususlara uyduklarını önce Yunanistan, sonra Türkiye açıklar.
4-Kıbrıslı olmayan kuvvetlerin Kıbrıs'ı tahliyesi üzerine Türkiye buhranın giderilmesi için gereken tedbirleri alacaktır.

27 Kasım 1967 : Kıbrıs buhranının en kritik gününün en kritik saatleri:
Saat 04.35: Özel Temsilci Cyrus Vance, Atina'dan Ankara'ya döndü.
07.00: Vance, NATO Genel Sekreteri Brosio ile görüştü.
08.00: Dışişleri Bakanı İ. S. Çağlayangil temsilciyi kabul etti. 09.45'de görüşme son buldu.
09.00: Cumhurbaşkanı Sunay, Brosio'yu kabul etti. Görüşme saat 10.00'da bitti.
10.00: Demirel, Çağlayangil'i evinde kabul etti.
10.45: Demirel ve Çağlayangil Sunay ile görüşmek üzere Çankaya'ya gittiler.
12.30: Bakanlar Kurulu toplandı. 13.10'da son buldu.
13.15: Demirel, ayrı ayrı olarak Muhalefet liderleri İnönü, Feyzioğlu, Bölükbaşı, Aksu ve Türkeş ile görüştü.
18.15: Bakanlar Kurulu 2. defa toplandı.
21.00: Sovyet Büyükelçisi Smirnov kendi isteğiyle Çağlayangil ile 55 dakika süren bir görüşme yaptı. Yaptığı açıklamada: "Antlaşmalara aykırı olarak Ada'ya sokulan askerlerin çıkarılmasını istiyoruz..." dedi.
01.30: Donanma Mersin'den denize açıldı.

28 Kasım 1967 : Gerginlik doruk noktasında. Savaş gemilerimiz Kıbrıs karasularına girdi ve geri döndü.

-Ana Muhalefet Lideri İnönü: "... Son imkana kadar barış yolu araştırılmalı, bu mümkün olmazsa gereği yapılmalıdır." dedi.

29 Kasım 1967 : Yunanistan, Kıbrıs hakkındaki Türk şartlarını kabul etti. Buhran giderildi. Yunan ordusunda alarm kaldırıldı. Türk jetleri Kıbrıs'ta Makarios'un sarayı üzerinde uçtular. Demirel: "... Durumun salaha (barış) doğru gitmesi ümidi görülüyor..." dedi.

7 Aralık 1967 : İnönü Kıbrıs hakkında açıklama yaptı: "Amerika'nın düşüncesinin ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemedim. Makarios, Amerika ve Rusya'yı kendi çıkarına kullanıyor."

13 Aralık 1967 : Yunanistan ikiye bölündü. Albaylar Cuntası, Kral Konstantin'in yetkilerini elinden aldı ve yerine bir kral naibi tayin etti. Güneye Cunta, Kuzeye Kral hakim durumda. Bir süre sonra Cunta bütün Yunanistan'ın kontrolünü eline geçirdi.

14 Aralık 1967 : Yunan Kral'ı İtalya'ya kaçtı. Darbe harekatına katılan bir Tümgeneral Türkiye'ye sığındı.

29 Aralık 1967 : Kıbrıs'ta geçici Türk yönetimi ilan edildi. Ada'da Türk Cemaatinin tabi olacağı 19 prensip açıklandı.



1968



4 Ocak 1968 : Türk yönetimi üyelerinin Lefkoşe'den dışarıya çıkamayacakları hakkında karar alındı.

10 Ocak 1968 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Ali Fuat Cebesoy (Doğumu:1882) öldü.

15 Ocak 1968 : Aşırı soğuklar bütün yurdu etkisi altına aldı. İzmit körfezi dondu.

24 Ocak 1968 : İnönü'nün Konya CHP Kongresi'ne gönderdiği mesaj: "... En büyük tehlike irticadır..."

7 Şubat 1968 : Kozlu ve Zonguldak'ta işçiler sendika binalarına saldırdılar.

18 Şubat 1968 : Millet Partisi'nden istifa eden 8 Milletvekili AP'ye girmeye karar verdi.

24 Şubat 1968 : Ankara'da yapılan 'Anayasa Mitingi'nde olaylar çıktı.

25 Şubat 1968 : İstanbul'da 'Uyanış Mitingi' yapıldı.

1 Mart 1968 : Seçimlerde bakiye usulünün kaldırılmasına dair kanun kabul edildi. CHP ve TİP meclisi terk etti.
CHP genel Başkanı İsmet İnönü: "Bu çeşit vicdan hürriyeti anlayışı, memleketi bir vatandaş çatışmasına götürmektedir. Endişe ediyoruz."
TİP Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar: " Hükümet üyelerinden rica ediyorum. Bu kanunu geri alınız. Aksi halde demokrasinin başına geleceklerden siz sorumlusunuz."
AP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel: "CHP, milli bakiyeyi, küçük partileri koltuk değneği halinde kullanarak memleketi koalisyonlarla idare etmek için getirmiştir."

3 Mart 1968 : İstanbul'da 'Şahlanış Mitingi' yapıldı.

9 Mart 1968 : AIESEC'in 20. Genel Kurul açılış töreninde Başbakan adına konuşan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ün konuşması üniversite öğrenciler tarafından devamlı surette kesildi ve konuşması 'Dağ başını duman almış' marşıyla anlaşılmaz bir hale getirildi. Öğrencilerin bir kısmı tutuklandı.

22 Mart 1968 : Bulgaristan ile 'Göç Antlaşması' imzalandı. 1 Nisan-30 Kasım arasında yapılacak göçte, haftada 300 soydaşımız gelebilecek.

29 Mart 1968 : Türkiye'de ilk böbrek nakli İstanbul'da Dr. Atıf Taykurt tarafından başarılı bir şekilde yapıldı.

30 Mart 1968 : Ankara'da 'Milli Şahlanış Mitingi' yapıldı.

24 Nisan 1968 : İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanı Prof. Saffet Müftüoğlu, bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

6 Mayıs 1968 : Anayasa Mahkemesi, Seçim Kanununda yer alan 'Barajlı D'Hont' sistemini, 'demokratik düzen niteliğini önler' gerekçesiyle iptal etti.

2 Haziran 1968 : Ara seçimler yapıldı. AP: 5 milletvekilliği, 38 senatörlük, CHP: 13 senatörlük, MP: 1 senatörlük, GP: 1 senatörlük kazandı. Seçimler esnasında kanlı olaylar oldu.

3 Haziran 1968 : Kocaeli'nde Belediye Başkanlığı'nı kazanan Leyla Atakan (42), Türkiye'nin ilk kadın belediye başkanı oldu.

6 Haziran 1968 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Kazım Özalp (Doğumu:1882) öldü.

10 Haziran 1968 : Reformların hemen gerçekleşmesini isteyen Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencileri, fakülte binasını işgal ettiler.

11 Haziran 1968 : Ankara Ün. Hukuk Fakültesi öğrencileri, fakülteyi işgal ettiler.

12 Haziran 1968 : İstanbul Ün. Hukuk Fakültesi öğrencileri, fakülteyi işgal ettiler.

13 Haziran 1968 : Boykot ve işgal olayları bütün üniversite ve okullara yayıldı. Yer yer polisle silahlı çatışmalar da yaşandı.

15 Haziran 1968 : 'Kısmet' isimli tekneleriyle, 2 yıl 10 ay 13 gün önce dünya turuna çıkan Sadun Boro ve eşi Odo Boro, İstanbul'a ulaştılar. İstanbul'da büyük bir karşılama töreni düzenlendi.

17 Haziran 1968 : İTÜ ve Maçka Teknik Okulu, öğrenciler tarafından işgal edildi.

18 Haziran 1968 : İnönü düzenlediği basın toplantısında: "... Gençlik problemleri eğitim politikasının değişmesiyle halledilir." dedi.

22 Haziran 1968 : Üniversite olayları TBMM'de görüşüldü.

24 Haziran 1968 : İstanbul Üniversitesi, işgal kaldırılıncaya kadar kapatıldı.

27 Haziran 1968 : İstanbul Ün.'de Eczacılık Fakültesi hariç, işgal kaldırıldı.

3 Temmuz 1968 : Boğaz Köprüsü projesi bir İngiliz firmasına ihale edildi.

17 Temmuz 1968 : Amerikan 6. Filosu'nun İstanbul'u ziyareti sırasında protesto gösterileri yapıldı.Gösterilerde yaralananlar oldu.

24 Temmuz 1968 : İstanbul'da gençlerle polisler arasında yer yer çatışmalar oldu.

25 Temmuz 1968 : İstanbul'da gençler, polisle tekrar çatışmaya girdiler. İnönü: "Olaylar doğru teşhis edilmezse yurtta huzur bozulur..." dedi.

27 Temmuz 1968 : İstanbul'da Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı, 'Anayasa ve Kanunlara Saygı' mitingi düzenledi.

28 Temmuz 1968 : Kadıköy ve Geyve 'Milli Mücadele Mücahit Kahraman Milis Kuvvetleri Derneği'ne mensup bir grup Gazi, 'sağ-sol kavgasını' protesto etmek için Taksim'de miting düzenlediler.

1 Ağustos 1968 : Türkiye'de ilk defa bir toplu iş sözleşmesi, tartışma ve kavga olmadan, Türkiye Teknisyen Gazeteciler Sendikası ile Hürriyet Gazetesi arasında imzalandı.

11 Ağustos 1968 : İzmir'de saatli bomba patladı. 9 kişi tutuklandı. Tüm ülkede şiddet olayları tırmanıyor.

15 Ağustos 1968 : Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları, istekleriyle emekliye ayrıldılar.

17 Ağustos 1968 : Orgeneral Memduh Tağmaç Kara Kuvvetlerine, Oramiral Celal Eyicioğlu Deniz Kuvvetlerine, Orgeneral Reşat Mater Hava Kuvvetlerine atandılar. (1971 muhtırasını verenler yerlerini aldılar.)

21 Ağustos 1968 : Çekoslovakya, SSCB Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edildi.

3 Eylül 1968 : Bartın ve Amasra'da deprem. 27 ölü var.

24 Eylül 1968 : Muş Varto'da şiddetli deprem. 4.000 kayıp var.

13 Ekim 1968 : 167 kişilik ilk Türk işçi kafilesi Avusturalya'ya uğurlandı.

18 Ekim 1968 : CHP 19. Kurultayı başladı. 85 yaşındaki İsmet İnönü, tek aday olarak girdiği kurultayda tekrar Genel Başkanlığa seçildi.

25 Ekim 1968 : Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle resmi bir ziyaret için Türkiye'ye geldi. Yaptığı açıklamada: "Kıbrıs için bölünme şarttır." dedi.

22 Kasım 1968 : Türkiye'de ilk defa bir kalp nakli, Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde Dr. Kemal Beyazıt tarafından yapıldı. Hasta 18 saat yaşayabildi.

27 Kasım 1968 : İstanbul'da Doç. Dr. Siyami Ersek tarafından 2. defa başarılı bir kalp nakli ameliyatı yapıldı.

29 Kasım 1968 : AP 4. Büyük Kongresi başladı. Süleyman Demirel tekrar Genel Başkan seçildi. Yaptığı konuşmada: "Şikayet mevzularının halli, yeni husumetler meydana getirmeme gerçeği içinde mümkün olur. Danıştay'ın sık sık yürütmeyi durdurma kararı alması doğru değildir. Genel Müdürünü seçmekten mahrum bir hükümet sorumlu tutulursa, bu hukuki tezat olur... Özerklik devlet içinde devlet olma değildir..." dedi.

26 Aralık 1968 : İstanbul Üniversitesi devam eden öğrenci olayları nedeniyle süresiz kapatıldı.

28 Aralık 1968 : Türkiye İşçi Partisi Olağanüstü Kurultayı yapıldı. Parti Tüzüğüne: 'TİP, demokratik, sosyalist bir örgüttür.' maddesi eklendi. Mehmet Ali Aybar tekrar Genel Başkanlığa seçildi.



1969



6 Ocak 1969 : ABD Büyükelçisi Robert Kommer'in makam arabası Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bahçesinde öğrenciler tarafından yakıldı.

9 Ocak 1969 : Devam eden olaylar üzerine ODTÜ bir ay süre ile kapatıldı. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi.

11 Ocak 1969 : İstanbul Kartal'da Singer Fabrikası işçileri polis ile çatıştı.

- İstanbul Ün. Orman Fakültesi kapatıldı.

25 Ocak 1969 : İstanbul'da tarihi Sultanahmet Cezaevi, yeni yapılan Sağmalcılar Cezaevi bittiğinden boşaltıldı. (Şimdilerde Four Seasens Oteli olarak hizmet vermektedir.)

28 Ocak 1969 : Aşırı soğuk havalar tüm yurdu etkisi altına aldı. Küçükçekmece gölü dondu.

11 Şubat 1969 : Tekrar İstanbul Boğazına gelen Amerikan 6. Filosunu protesto gösterileri düzenlendi. Yaralananlar oldu.

12 Şubat 1969 : Ünlü sinema ve tiyatro sanatçısı Vahi Öz (Doğumu:1911) öldü.

15 Şubat 1969 : 6. Filo, İzmir ve Trabzon'da da protesto edildi.

16 Şubat 1969 : İstanbul'da tekrar yapılan 6.Filo'yu protesto gösterilerinde 2 kişi öldü, onlarca yaralı var.

26 Şubat 1969 : Tüm Türkiye'deki yoğun protestolar üzerine, 6. Filo ziyaretleri iptal edildi.

4 Mart 1969 : Doğu Anadolu'da kızamık salgını var. Pek çok çocuk salgından öldü.

12 Mart 1969 : Genelkurmay Başkanı Cemal Tural ile Kara Kuvvetleri Komutanı Memduh Tağmaç yer değişti. Tural, Askeri Şura'da görevlendirildi. (1971 muhtıra ekibinin lideri, askeri teamüllere aykırı olarak görevinin başına geldi.)

21 Mart 1969 : Polis, İstanbul Üniversitesi'nde gece arama yaptı.

22 Mart 1969 : Başbakan Demirel basın toplantısı düzenledi: "1960 modeli olayların tekrarını hayal edenler var. Ellerinde kronometre, hükümetin meşrutiyetini kaybetmesini bekliyorlar."

26 Mart 1969 : Romanya Devlet Başkanı Nicolae Çavuşescu, Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu.

28 Mart 1969 : Manisa Alaşehir'de deprem. 53 kişi öldü.

8 Nisan 1969 : İstanbul Üniversitesi öğrencileri rektörlük binasını işgal ettiler.

10 Nisan 1969 : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri, fakülteyi işgal ettiler.

12 Nisan 1969 : Orta Doğu Teknik Üniversitesi, ekim ayına kadar kapatıldı.

14 Nisan 1969 : İstanbul Ün. Hukuk Fakültesi 1 hafta süreyle kapatıldı.

1 Mayıs 1969 : Yargıtay Başkanı İmran Öktem öldü. Cenaze töreninde büyük çapta olaylar çıktı. Cenaze törenine katılan İsmet İnönü güçlükle korunabildi. İnönü: "Olay, her manasıyla bir ölçüde 31 Mart vakasıdır."

7 Mayıs 1969 : İmran Öktem'in cenaze töreninde çıkan olayları protesto etmek için Ankara'da hukukçular yürüyüş yaptı.

14 Mayıs 1969 : İsmet İnönü ve Celal Bayar, İstanbul'da Pembe Köşk'te buluştular. 1950 yılından beri süren dargınlık bitti.

- Eski DP'lilerin siyasi haklarının iadesini öngören Anayasa değişikliği tekliflerinin birinci görüşmesi TBMM'de yapıldı. Teklif kabul edildi.

16 Mayıs 1969 : Cumhurbaşkanı Sunay, Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile bir toplantı yaptı.

20 Mayıs 1969 : İnönü, Cumhurbaşkanı Sunay'a 'DP'lilerin affı' konusu ile ilgili bir mektup gönderdi: "Sayın Cumhurbaşkanı, CHP Genel Başkanı olarak ben ve partimin yetkili organları, siyasi hakların iadesi için Millet Meclisi'ne verilmiş bulunan 218 imzalı bir Anayasa değişikliği teklifini destekleme kararı aldığımızdan beri, gerek Zatı Devletlerinin, gerek bazı yüksek komutanların uyarı ve ısrarlarına muhatap olmaktayız..."

21 Mayıs 1969 : Başbakan Demirel, AP Grubunda konuştu: "...Seçimlere gidelim. Hem Meclis'in verdiği oylar boşa gitmez, hem de senatomuz zedelenmez... Ordu, hükümete bir muhtıra vermemiştir. Biz bazı sıkıntılar içindeyiz..."

23 Mayıs 1969 : 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar: "Mücadeleme devam edeceğim."

30 Mayıs 1969 : İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi işgal edildi.

1 Haziran 1969 : İstanbul Üniversitesinde 6 fakülte öğrenciler tarafından işgal edildi. Üniversite kapatıldı. Savcılık Üniversitede arama yaptı.

9 Haziran 1969 : İstanbul Üniversitesi'nde sınavlar yapılamadı. Öğrenciler polisle çatıştı. İstanbul Üniversitesi Senatosu, Üniversiteyi süresiz kapatma kararı aldı. Danıştay kararı durdurdu. Başbakan Demirel: "... Sokağa dökülmekle hiçbir mesele halledilemez..."

11 Haziran 1969 : Öğrenci olayları, Ankara'da tekrar başladı. Tüm yurtta gerginlik artıyor.

13 Haziran 1969 : Irak Hava Kuvvetlerine bağlı iki jet uçağı Hakkari'ye bomba attı. Yanlışlık olduğu bildirildi.

15 Haziran 1969 : 3. Cumhurbaşkanı Bayar, basın toplantısı düzenledi: "DP'lilere siyasi haklarının verilmemesi büyük adli hatadır... AP, muhalefet kadar sebat gösterse, siyasi af sorunu çözümlenir."

16 Haziran 1969 : Demirel, Bayar'a cevaben verdiği demeçte: "Yeni meseleler ortaya çıkarmamak şartıyla siyasi hakların iadesine taraftarız."

20 Haziran 1969 : Artan öğrenci olayları üzerine Ege Üniversitesi süresiz tatil edildi.

25 Haziran 1969 : Kırıkkalede oynanan 3. Lig Kırıkkalespor-Tarsus İdman Yurdu futbol maçında çıkan olaylarda, 4 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı.

29 Haziran 1969 : Celal Bayar, Hürriyet gazetesinde, 'Başvekilim Adnan Menderes' adlı seri yazı dizisini yayınlamaya başladı.

3 Temmuz 1969 : Türk-Amerikan ikili antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla, Türkiye'deki üslerin mülkiyetinin Türkiye'ye ait olduğu Amerika tarafından da kabul edildi.

7 Temmuz 1969 : Kayseri'de, Türkiye Öğretmenler Sendikası Genel Kurulu toplantısının yapıldığı esnada iki cami ve bir okul binasına bomba atıldı. Şehirde kanlı olaylar yaşandı. Toplantı Ankara'da sürdürüldü.

8 Ağustos 1969 : Orman Bakanlığı kuruldu.

14 Ağustos 1969 : Öğrenciler tarafından, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi işgal edildi.

19 Eylül 1969 : İstanbul'da Işık Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda öğrenciler çatıştı. 1 öğrenci öldü, onlarca yaralı var.

20 Eylül 1969 : İstanbul'da Milli Türk Talebe Birliği'nin Cağaloğlu binasında bomba patladı. 1 kişi öldü.

23 Eylül 1969 : ODTÜ'de sağcı ve solcu öğrenciler çatıştı, 1 kişi öldü. Cenazesinde büyük olaylar çıktı.

- İnönü: "... Polis, halk gözünde hakkı olan yerini yitiriyor..." dedi.

1 Ekim 1969 : Demirel Erzurum'da konuştu: "... Rejimi değiştirmeye kalkacakların kafası kırılır..."

12 Ekim 1969 : Genel seçimler yapıldı.
AP 260 Milletvekili (%46.53 oy aldı)
CHP 144 " (%27.36 oy aldı)
GP 14 "
BP 7 "
MP 6 "
YTP 3 "
TİP 2 "
MHP 1 "
Bağımsız 11 "

-İnönü: "Darbeye heves edecek kadar gözü kararmışların demokrasiyi bertaraf etmelerine izin vermeyeceğiz...AP iktidarı ile dalaşmayacağız." dedi.

24 Ekim 1969 : Şair Behçet Kemal Çağlar (Doğumu:1908) öldü.

28 Ekim 1969 : Bazı öğrenci dernekleri kapatıldı.

2 Kasım 1969 : Demirel 2. Kabinesini kurdu. (165 red, 263 kabul)
Başbakan Süleyman Demirel
Devlet Bakanı Gürkan Titrek
Devlet Bakanı İsmet Sezgin,
Devlet Bakanı Hüsamettin Atabeyli,
Devlet Bakanı Turhan Bilgin
Adalet Bakanı Yusuf Ziya Önder
Milli Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu
Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil
İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu
Maliye Bakanı Mesut Erez
Ticaret Bakanı Ahmet Dallı
Bayındırlık Bakanı Turgut Gülez
Çalışma Bakanı Seyfi Öztürk
İmar ve İskan Bakanı Hayrettin Nakipoğlu
Ulaştırma Bakanı Nahit Menteşe
Turizm Bakanı Necmettin Cevheri
Köy İşleri Bakanı Turhan Kapanlı
Orman Bakanı Hüseyin Özalp

Enerji Bakanı Sabit Osman Avcı
Gümrük ve Tekel Bakanı Ahmet İhsan Birincioğlu
Tarım Bakanı İlhami Ertem
Milli Eğitim Bakanı Orhan Oğuz
Sanayi Bakanı Selahattin Kılıç
Sağlık Bakanı Vedat Ali Özkan

5 Kasım 1969 : DP'lilere siyasi af kanununun ikinci müzakeresi senatoda yapıldı. 127 kabul, 23 red.

8 Aralık 1969 : İstanbul'da Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde öğrenciler çatıştı, 1 öğrenci öldü.

14 Aralık 1969 : Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde 1 öğrenci daha öldü.

15 Aralık 1969 : Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ve İlk-Sen'in ortaklaşa düzenledikleri 4 günlük 'öğretmen boykotu' başladı. Hükümet, TRT'ye yayın yasağı koydu.

16 Aralık 1969 : Boğaz Köprüsü 303 milyon liraya ihale edildi. (Kuleler arası 1074 metre, su seviyesinden yüksekliği 64 metre, kulelerin boyları 165 metre)

19 Aralık 1969 : 6. Filo'ya bağlı savaş gemilerinin İzmir'e gelmesiyle, kentte protesto gösterileri başladı.

20 Aralık 1969 : Yıldız Mühendislik ve Mimarlık Akademisi kapatıldı.

29 Aralık 1969 : İstanbul Topkapı'da 'Gamak Elektrik Motorları Fabrikası'nda işçiler polis ile çatıştı, 1 işçi öldü.

31 Aralık 1969 : Cumhurbaşkanı Sunay, yayınladığı yeni yıl mesajında: "... İdeolojilerin zaferi uğruna vatan çocuklarını birbirinin canına kıyacak bir sorumsuzluk uçurumuna sürükleyenler affedilemez ve ihanetin temsilcileri durumuna düşerler."

Windows programının Bul (CTRL+F tuş bileşimi) özelliğinden yararlanarak doküman içinde kelime araması yapabilirsiniz.



1970



6 Ocak 1970 : Başbakan Demirel, devam eden anarşik olaylar karşısında halkı sağduyuya ve göreve çağırdı.

7 Ocak 1970 : Grip salgını tüm yurtta etkili durumda. 33 İlde okullar tatil edildi.

14 Ocak 1970 : Kurtuluş Savaşı Komutanlarından Orgeneral Asım Gündüz (doğ:1880) öldü.

26 Ocak 1970 : Konya bağımsız milletvekili Prof. Necmettin Erbakan tarafından 'sağ cephe boşluğunu doldurmak' amacıyla Milli Nizam Partisi (MNP) kuruldu.

11 Şubat 1970 : Kore Savaşına katılan Türk Tugayının Komutanı General Tahsin Yazıcı (Doğumu:1893) öldü.

- 1970 yılı bütçesi 214'e karşı 224 oy ile reddedildi. Demirel istifa etti. Cumhurbaşkanı Sunay, Demirel'i tekrar Kabineyi Kurmakla görevlendirdi.

20 Şubat 1970 : Boğaz Köprüsü'nün temeli Sunay ve Demirel tarafından atıldı.

3 Mart 1970 : Demirel, 3. Kabinesini eski bakanlar ile kurdu. 172'ye karşı 232 oy ile güvenoyu aldı.

3 Mart 1970 : Sultanahmet Meydanı'nda bulunan Halide Edip Adıvar'ın büstü, gece meçhul kişilerce parçalandı.

18 Mart 1970 : Yüksek Öğretmen Okulu'nda olaylar, 1 öğrenci öldü.

19 Mart 1970 : İstanbul Teknik Üniversitesi'nde polisler tarafından arama yapıldı.

27 Mart 1970 : Gediz'de şiddetli deprem. 1087 ölü var. 90.000 kişi evsiz kaldı.

6 Nisan 1970 : İstanbul Üniversitesi, meydana gelen anarşi olaylar sebebiyle süresiz kapatıldı. Okul polis kordonu altına alındı.

8 Nisan 1970 : Ermeniler, Beyrut'ta Türk Haftası'nın açılışını önlediler.

13 Nisan 1970 : Öğrenciler Ankara Tıp Fakültesi'ni bastılar. 1 askeri doktor öldü. Olayların büyümesi üzerine Ankara Üniversitesi'ne bağlı bazı fakülteler kapatıldı.

18 Mayıs 1970 : Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrenci yurdu sabaha karşı polis tarafından arandı. Bazı öğrenciler gözaltına alındı.

29 Mayıs 1970 : Ankara'da Toplum Polisleri (Çevik Kuvvet), personel kanunu tasarısının tazminatları kaldıracağı yolundaki hükmünü protesto etmek için göreve çıkmadılar.

1 Haziran 1970 : Ankara'da 'Anayasa Mitingi' yapıldı.

3 Haziran 1970 : Ünlü yazar Orhan Kemal (Doğumu:1914) öldü.

6 Haziran 1970 : Personel kanunu tasarısı ile halk sağlığı hizmetlerinde reformun gerçekleşmemesini protesto için doktorlar yürüdü.

8 Haziran 1970 : İstanbul Ün. Edebiyat Fakültesi'nde çıkan çatışmada 1 öğrenci öldü.

14 Haziran 1970 : Personel kanunu tasarısındaki aksaklıkları protesto için, Türk Persen Ankara'da büyük bir protesto gösterisi düzenledi. (Bu tasarı için herkes yürüyor.)

16 Haziran 1970 : İstanbul'un Anadolu yakasında, işçilerin düzenlediği büyük yürüyüş kanlı noktalandı. 3 ölü ve onlarca yaralı var. İstanbul ve Kocaeli'nde 1 ay süre ile sıkıyönetim ilan edildi. Gece sokağa çıkma yasağı konuldu.

17 Haziran 1970 : TİP'in itirazı üzerine, Anayasa Mahkemesi, eski DP'lilere siyasi haklarının iadesini öngören kanunu 7'ye karşı 8 oyla iptal etti.

22 Haziran 1970 : İTÜ'nde sağcı ve solcu öğrenciler arasında silahlı çatışma oldu, yaralılar var.

13 Temmuz 1970 : İTÜ öğrencileri sınavlara girmediler.

14 Temmuz 1970 : Askerlik süresi 20 aya, yedek subaylık 18 aya indirildi.

15 Temmuz 1970 : TBMM'de İstanbul ve Kocaeli'nde uygulanan sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

9 Ağustos 1970 : Türk Lirası devalüe edildi.

15 Ekim 1970 : Sovyetler Birliğine ait bir uçak kaçırılarak Trabzon'a indirildi.

21 Ekim 1970 : 2 Amerikalı General ile 1 Türk Albayını Erzurum'dan Kars'a götüren U-8 tipi Amerikan uçağı rotayı şaşırarak Sovyet topraklarına indi. Diplomatik temaslar sonunda geri alındı. Sovyetler, Türkiye ve Amerika'yı protesto etti.

- AP 3. Büyük Kongresi Ankara'da toplandı. Demirel, yeniden Genel Başkan seçildi. (Demirel: 1425, Domaniç: 28, Yalçın: 15)

25 Ekim 1970 : Genel nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz: 35.666.549

27 Ekim 1970 : Bir Sovyet uçağı Sinop'a kaçırıldı.

25 Kasım 1970 : İstanbul Amerikan Koleji, meydana gelen öğrenci olayları nedeniyle bir süre kapatıldı.

27 Kasım 1970 : İstanbul Kültür Sarayı, esrarengiz şekilde yandı.

5 Aralık 1970 : İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu işgal edildi ve silahlı çatışma oldu. Okul süresiz kapatıldı.

7 Aralık 1970 : Ankara Yüksek Öğretmen Okulu işgal edildi.

- Ankara'da yabancı 5 şirketin bürosuna bomba atıldı.

8 Aralık 1970 : Hacettepe Üniversitesi'nde silahlı çatışma çıktı.

10 Aralık 1970 : İstanbul Üniversitesi'nde 8 fakülte kapatıldı.

11 Aralık 1970 : Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur, Cumhurbaşkanı Sunay'a, 'Buhranlı günlerin artması ve muhtemel tehlikelerle' ilgili bir muhtıra verdi.

17 Aralık 1970 : Başbakan Demirel hakkındaki soruşturma hazırlık tahkikatı, 276'ya karşı 309 oyla reddedildi. Demirel, 'İddiaların, ciddiyetten uzak olduğunu ve kendisini ilgilendirmediğini, raporunda bunu belgelendirdiğini.' belirtti.

18 Aralık 1970 : Demokrat Parti, Adalet Partisi'nden ayrılan 26 milletvekilinin de katılımıyla kuruldu.

20 Aralık 1970 : İstanbul'da 'kapıcılar' yürüyüş yaptı.

30 Aralık 1970 : İnönü: "... Başlıca sorumlu, tükenmiş iktidardır." dedi.



1971



5 Ocak 1971 : Muhalefet Lideri İnönü, Cumhurbaşkanı Sunay ile, sürüp giden olaylara karşı alınacak tedbirler üzerine görüştüler.

18 Ocak 1971 : İTÜ'nde öğrenciler polisle çatıştı.

20 Ocak 1971 : ODTÜ süresiz olarak kapatıldı.

25 Ocak 1971 : Polis, Siyasal Bilgiler Fakültesi Yurdu'nda arama yaptı.

30 Ocak 1971 : İstanbul'da 11 özel okulun öğrencileri, Devrimci Gençlik (Dev-Genç) ve Devrimci Kadınlar Birliği'nin de katılımıyla, 'özel eğitimin devletleştirilmesi' için büyük bir yürüyüş düzenlediler.

1 Şubat 1971 : Ankara Fen Fakültesi öğrencileri boykot düzenlediler.

3 Şubat 1971 : Eski DP'lilerin siyasi haklarının verilmesini öngören kanun teklifi, 217 AP milletvekili ve senatörün imzasıyla TBMM Başkanlığı'na verildi.

12 Şubat 1971 : Bursa'da TOFAŞ Oto Fabrikası, Cumhurbaşkanı Sunay tarafından hizmete açıldı.

- Ziraat Bankası'nın Ankara Küçükesat Şubesi, silahlı kişilerce soyuldu.

15 Şubat 1971 : Ankara Balgat'ta Amerikan tesislerinde görevli bir Amerikan Çavuşu kaçırıldı. Bir süre sonra serbest bırakıldı.

20 Şubat 1971 : ODTÜ öğrencileri, bir süre önce Hacettepe Üniversitesi Yurdu'nda meydana gelen olayları protesto etmek için Ankara-Eskişehir yolunu trafiğe kapattılar.

2 Mart 1971 : İstanbul Hukuk Fakültesi'nde öğrenciler polis ile çatıştı.

4 Mart 1971 : Ankara'da 4 Amerikalı asker, Türk Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) isimli örgüt tarafından kaçırıldı. 4 gün sonra serbest bırakıldılar.

5 Mart 1971 : ODTÜ'de güvenlik kuvvetlerinin arama yapmak istemeleri üzerine çıkan çatışmada, 1 öğrenci öldü, 1 jandarma şehit oldu, onlarca yaralı var.

- Bir süre önce Kırıkhan'da Hamidiye Camii'ne yapılan bombalı saldırıyı protesto etmek için yürüyüş yapan halk, güvenlik kuvvetleri ile çatıştı. Çok sayıda ölü ve yaralı var.

- Akbank'ın İstanbul Kadıköy Selamiçeşme Şubesi silahlı kişilerce soyuldu.

- Ankara Erkek Teknik Yüksek Okulu'nda çıkan çatışmada yaralananlar oldu.

7 Mart 1971 : İnönü yaptığı konuşmada: "... Kanla biten sonuç tamir olunmaz."

12 Mart 1971 : Türk Silahlı Kuvvetleri '12 MART MUHTIRASI’NI verdi.
"1-Parlamento ve Hükümet süregelen tutum, görüş ve icraatı ile yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş. Atatürk'ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamu oyunda yitirmiş ve Anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.
2-Türk Milletinin sinesinden çıkan Silahlı Kuvvetleri'nin bu vahim ortam hakkında duyduğu üzüntü ümitsizliği giderecek çarelerin partiler üstü bir anlayışla meclislerimizce değerlendirilerek mevcut anarşik durumu giderecek ve anayasanın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve inkılap kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir.
3-Bu husus süratle tahakkuk ettirilmediği takdirde Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek idareyi doğrudan doğruya üzerine almağa kararlıdır.
Bilgilerinize"

Türk Silahlı Kuvvetleri adına Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyicioğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur imzalı bu muhtıra, Cumhurbaşkanı'na, Cumhuriyet Senatosuna ve TBMM Başkanlığına verildi.

- Başbakan Süleyman Demirel istifa etti.

- CHP Lideri İnönü, Silahlı Kuvvetlerin muhtırası ve Demirel'in istifası üzerine, "Demokratik bir istifadır." dedi.

19 Mart 1971 : Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, Kabineyi kurmakla görevlendirildi.

21 Mart 1971 : Yazar ve gazeteci Falih Rıfkı Atay (Doğumu:1894) öldü.

26 Mart 1971 : Türkiye'nin 12. Başbakanı Nihat Erim Kabinesini açıkladı. Kabinede, 5 AP'li, 3 CHP'li, 1 MGP' li, 1 Milli Birlik Grubu üyesi ve Parlamento dışından 14 teknisyen görev aldı. 7 Nisan'da yapılan oylamada 46 red, 3 çekimser oya karşın 321 oyla güvenoyu aldı. 74 Milletvekili oylamaya katılmadı.

Başbakan Nihat Erim

Başbakan Yardımcısı Sadi Koçaş (CHP)

Başbakan Yardımcısı Atilla Karaosmanoğlu (Dış)

Devlet Bakanı Mehmet Özgüneş (Tabi Senatör)

Devlet Bakanı Doğan Kitaplı (AP)

Devlet Bakanı İsmail Arar (CHP)

Milli Savunma Bakanı Ferit Melen (MGP)

İçişleri Bakanı Hamdi Ömeroğlu (Dış)

Dışişleri Bakanı Osman Olcay (Dış)

Maliye Bakanı Said Naci Ergin (Dış)

Milli Eğitim Bakanı Şinasi Orel (Dış)

Gençlik ve Spor Bakanı Sezai Ergün (AP)

Orman Bakanı Selahattin İnal (Dış)

Köy İşleri Bakanı Cevdet Aykan (Dış)

İmar ve İskan Bakanı Selahattin Babüroğlu (Dış)

Turizm Bakanı Erol Yılmaz Aksal (AP)

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bk. İhsan Topaloğlu (CHP)

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ayhan Çilingiroğlu (Dış)

Ulaştırma Bakanı Haluk Arık (Dış)

Tarım Bakanı Orhan Dikmen (Dış)

Bayındırlık Bakanı Cahit Karakaş (AP)

Dış Ekonomik İlişkiler Bakanı Özer Derbil (Dış)

Sağlık Bakanı Türkan Akyol (Dış)

Gümrük ve Tekel Bakanı Haydar Özalp (AP)

5 Nisan 1971 : 2 işadamı Dev-Genç militanlarınca kaçırıldı. 16 saat sonra serbest bırakıldılar.

11 Nisan 1971 : Genelkurmay Plan ve Program Dairesi Başkanı Korgeneral Atıf Erçıkan'ın Ankara'daki evine bomba atıldı, hasar meydana geldi.

15 Nisan 1971 : İstanbul'da bir doktorun oğlu, Dev-Genç militanlarınca kaçırıldı, 250.000 lira fidye karşılığı serbest bırakıldı.

22 Nisan 1971 : İstanbul, askeri ve sivil ekipler tarafından, gece sabaha kadar arandı.

- İnönü: "Eşkiya sokağa hakim olmuştur." dedi.

25 Nisan 1971 : Çin Halk Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkiler kurulmasına karar verildi.

26 Nisan 1971 : İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, Eskişehir, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt illerinde 1 aylık sıkıyönetim ilan edildi.

- Ünlü tiyatro sanatçısı Celal Sururi (Doğumu:1903) öldü.

27 Nisan 1971 : Dev-Genç, Doğu Kültür Ocakları ve Ülkü Ocakları kapatıldı.

3 Mayıs 1971 : Ziraat Bankası İstanbul Unkapanı Şubesi'ni soymak isteyen hırsızlar, banka koruma görevlisi Tahsin Yaman'ı öldürdüler. Suçlular yakalandı. Yaman'ın cenazesi askeri törenle kaldırıldı.

13 Mayıs 1971 : Sıkıyönetim mahkemelerinde duruşmalar başladı. Tüm yurtta arama ve taramalar aralıksız sürdürülüyor.

17 Mayıs 1971 : İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Ephraim Elrom kaçırıldı.

21 Mayıs 1971 : Anayasa Mahkemesi, Necmettin Erbakan'ın kurduğu ve Genel Başkanlığı'nı yaptığı 'Milli Nizam Partisi' hakkında, 'Laik devlet niteliğinin ve Atatürk devrimciliğinin korunması' prensiplerine aykırı olduğu gerekçesiyle kapatma kararı verdi.

- İzmir'de silahlı kişiler, güvenlik kuvvetleriyle silahlı çatışmaya girdiler. Ölü ve yaralılar var.

23 Mayıs 1971 : İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, İstanbul'da arama yapılması için kentte cumartesi gece yarısından pazar günü saat 15.00'e kadar sokağa çıkma yasağı koydu. 25.000 polis ve asker aramaya katıldı.

30 Mayıs 1971 : İstanbul'da, Mahir Çayan ve ekibinin ellerinde rehin tuttukları Sibel Erkan, 51 saat sonra güvenlik kuvvetlerinin operasyonu sonucu kurtarıldı.

7 Haziran 1971 : Başbakan Nihat Erim, radyodan bir konuşma yaptı: "Ordu durup dururken 12 Mart muhtırasını vermedi. Memleket bir ortamın içine götürülmüştü, sürüklenmişti ve bu ortamda çok tehlikeli bir hal almıştı. O kadar tehlikeli bir hal almıştı ki, bir sabah uyanacaktık, belki Endonezya'daki gibi komünist avına çıkmış kitleler görebilirdik. Böyle tahrikler, böyle kışkırtmalar vardı. Yahut aksi, bir gece bakacaktık ki, çok küçük bir azınlık fakat kararlı, silahlı, dinamitli, gayet iyi örgütlenmiş çok küçük bir azınlık, memlekette bir darbe yapmış. İşte bu ortamın karşısında buldum kendimi ve ordu bunu önlemek için 12 Mart Muhtırası'nı verdi.." (Demek ki bunları görmek için Başbakan olmak gerekiyormuş.)

21 Haziran 1971 : Eski Milli Birlik Komitesi üyesi İrfan Solmazer, 'Devlet bütünlüğünü bozmak üzere gizli örgüt kurduğu' iddiasıyla gözaltına alındı.

24 Haziran 1971 : Anayasa Mahkemesi, İstanbul'da şekercilik yapan Hasan Turan adlı bir vatandaşın Genel Başkanı olduğu Türkiye İleri Ülkü Partisi'ni kapatma kararı aldı.

2 Temmuz 1971 : Senato'da, Milli Birlik Komitesi üyelerinden Tabi Senatör Ekrem Acuner'in dokunulmazlığının kaldırılması sert tartışmalardan sonra kabul edildi. (91 evet, 27 hayır, 1 çekimser) Acuner, Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

14 Temmuz 1971 : Atatürk'ün yakın arkadaşı Kılıç Ali (Doğumu:1888) öldü.

23 Temmuz 1971 : Sıkıyönetim 11 ilde 2 ay daha uzatıldı.

26 Temmuz 1971 : ODTÜ yeniden öğretime başladı.

27 Temmuz 1971 : İzmir-Aydın yolunda Ziraat Bankası'na ait bir araç silahlı kişilerce soyularak 4.000.000 lira çalındı. Soyguncuların Dev-Genç ile ilişkisi olduğu belirlendi.

3 Ağustos 1971 : Senato'da, Kontenjan Senatörü ve eski Milli Birlik Komitesi üyesi Cemal Madanoğlu ve Osman Köksal'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı. Madanoğlu: 98 evet, 26 hayır, 1 çekimser. Köksal: 89 evet, 32 hayır, 3 çekimser.

5 Ağustos 1971 : Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti (Kızıl Çin) ilişkileri saat 13.00'den itibaren yürürlüğe girdi. Türkiye, Çin H.C.'ni tanıyan 8. NATO üyesi oldu. Milliyetçi Çin Elçilik mensupları, Türkiye'den ayrılıyor.

14 Ağustos 1971 : 21 Haziran'da tutuklanan, Eski MBK üyesi İrfan Solmazer tahliye edildi.

26 Ağustos 1971 : 26 Ağustos 1071'de Anadolu'yu Türklere açan Malazgirt Zaferi'nin 900. yıl dönümü bütün yurtta törenlerle kutlandı.

27 Ağustos 1971 : 1961 Anayasası'nın değiştirilmesini öngören 430 imzalı teklif, 2'ye karşı 373 oyla kabul edildi. (görülmemiş bir ittifak.)

10 Eylül 1971 : Boğaziçi Üniversitesi kuruldu. Robert Koleji binası, Boğaziçi Üniversitesi'ne tahsis edildi.

11 Eylül 1971 : Komutanlarla Bakanlar arasında 5 saat süren toplantı yapıldı. Yeni kabinenin 157 günlük icraatı ve sonuçları beraberce gözden geçirildi. (Bir nevi Teftiş)

19 Eylül 1971 : Türkiye Güzeli Filiz Vural (18), Avrupa Güzeli seçildi.

23 Eylül 1971 : 11 ilde sürdürülen sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

5 Ekim 1971 : AP Genel İdare Kurulu bir bildiri yayınlayarak, hükümetin 'partiler üstü' vasfını kaybettiğini ileri sürerek 5 Bakanını Hükümetten çekti.

6 Ekim 1971 : Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından açılışı yapılan, 6. Akdeniz Oyunları İzmir'de başladı.

9 Ekim 1971 : Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ında aralarında bulunduğu 17 aşırı solcu genç, Anayasa'yı tebdil, tağyir ve ilgaya teşebbüsten, Ankara 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nce ölüm cezasına çarptırıldılar. 3 sanık 5'er yıl hapse çarptırıldı, 3 sanık ise beraat etti.

14 Ekim 1971 : Cumhurbaşkanı Sunay, İran'ın 2500. kuruluş yıldönümü törenleri için İran'a gitti.

26 Ekim 1971 : AP'nin bakanlarını çekmesiyle başlayan hükümet bunalımı, Çankaya Köşkü'nde AP Lideri Demirel ile yapılan 3 saat 45 dakikalık görüşmeden bir sonuç alınamayınca hükümetin istifası ile sonuçlandı. Sunay, Erim'in istifasını kabul etmedi.

5 Kasım 1971 : AP Merkez Temsilciler Meclisi, 5 Ekim kararını (Kabine'den 5 AP'li bakanın geri çekilmesi) geri aldılar.

12 Kasım 1971 : AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, kendisi için tahkikat açılmasını istedi.

25 Kasım 1971 : 11 ilde devam eden sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

29 Kasım 1971 : Maltepe 2. Zırhlı Tugay Askeri Hapishanesi'nde tutuklu bulunan 5 anarşist kaçtı.

3 Aralık 1971 : 11 Bakan, reformların yapılmasının imkanı kalmadığı gerekçesiyle toplu olarak istifa ettiler. Bunun üzerine, Nihat Erim istifasını Cumhurbaşkanı'na sundu.

5 Aralık 1971 : Nihat Erim tekrar Hükümeti kurmakla görevlendirildi.

11 Aralık 1971 : Nihat Erim 2. Kabinesini kurdu. Kabinede, AP'den 7, CHP'den 4, MGP'den 1, Meclis dışından 12 Kişi yer aldı. Yapılan güven oylamasında 301 evet, 45 hayır, 3 çekimser oy aldı. (CHP'de Ecevit taraftarları ile AP'de Demirel karşıtları oylamaya katılmadılar.)



1972



6 Ocak 1972 : Atatürk devri Dışişleri Bakanlarından Tevfik Rüştü Aras (Doğumu:1883) öldü.

10 Ocak 1972 : Askeri Yargıtay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkındaki ölüm cezalarını onayladı.

21 Ocak 1972 : THY'ye ait DC-9 tipi yolcu uçağı Hac dönüşü, yolcusuz olarak Adana yakınlarında düştü. 1 hostes öldü.

23 Ocak 1972 : İstanbul'da, 03.00 ile 18.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı konarak, kent genelinde 512.000 ev arandı.

24 Ocak 1972 : İnönü, TBMM'de ve idamlar hakkında konuştu: "... Siyasi suçlar için idam olmaması fikrindeyim, bunu kaldıralım. Dünyada memleketler var ki idam cezasını büsbütün kaldırmışlardır."

- Sıkıyönetim 11 ilde 2 ay daha uzatıldı.

- Pakistan Devlet Başkanı Zülfikar Ali Butto, Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu.

30 Ocak 1972 : İstanbul'da Aksaray Alt Geçidi hizmete açıldı.

8 Şubat 1972 : Türkiye'de Haşhaş ekiminin yasaklanmasından sonra Amerika, ilk tazminat olarak 35 milyon TL. verdi.

24 Şubat 1972 : 229 sanıklı Dev-Genç davasına, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nde başlandı.

8 Mart 1972 : Eski Başbakanlardan Adnan Menderes'in büyük oğlu, DP Genel Başkanı Yüksel Menderes Ankara'da intihar etti.

10 Mart 1972 : TBMM, 09.10.1971'de idama mahkum edilen 17 kişiden, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarını onayladı.

11 Kasım 1972 : Anarşist eylemlere katıldıkları ve 29.11.1971'de Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçan 5 mahkuma yardım ettikleri gerekçesiyle, 57 subay ve 11 astsubay ordudan ihraç edildi.

13 Mart 1972 : Ankara'da saat 00.30 ile 04.00 arasında sokağa çıkma yasağı kondu.

19 Mart 1972 : Başbakan Nihat Erim, ABD Başkanı Nixon ile görüşmek üzere Amerika'ya gitti.

23 Mart 1972 : Cumhurbaşkanı Sunay, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarını onayladı.

25 Mart 1972 : Sıkıyönetim 11 ilde 2 ay daha uzatıldı.

27 Mart 1972 : Odu'nun Ünye İlçesi'nde ki Radar Üssü'nde görevli iki İngiliz ve bir Kanadalı Teknisyen kaçırıldı. Kaçıranlar, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezalarının kaldırılmasını istediler. Niksar'ın Kızıldere köyünde, güvenlik kuvvetleri tarafından sarılan anarşistler Teknisyenleri öldürdüler. Operasyon sonucunda 1 anarşist ölü diğerleri sağ olarak ele geçirildi. (Bu olay Kızıldere olayı olarak anılır.)

30 Mart 1972 : İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı, 01.00-04.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı koydu.

- Başbakan Erim, anarşistler tarafından öldürülen iki İngiliz ve bir Kanadalı Teknisyenler için, İngiliz ve Kanada Başbakanlarına taziye mesajı gönderdi.

12 Nisan 1972 : ABD'den satın alınan iki denizaltı Türkiye'ye getirildi.

17 Nisan 1972 : Başbakan Nihat Erim istifa etti.

22 Nisan 1972 : CHP'de anlaşmazlık iyice su yüzüne çıktı. Parti, İnönücüler ve Ecevitçiler olarak ikiye bölündü. İnönü: "CHP'de İttihat ve Terakki usullerine izin vermeyeceğim." dedi.

29 Nisan 1972 : Cumhurbaşkanı Sunay, Kabineyi Kurmakla Kontenjan Senatörü Suat Hayri Ürgüplü'yü görevlendirdi. Ürgüplü, daha sonra görevi Cumhurbaşkanı'na iade etti.

3 Mayıs 1972 : İçinde İsmet İnönü'nün oğlu Erdal İnönü'nün de bulunduğu THY'ye ait 'Boğaziçi' isimli yolcu uçağı, 4 silahlı anarşist tarafından Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya kaçırıldı. 67 yolcu ve mürettebat 28 saat sonra serbest bırakıldı. Bulgaristan, hava korsanlarına iltica hakkı verdi.

4 Mayıs 1972 : Jandarma Genel Komutanı Org. Kemalettin Eken'e Ankara'da suikast düzenlendi. Eken kurtuldu, Eken'in korumaları ile anarşistler arasında çıkan çatışmada biri ölü diğeri sağ olarak ele geçirildi.

6 Mayıs 1972 : Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın cezaları, Ankara Cebeci Kapalı Cezaevi avlusunda infaz edildi.

7 Mayıs 1972 : CHP Olağanüstü Kurultayı'nda, Bülent Ecevit 709, İsmet İnönü 498 oy aldı.

8 Mayıs 1972 : İnönü, Atatürk'ün ölümünden bu yana (33 yıl 4 ay) sürdürdüğü CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti. Ecevit: "Devrimci kadrolar CHP'yi Atatürk ve İnönü'ye layık bir şekilde yaşatacaktır." Kemal Satır: "İnönü hayatta iken İnönü'süz bir CHP nasıl olacaktır?" dedi.

14 Mayıs 1972 : CHP Özel Kurultayı 826 oy ile Bülent Ecevit'i Genel Başkanlığa seçti.

15 Mayıs 1972 : Milli Savunma Bakanı Ferit Melen (MGP) kabineyi kurmakla görevlendirildi.

22 Mayıs 1972 : Ferit Melen Kabinesi güvenoyu aldı. Kabinede, AP'den 8, CHP'den 5, MGP'den 2, Meclis dışından 9 ve Kontenjan Senatörü olarak 1 kişi görev aldı.

24 Mayıs 1972 : 11 ilde devam eden sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

17 Haziran 1972 : Başbakan Ferit Melen, Batı Almanya'da bir televizyona ordunun müdahale nedenlerini anlattı.

7 Temmuz 1972 : İstanbul Fener Ortodoks Kilisesi Patriği Athenagoras öldü.

13 Temmuz 1972 : İstanbul'da Cumhurbaşkanı Sunay'ın başkanlığında bir zirve toplantısı yapıldı.

16 Temmuz 1972 : İmroz Metropoliti Dimitrios Papadopulos (58) Fener Patrikliğine seçildi.

19 Temmuz 1972 : 11 ilde devam eden sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

20 Temmuz 1972 : Almanya'ya giden 500.000'nci işçi törenle uğurlandı.

- CHP'de istifalar ve parti disiplinine uymadıkları gerekçesiyle ihraçlar başladı.

7 Ağustos 1972 : CHP Yüksek Disiplin Kurulu, eski Genel Sekreter Kemal Satır ile eski Devlet Bakanı Ali İhsan Göğüş'ü partiden ihraç etti.

15 Ağustos 1972 : Eski Milli Birlik Komitesi üyesi İrfan Solmazer, hakkında yurtdışına çıkış yasağı bulunmasına rağmen izinsiz olarak yurt dışına çıktı.

22 Ağustos 1972 : Şair ve gazeteci Orhan Seyfi Orhon (Doğumu:1890) öldü.

24 Ağustos 1972 : Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Faruk Gürler Genel Kurmay Başkanlığı'na, Org. Semih Sancar Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na, Oram. Kemal Kayacan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atandılar.

29 Ağustos 1972 : Milli Eğitim Bakanlığı, yeni ilkokul yönetmeliğinde, ilkokul öğrencilerinin her pazartesi günü, 'Türküm doğruyum, çalışkanım...' ile başlayan geleneksel antlarının sonunu, 'Ey, bu günümüzü sağlayan Ulu Atatürk, açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim, ne mutlu Türküm diyene.' şeklinde değiştirdi.

4 Eylül 1972 : Cumhuriyetçi Parti kuruldu.

23 Eylül 1972 : 11 ilde devam eden sıkıyönetim 2 ay daha uzatıldı.

1 Ekim 1972 : Cemal Kamacı, 63.5 kg.'da Avrupa Boks Şampiyonu oldu.

19 Ekim 1972 : AP Kongresi Ankara'da toplandı. Süleyman Demirel tekrar Genel Başkanlığa seçildi.

22 Ekim 1972 : THY'nin Truva isimli yolcu uçağı Sofya'ya kaçırıldı. Yolcular 38 saat sonra serbest bırakıldı.

2 Kasım 1972 : TBMM Başkanlığı'na Sabit Osman Avcı seçildi.

5 Kasım 1972 : CHP Meclis Grubu, Hükümette bulunan 5 Bakanını çekme kararı aldı.

- İsmet İnönü, CHP'den ve Malatya Milletvekilliği'nden istifa etti.

16 Kasım 1972 : CHP'den ve Milletvekilliği'nden istifa eden İnönü, Anayasa'nın eski Cumhurbaşkanlarına tanıdığı haktan yararlanarak, Cumhuriyet Senatosu'nda ilk 'Tabi Senatör' oldu.

22 Kasım 1972 : MP Genel Başkanı Osman Bölükbaşı, sağlık durumundan dolayı bu görevinden istifa etti.

19 Aralık 1972 : Gazeteci ve yazar Ahmet Emin Yalman (Doğumu:1888) öldü.



1973



2 Ocak 1973 : Siyasi Parti Liderleri Çankaya'da toplandı. Cumhurbaşkanı Sunay, liderlerden 'reformlar' için uzlaşma istedi.

3 Ocak 1973 : Suriye'den kaçak olarak Türkiye'ye giren silahlı 9 anarşistle güvenlik kuvvetleri arasında çıkan çatışmada, 1 asker ve 2 köylü şehit oldu.3 asker ve 3 köylü yaralandı. Anarşistler kaçtı.

4 Ocak 1973 : Hürriyet Gazetesi, silahlı anarşistlerin güneydoğu sınırlarımızda güvenlik kuvvetleriyle yaptıkları çatışma haberi dolayısıyla, Hatay ve Adana illerinde toplatıldı. Konu Meclis'e getirildi. Karar kısa bir süre sonra kaldırıldı.

13 Ocak 1973 : Sabotajları önlemek için, her havaalanına komutanlıklar kuruldu.

25 Ocak 1973 : 11 ilde devam eden sıkıyönetim Sakarya ve Zonguldak'ta kaldırıldı. Diğer 9 ilde 2 ay daha uzatıldı.

28 Ocak 1973 : Los Angeles Başkonsolosumuz Mehmet Baydar ile Konsolos Bahadır Demir, Mıgırdıç Yanıkyan isimli bir Ermeni tarafından öldürüldü.

14 Şubat 1973 : Ermenilerin Marsilya'da bir kilise avlusuna diktikleri Türkiye aleyhtarı bir anıt dolayısıyla Fransa'yı protesto ettik. Türkiye Büyükelçisi bir süre yurda döndü. (Ocak 2001'deki sözde soykırım tasarısına giden önemli bir adım, zamanında gerekli çalışmaları başlatabilseydik acaba bu karar çıkar mıydı. Tarih yine tekerrür etmiştir.)

21 Şubat 1973 : Yüksek Komuta Heyeti bir tebliğ yayınladı: "... Silahlı Kuvvetler ve 12 Mart Muhtırası'nı küçük düşürecek sataşma ve beyana son verilmelidir."

22 Şubat 1973 : İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde bir kısım ek binalar sabaha karşı yandı. Sabotaj şüphesi var.

28 Şubat 1973 : Cumhuriyetçi Parti, Milli Güven Partisi ile güç birliği yaparak birleşme kararı aldı. Kendilerine katılan Bağımsız Halkçılar ile beraber 'Cumhuriyetçi Güven Partisi' adını aldılar.

4 Mart 1973 : Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) Genel Başkanlığı'na Turhan Feyzioğlu seçildi.

5 Mart 1973 : Genelkurmay Başkanı Org. Faruk Gürler emekliliğini istedi. (Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor.)

6 Mart 1973 : Faruk Gürler, Kontenjan Senatörü oldu. Genelkurmay Başkanlığı'na Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Semih Sancar atandı.

25 Mart 1973 : Tabi Senatör İsmet İnönü, Cumhuriyet Senatosu'nda, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılmasını öngören Anayasa değişikliği teklifi üzerine: "Bunu yapmayınız. Bu O'na iyilik değildir. Vazifesini bırakmasını bilirse şerefli bir iş yapmış olur." dedi. Tasarı reddedildi. (Nisan 2000, 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hakkındaki Anayasa teklifi. Tarih yine tekerrür etti, hem de aynı sonuç ile birlikte.)

26 Mart 1973 : Türkiye'nin büyük rüyası gerçekleşti. İstanbul'un iki yakasını birleştiren Boğaz Köprüsü, karşılıklı olarak bağlandı.

28 Mart 1973 : 7 yıllık görev süresini tamamlayan Türkiye'nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay görevinden ayrıldı.

3 Mart 1973 : Cumhurbaşkanı seçileceğine kesin gözüyle bakılan Kontenjan Senatörü ve eski Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler, Meclis'te büyük bir hüsrana uğrayarak Cumhurbaşkanı seçilemedi.

5 Nisan 1973 : Siyasi partilerin yetkilileri, Cumhuriyet'in 50. yılında bir 'genel af' çıkarmaktan yana olduklarını belirttiler.

6 Nisan 1973 : Uzun süren görüşmeler ve oturumlardan sonra Kontenjan Senatörü ve Emekli Oramiral Fahri Korutürk Türkiye Cumhuriyeti'nin 6. Cumhurbaşkanı seçildi.

7 Nisan 1973 : Ferit Melen Hükümeti, yeni Cumhurbaşkanı seçilmesinden dolayı, demokratik rejimin bir gereği olarak istifa etti.

12 Nisan 1973 : Cumhurbaşkanı Korutürk, Ticaret Bakanı ve Kontenjan Senatörü Naim Talu'yu Hükümeti kurmakla görevlendirdi.

15 Nisan 1973 : Nami Talu Kabineyi kurdu. Kabine'de AP'den 12, CGP'den 5, Bağımsız 4 ve Meclis dışından 4 kişi yer aldı.

21 Nisan 1973 : Ünlü yazar Kemal Tahir (Doğumu:1910) öldü.

13 Mayıs 1973 : Seçmen kütüklerinin yazılması için bütün yurtta sokağa çıkma yasağı kondu.

20 Mayıs 1973 : Prof. Necmettin Erbakan, kapatılan Milli Nizam Partisi'nden (MNP) sonra, Milli Selamet Partisi'ni (MSP) kurdu. 3 milletvekili MSP'ye geçti.

11 Haziran 1973 : Mardin Kızıltepe'de özel arabası içerisinde silahla öldürülen AP Milletvekili Abdürrahim Türk'ün başı olduğu 'Kanco' aşireti mensupları ile, kendilerine düşman saydıkları ve Türk'ü öldürdüklerini öne sürdükleri 'Bup' aşireti mensupları arasında çıkan çatışmada 12 kişi öldü.

5 Temmuz 1973 : Üniversiteye giriş sınavının soruları çalındı.

24 Eylül 1973 : Şair ve yazar Şükufe Nihal (Doğumu:1896) öldü.

6 Ekim 1973 : Ortadoğu'da İsrail-Filistin Savaşı yeniden başladı.

13 Ekim 1973 : Ünlü hikaye yazarı Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) (Doğumu:1887) öldü.

14 Ekim 1973 : Milletvekili seçimleri yapıldı. CHP: 185 AP: 149 MSP: 48 CGP: 13 MHP: 3 TBP: 1 Bağımsız: 6 Milletvekilliği kazandılar.

17 Ekim 1973 : CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Hükümeti kurmakla görevlendirildi.

29 Ekim 1973 : Sivas'ta Cumhuriyet Üniversitesi kurulması kararlaştırıldı.

30 Ekim 1973 : İstanbul Boğaz Köprüsü, Cumhurbaşkanı Korutürk tarafından törenle açıldı.

1 Kasım 1973 : Bogaz Köprüsünden ilk 24 saat içinde 28.126 araç geçti. 400.000 TL. gelir elde edildi.

2 Kasım 1973 : TBMM Başkanlığı seçimlerinin 10. turunda da bir sonuç alınamadı.

5 Kasım 1973 : Ünlü tiyatro sanatçısı İsmail Dümbüllü öldü.

7 Kasım 1973 : Ecevit, Hükümeti kuramayacağını belirterek görevi Cumhurbaşkanı'na iade etti.

8 Kasım 1973 : Ünlü şair Faruk Nafiz Çamlıbel (Doğumu:1898) öldü.

12 Kasım 1973 : Korutürk, Hükümeti kurma görevini AP Genel Başkanı Demirel'e verdi.

15 Kasım 1973 : Milliyetçi yazar Nihal Atsız tutuklandı.

17 Kasım 1973 : Demirel'de Hükümeti kuramıyacağını belirterek görevi Cumhurbaşkanı'na iade etti.

19 Kasım 1973 : Korutürk, Naim Talu'yu Hükümeti kurmakla görevlendirdi.

25 Kasım 1973 : Yunanistan'da darbe oldu.

8 Aralık 1973 : Cumhurbaşkanı Korutürk, bir yazısından dolayı ceza alan Çetin Altan'ı affetti.

9 Aralık 1973 : Mahalli seçimler yapıldı. 33 il belediye başkanlığını CHP kazanırken, AP: 22 il, DP: 2, MSP: 2 ve Bağımsızlarda 8 belediye başkanlığı kazandılar.

18 Aralık 1973 : CHP Milletvekili Kemal Güven 27. tur sonunda TBMM Başkanlığı'na seçildi.

25 Aralık 1973 : Atatürk'ün silah arkadaşı, 'İkinci Adam', 12 yıl Cumhurbaşkanlığı ve 17 yıl Başbakanlık yapan İsmet İnönü (Doğumu:1883) saat 16.10'da Pembe Köşk'te öldü.

28 Aralık 1973 : 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün naaşı TBMM'de yapılan törenin ardından Anıtkabir'de toprağa verildi.



1974



10 Ocak 1974 : Kabineyi kurmakla görevlendirilen Naim Talu, Hükümeti kuramayacağını belirterek görevi Cumhurbaşkanı'na iade etti.

13 Ocak 1974 : CHP ile MSP, hükümet konusunda ortaklık için anlaştı.

14 Ocak 1974 : Korutürk, Hükümeti kurmakla tekrar Ecevit'i görevlendirdi.

26 Ocak 1974 : CHP-MSP Koalisyon Hükümeti güvenoyu aldı. (Hükümet bunalımı 3 ay 12 gün sürdü).

- THY'nin Van isimli yolcu uçağı İzmir yakınlarında düştü, 62 kişi öldü.

28 Ocak 1974 : Devrimci Subaylar Örgütü davasında 33 subay 6-12 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırıldılar.

14 Şubat 1974 : Yazar ve gazeteci İsmail Cem İpekçi, TRT Genel Müdürlüğü'ne atandı.

3 Mart 1974 : Dünya sivil havacılık tarihinin en büyük kazası Paris'in Orly Havaalanı yakınlarında meydana geldi. İstanbul-Paris-Londra seferini yapan THY'nin DC-10 tipi Ankara isimli yolcu uçağı, havalandıktan az sonra düştü. 335 yolcu ve 12 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.

11 Mart 1974 : Alkollü içki olduğu gerekçesiyle biranın ruhsatsız yerlerde satılması, İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk'ün valiliklere gönderdiği bir genelge ile yasaklandı.

17 Mart 1974 : MSP İstanbul İl Kongresi'nde konuşan Erbakan, İstanbul Karaköy Meydanı'na dikilen 'Güzel İstanbul' adlı çıplak kadın heykelinin kaldırılacağını söyledi. (O zamanda heykellerle uğraşıyorlarmış.)

18 Mart 1974 : Karaköy Meydanı'nda bulunan 'Güzel İstanbul' heykeli, valiliğin verdiği emir üzerine gece yerinden söküldü.

28 Mart 1974 : Ünlü yönetmen Elia Kazan, herkesten habersiz olarak İstanbul'a geldi.

8 Nisan 1974 : BM Genel Sekreter Yardımcısı Roberto Guyer, Kıbrıs sorununu görüşmek üzere Türkiye'ye geldi.

12 Nisan 1974 : Yunanistan, Türkiye ile olan ilişkilerinde gerginleşme olmadığına dair bir açıklama yaptı.

28 Nisan 1974 : 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, 'görüş, düşünce ve inançlarına ters düştüğünü' öne sürerek Tabi Senatörlüğü kabul etmedi.

2 Mayıs 1974 : İstanbul Boğaziçi Köprüsü'nden yayaların geçişine izin verildi. Geçiş ücreti 1 lira.

14 Mayıs 1974 : Genel Af teklifi, TBMM'de kanunlaştı.

25 Mayıs 1974 : Tiyatro sanatçısı ve yönetmen Ulvi Uraz öldü.

11 Haziran 1974 : Libya Hükümeti, Ankara'da yapılan Kocatepe Camii için 4.800.000 TL. bağışta bulundu.

22 Haziran 1974 : Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) kuruldu.

-Yazar Çetin Altan'ın 'Bir Avuç Gökyüzü' adlı romanı, Ankara Savcılığı'nca müstehcen bulunarak toplatıldı.

30 Haziran 1974 : Memurlara iki günlük hafta tatili uygulaması başladı.

1 Temmuz 1974 : Bakanlar Kurulu, 1971'de yasaklanan haşhaş ekimine izin verdi.

5 Temmuz 1974 : Haşhaş ekimine izin verilmesi, Amerika'da çok sert tepkilere yol açtı. Amerikan Hükümeti, Büyükelçi Macomber'i istişare için Washington'a çağırdı.

15 Temmuz 1974 : Kıbrıs'ta, Yunanistan'a bağlı subayların yönetimindeki Ulusal Muhafız Gücü Kuvvetleri, bir hükümet darbesi yaparak yönetime el koydu. Lefkoşe Rum Radyosu'ndan yaptıkları yayında, Cumhurbaşkanı Makarios'un öldürüldüğünü iddia eden darbeciler, bir 'Ulusal Kurtuluş Hükümeti' kurulduğunu belirterek, eski ENOSİS'cilerden Nikos Sampson'un Cumhurbaşkanı sıfatıyla and içtiğini ve Kıbrıs'ta bir 'Yunan Cumhuriyeti' ilan edildiğini açıkladılar.

16 Temmuz 1974 : ABD ve İngiltere, Türkiye'den Kıbrıs'a karışmamasını istediler. Moskova, darbeyi faşist diye niteledi. Amerikan 6. Filo'suna Kıbrıs'a hareket emr